Ankara'da Esra Hankulu'nun ölümüyle ilgili ağırlaştırılmış yaralama suçundan hükümlü bulunan Ümitcan Uygun, bu kez kamuoyunda "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen davasıyla hakim karşısındaydı. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Uygun, "intihara teşvik etme", "intihar kararını kuvvetlendirme" ve "eziyet etme" suçlamalarıyla 18 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
Kadın örgütlerinin de yakından takip ettiği duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlanan sanık Uygun, yaptığı savunmada şunları söyledi:
"Doğru bilinen bir yanlış var. Aleyna Çakır dosyasında ben cinayetten yargılanıyormuşum gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Ben cinayetten aklandım. Ama karşı taraf medyayı, sosyal medyayı seviyor ve bu hale getirdi. Benim infaz süremde doluyor ama çıkamıyorum ‘tehlikeli tutuklu’ statüm var. İdari Mahkeme’ye de itiraz ettik".
TEHDİT VE KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLÂL CEZALARI KESİNLEŞTİ
Müşteki Esen ailesinin avukatı Umur Yıldırım, davanın seyrini değiştirecek bir gelişmeyi mahkemeyle paylaştı. Yıldırım, Uygun’un Sema Esen'e yönelik gerçekleştirdiği "tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal" suçlarından aldığı cezaların Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kesinleştiğini duyurdu. Yıldırım "Kararı da iletiyoruz dosyaya. Uygun ayrıca şiddetten ceza almadı çünkü Sema Esen şikayetini bir gün sonra çekmişti. Şikayete bağlı bir suç olduğundan dolayı da Sema Esen öldüğü için suçlama düşüyor" dedi.
"BİR TOKAT ATMAK EZİYETSE BENİ SALLANDIRIN"
Savcılık, esas hakkındaki mütalaasında Ümitcan Uygun'un "intihara teşvik" ve "eziyet" suçlarından 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Bu talebe tepki gösteren Uygun, savunmasında eziyet suçlamasını şu sözlerle reddetti:
"Hakkımda istenen cezayı kabul etmiyorum. Hakkımda bir delil yok. Medyaya yansıyan sanki Aleyna’nın öldüğü gün gibi yansıtılıyor. Ama bu olay daha önce gerçekleşti. Ben Aleyna’yı öldürmedim ama nasıl oluyorsa bir tokat atmışım bunu da kabul ediyorum ve eziyet deniyor buna. Bir tokat atmak eziyetse Kızılay’da darağacı kurun beni sallandırın".
'SİSTEMATİK ŞİDDET' VURGUSU
Avukat Umur Yıldırım, mahkemede Sema Esen'in maruz kaldığı baskıya dikkat çekerek, sanığın infaz süresinin dolmak üzere olduğunu hatırlattı:
"Önce Aleyna Çakır’ın kendisini öldürüp öldürmediğini tespit etmemiz lazım. Eğer kendisini öldürdüyse de ki bunu kabul etmiyoruz ama Ümitcan Uygun’un tehditleri, yönlendirmesi, şiddeti söz konusu. Bunlar mesajlarla kanıtlı. Tanıklar da Uygun’un sürekli şiddet uyguladığını, Aleyna Çakır’ın vücudunda morluklar olduğunu anlattı. Bu dosya ‘ben bir kere dövdüm’ dosyası değil. Burada sistematik şiddet ve tehdit var. Kendisinin infaz süresi dolmak üzere ve çıkabilir. Bu yüzden hükümle birlikte sanık Uygun’un tutuklanmasını talep ediyoruz. Keşif talebimiz var dosyada".
KARAR
Mahkeme heyeti, taraflara esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı 22 Eylül tarihine erteledi.
NE OLMUŞTU?
Ümitcan Uygun, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesi Yükseltepe Mahallesi’nde yaşayan ve “Aleyna Çakır” ismini kullanan kız arkadaşı Sema Esen’in evine gitmiş, kapıyı açmaması üzerine çilingir çağrılması sonrası kadının cesediyle karşılaşılmıştı. Olayla ilgili soruşturma başlatılmış, sosyal medyada erkek arkadaşının darbetmesi sonucu öldüğü iddiasıyla görüntüleri paylaşılan Çakır’a ait görüntülerin olaydan 1,5 ay önce çekildiği belirlenmişti. Hazırlanan iddianamede, Esen’in ölümüne ilişkin sanık Uygun’un “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” ve “eziyet etme” suçlarından cezalandırılması isteniyor.















































