Bizim yapılan saldırılarla mücadelemiz milletimizin desteğiyle oldu. Gittiğimiz her yerde çocuklarımızın gözlerindeki umuda şahit oluyoruz. Yaşlılarımızın bizim için dua ettiklerini görüyoruz. Bu sevgiyi aynı ölçüde devam ettirmek bizim için aynı derecede bir sorumluluktur.
Biz hizmet ve eser üretmeye devam edeceğiz. Laftan anlamayanlara, lafın ağırlığını taşıyamayanlara en güzel cevap sükut etmektir. Koltuklar insanları değerli yapmaz, insanlar donanımlarıyla vizyonlarıyla koltuklara değer katarlar. Hak etmeyenlere laf söylemek bazen israf olur. Eğer atılan her ifitraya cevap verseydik, Ankara'ya kendimizi hapsetseydik Türkiye'yi bu seviyelere ulaştıramazdık. Biz susacağız eserlerimiz konuşacak. Sadece eserlerimiz değil, hedeflerimizle vizyonumuzla konuşacağız.
Bir süredir terör örgütünün saldırılarına hız verdiğini görüyoruz. Dün Şemdinli'de 1 mehmedimiz şehit oldu. Osmaniye'de lojmana yapılan haince saldırıda asteymenimizin eşi Pınar hanım hayatını kaybetti. Terörle insanları katletmek hiç bir şeyle meşrulaştırmayacak derecede bir vahşettir. Terörle muhatap olanlar bu ülkeye barışı getiremezler. Millet kimin ne olduğunu iyi biliyor. Terörle bir yere varacağınızı sanıyorsanız hiç bir yere ulaşamazsınız. İnsanları farklı yöntemlerle bölücü terör örgütlerinin direktifleriyle bir şeyler yapmayı düşünüyorsanız bu millet buna fırsat vermeyecektir.
Onlara destek verenler de teröre ortaklardır. Bu ülkede yatırım yapmak isteyip de yatırım yapamayanlar varsa bunun tek sebebi vardır. Terör örgütü ve yandaşlarıdır. Girişimci yatırımcı huzurlu bir bölge ister. Terör var diye yatırım yapılmadı. Şu anda bir şey söylüyorum; Güneydoğu'da öyle bir belediyeler var ki TOKİ'ye biz size yardımcı olamayız burada yatırım yapmayın diyorşlar. Hem bu çatının altında bulunacaksın hem de vatandaşım için yapılacak konutlarda size destek olmayacağız diyeceksiniz. Biz bu kısır döngüyü kırmak zorundayız. Terörle en büyük mücadeleyi yürüttük. Teröre rağmen hukuk dedik, hizmet dedik. Terör örgütü bu gelişmelerden rahatsız oldu. Devlet ve milletle arasındaki duvarların yıkılmasından rahatsız oldular. son saldırılar terör örgütünün gerçek niyetlerini gözler önüne sermeye başladı.
Terör örgütünün hangi kirli oyunların figüranı haline geldiğini benim vatandaşlarım gayet iyi anlıyor. Benim Kürt kökenli vatandaşlarımın bu saldırıların neden şimdi yapıldığına ilişkin soruları kendilerine sorsunlar.
Ne zaman Türkiye nefes almaya başladı bu terör saldırıları tırmanmaya başladı.
Sadece olağan üstü hal kalksın diyenler vardı. Biz kaldırdık. TRT6 24 saat Kürtçe yayın yaptı mı? Cezaevinde anadilinde konuşmanın önünü açıldı. Bütün bunlara rağmen devlet bu bölgeye el atmadı demek insafsızlık değil mi? Biz hizmette aynı güçte devam edeceğiz.
Türkiye ekonomisi şu anda çok büyük bir adım atıyor, Türkiye demokraside çok büyük bir adım atıyor. Türkiye milli birlik ve beraberlik projesiyle ayrımcılığa karşı çok öenmli adımlar atıyoruz. İşte böyle bir ortamda terör ortaya çıkıyor. Her zaman söyledim bugün bir kez daha söyleyeceğim: Terör örgütü benim Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi olmadılar olamayacaklardır.
