• BIST 12433.5
  • Altın 7209.28
  • Dolar 44.0654
  • Euro 50.7965
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 6 °C

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı: 3. gün!

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı: 3. gün!
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısında 3. güne girdik. Saldırıların 3. gününde yaşanan gelişmeleri, haberimizde; sizler için aktardık.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilime, Lübnan merkezli Şii silahlı grup Hizbullah da dahil oldu. Hizbullah’ın İsrail’in Hayfa kentine füze saldırıları düzenlemesinin ardından İsrail ordusu, Lübnan genelinde geniş çaplı bir hava harekatı başlattığını duyurdu. İsrail Beyrut’un güney banliyöleri ile havalimanı çevresindeki bölgeleri hedef alırken, Lübnan’daki 50’den fazla köyde yaşayan sivillere tahliye çağrısı yaptı ve hava saldırıları düzenledi.

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) Kuzey Komutanlığı Komutanı Rafi Milo, IDF tarafından yayımlanan açıklamasında, “Hizbullah, Lübnan devleti yerine İran rejimini tercih etti ve sivillerimize yönelik bir saldırı başlattı. Hazırlıklıydık ve bunun bedelini ağır ödeyecekler” ifadelerini kullandı. Milo, İsrail’in kuzeyindeki yerleşimlerin korunmaya devam edileceğini ve bu bölgelerde yaşayanların tahliye edilmeyeceğini belirtti ve Lübnan’ın güneyine yönelik “Saldırılar sürüyor ve yoğunluğu artacak” dedi. Hizbullah’ın önceki yıl İsrail ile yaşanan çatışmalar ve Suriye’deki yöentim değişikliği sonrasında ciddi askeri kayıplar vermesine rağmen, İran ile olan ideolojik, dini ve mali bağları nedeniyle savaşın parçası haline gelmesinin kaçınılmaz olması bekleniyordu.

İRAN: “ABD İLE MÜZAKERE ETMEYECEĞİZ”

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Larijani, ülkesinin ABD ile müzakere etmeyeceğini bildirdi. Larijani, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Tahran yönetiminin Washington ile görüşmeleri yeniden başlatmayı planladığı yönündeki haberlere yanıt vererek, “İran, Amerika Birleşik Devletleri ile müzakere etmeyecektir” ifadelerini kullandı. İran’ın en üst güvenlik karar alma organı olan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin genel sekreteri olarak görev yapan Larijani, hayatını kaybeden İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de danışmanları arasında yer almıştı.

2-028.jpeg

İSRAİL’İN LÜBNAN’A YÖNELİK HAVA SALDIRILARINDA 31 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İsrail’in Lübnan’ın başkenti Beyrut ve ülkenin güneyine düzenlediği hava saldırılarında en az 31 kişinin hayatını kaybettiği, 149 kişinin yaralandığı bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, can kaybı ve yaralı sayısının “öncü veriler” olduğu, bilançonun artabileceği belirtildi. Yetkililer, arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

3-017.jpeg

IRAK’IN ERBİL KENTİNDE PATLAMALAR MEYDANA GELDİ

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’de şiddetli patlama sesleri duyulduğu bildirildi. Katar merkezli yayın kuruluşu Al Jazeera Arabic’in haberine göre, kentte meydana gelen patlamaların ardından Irak hava savunma sistemleri, Erbil Uluslararası Havalimanı’nı hedef aldığı değerlendirilen füze ve insansız hava araçlarına karşılık verdi. Haberde, patlamaların bölgedeki artan gerilim ortamında yaşandığı belirtilirken, İran’ın misilleme saldırılarının üçüncü gününde Körfez bölgesindeki bazı şehirlerde de benzer olayların kaydedildiği aktarıldı. Buna göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai kenti ile Katar’ın başkenti Doha ve Bahreyn’in başkenti Manama’da patlama sesleri duyulduğu bildirildi. Gelişmelerin, İran’ın bölgede sürdürdüğü misilleme saldırıları kapsamında yaşandığı ifade edilirken, olaylara ilişkin resmi makamlardan henüz ayrıntılı açıklama yapılmadı.

4-851.jpg

İRAN MEDYASI: ”KUVEYT’TE, ABD'YE AİT SAVAŞ UÇAĞININ DÜŞMESİNİN ARDINDAN KURTULAN PİLOT YAKALANDI”

Kuveyt’in El Cahra kentinde bir savaş uçağının düşmesinin ardından bölgede yoğun duman yükseldiği bildirildi. İran medyası, uçağın düşmesinin ardından pilotun yakalandığını belirtti. Pilotun yakalanma anına ait olduğu ileri sürülen görüntüler sosyal medyada yer aldı. Arap medyasında yer alan Kuveyt City’nin yaklaşık 32 kilometre batısında bulunan El Cahra’da bir savaş uçağının düştüğü noktadan yoğun dumanların yükseldiği görüldü. Henüz resmi makamlarca doğrulanmayan ilk bilgilere göre, düşen uçağın ABD’ye ait F-15 tipi savaş uçağı olduğu öne sürüldü.

Olayla ilgili yetkililerden ayrıntılı açıklama yapılmadı. İran medyasında yer alan haberlerde ise Kuveyt’te düşen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının pilotunun sağ olarak yakalandığı iddia edildi. Sosyal medyada, pilotun yakalandığı öne sürülen görüntüler paylaşılırken, söz konusu iddialar bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmadı. Uçağın düşmesinin ardından bölgede ABD Büyükelçiliği yakınlarında olası bir saldırıya ilişkin haberler de gündeme geldi. ABD’nin Kuveyt Büyükelçiliği, ülkedeki Amerikan vatandaşlarına büyükelçiliğe gitmemeleri ve bulundukları yerlerde kalarak sığınmaları yönünde uyarı yayımladı. Öte yandan, İran’ın Orta Doğu genelinde başlattığı saldırılar kapsamında dün Kuveyt’te bir kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti. ABD’nin müttefiki olan ve Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapan Kuveyt yönetimi, ülkeye yönelen bazı füzelerin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıklamıştı.

5-012.jpeg

SAVAŞ KÜRESEL PİYASALARI SARSTI: “PETROL FIRLADI, BORSALAR GERİLEDİ, GÜVENLİ LİMANLARA TALEP ARTTI”

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından küresel piyasalarda sert dalgalanmalar yaşandı. Petrol fiyatlarında, son dört yılın en yüksek günlük yükselişi kaydedildi. ABD borsası vadeli işlemleri düşüşle açıldı. Altın, dolar ve tahvillere talep arttı. Saldırıların ardından emtia piyasalarının yeniden açılmasıyla petrol fiyatlarında hızlı bir sıçrama görüldü. New York’ta işlem gören ana petrol kontratı yüzde 7’den fazla yükselerek varil başına yaklaşık 71-72 dolar seviyesine çıktı, Brent petrol de yüzde 7-8 bandında artışla 78-79 dolar aralığına tırmandı.

Analistler, Orta Doğu’daki arz riskinin fiyatlara hızlı şekilde yansıdığını, özellikle Hürmüz Boğazı gibi enerji koridorlarının güvenliği konusundaki belirsizliğin piyasadaki primi artırdığına dikkati çekiyor. ABD merkezli yatırım bankası Evercore’un analizine göre, petrol fiyatlarında kalıcı 10 dolarlık artış, ABD’de çekirdek enflasyonu 30-40 baz puan yukarı taşıyabilir. Bu da merkez bankalarının faiz politikası üzerinde yeni bir baskı anlamına geliyor.

Vadeli işlemlerde düşüş

Petrol yükselirken hisse senedi piyasalarında ilk tepki negatif oldu. ABD’de Dow Jones vadeli işlemleri açılışta yaklaşık 400-500 puan geriledi. S&P 500 ve Nasdaq 100 vadeli kontratlarında da yüzde 1’i aşan kayıplar görüldü. Ancak ilerleyen saatlerde kayıpların bir kısmı telafi edildi. Piyasalardaki ilk satış dalgasının ardından yatırımcıların daha temkinli bir fiyatlamaya yöneldiği gözlendi. Batı medyasına değerlendirmelerde bulunan stratejistler, piyasaların “panik modunda” olmadığını ancak belirsizlik priminin belirgin şekilde arttığını vurguluyor.

