Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı Pamir Karagöz, Ortadoğu’daki gerilimin piyasalar üzerindeki baskısının derinleştiğine dikkat çekerek, şirket bilançolarındaki asıl bozulmanın yılın ikinci çeyreğinde netleşeceği uyarısında bulundu. Dünya'dan Jülide Yiğittürk Gürdamar'ın haberine göre, 2026 yılına umutlu başlayan ancak şubat sonunda patlak veren küresel gerilimlerle sarsılan sermaye piyasalarında rotayı savaş belirliyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı Pamir Karagöz, yüksek navlun maliyetleri ve emtia fiyatlarındaki artışın operasyonel karlar üzerindeki baskısının kapıda olduğunu söyledi. Karagöz, piyasalardaki pozitif beklentilerin 28 Şubat’ta başlayan savaşla zayıfladığını belirterek, "Bu gerilimin finansallar üzerindeki etkisinin ilk çeyrekten ziyade, ikinci çeyrekte görülmesini bekliyoruz. Emtia fiyatlarındaki artış ve yükselen navlun giderleri, operasyonel kârlılık üzerinde olumsuz etki yaratabilir" dedi.
Karagöz, faiz indirimlerinin ötelenme riskine rağmen, olası bir kalıcı ateşkesin piyasaları yeniden pozitife döndürebileceğini vurguladı. TSPB Başkanı Pamir Karagöz, sermaye piyasalarında halka arzlar, yatırımcı sayıları ve piyasalara yönelik beklentilerini Dünya’ya anlattı. Ateşkesle piyasalarda toparlanma başlar: 28 Şubat’ta başlayan savaş, yarattığı riskler ve belirsizliklerle pozitif beklentileri zayıflattı. Bu gerilimin finansallar üzerindeki etkisinin ilk çeyrekten ziyade ziyade ikinci çeyrekte görülmesini bekliyoruz. Küresel emtia fiyatlarındaki artışların daha yüksek navlun ile beraber ikinci çeyrek operasyonel karların üzerinde olumsuz etki oluşturabilir. Bununla birlikte, ateşkesin kalıcı bir barış ortamına evrilmesi halinde, ekonomideki toparlanmaya paralel olarak piyasalarda da yeniden daha olumlu bir görünüm oluşabileceğine inanıyoruz. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine bir süre gecikmeli de olsa devam etmesi, buna paralel olarak yerli yatırımcıların sermaye piyasalarına ilgisinin yeniden artması ve küresel risk iştahındaki toparlanmayla birlikte yabancı yatırımcı girişlerinin yeniden hız kazanması mümkün görünüyor. Mevcut belirsizliklerin azalması halinde piyasalarımızın yeniden daha güçlü ve pozitif bir seyre gireceğini düşünüyoruz.
Savaşla yatırımcı sayısı düştü: 2026 yılı sermaye piyasaları açısından güçlü başladı. Ocak-Şubat aylarında gerek yatırımcı sayısı gerekse halka arz tarafında ilginin arttığı bir dönem oldu ve Şubat ayında pay senedinde bireysel yatırımcı sayısı 6,7 milyona çıktı. Ancak Şubat ayının son günlerinde ABD ve İsrail’in İran ile savaşa girmesiyle küresel ve makroekonomik anlamda belirsizliklerin artması, beklentilerin bozulmasını ve pay senedi yatırımcı sayısının yeniden gerilemesine neden oldu. Mart sonu itibarıyla pay senedi bakiyeli yatırımcı sayısı tekrar 6,4 milyon seviyesine geriledi.
Gençlerin payı düştü, orta yaş arttı: Pay senedi yatırımcı profilini incelediğimizde, halka arz piyasasının daha canlı olduğu 2023 yılı sonunda 29 yaş ve altındaki yatırımcıların yerli bireysel yatırımcılar içindeki payının yüzde 28 seviyesinde olduğunu görüyoruz. 2026’ya gelindiğinde ise bu grubun payı yüzde 19’a gerilerken, aynı dönemde daha yüksek ortalama portföy değerine sahip 50 yaş üstü yatırımcıların payı yüzde 24’ten yüzde 26’ya yükseldi. Bu değişim, özellikle düşük tutarlarla halka arzlara katılan genç yatırımcıların piyasaya olan ilgisinin azaldığına işaret ediyor.
Fonlara yoğun ilgi: Pay senedi piyasasına olan yatırımcı ilgisinin ivme kaybettiği 2024-2025 döneminde, portföy yönetim şirketlerimiz tarafından yönetilen fonlara olan ilginin artarak sürdüğünü görüyoruz. 2023 yılı sonunda yaklaşık 3 milyon seviyesinde bulunan portföy yönetim şirketlerimizce yönetilen fonlardaki yerli bireysel yatırımcı sayısı, son iki yılda önemli bir artış göstererek 2026 yılı Mart sonunda 5,5 milyonu buldu. Portföy yönetim şirketlerimizce yönetilen toplam portföy büyüklüğü ise 2023 sonunda 3 trilyon TL iken, Şubat 2026’da 14 trilyon TL’ye yaklaştı.