Doğu ve Güneydoğu'nun yıllarca ihmal edilmesinin nedeni yanlış politikalar kadar terörün kendisidir. Orada eğitimi engellediler, yatırımı engellediler.Bölge halkını istismar ettiler. Biz bütün bunlara rağmen oraya yatırım götürmeye devam edeceğiz. Bu işi çözecek güçlü bir iktidar olduğunu da görüyorlar. Doğu ve Güneydoğu'daki yoksulluk yanlış politikalar kadar terör örgütünün eseridir. Ben Kürt kardeşlerimin bu son saldırılara tepkisini daha net bir şekilde ortaya koymasını bekliyorum.
İstismar zeminini kaybeden terör örgütü çözüme direniyor silah kaçakçıları silah baronları çözüme direniyor. Şehit cenazelerinden nemalanmak isteyenler çözüme direniyor.
Türkiye bu sefer bu kirli oyunu bozacak ve bozuyor arkadaşlar. türkiye artık terör örgütlerinin mafyanın değil milletin rotasındadır.Onun için milletimizden uyanık olmalarını istiyorum. Anayasa değişikliğine kimler karşı çıkıyor bunu iyi görsünler. CHP, MHP, BDP, bölücü terör örgütü ve İmralı'ya karşı Ak Parti.
BDP, 20 kişilik bir gurup oy kullanamadılar. Tüm bunlar dünyanın gözü önünde izlendi. bunlar hem milli birlik projesine hem de anayasa değişikliğine karşı çıkıyorlar. Benim milletim bu durumu görecek ve kararını buna göre verecektir.
Geçtiğimiz hafta dış politika açısından oldukça yoğun geçti. Rusya lideri Putin ve Azerbaycan lideri Aliyev'le çeşitli anlaşmalar imzaladık. Geçen hafta Türkiye'de yapılan toplantılarda ikili ilişkiler müzakere edilirken dünyadaki bütün gelişmeleri değerlendirme imkanı bulduk. Endonezya'daki toplantıda Mehmet Şahin aracılığıyla orada önemli bir adım atıldı ve burada İsrail kınandı. İlk defa uluslararası bir bildiride İsrail'im devlet terörü uyguladığı yer aldı.
Perşembe günü Dünya Yatırım Kongresi'ni gerçekleştirdik. Türkiye'de yatırım ortamının iyileştirilmesi yönünde nasıl adımlar atabiliriz sorusunu sorduk. Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyalinden övgüyle bir kez daha şahit olduk. Ekim 2009 tarihinde Türkiye'nin ekonomik büyüme rakamını yüzde 3.7 olarak açıklamıştı. Bu açıklamadan sonra Nisan ayında büyüme yüzde 5.2 oranında revize edildi. Ondan bir ay sonra Türkiye'nin 2010'da yüzde 6.2 oranında büyüyeceğini tahmin ettiğini açıkladı. Geçen yıla göre işsizlikte 2.1 oranında düşüş yaşandı. TÜİK mart ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Yüzde 13.7 olarak gerçekleşti. Bütün emsal ülkelerde işsizlikte artış var bizde düşüş var. Ama bu yeterli değil bunu daha fazla düşüreceğiz allahın izniyle. Kaç aydır söylüyorum; bakın daha mart ayı rakamları. Nisan, mayıs ve haziran aylarında bu rakam daha da düşecek. ABD'de AB'de işsizlik yüzde yüzün üzerinde arttı. Hani burada da süreklilik vardı? Geç bunları...
Bizde mevsimlik işçiler denen bir olay vardır. Çok ciddi bir kesimi iş sahibi yapıyoruz.Geçen seneye göre 2.1 oranında düşüş kaydettik. Şu rakamlara dikkat edelim: Aynı dönemde işsizlik slovakya'da 3,5 puan arttı. İspamya'da 2.1 arttı. 27 Avurpa ülkesinde işsizlik arttı. Bizde ise tam tersine düşüş var. Biz işsizliği evel allah yüzde 10'lara düşüreceğiz.
Mücadelemiz devam edecek.Önümüzde bir referandum var. Seçime bir yıl kalmış ama Türkiye ekonomisi yürümeye devam ediyor. Seçim döneminde musluklar açılıyor yatırımcılar tedirgin oluyordu. Seçim yaklaştıkça göstergeler bozulmuyor. Seçim yaklaştıkça rakamlar revize ediliyor, arttırıyorlar. Güven daha da artıyor.
Güncel haberler için AksiyonHaber'i takip edin.
İSTANBULHABER AJANSI












