Güvenli limanlara yöneliş: Altın ve dolar yükseldi

Jeopolitik gerilim dönemlerinde sıkça görülen güvenli liman eğilimi bu kez de devreye girdi. Altın fiyatları yüzde 2’nin üzerinde artarken, ABD dolar endeksi de yükseldi. Tahvil piyasalarında da benzer bir tablo oluştu. Avustralya tahvil getirilerinin düştüğü, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimiyle sabit getirili varlıklara yöneldiği bildirildi. Bu eğilimin ABD Hazine tahvillerine de yansıması bekleniyor.

Kripto paralarda dalgalanma

Bitcoin, saldırı haberlerinin ardından sert düşüşle 64 bin doların altını test etti ancak daha sonra 66 bin doların üzerine yeniden yükseldi. Yine de kripto para, son bir ayda yüzde 15’in üzerinde değer kaybetmiş durumda. Analistler, kripto varlıkların “dijital güvenli liman” rolünün jeopolitik krizlerde hâlâ tartışmalı olduğunu belirtiyor.

En büyük risk: Enerji şoku ve enflasyon

Batı medyasına konuşan uzmanlara göre piyasalar için asıl risk, çatışmanın uzaması halinde kalıcı bir enerji şokuna dönüşmesi. Özellikle doğal gaz fiyatlarındaki olası sıçramanın küresel büyüme üzerinde baskı yaratabileceği ifade ediliyor. ABD’nin en büyük bankalarından Wells Fargo’nun analizine göre, tarihsel olarak Orta Doğu’daki çatışmaların ardından borsalarda ilk dalgalanma sonrası toparlanma görüldüğünü hatırlatsa da, mevcut belirsizlik ortamında senaryoların geniş bir aralıkta seyrettiğini vurguladı.

Savaşın süresi belirsizliğini koruyor, piyasalar temkinli

ABD Başkanı Donald Trump’ın çatışmanın dört haftaya kadar sürebileceğini söylemesi, piyasalarda risk hesaplamalarını zorlaştırdı. Analistler, yatırımcıların şu aşamada uzun süreli ve geniş çaplı bir savaş ihtimalini temel senaryo olarak görmediğini, ancak çatışmanın seyrine ilişkin her yeni gelişmenin fiyatlarda hızlı değişim yaratabileceğini belirtiyor.

6-010.jpeg

İRAN GÜVENLİK KONSEYİ SEKRETERİ LARİCANİ: “TRUMP, NETANYAHU’NUN EMELLERİ İÇİN AMERİKALILARIN KANINI FEDA EDİYOR”

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ABD Başkanı Donald Trump’ı bölgeyi “gereksiz bir savaşa sürüklemekle” suçlayarak, "Netanyahu’nun yayılmacı emellerini ilerletmek için Amerikan hazinesini ve kanını feda etmesi gerçekten çok üzücü" ifadelerini kullandı. İran'ın üst düzey güvenlik yetkililerinden Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Ali Laricani, ’’Trump’ın temennilere dayalı düşüncesi tüm bölgeyi gereksiz bir savaşa sürükledi ve şimdi daha fazla Amerikan kaybı yaşanmasından haklı olarak endişe ediyor. Netanyahu’nun meşru olmayan yayılmacı emellerini ilerletmek için Amerikan hazinesini ve kanını feda etmesi gerçekten çok üzücü’’ ifadelerini kullandı.

İSRAİL SAVUNMA BAKANI KATZ: "HİZBULLAH GENEL SEKRETERİ NAİM KASIM, ARTIK ENGELLENMESİ GEREKEN HEDEF HALİNE GELDİ"

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Lübnan Hizbullahı'nın saldırılarına karşı "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile İsrail Ordusu'na Hizbullah'a karşı güçlü bir şekilde hareket etme talimatı verdiklerini" bildirdi. Katz, "İran'ın baskısı altında ateş açmaya karar veren Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, artık engellenmesi gereken hedef haline geldi" ifadesini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a yönelik saldırılarına karşı Hizbullah'ın İsrail'in şehirlerine saldırmasına ilişkin olarak, "Terör örgütü Hizbullah, İsrail'e ateş açmasının bedelini ağır ödeyecek ve İran'ın baskısı altında ateş açmaya karar veren Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, artık engellenmesi gereken hedef haline geldi" dedi.

Katz ayrıca, şu iafdeleri kullandı:

"Hamaney'in yolunu izleyen herkes, kısa süre sonra kendisini onunla birlikte cehennemin derinliklerinde, kötülük ekseni tarafından engellenen herkesle birlikte bulacaktır. 7 Ekim öncesindeki atış kurallarına geri dönmeyeceğiz ve Kuzey sakinlerini ve İsrail Devleti'nin tüm vatandaşlarını tüm gücümüzle savunacağız. Başbakan Binyamin Netanyahu ve ben, İsrail Savunma Kuvvetlerine (IDF), Hizbullah'a karşı güçlü bir şekilde hareket etme talimatı verdik. Bununla birlikte, Harrier'ın Kükremesi Operasyonu kapsamında, İran terörist rejimini ezme ve yenme, yeteneklerini etkisiz hale getirme ana hedefimizi de sürdürmeye devam edeceğiz. Bu sayede İsrail Devleti'ne yönelik tehditleri ortadan kaldıracak ve İran vatandaşlarının ona karşı ayaklanıp onu devirmesini sağlayacağız".

7-005.jpeg

ARAMCO, İRAN’A AİT İHA SALDIRISI SONRASI RAS TANURA RAFİNERİSİNDEKİ FAALİYETLERİNİ DURDURDU

Suudi Arabistan’ın devlet petrol şirketi Saudi Aramco, İran’a ait bir insansız hava aracının (İHA) Ras Tanura tesisindeki bir petrol depolama alanını vurmasının ardından rafinerideki faaliyetlerin tedbir amaçlı durdurulduğunu açıkladı. Suudi yetkililer, İran’dan gelen İHA saldırısının küçük çaplı bir yangına yol açtığını, yangının kısa sürede kontrol altına alındığını bildirdi. Faaliyetlerin durdurulduğu Ras Tanura, bir petrol rafinerisi ve büyük bir açık deniz petrol yükleme terminaline ev sahipliği yapıyor.

8-004.jpeg

FRANSA DIŞİŞLERİ BAKANI BARROT: "KÖRFEZ ÜLKELERİ VE ÜRDÜN’ÜN SAVUNMASINA KATILMAYA HAZIRIZ"

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, "Fransa’nın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Irak, Bahreyn, Kuveyt, Umman gibi Körfez ülkeleri ve Ürdün’ün savunmasına katılmaya hazır olduğunu" söyledi. Fransa Dışişleri Bakanı  Jean-Noël Barrot, ABD ve İsrail'in İran'a hava saldırısı düzenlemesinin ardından İran'ın bölgedeki tüm ABD üslerine füze fırtlatmasından sonra Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri ele almak üzere bir basın toplantısı düzenledi.  Barrot, Fransa’nın Suudi Arabistan, BAE, Katar, Irak, Bahreyn, Kuveyt, Umman ve Ürdün gibi dost ülkelerin savunmasına katılmaya hazır olduğunu belirtti. Bakan, askeri operasyonların süresiz sürmesinin hem İran’ı hem de bölgeyi uzun süreli bir istikrarsızlık sarmalına sürükleyeceğini vurgulayarak gerilimin durdurulması çağrısında bulundu.

Barrot, Lübnan ve bölgedeki diğer ülkelerin tırmanıştan korunması gerektiğini vurguladı. Fransa’nın Lübnan devletinin egemenliği ve güvenliğine bağlılığını sürdüreceğini belirten Barrot, bölgedeki silahlı kuvvetler konusunda Lübnan ile görüşmek üzere bir konferans düzenleyeceklerini açıkladı. Barrot, tek taraflı müdahalelerin, bu amaçla oluşturulmuş uluslararası organlarda, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde tartışılması gerektiğini söyledi.