Kadınlar hisseden sonra fonları da keşfetti: Türkiye’de sermaye piyasalarına olan kadın yatırımcı ilgisinde son yıllarda belirgin bir şekilde artış söz konusu. 2019 yılı sonunda pay senedi piyasasında yüzde 23 seviyesinde bulunan kadın yatırımcı oranı, 2022 yılında yüzde 27’ye yükseldi. 2022 yılından itibaren ise yaklaşık yüzde 35’ler seviyesine çıkarak istikrar kazandı. Pay senedinin yanı sıra yatırım fonlarına olan kadın yatırımcı ilgisinin de devam ettiğini görüyoruz. Yatırım fonlarındaki kadın yatırımcı oranı 2024 yılı sonunda yüzde 33 iken, 2025 sonunda yüzde 35 seviyesine ulaştı. Portföy büyüklüğü içindeki paylara baktığımızda ise kadın yatırımcıların bireysel pay senedi portföyündeki payı 2025 yılı sonunda yüzde 18 seviyesinde iken, yatırım fonlarında bu oran yüzde 28 gibi daha yüksek bir düzeye ulaştı.
132 ŞİRKET SIRADA
132 şirket halka arz için sırada: Borsa İstanbul’da işlem gören şirket sayısı, 2025 yılı sonunda 591’e yükseldi. Nisan ortasına dek 14 şirketin halka arzı gerçekleştirildi ve bu halka arzlardan 21,4 milyar TL kaynak sağlandı.132 şirketin SPK’ya halka arz için başvurduğunu görüyoruz. 2026 yılının ilk çeyreğinde artan jeopolitik risklerle birlikte, küresel enflasyon beklentilerinde yaşanabilecek yükseliş, gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarında beklenen gevşeme sürecinin ötelenmesine ve daha temkinli bir duruş sergilemesine neden olabilir. Bununla birlikte, Türkiye’de de finansal koşullar yılbaşında öngörülene kıyasla daha sıkı bir görünüm arz edebilir. Bu ortamda daha fazla sayıda şirket banka finansmanı yerine halka arz yoluyla kaynak temin etmeyi tercih edebilir.

"SERBEST FONLARIN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 5.2 TRİLYONU AŞTI"
Yatırım fonlarına yönelik genel düzenlemeleri olumlu bulduklarını belirten Pamir Karagöz, serbest fonlara getirilmesi planlanan kısıtlamalar konusunda ise uyarıda bulundu. Karagöz, serbest fonların yatırım araçlarına getirilecek katı sınırların sektörün büyümesini engelleyebileceği yönünde endişe taşıdıklarını ifade etti. Serbest fonların piyasanın lokomotifi olduğunu vurgulayan Karagöz, şu verileri paylaştı: “Serbest fonların toplam portföy büyüklüğü, 2026 Mart sonu itibarıyla 2024 sonuna göre yüzde 136 artarak 5,2 trilyon TL’yi aştı. Bu rakam, yatırım fonları toplam büyüklüğünün yaklaşık yüzde 68’ine tekabül ediyor.” Kısıtlamaların fonların esnek yapısını bozabileceğine dikkat çeken Karagöz, “Tüm sektöre yaygın kısıtlamalar yerine; riskli veya mevzuata aykırı davranışlara yönelik hedefli denetim ve yaptırımların, sağlıklı büyüme açısından çok daha etkin olacağına inanıyoruz” dedi.
"BİLGİ KİRLİLİĞİ ÇOK HIZLI YAYILABİLİYOR"
TSPB Başkanı Pamir Karagöz, savaşın yarattığı belirsizlik ortamında profesyonel yatırımcıların dahi zorlandığını vurgulayarak şu uyarılarda bulundu: “Savaşla birlikte artan riskler piyasalarda sert dalgalanmalara neden oluyor. Yatırımcılar kısa vadeli fiyat hareketlerine göre karar vermek yerine, mutlaka risk-getiri dengesini gözetmeli ve uzun vadeli bakış açısını korumalıdır. Özellikle bu dönemde eş, dost veya sosyal medya tavsiyelerine dayanarak hareket edilmemesi hayati önem taşıyor; çünkü bilgi kirliliği ve manipülatif içerikler çok hızlı yayılabiliyor. Yatırımcılarımıza tüm tasarruflarını tek bir varlık sınıfına yönlendirmemelerini, portföy çeşitlendirmesine gitmelerini ve yüksek oynaklık dönemlerinde kaldıraçlı işlemler ile borçlanarak yatırım yapmaktan kesinlikle kaçınmalarını öneriyorum. Deneyimi az olan yatırımcılar için ise en güvenli liman, profesyonel yönetim sunan yatırım fonlarıdır”.
















































