Dün sona eren Suriye-Türkiye Karma Komitesi toplantılarında, iki taraf öncelikli sektörlerde sanayi yatırımları konusunda işbirliğini geliştirmek üzere sanayi kuruluşları ikamesini teşvik etme üzerine sözleşme imzaladı. Suriye Sanayi Bakanı Fuat El Jouni ile Bakan Nihat Ergün, anlaşmaları imzaladıktan sonra bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Bakan Ergün, buradaki konuşmasında Suriye temaslarında Suriyeli sanayiciler tarafından Türkiye'nin Suriye'ye damping ürünler ihraç ettiği ve bu yönüyle haksız rekabetin oluştuğu iddialarına cevap verdi. Bakan Nihat Ergün, Suriye Sanayi Bakanı ile yaptığı toplantıda konuyu gündeme getirerek iddiaları yalanladı.
Bakan Ergün konuşmasında, "Bazı Suriyeli sanayici dostlarımız şu yanlış kanaate ve bilgiye sahip olmuşlar. Türkiye'den Suriye'ye ihraç edilen bazı sanayi ürünlerinde damping uygulandığı ve özel fiyat indirimi yaparak sanayicileri desteklediğini düşünüyorlar. Bu nedenle Türkiye'den gelen bazı ürünlerin Suriye'ye daha ucuza girdiğini ve kendilerini rekabet şansı olmadığını ifade ediyorlar. Türkiye, 170'ten fazla ülkeye 7 binden fazla ürün ihraç eden ve 130 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış bir ülkedir." dedi.
Türkiye'nin yaptığı ihracatın önemli bir bölümünü AB ülkelerine gerçekleştirdiğini kaydeden Bakan Ergün, "AB ile Türkiye arasındaki gümrük birliği anlaşmasının şartları dünya ticaret örgütü ile yaptığımız anlaşmanın şartları damping uygulamaya imkan vermez. Eğer bunları bir ülke yaparsa hem uluslararası anlaşmalara aykırı hareket etmiş olur ve pazarlarını kaybeder. Bir takım yaptırımlarla karşılaşır. Hem de müşterilerinin güvenini kaybeder. Halbuki ticarette güven çok önemli. Çok uzun sürelerde kazanılan; ancak çok kolay kaybedilen bir unsurdur güven. Bu nedenle Türkiye olarak böyle bir konuya ne izin veririz ne de herhangi bir işadamının Suriye'ye kalitesiz bozuk standart dışı bir ürün getirmesine rıza gösteririz." şeklinde konuştu.
Türkiye'de sanayici ve yatırımcılara çeşitli destek ve kolaylık sağlandığını kaydeden Bakan Ergün yapılan desteklerden örnekler verdi. Türkiye'de sanayinin gelişmesi için bir takım çalışmalar olduğunu ve bu sanayiye yapılan desteklerin sanayinin gelişmesine ve rekabetin artmasına katkı sağladığını dile getiren Ergün, "Öncelikle biz Türkiye'de yatırımları kolaylaştırıyoruz. Yatırımcının belirli sektörlerde ücretsiz arazi temin etmesini imkan sağlıyoruz. Alacağı makine ve teçhizatın vergilerini almıyoruz. Teçhizatı ucuza alıyor. Yeni yatırımlarda çalıştırdığı elemanların sigorta primi 5 yıl boyunca biz karşılıyoruz. Tüm bu saydıklarım yatırımcılarımıza yeni yatırım için teşvik edici unsurlardır." dedi.
BAKAN ERGÜN'DEN SURİYELİ İŞADAMLARINA: DIŞARIYA AÇILMAKTAN KORKMAYIN
Teknolojik anlamda verilen destekleri de aktaran Ergün, "Aynı zamanda yeni bir teknoloji geliştirmek ve yeni bir teknolojik ürün ortaya çıkarmak için sanayicinin yapacağı araştırma geliştirme faaliyetlerini de destekliyoruz. Bu destekleri teknopartlarda yapıyoruz. Firmalar orada Ar-Ge yaparken harcamaların hepsini vergiden düşüyoruz. Çalıştırdıkları elemanlarında ücretlerin ve sigortalarını da vergi dışı bırakıyoruz. Bir firma bir araştırma geliştirme projesi getirdiği zaman o projeyi onaylarsak 3 yıl boyunca o projenin harcamasının yüzde 70'ini biz karşılıyoruz. Böylece firmalar kendi teknolojilerini geliştirebiliyorlar ve rekabet avantajı elde ediyorlar. Böylece başka bir ülkede 4 kişinin ürettiği bir malı bir kişiyle üretebiliyorlar. Teknolojik değişim sayesinde bazı ülkelerde bir saatte 1000 tane üretilen malı 1 saate 10 bin tane üretebilir hale gelebiliyor." şeklinde bilgi verdi.
Türk sanayicisinin özellikle 80'li yıllardan sonra yaptığı atılımları anlatan Bakan Ergün, "Bizim sanayicimiz de eskiden rekabete ve dışa açılmaktan korkuyordu. Avrupalı sanayicilerle rekabet edemeyiz zannediyordu. Ama 80'li yılların ortalarından itibaren biz Türkiye sanayisini Avrupa'ya dünyaya rekabete açtık. İlk zamanlar biraz şikayetler oldu. Ama kısa zamanda sanayicimiz yeni bir yönetim şekli geliştirdi. Yeni ürünler üretti ve rekabet gücü kazandı. Şimdi aynı sanayiciler ürettikleri mamullerin yarıdan fazlasını AB ülkelerine satıyorlar." şeklinde konuştu.