İran rejiminin nükleer silahları, balistik füzeleri ve terörist gruplara desteğiyle bölgeyi istikrarsızlaştırdığını kaydeden Barrot, "On yıllardır uluslararası hukuku ihlal ediyor ve BM kararlarını hiçe sayıyor" dedi. Barrot, Fransa’nın önceliğinin Fransız vatandaşlarının ve tesislerinin güvenliği olduğunu ve yaklaşık 400 bin Fransız’ın doğrudan bölgeden etkilendiğini kaydetti. Barrot, şu aşamada herhangi bir Fransız can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Barrot, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik "tek taraflı" saldırılarının, tam da bunun için kurulmuş olan uluslararası organlarda, örneğin Birleşmiş Milletler’de tartışılması gerektiğini söyledi. Barrot, Paris’teki bakanlıkta bir toplantı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, "Herkes sorumluluklarını alabilirdi, çünkü gücün kullanımı ancak (BM) Güvenlik Konseyi önünde gerçekleştiğinde gerekli meşruiyeti kazanabilir" ifadelerini kullandı.

9-004.jpeg

ALMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI WADEPHUL: "İRAN’A KARŞI ASKERİ OPERASYONA KATILMAYACAĞIZ"

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Almanya’nın İran’a karşı yürütülecek olası askeri operasyonlara katılacağı yönündeki iddiaları reddederek, ülkesinin böyle bir niyeti olmadığını açıkladı. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, açıklamasında,  "Almanya'nın İran'a karşı savaşa katılmayı değerlendirdiğine" ilişkin çıkan iddiaları reddetti.  Almanya’nın İran’a karşı yürütülecek askeri operasyonlara katılmayacağını söyleyen Bakan Wadephul, "Federal hükümetin çatışmaya katılma niyeti yok. Üstelik gerekli askeri kaynaklara da sahip değiliz. Ancak askerlerimiz saldırıya uğrarlarsa kendilerini savunabilirler" dedi. 

10-002.jpeg

İRAN’A AÇILAN KAPIKÖY SINIR KAPISI’NDA GİRİŞ VE ÇIKIŞLAR SÜRÜYOR

Van’ın Saray ilçesindeki Kapıköy Gümrük Kapısı’nda da Türkiye-İran arasında giriş ve çıkışlar devam ederken, günübirlik gidişler ise her iki ülke tarafından durduruldu. ABD ve İsrail’in 27 Şubat günü İran’a yönelik başlattığı saldırı sürerken, İran’dan Türkiye'ye olası göç dalgası nedeniyle güvenlik güçlerince tedbirler üst seviyede alınmış durumda. Ticaret Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Ağrı, Van ve Hakkari'de bulunan İran sınır kapılarından yolcu geçişlerinin karşılıklı olarak günübirlik durdurulduğunu bildirdi. İran’dan Türkiye’ye geçiş yapılan en yoğun nokta olan Van’ın Saray ilçesindeki Kapıköy Gümrük Kapısı’nda giriş çıkışlar sürüyor. 

“Ülkeden çıkmak isteyenler var”

Türkiye'ye gelen İranlılar, ülkelerindeki durumu ANKA Haber Ajansı’na aktardı. İran’ın başkenti Tahran’dan İstanbul’a gitmek için Türkiye’ye geldiğini söyleyen Hamid Meşadi, ülkesinde durumun iyi olmadığını ifade ederek, “Eşim ve ailem Türkiye’de. Onları görmek için geldim. Durumlar iyi değil, ülkeden çıkmak isteyenler var. Bombalamalar nedeniyle herkes korku halinde. İnternet çekmiyor. Herkes ne olacağını düşünüyor” dedi. Adını vermek istemeyen bir başka İranlı ise ülkesindeki havalimanlarının kapalı olması nedeniyle eğitim için Çin’e gitmek üzere Türkiye’ye geldiğini anlattı.

İran, sınır kapısına siyah bayrak astı

ABD ve İsrail saldırısında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi nedeniyle ülkede 40 gün yas ilan edilmesinin ardından Kapıköy Gümrük Kapısı’nın İran tarafından siyah bayrak asıldığı görüldü. Öte yandan Çin, Japonya, Rusya, Yunanistan, Kanada ve Hollanda’nın arasında bulunduğu çok sayıda ülkeden gelen gazeteciler Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki gelişmeleri takip ediyor.

11-002.jpeg

ULUSLARARASI ATOM ENERJİSİ AJANSI: “İRAN’A KOMŞU ÜLKELERDE OLAĞAN SEVİYELERİN ÜZERİNDE BİR RADYASYON ARTIŞI SAPTANMADI”

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, ABD ile İsrail'in saldırı düzenlediği İran’daki nükleer tesislerin hedef alındığına dair bir bulgu bulunmadığını, bölgesel radyasyon izleme ağının devrede olduğunu ve İran’a komşu ülkelerde olağan seviyelerin üzerinde bir radyasyon artışı saptanmadığını bildirdi. Grossi, UAEA Yönetim Kurulunun, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin Viyana'da yapılan olağanüstü toplantısının açılışında konuştu.

Ajansın gelişmeleri "yüksek alarm seviyesinde" izlediğini, bölgesel radyasyon izleme ağının devrede olduğunu ve İran’a komşu ülkelerde olağan seviyelerin üzerinde bir radyasyon artışı saptanmadığını bildiren Grossi, Ajansın elindeki mevcut bilgiler doğrultusunda İran’daki nükleer tesislerin hedef alındığına dair bir bulgu da bulunmadığını söyledi. Başkan Grossi, "Bu aşamada, Buşehr Nükleer Santrali, Tahran Araştırma Reaktörü ya da diğer nükleer yakıt döngüsü tesislerinin vurulduğuna veya hasar gördüğüne dair bir göstergemiz yoktur" diye konuştu. İran nükleer düzenleyici makamlarıyla iletişimin henüz yeniden kurulamadığını kaydeden Grossi, "bu hayati iletişim kanalının en kısa sürede yeniden tesis edilmesini umduklarını" dile getirdi.

Bölge genelinde nükleer risk uyarısı

UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, askeri saldırıların yalnızca İran’ı değil, nükleer altyapıya sahip çok sayıda bölge ülkesini etkilediğini vurguladı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde 4 nükleer reaktörün faal olduğunu, Ürdün ve Suriye’de araştırma reaktörleri bulunduğunu, Bahreyn, Irak, Kuveyt, Umman, Katar ve Suudi Arabistan’ın da saldırılardan etkilendiğini söyleyen Grossi, "Bu durum, nükleer güvenlik açısından tehditleri artırmaktadır. Tüm askeri operasyonlarda azami itidal çağrısında bulunuyoruz. Nükleer tesislere yönelik silahlı saldırılar asla gerçekleşmemelidir. Böyle bir durum, saldırıya uğrayan ülkenin sınırlarını aşabilecek ağır radyolojik sonuçlara yol açabilir" uyarısını yaptı. UAEA Başkanı, İran’ın nükleer silah edinmeyeceğine dair uzun vadeli güvence sağlanmasının ve küresel nükleer silahsızlanma rejiminin korunmasının yalnızca diplomasiyle mümkün olduğunu söyledi. 

“Radyolojik sızıntı ihtimalini dışlayamayız”

Grossi, mevcut tablonun son derece kaygı ve endişe verici olduğunu belirterek, "Büyükşehirler kadar geniş alanların tahliyesini gerektirebilecek ciddi sonuçlar doğurabilecek bir radyolojik sızıntı ihtimalini dışlayamayız” dedi. UAEA’nın üye ülkelerle yakın temas halinde olduğunu vurgulayan Grossi, Ajansın nükleer güvenliğe yönelik herhangi bir ihlale “derhal müdahaleye hazır” olduğunu aktardı.

12-003.jpeg

İRAN: “BARIŞÇIL NÜKLEER TESİSLERİMİZ VURULDU, ULUSLARARASI ATOM ENERJİSİ AJANSI SESSİZ KALMAMALI”

Tahran, ABD ve İsrail saldırılarında İran’daki barışçıl nükleer tesislerinin hedef alındığını ileri sürmesinin ardından, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) bu saldırıları açık ve sert biçimde kınaması çağrısında bulundu. İran’ın UAEA nezdindeki Daimi Temsilcisi Rıza Necefi, UAEA’nın Yönetim Kurulu’nun olağanüstü toplantısında yaptığı konuşmada, "ABD tarafından saldırıyı haklı göstermek için öne sürülen İran’ın nükleer silah peşinde olduğu iddiası tamamen asılsızdır" dedi. Necefi, söz konusu iddiaların ABD dış politikasında yaygın şekilde başvurulan bir yöntem olduğunu belirterek, Washington’un geçmişte de saldırılarını meşrulaştırmak için benzer gerekçeler kullandığını söyledi.

"Nükleer silahları yasaklayan liderimiz öldürüldü"

İranlı diplomat, ABD ve İsrail’in, nükleer silahların önlenmesi bahanesiyle İran’ın en üst düzey dini liderini, yüzlerce çocuk ve sivilin hayatını kaybettiği saldırılar kapsamında öldürdüğünü öne sürdü. Necefi, İran liderinin nükleer silahlar dahil kitle imha silahlarını yasaklayan bir fetva yayımladığını hatırlattı.

UAEA’ya çağrı: "Bu saldırılar açık ihlaldir"

Necefi, Ajansın söz konusu saldırıları, kendi tüzüğü ile Genel Konferans ve Yönetim Kurulu kararlarının ihlali olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Necefi, "Barışçıl amaçlara tahsis edilmiş nükleer tesislere yönelik her türlü silahlı saldırı ve tehdit, Birleşmiş Milletler Şartı’nın, uluslararası hukukun ve Ajansın tüzüğünün ihlalidir" dedi. İran’ın daimi temsilcisi, mevcut çatışmaların, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile UAEA’nın ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında etkili bir tutum sergilememesinin sonucu olduğunu savundu.

NPT vurgusu: "Antlaşmanın temelleri sarsıldı"

Necefi, ABD ve İsrail’in müzakereler sürerken gerçekleştirdiği saldırıların, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) temel sütunlarını ciddi biçimde zayıflattığını söyledi. İranlı temsilci, saldırıların, antlaşmanın "garantörlerinden biri olan bir ülke (ABD) ile nükleer silaha sahip olmasına rağmen hiçbir kitle imha silahı yasak anlaşmasına taraf olmayan bir rejim (İsrail)" tarafından yapılmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.

"Meşru müdafaa hakkımızı kullanıyoruz"

Necefi, İran’ın askeri karşılıklarının, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkı kapsamında olduğunu belirterek, saldırılar tamamen ve koşulsuz biçimde sona erene kadar bu adımların süreceğini söyledi. UAEA Yönetim Kurulu’nun olağanüstü toplantısı, İran ve Rusya’nın talebi üzerine, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarına ilişkin gelişmeleri ele almak amacıyla düzenlendi.

13-002.jpeg

SUUDİ YETKİLİ: "ABD; KÖRFEZ ÜLKELERİNİ TERK ETTİ, İRAN SALDIRILARINA KARŞI SAVUNMADI"

Suudi Arabistanlı bir yetkili, ABD’nin Orta Doğu’daki çatışmalar sırasında Körfez ülkelerini "terk ettiğini" iddia etti. Yetkili, ABD’nin hava savunmasını İsrail’i korumak için yönlendirdiğini ve böylece Körfez ülkelerinin İran’ın füze ve drone saldırılarına karşı savunmasız kaldığını belirtti. Adı açıklanmayan Suudi bir yetkili, Katar merkezli El Cezire yayın kuruluşuna Orta Doğu’daki şiddetli çatışmalar sırasında ABD Körfez ülkelerini "terk ettiğini" iddia etti. Yetkili, ABD’nin hava savunmasını İsrail’i korumak için yönlendirdiğini ve böylece ABD’nin büyük askeri üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı savunmasız bıraktığını söyledi. Yetkili, "ABD bizi terk etti ve hava savunmasını İsrail’i korumak için yönlendirdi" ifadelerini kullandı.

İddia edilen açıklamalar, İran’ın Suudi Aramco’ya ait Ras Tanura’daki ana petrol rafinerisine düzenlediği drone saldırısının ardından ortaya çıktı. Saldırı sonrası rafineride yangın çıktığı ve tesisin geçici olarak kapatıldığı bildirildi. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, iki dronun engellenmesinin ardından düşen enkazın yangına yol açtığını açıkladı. Orta Doğu’daki gerilim, ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği operasyonların ardından hızla tırmandı. İran, İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerini de balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan, birçok tehdidi etkisiz hâle getirdiklerini duyurdu; BAE sadece 165’ten fazla balistik ve seyir füzesini ile yüzlerce dronu engellediğini açıkladı. Körfez ülkeleri, İran’ın saldırılarını egemenlik ihlali olarak kınadı. Suudi Arabistan, etkilenen "kardeş ülkelerle" dayanışma içinde olduklarını belirtirken, "öz savunma" haklarını saklı tuttu. BAE, Katar, Ürdün ve diğer ülkeler de misillemeye hazır olduklarını açıkladı.

14-003.jpeg

İRAN KIZILAYI: “ABD VE İSRAİL SALDIRILARINDA EN AZ 555 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ”

İran Kızılayı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarında en az 555 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İran Kızılayı'ndan yapılan açıklamada, önceki gün başlayan saldırılar kapsamında bugüne kadar ülke genelinde 131’den fazla şehrin hedef alındığı belirtildi. Açıklamada, "131 yerleşim birimine düzenlenen saldırılarda 555 kişi hayatını kaybetti" ifadelerine yer verildi. Yardım operasyonlarının devam ettiği ve 100 binden fazla yardım görevlisinin sahada çalışmalarını sürdürdüğü bildirilen açıklamada, ölenlerin asker ya da sivil olup olmadığına dair ayrıntılı bir dağılım verilmedi.

15-003.jpeg

İRAN, İSRAİL’İN BER ŞEVA KENTİNE SALDIRDI: 15 KİŞİ YARALANDI

İran İsrail’in güneyindeki Ber Şeva kentinde yeni füze saldırısında bulundu. İsrail medyası saldırıda 15 kişinin yaralandığını belirtirken, İran medyasının paylaştığı saldırı anına ait olduğu öne sürülen görüntülerde gökyüzünde yoğun duman yükseldiği görüldü. İran medyasında paylaşılan görüntülerde, kent merkezine yakın bir noktadan yükselen kalın duman bulutları görülürken, saldırının İran’ın İsrail’e yönelik son füze dalgasının parçası olduğu ifade edildi. İsrail medyası, İran’ın Ber Şeva’ya yönelik saldırısında en az 15 kişinin yaralandığını aktardı.

16-002.jpeg

İRAN SALDIRILARI SONRASI 4 ABD ASKERİ HAYATINI KAYBETTİ

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) İran’la yaşanan çatışmalar kapsamında yürütülen operasyonlarda dört ABD askerinin hayatını kaybettiğini açıkladı. CENTCOM’un açıklamasına göre, İran’ın ilk saldırıları sırasında ağır yaralanan bir askerin daha sonra yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı dörde yükseldi. 

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"2 Mart günü Doğu Saati ile 07.30 itibarıyla, dört ABD askeri görev sırasında hayatını kaybetti. İran’ın ilk saldırıları sırasında ağır yaralanan dördüncü asker, daha sonra aldığı yaralara yenik düştü. Büyük çaplı muharebe operasyonları devam ediyor ve karşılık verme çabalarımız sürüyor. Hayatını kaybeden askerlerin kimlikleri, yakınlarına bildirim yapıldıktan 24 saat sonrasına kadar açıklanmayacak".