Konuşmasında Suriyeli sanayicilere de seslenen Bakan Ergün, onlara dışarı açılmaktan ve rekabetten korkmamaları tavsiyesinde bulundu. Suriye sanayisinin de aynı imkanlara sahip olabileceğine inandıklarını aktaran Ergün, "Suriyeli sanayiciler yeter ki dışa açılmaktan rekabetten korkmasınlar, cesaretli davransınlar. Bu dışa açıklık ve rekabete açıklık onları da güçlendirecek yeni teknolojilere ulaşmalarını sağlayacak. Türk sanayicileri ile işbirliği yaparak güçlü bir işbirliği ile birlikte dünyaya açılabileceklerdir. Biz de bu anlaşmalarla bu altyapıyı hazırlamak onların işlerini kolaylaştırmak ve süreci hızlandırmak istiyoruz." diye ekledi.
Suriye Sanayi Bakanı Fuad İsa El Jouni'de damping iddialarını bir söylentiden ibaret olduğunu ifade ederek iddiaları gerçek dışı olarak nitelendirdi. El Jouni şöyle dedi: "Bu bir söylentiden ibaret. Somut örnekler olmuş olsaydı bunu değerli meslektaşım Ergün ile gündeme getirirdik Bunda emin olmadan belirli ürünlerde Türkiye'nin damping yaptığını söylemek doğru değildir. Gerçi bu konuyu dillerinde dolaştırıyorlar ama bunun somut tespit aşamasına gelinmedi. Sayın Ergün'ün ifadeleri bizi ve Suriyeli sanayicileri tatmin edecek niteliktedir." diyerek iddialara inanmadıklarını belirtti.
SURİYE VE TÜRKİYE, ÖNCELİKLİ SEKTÖRLERDE İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALADI
Öte yandan dün sona eren Suriye-Türkiye Karma Komitesi toplantılarında, iki taraf öncelikli sektörlerde sanayi yatırımları konusunda işbirliğini geliştirmek üzere sanayi kuruluşları ikamesini teşvik etme üzerine sözleşme imzaladı. Suriye Sanayi Bakanı Fuat El Jouni ile Bakan Nihat Ergün'ün imzaladıkları sözleşme gıda, sanayi, paketleme, sanayi alet ve makineleri üretimi, otomobil yedek parçaları, tekstil sanayi ve elektrikli ev aletleri gibi alanlarda iki ülkenin çeşitli olanaklarından faydalanmayı kapsıyor. Mutfak, klima, cam, temizlik maddeleri, boya, yapı malzemeleri, beton, izolasyon maddeleri üretiminin yanı sıra demiryolu raylarının yenilenmesi konusunda da anlaşan iki taraf altı ay içerisinde ikame edilmesi önerilen projeleri gerçekleştirerek 2010 yılı sonuna dek iki ülkedeki yatırımcıların bir araya gelmesini sağlayacak.
Her iki ülke de küçük ve orta ölçekli üretimin yanı sıra küçük ve orta ölçekli inşaların geliştirilmesi konusunda Sanayi Karma Komitesi, küçük ve orta ölçekli sanayinin desteklenmesi, bu alanda iki ülke deneyimlerinden faydalanılması, amacıyla iki ülke arasında işbirliğinin oluşturulması çağrısında bulundu. Ayrıca KOSGEB'in, Suriyeli küçük ve orta ölçekli sanayi mercilerini davet ederek, deneyimlerinden faydalanması ve bu yılın son çeyreğinde Şam'da bir çalıştay düzenlenmesi tavsiyesinde bulunuldu.
SURİYE-TÜRKİYE SANAYİ KARMA KOMİTESİ 2011'DE TÜRKİYE'DE DÜZENLENECEK
Standartlar, standartların kaydedilmesi, bilgi ve teknik tecrübe alışverişi konularında işbirliğini geliştirmenin yanı sıra ticari marka tescili, patent, kalitenin artırılması ve sanayi ürünlerinin rekabet gücünün artırılması konusunda komite, Suriye Standartlar Enstitüsü ile TSE arasında imzalanan protokolün hayata geçirilmesi amacıyla gerekli prosedürlerin tamamlanmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi, standartlar ve ölçüler konusunda uygulanmak üzere işbirliği, uygulama programı hazırlanması ve 3 ay içerisinde Suriye Standartlar Enstitüsü'nün hazırlayarak TSE'ye göndereceği kalite belgesini karşılıklı tanıma sözleşmesi projesine yönelik çalışmalarını yaparak Türk tarafına iletmesi zorunluluğunu vurguladı. Komite, sanayi bölgeleri alanında işbirliği ve teknoloji geliştirmeye bağlı tecrübelerin uygulanması, sınai araştırma ve çalışmalarında işbirliği ve sanayi geliştirme konularında, Suriye'deki sanayi bölgeleri ile Türkiye'nin bariz sanayi bölgeleri arasında işbirliği imkanlarının tespit edilmesi ve teknokent kurma konusunda Türk deneyimlerinden faydalanılmasının yanı sıra sanayiye yönelik araştırma ve çalışmalarda teknik uzman ve tecrübe paylaşımı sağlanması ve bunun geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Görüşmeler sonunda iki taraf, Suriye-Türkiye Sanayi Karma Komitesi'nin toplantısının 2011 yılında Türkiye'de düzenlenmesi kararı aldı.










