17-002.jpeg

İRAN’A AİT İHA’NIN VURDUĞU GÜNEY KIBRIS’TAKİ İNGİLİZ ÜSSÜNDE ‘SINIRLI HASAR’ MEYDANA GELDİ

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, İran’a ait bir insansız hava aracının (İHA), Güney Kıbrıs’taki İngiltere’ye ait RAF Akrotiri Hava Üssü Bölgesi içine düştüğünü açıkladı. Olayda can kaybı yaşanmadığı, üste “sınırlı hasar” meydana geldiği belirtildi. İran’a ait bir İHA'nın, Güney Kıbrıs’taki İngiltere’ye ait RAF Akrotiri Hava Üssü’ne düşmesinin ardından, İngiltere Savunma Bakanlığı, saldırının yerel saatle gece yarısı civarında meydana geldiğini duyurdu.  Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, İHA’nın İngiliz Egemen Üs Bölgesi içine düştüğünü açıkladı. Olayda can kaybı yaşanmadığı, üste “sınırlı hasar” meydana geldiği belirtildi.

Üs yönetimi de RAF Akrotiri’de “zorunlu olmayan personelin geçici olarak dağıtılmasının” planlandığını ancak üssün bulunduğu Akrotiri köyü sakinleri için herhangi bir tahliye kararının söz konusu olmadığını açıkladı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırı hakkında bilgilendirildiğini belirterek, “Güney Kıbrıs Cumhuriyeti hedef alınmamış olsa da, üye devletlerimizle dayanışma içindeyiz” açıklamasını yaptı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer daha önce ABD’nin “savunma amaçlı” operasyonları kapsamında İngiliz üslerini kullanmasına izin verildiğini açıklamış, ancak İngiltere’nin “saldırı amaçlı operasyonlara katılmayacağını” ifade etmişti.

18-002.jpeg

YUNANİSTAN, İHA'LARIN GÜNEY KIBRIS'A DÜŞMESİNİN ARDINDAN ADAYA SAVAŞ GEMİLERİ VE UÇAKLAR GÖNDERİYOR

Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) yer alan İngiliz askeri üslerine yönelik insansız hava aracının (İHA) düşmesinin ardından adaya iki fırkateyn ve iki F-16 savaş uçağı gönderme kararı aldı. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, gönderilen fırkateynlerden birinin, Avrupa Birliği (AB) öncülüğünde Kızıldeniz’de uluslararası deniz taşımacılığını koruma görevinde test edilen anti-İHA sistemiyle donatıldığını açıkladı. Yunan Donanması’na ait "Kimon" fırkateyni ile "Kentavros" anti-İHA sistemi taşıyan bir diğer geminin Kıbrıs’a sevk edildiği bildirildi.

Kararın, İran tarafından gönderildiği ileri sürülen İHA'ların üslere düşmesinin ardından Kıbrıs’ta güvenlik seviyesinin yükseltilmesi üzerine alındığı belirtildi. Yunan savaş uçaklarının gözetleme faaliyetlerine katılarak Kıbrıs hava sahasının korunmasına destek vereceği ifade edildi. Dendias’ın, Yunanistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dimitris Choupis ile birlikte Lefkoşa’ya giderek, siyasi ve askeri yetkililerle güvenlik koordinasyonunu görüşmesi bekleniyor.

İngiliz üslerinde alarm ve tahliye

Kıbrıs'ın güney kesiminde bulunan Akrotiri İngiliz askeri üssünde sirenlerin çalmasının ardından savaş uçakları havalandırılırken, Akrotiri ve Dikelya üslerinde görevli personele tahliye talimatı verildi. Yetkililer, devam eden güvenlik tehdidi nedeniyle personelin evlerinde kalması ve sığınak önlemleri alması yönünde uyarıda bulundu. Kıbrıs hava sahasında tespit edilen bir İHA nedeniyle Baf Havalimanı’nda da alarm verilerek personel ve yolcuların tahliye edildiği bildirildi. "Akrotiri üssünün 1 Mart’tan bu yana birden fazla hava saldırısına maruz kaldığı, bazı hedeflerin hava savunma sistemlerince engellendiği" aktarıldı.

İngiltere’nin üs kararı gerilimi artırdı

GKRY'nin, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında İngiltere askeri üslerinin kullanılmasına izin verileceğini açıklamasının ardından İran tarafından hedef alınabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Starmer, "ülkesinin saldırı amaçlı operasyonlara katılmayacağını ancak füze tehditlerini kaynağında durdurmaya yönelik savunma amaçlı adımlara izin verildiğini" ifade etti.

AB toplantısı ertelendi

Güvenlik gelişmeleri nedeniyle GKRY'de düzenlenmesi planlanan AB Avrupa İşleri Bakanları toplantısı ertelendi. Avrupa Birliği ülkeleri, dışişleri bakanlarının video konferans toplantısında uluslararası hukuka saygı, İran’ın füze programının sınırlandırılması ve bölgesel gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunan ortak bir bildiri yayımladı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Brüksel’de komiserleri olağanüstü toplantıya çağırırken, AB’nin kriz kapsamında güvenlik, enerji arzı ve ticaret senaryolarını değerlendirdiği bildirildi. Avrupa Birliği ile Körfez ülkeleri arasında üst düzey diplomatik temasların da planlandığı kaydedildi.

19-002.jpeg

KUVEYT’TE, ABD’YE AİT ÜÇ F-15 SAVAŞ UÇAĞI YANLIŞLIKLA AÇILAN 'DOST ATEŞİ' NEDENİYLE DÜŞTÜ

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a karşı yürütülen “Destansı Öfke Operasyonu” adını verdikleri harekat kapsamında görev yapan üç F-15 savaş uçağının Kuveyt üzerinde ilk berlirlemelere göre, “dost ateşi gibi görünen” saldırı sonucu düşürüldüğünü açıkladı. CENTCOM’un yazılı açıklamasında, “1 Mart günü doğu saati ile 23.03’te, Destansı Öfke Operasyonu’na destek kapsamında görev yapan üç ABD F-15E Strike Eagle savaş uçağı, dost ateşi gibi görünen bir nedenle Kuveyt üzerinde düştü’’ ifadelerine yer verildi.

ABD ordusu, üç uçakta bulunan toplam altı mürettebatın güvenli şekilde fırlatma koltuğuyla uçaktan ayrıldığını, tamamının kurtarıldığını ve sağlık durumlarının stabil olduğunu bildirdi. CENTCOM ayrıca, İran’a karşı yürütülen operasyona verdiği destek nedeniyle Kuveyt savunma güçlerine teşekkür etti ve olayın nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü kaydetti. Kuveyt Savunma Bakanlığı da daha önce yaptığı açıklamada, “birden fazla” ABD savaş uçağının düştüğünü doğrulamış ve olayın araştırıldığını duyurmuştu.

20-002.jpeg

İRAN’IN YÜKSEK ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ GENEL SEKRETERİ ALİ LARİCANİ: “İRAN UZUN BİR SAVAŞA HAZIR”

İran’ın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın ABD’den farklı olarak “uzun bir savaşa hazırlandığını” ifade etti. İran’ın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın son 300 yılda hiçbir savaşı başlatmadığını belirterek, İran Silahlı Kuvvetleri’nin yalnızca savunma amacıyla harekete geçtiğini kaydetti. Laricani, "Ne pahasına olursa olsun kendimizi ve altı bin yıllık medeniyetimizi kararlılıkla savunacağız" açıklamasını yaptı. İran’ın ABD’den farklı olarak “uzun bir savaşa hazırlandığını” açıklayan Laricani, ABD ve İsrail’in “yanlış hesaplarının bedelini ödeyeceğini" ifade etti.

ABD SAVAŞ BAKANI HEGSETH: "'DESTANSI ÖFKE OPERASYONU', REJİM DEĞİŞİKLİĞİ SAVAŞI DEĞİL ANCAK İRAN'DA REJİM DEĞİŞTİ”

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Pentagon’da düzenledikleri basın toplantısında, İran’a yönelik yürütülen “Destansı Öfke Operasyonu”nun Irak Savaşı gibi uzun soluklu bir çatışma olmadığını, misyonun net ve yıkıcı hedeflere odaklandığını vurguladı. Hegseth, operasyonun ABD-İsrail ortaklığıyla İran’ın füzelerini, nükleer altyapısını ve güvenlik unsurlarını hedef aldığını, savaşın başlatılmadığını ve İran halkının mevcut durumdan yararlanması gerektiğini belirterek, "Operasyonun, İran'daki rejimi değiştirmeye yönelik olmadığını ancak İran rejiminin değiştiğini" söyledi. Caine de operasyonun devam edeceğini belirterek, "Askeri hedeflerin gerçekleşmesi biraz zaman alacaktır. Durumlar zorlu olacaktır. Ek zayiatlar vermeyi bekliyoruz" dedi.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, İran’a yönelik yürütülen "Destansı Öfke Operasyonu (Operation Epic Fury)" kapsamında ABD Savaş Bakanlığı'nda (Pentagon) basın toplantısı düzenledi. Hegseth ve Caine, "operasyonun Irak Savaşı gibi uzun soluklu ve belirsiz bir çatışma olmadığını, misyonun net, yıkıcı ve belirleyici hedeflere odaklandığını" vurguladı. Pentagon’da düzenlenen toplantı, Trump yönetimi yetkililerinin İran operasyonu hakkında kamuoyuna yaptığı ilk kapsamlı açıklama olarak kayda geçti.

Hegseth’in açıklamaları ve operasyonun amacı

Toplantının açılış konuşmasını yapan Pete Hegseth, açıklamalarına ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin operasyon gerekçesini sunarak başladı. Hegseth, İran saldırılarında ölen dört ABD askerine ilişkin "Minnettar bir ulus onları anıyor” ifadesini kullanırken, "Operasyonun geri kalanını, onları onurlandıracak bir şekilde yürütelim. Ne özür, ne tereddüt" diye konuştu.

Hegseth, operasyonun "Bir rejim değişikliği savaşı olmadığını” belirtirken, "İran rejiminin değiştiğini ve dünyanın bundan daha iyi durumda olduğunu" söyledi. Hegseth, operasyonun, İran’ın füzelerini, füze üretim tesislerini, deniz unsurlarını ve diğer güvenlik altyapısını hedef aldığını belirtti.  Ancak ABD Başkanı Donald Trump, rejim değişikliğine ilişkin açıklamalarda bulunarak, doğrudan İran halkına seslenmiş ve “Amerika, sizi ezici güç ve yıkıcı bir kuvvetle destekliyor. Şimdi kaderinizi ele geçirmenin ve elinizin altında olan görkemli ve refah dolu geleceği serbest bırakmanın zamanıdır" demişti.

"Amerikalıları öldüren veya tehdit eden herkes takip edilecek ve etkisiz hale getirilecek" 

Hegseth ayrıca, Tahran’ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini vurguladı ve eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan 2015 nükleer anlaşmasını eleştirerek, "başarısız bir girişim" olarak nitelendirdi. Hegseth, "Amerikalıları öldüren veya tehdit eden herkes takip edilecek ve etkisiz hale getirilecek" uyarısında bulundu.

İran'a yönelik geçen yılın haziran ayında İsrail'le birlikte yürüttükleri "Geceyarısı Çekiç Operasyonu (Operation Midnight Hammer)"na  atıfta bulunan Hegseth, bu operasyonda ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini yok ettiğini belirtti. Daha sonra Tahran’ı, ABD ile “barışçıl ve akılcı” bir anlaşma yapmayı reddetmekle suçlayan Hegseth, "Gecikiyorlardı, füzelerini yeniden doldurmak ve nükleer hedeflerini yeniden başlatmak için zaman kazanıyorlardı" ifadesini kullandı.

"Bu savaşı biz başlatmadık ama Başkan Trump altında bitiriyoruz"

Hegseth, İran halkına, mevcut durumdan yararlanmaları ve güvenlik güçlerini akıllıca hareket etmeye çağırdı. Hegseth ayrıca, ABD’nin savaşı başlatmadığını savundu ve İran’ın onlarca yıldır “Amerika’ya karşı tek taraflı bir savaş yürüttüğünü” iddia ederek, "Bu savaşı biz başlatmadık, ama Başkan Trump altında bitiriyoruz" diye konuştu. Hegseth, ABD’nin “bu savaşın koşullarını baştan sona belirlediğini” belirterek, "İran halkının bu inanılmaz fırsattan yararlanmasını umuyoruz" dedi. Hegseth ayrıca, İran güvenlik güçlerine “akıllıca seçim yapmalarını” tavsiye etti ve “Biz kazanmak için savaşıyoruz ve zaman veya hayatları boşa harcamıyoruz" ifadesini kullandı.

Caine'den hayatını kaybeden askerlere taziye

Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Hegseth’in ardından gazetecilere yaptığı konuşmada, operasyonun detaylarını paylaştı. Konuşmasına operasyonda ölen ve yaralanan ABD personeline taziyelerini ileterek başlayan Caine, şöyle konuştu:

"Öncelikle, bugüne kadar çatışmada ölen ve yaralanan Savaş Bakanlığı personeli için hem kendi hem de Ortak Kuvvetlerin derin taziyelerini ifade etmek istiyorum. Bakanın da belirttiği gibi, onlar kahraman ve ülkemizin sunabileceği en iyisini temsil ediyorlar. Özverili hizmetin ne anlama geldiğinin gerçek örnekleridir. En derin ve içten taziyelerimiz aileleri, arkadaşları ve birimleri ile birlikte. Sizinle birlikte yas tutuyoruz ve sizi asla unutmayacağız".

Caine, operasyonun detaylarını paylaştı

Eski bir F-16 pilotu olarak geçmiş deneyimlerini aktaran Caine, ABD-İsrail ortak operasyonunun İran’a yönelik “tek gecelik bir görev olmadığını” söyleyerek,  “Ek kayıplar bekliyoruz, her zaman olduğu gibi ABD kayıplarını en aza indirmek için çalışacağız, ancak Genel Sekreter’in de belirttiği gibi, bu büyük çaplı bir muharebe operasyonudur" dedi.

Caine, operasyonun 28 Şubat Cumartesi günü, ABD Doğu Saati ile 01.15’te (İran  saatiyle 09.45) başladığını ve "Destansı Öfke Operasyonu"nun tek gecelik bir görev olmayacağını ekledi. Ayrıca operasyonun Donanma, Deniz Piyadeleri, Hava Kuvvetleri, Uzay Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik unsurlarını içerdiğini ve bunların İsrail ordusu ile iş birliği içinde çalıştığını belirten Caine, "Güç akışı bugün de devam ediyor" diyerek, ek kuvvetlerin geldiğini ifade etti.

Caine, operasyon öncesi Trump’ın nihai kararını 27 Şubat Cuma günü verdiğini, yani operasyon başlamadan saatler önce onayladığını söyledi. Caine, bunun tüm ABD ortak kuvvetlerinin son hazırlıklarını yapmasını sağladığını, hava savunma bataryalarının hazırlandığını ve pilotların ve ekiplerin son kez saldırı paketlerini prova ettiğini belirtti. Caine, bu sırada hava ekipleri son silahlarını yüklemeye, iki Amerikan taşıyıcı taarruz grubunun ise fırlatma noktalarına hareket etmeye başladığını söyledi.

"Siber saldırılar, İran’ın kritik sistemlerini devre dışı bıraktı"

Caine’e göre, "ABD ve İsrail saldırılarından önce siber saldırılar, İran’ın kritik sistemlerini devre dışı bıraktı" ve ABD siber operasyonları, “İran güçlerini bozmak, şaşırtmak ve kafalarını karıştırmak” için kullanıldı. Caine, iletişim sistemlerindeki aksaklıkların İran’ın saldırıyı değerlendirme ve yanıt koordinasyonunu azaltığını belirterek, “Bu operasyon son derece gizliydi, böylece her saatte düşman yalnızca şunu görecekti: hız, sürpriz ve şiddetli eylem" diye konuştu. ABD-İsrail ortak operasyonunun İran’a karşı hedeflerini açıklayan Caine, "Görevimiz, kendimizi ve bölgesel ortaklarımızı korumak, İran’ın sınırlarının ötesinden güç projeksiyonu yapma yeteneğini engellemek ve uygun şekilde takip edilecek adımlara hazır olmaktır" dedi. 

"ABD güçlerinin saldırıları hava üstünlüğünün sağlanmasıyla sonuçlandı"

Caine, ABD güçlerinin İran üzerinde hava üstünlüğü sağladığının altını çizerek, "ABD güçlerinin saldırıları hava üstünlüğünün sağlanmasıyla sonuçlandı" diye konuştu. Bu hava üstünlüğü yalnızca kuvvetlerimizin korunmasını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda İran üzerindeki görevlerini sürdürmelerine de imkan verecektir" dedi. Caine, operasyonun devam edeceğini vurguladı. İran’a yönelik saldırıların planlanmasının “Aylarca, bazı durumlarda yıllarca süren kasıtlı planlamanın zirvesi” olduğunu söyleyen Caine, "ABD askeri güçleri İran’ın ABD tarafında sürekli ve etkili muharebe yürütme kapasitesini bozmaya, zayıflatmaya, engellemeye ve yok etmeye yönelik eşgüdümlü ve katmanlı etkiler sağladı" dedi.

"Bugün daha fazla kuvvet, Amiral Brad Cooper’ın denetiminde bölgeye hareket etti"

Caine, "bugün daha fazla kuvvetin Amiral Brad Cooper’ın liderliğinde olan Merkez Komutanlığı (CENTCOM) denetiminde bölgeye hareket ettiğini" belirtti. Caine özellikle Kuveyt ve Irak’ta görev yapan Wisconsin Ulusal Muhafız Birlikleri ile Vermont ve Virginia dahil olmak üzere çeşitli eyaletlerden Hava Ulusal Muhafız Birliklerinden söz etti. Caine, "Açık konuşmak gerekirse, askeri hedeflerin gerçekleşmesi biraz zaman alacaktır. Durumlar zorlu olacaktır. Ek zayiatlar vermeyi bekliyoruz" dedi.

"Biz asla bir takvime kendimizi bağlamayız; bu mücadelenin temposunu başkomutan belirler"

Basın toplantısının ardından Hegseth ve Caine, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Operasyonun ne kadar süreceğine ilişkin soruya yanıt veren Hegseth, süre vermekten kaçındı ve "Biz asla bir takvime kendimizi bağlamayız. Bu mücadelenin temposunu başkomutan belirler. Bu onun şartlarında yürütülen bir operasyon" dedi. Hegseth, operasyonun tek gecelik olmadığını vurgulayarak, “Bu büyük bir savaş sahası. Değerlendirme ve hedefleme döngüsü zaman alacak" dedi. Genelkurmay Başkanı Caine de hasar tespit sürecinin (BDA) eş zamanlı saldırılar nedeniyle uzayabileceğini belirtti ve “Normalde tekil bir operasyonu hızlıca değerlendirirsiniz. Şu anda hem taarruz hem değerlendirme aynı anda yürütülüyor. Bu nedenle süreç daha uzun sürebilir" diye konuştu. 

"Okları değil, okçuyu vuruyoruz"

ABD’nin stratejisinin savunma değil, saldırı inisiyatifi üzerine kurulu olduğunu söyleyen Hegseth, "En iyi savunma iyi bir saldırıdır. Güney kanattaki hava sahasına agresif şekilde giriyoruz ve bize ateş etmeye kalkışacak her şeyi imha ediyoruz. Bunu okları değil, okçuyu vurmak olarak düşünün... Bu konvansiyonel şemsiye, nükleer hırslarını şantaj aracı olarak kullanmak içindi. Bu tehdidin doğasını net şekilde görüyoruz ve üzerine gidiyoruz" ifadelerini kullandı.

Hegseth, operasyonun hedeflerini sıraladı

Trump’ın "Hedefler tamamlanınca ayrılacağız” sözleri hatırlatılınca Hegseth operasyonun hedeflerini şöyle sıralayarak, "İran’ın bize ve müttefiklerimize karşı güç projeksiyonu yapma kapasitesini yok etmek. Balistik füzeler, insansız hava araçları, donanma unsurları, bunlar tolere edilemez... Radikal İslamcılar nükleer bomba sahibi olamaz. Başkan onlara anlaşma için her fırsatı verdi. Kabul etmediler. Nükleer hedefleri hiçbir zaman sona ermedi" ifadelerini kullandı. 

"Ne yapacağımızı ya da yapmayacağımızı düşmanımıza söylemeyiz"

"İran’da Amerikan kara unsurları var mı" sorusuna Hegseth net bir "Hayır" yanıtı verdi; ancak “Ne yapacağımızı ya da yapmayacağımızı düşmanımıza söylemeyiz. ‘Şu kadar süre kalacağız, şu kadar asker göndereceğiz’ demek ahmaklık olur" diye konuştu. Hegseth, Afganistan operasyonuna atıfla, ABD’nin “200 bin asker gönderip 20 yıl kalmak zorunda olmadığını” söyledi.

"Taktik hava unsurları bölgeye akıyor"

Bölgeye ilave asker gönderilip gönderilmeyeceği sorusuna Caine, "Ayrıntıya girmek istemiyorum, bu düşmana ipucu verir. Taktik hava unsurları bölgeye akıyor. Muharebe kapasitesi açısından olmak istediğimiz noktaya yaklaştık" sözleriyle yanıt verdi. 4 ABD askerinin hayatını kaybettiği olayla ilgili Hegseth, "Çoğunu engellersiniz. Hava savunmamız güçlüdür. Ama bazen bir tanesi sızabilir. Bu olayda taktik operasyon merkezini vurdu... Onları anıyoruz, ailelerinin yanında olacağız. Bu anlar kararlılığımızı daha da güçlendirir" ifadesine yer verdi. 

İran’daki halka mesaj

İran’dan ayrılmak zorunda kaldığını söyleyen bir gazetecinin "Bu yıl evime güvenle dönebilecek miyim" sorusuna Hegseth, "Garanti veremem. Ama Başkan’ın mesajı açık: Bu İran halkı için bir an. Rejimin on binlerce protestocuyu öldürdüğünü gördük. İran halkı değişim aradı. Bu onların momentumu” sözleriyle yanıt verdi.

21-002.jpeg

ABD BAŞKANI TRUMP: “İRAN’A YÖNELİK OPERASYONLAR SÜRECEK, ‘BÜYÜK DALGA’ HENÜZ GELMEDİ”

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyonların sürdüğünü belirterek, hedeflerinin İran’ın füze kapasitesini ve nükleer silah edinme ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak olduğunu söyledi. Trump, "saldırıların çok uzun sürmesini istemediğini" belirtirken, buna karşın "büyük dalganın" henüz gelmediğini ve daha sert adımların atılabileceğini ifade etti.

Beyaz Saray’da bir grup ABD’li generale madalya takdim ettiği törende konuşan Trump, İran’ın nükleer programını “ABD için kabul edilemez bir tehdit” olarak nitelendirdi. İran’ı daha önce başka bir bölgede nükleer silah girişiminde bulunmaması konusunda uyardıklarını ifade eden Trump, "Nükleer silaha sahip bir İran ABD için kabul edilemez" dedi.

"Başlangıçta 4 - 5 hafta sürmesini öngördük ancak daha uzun süre devam edebilecek kapasiteye sahibiz"

"Operasyonların planlandığı şekilde ilerlediğini" savunan Trump, "başlangıçta 4 ila 5 haftalık bir takvim öngördüklerini, ancak gerekirse daha uzun süre devam edebilecek kapasiteye sahip olduklarını" dile getirdi. İran rejiminin nükleer silahının tehlikeli olduğunu belirten Trump, İran’ın giderek zayıfladığını ve operasyonlar kapsamında 10 geminin etkisiz hale getirildiğini kaydetti. Trump, ABD’nin İran’daki askeri hedeflerine ilişkin dört öncelik sıraladı: Bunlar arasında, "İran’ın füze kapasitesinin yok edilmesi, deniz gücünün etkisiz hale getirilmesi, nükleer silah edinmesinin engellenmesi ve İran yönetiminin sınırları dışındaki silahlı unsurları finanse etme ve silahlandırma kabiliyetinin ortadan kaldırılması" yer alıyor.

"Saldırıların çok uzun sürmesini istemiyorum" 

ABD Ordusu'nun "dünyanın en büyük ve en güçlü ordusu" olduğunu belirten Trump, operasyonların seyrine ilişkin olarak "Çok iyi gidiyor" değerlendirmesinde bulundu. Saldırıların süresine ilişkin "Çok uzun sürmesini istemiyorum" diyen Trump, buna karşın "büyük dalganın" henüz gelmediğini ve daha sert adımların atılabileceğini ifade etti. Trump, Orta Doğu’da İsrail ile birlikte İran’a karşı başlatılan askeri operasyonlara ilişkin bir televizyon programına telefonla bağlanarak yaptığı açıklamada da ABD’nin gerekirse İran’a asker göndermeyi dışlamadığını söyledi. Trump ayrıca operasyonlarda hayatını kaybeden 4 ABD askeri için üzüntüsünü dile getirdi.

22-003.jpeg

İSRAİL’İN, LÜBNAN’A YÖNELİK SALDIRILARINDA 52 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 154 KİŞİ YARALANDI

Lübnan hükümeti, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda en az 52 kişinin hayatını kaybettiğini ve 154 kişinin yaralandığını açıkladı. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından daha önce paylaşılan verilerde ise 31 kişinin yaşamını yitirdiği, 149 kişinin yaralandığı bildirilmişti. Hükümetin afet ve kriz yönetim biriminin açıklamasına göre, Güney ve Doğu Lübnan ile başkent Beyrut’un güney banliyölerine yönelik bombardımanlar nedeniyle 28 bin 500’den fazla kişi yerinden edildi. Yetkililer, saldırılar sonucu oluşan hasarın tespiti ve insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.

23-002.jpeg

ABU DABİ’DE YAKIT TERMİNALİNE İHA SALDIRISI: YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de Musaffah bölgesindeki bir yakıt tankı terminalinin insansız hava aracı (İHA) ile hedef alınmasının ardından çıkan yangının kontrol altına alındığı bildirildi. Abu Dabi Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada, "Musaffah’taki yakıt terminaline yönelik İHA saldırısı sonrası çıkan yangına acil durum ekiplerinin derhal müdahale ettiği" belirtildi. Açıklamada, "durumun kısa sürede kontrol altına alındığı, olay yerinin güvence altına alındığı ve yangının yayılmasının önlendiği kaydedildi. Herhangi bir yaralanma bildirilmediği ve terminaldeki operasyonların saldırıdan etkilenmediği" ifade edildi. Yetkililer, kamuoyunu söylentilere itibar etmemeye ve yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara güvenmeye çağırdı.

24-001.jpeg

İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI, HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA ABD BAĞLANTILI TANKERE SALDIRDI

İran’ın İslami Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail’in Orta Doğu’daki saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nda ABD bağlantılı olduğu iddia edilen bir petrol tankerine saldırdığını açıkladı. İran’ın İslami Devrim Muhafızları'nın açıklamasında, "Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan müttefiklerinden ATHE NOVA tankeri, iki insansız hava aracıyla vurulduktan sonra hala yanıyor" ifadeleri kullanıldı. İran İslami Devrim Muhafızları, 28 Şubat Cumartesi günü, ABD ve İsrail saldırılarının başlamasının ardından Hürmüz Boğazı’nı kapattıklarını duyurmuştu.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz sevkiyatı için kritik öneme sahip. Dünya ticaretindeki petrolün yaklaşık beşte biri ile Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) sıvılaştırılmış doğal gazın önemli bir kısmı bu koridordan geçiyor. Uzmanlar, günlük küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sinin, yani yaklaşık 20 milyon varilin, Hürmüz Boğazı üzerinden taşındığını belirtiyor.

25-002.jpeg

İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN, ABD VE İSRAİL’İN OKULLARA VE HASTANELERE SALDIRILARINI KINADI

İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, ABD ve İsrail güçlerinin okullara ve hastanelere düzenlediği saldırıları sert bir şekilde kınadı ve uluslararası toplumu da bu saldırıları kınamaya çağırdı. Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hastanelere yapılan saldırılar yaşamın kendisine yöneliktir. Okullara yapılan saldırılar ise bir ulusun geleceğini hedef alıyor” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, hastaları ve çocukları hedef almanın açıkça insani ilkeleri ihlal ettiğini belirterek, uluslararası toplumu bu saldırıları kınamaya çağırdı.

Pezeşkiyan'ın açıklaması şu şekilde:

"Hastanelere yapılan saldırılar hayatın kendisine yapılan bir saldırıdır. Okullara yapılan saldırılar bir ulusun geleceğini hedef alır. Hastaları ve çocukları hedef almak, insani ilkeleri açıkça ihlal eder. Dünya bunu kınamalıdır. Yas tutan milletimin yanındayım. İran bu suçlara sessiz kalmayacak veya boyun eğmeyecektir".

26-001.jpeg

KUVEYT’TE ASKERİ OPERASYONDA 1 DENİZ SUBAYI HAYATINI KAYBETTİ

Kuveyt Ordusu, ülkenin silahlı kuvvetleri tarafından yürütülen askeri “operasyon” sırasında bir deniz subayının yaşamını yitirdiğini açıkladı. Ordu yetkilileri, subayın ölümünün koşulları hakkında herhangi bir ayrıntı vermedi.

27-002.jpeg

İRAN’DA, ABD VE İSRAİL KARŞITI PROTESTOLAR DEVAM EDİYOR

İran devlet televizyonu Press TV, ABD ve İsrail'in hava saldırısı sonucu öldürülen İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümü sonrası ülkenin başkenti Tahran’da ABD ve İsrail karşıtı protestoların devam ettiğini bildirdi. Press TV’ye göre göstericiler, "Teslimiyet yok, boyun eğme yok, Amerika ile savaş" sloganları attı. Protestocuların “İran İslam Cumhuriyeti’ne desteklerini ve bağlılıklarını” gösterdikleri belirtilerek, her yaştan insanın sokaklarda bulunduğunu ve İranlıların başlarına gelenlere rağmen dirençli olduklarını dünyaya göstermek istedikleri aktarıldı.

28-002.jpeg

İRAN’DAN DÜŞMANLARINA UYARI: “KENDİ EVLERİNİZDE BİLE GÜVENDE OLMAYACAKSINIZ”

İran'dan düşmanlarına yönelik, "Mutlu günleri sona erdi ve artık dünyada hiçbir yerde, kendi evlerinde bile güvende olmayacaklar" açıklaması yapıldı. Devlet televizyonu Islamic Republic of Iran Broadcasting (IRIB)’ın aktardığına göre İslami Devrim Muhafızları, son dönemde lider ve üst düzey yetkililerinin kayıplarının İran’ı sarsmadığını, aksine daha da güçlendirdiğini vurguladı. İslami Devrim Muhafızları, açıklamasında, "Düşman bilmelidir ki, mutlu günleri sona erdi ve artık dünyada hiçbir yerde, kendi evlerinde bile güvende olmayacaklar. İran, düşman yenilinceye kadar savaşmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

29-001.jpeg

IRAK DIŞİŞLERİ BAKANI HÜSEYİN: “IRAK’A 70’TEN FAZLA FÜZE VE İHA SALDIRISI DÜZENLENDİ”

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, 70’ten fazla füze ve insansız hava aracının (İHA) kuzeydeki Erbil kenti ile ülkenin güney ve batısını hedef aldığını söyledi. Fuad Huseyin, bugün yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Irak’ın “bu savaşın kurbanı haline geldiğini” ve “çatışmaya dahil çeşitli taraflar” tarafından saldırıya uğradığını ifade etti. Günün erken saatlerinde, Irak Başbakanı Muhammed el-Sudani, ülkenin güvenlik birimlerine, “güvenlik ve istikrarı bozacak her türlü eyleme karşı koymaları” talimatını verdi. İran destekli Irak Halk Seferberlik Güçleri, dün Doğu Irak’taki bir karargaha yönelik ABD ve İsrail saldırılarında dört üyesinin yaşamını yitirdiğini açıklamıştı.

30-001.jpeg

 

 

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim