• BIST 14683.91
  • Altın 6869.13
  • Dolar 45.429
  • Euro 53.3321
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 20 °C

‘Sendikal Monarşi’: 'İşçi'ye yoksulluk, kendilerine saltanat!

‘Sendikal Monarşi’: 'İşçi'ye yoksulluk, kendilerine saltanat!
Türkiye’nin en köklü sendikalarında 'babadan oğula' devredilen yönetimler, liyakati soyadında arıyor. İşte yarım asırlık koltukların ve sendikal monarşinin perde arkası...

Türkiye ekonomisinde son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri, işgücü ödemelerinin milli gelirden aldığı payın istikrarlı bir şekilde düşmesi oldu. Normal şartlarda sendikalaşma oranındaki artışın, işçinin refah payını yukarı çekmesi beklenirken Türkiye’de bu doğrusal bağ tamamen koptu. Odatv’nin 19 Mart 2026 tarihinde yayımladığımız analizde de vurguladığımız üzere; meyveler patronun sofrasına giderken, işçinin elinde sadece koçanı kaldı. Ancak bu kara tablonun ardındaki sarsıcı gerçeklerden biri işçi haklarını savunması gereken yapıların bizzat kendisinde yatıyor. Türkiye'de sendikalar, işçi haklarını gündemine alan kaleler olmaktan çıkıp, genel başkanların ömür boyu hüküm sürdüğü, yönetim kurullarının ise aile üyeleriyle doldurulduğu birer "sendikal monarşi" yapısına büründü.

YARIM ASIRLIK SALTANATLAR VE DONMUŞ YÖNETİMLER

Listenin başında yer alan isimler ve görev süreleri, sendikalardaki değişim direncinin boyutlarını gözler önüne seriyor... TOLEYİS Genel Başkanı Cemail Bakındı tam 49 yıldır, yani yarım asra yakın bir süredir koltuğunda oturuyor. Onu 35 yılla Dok Gemi-İş Başkanı Hüseyin Necip Nalbantoğlu takip ediyor. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ise konfederasyon ve sendika yönetimlerinde çeyrek asrı devirmiş durumda. Mahmut Arslan 24 yıldır Hizmet İş Sendikasının Genel Başkanı, 15 yıldır HAK-İŞ Konfederasyonunun Genel Başkanı. Nihat Yurdakul ise 27 yıldır Belediye-İş Sendikası’nın Genel Başkanı. Bu isimlerin görev süreleri boyunca Türkiye ekonomisi defalarca kriz yaşadı, üretim modelleri değişti, teknoloji çağı atladı ancak sendikal zirvelerdeki isimler hiç değişmedi. İşçinin sorunları kangren haline gelirken, bu "ebedi" başkanlar sendikaları adeta kendi mülkleri gibi yönetmeye devam etti.

BABADAN OĞULA SENDİKACILIK: YENİ NESİL VELİAHTLAR

Bu yapı sadece uzun görev süreleriyle de sınırlı kalmıyor; sendikal demokrasi yerini "veliahtlık" sistemine bırakıyor. Birçok köklü sendikada genel başkanlar, emekli olup koltuğu devretmek yerine, çocuklarını yönetim kadrolarına taşıyarak aile şirketine benzer yapılar kuruyor. TOLEYİS’te Cemail Bakındı, oğlu Murat Bakındı’yı henüz iş hayatının ilk yılında yönetime dahil ederek genel başkan yardımcılığına kadar taşıdı. Belediye-İş Sendikası’nda Nihat Yurdakul, tek listeyle girilen genel kurulda oğlu Murat Yurdakul’u genel başkan yardımcısı seçtirerek bayrağı aile içinde tuttu. Bu durum, sendikal mücadelenin ideolojik bir hak arayışından ziyade, bir aile mirasına dönüştüğünü açıkça kanıtlıyor.

sendikal-monarsi.jpg

JET HIZIYLA GELEN KARİYER BASAMAKLARI

Sendikal monarşinin en çarpıcı örneklerinden biri de Dok Gemi-İş bünyesinde yaşanıyor. Genel Başkan Hüseyin Necip Nalbantoğlu’nun oğlu Emre Ahmet Nalbantoğlu’nun kariyer basamaklarını tırmanış hızı, tersanede ter döken binlerce işçinin hayal dahi edemeyeceği bir süratte gerçekleşti. Askerlik dönüşü tersanede işe giren oğul Nalbantoğlu, aynı yıl içinde şube başkanı, bir yıl sonra yönetim kurulu üyesi ve nihayetinde genel başkan yardımcısı oldu. Liyakatin ve işçi tabanından gelmenin yerini "soyadı" faktörünün aldığı bu düzende, sendika yönetimleri kapalı devre çalışan yapılara dönüştü.

EMEK GÜNDEMİNDEN KOPUŞ VE SERVET TARTIŞMALARI

Sendika liderleri ve aileleri bu konforlu alanlarda yerlerini sağlamlaştırırken, kamuoyuna yansıyan iddialar ise sendikal ahlakın sorgulanmasına neden oldu. Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın’ın oğlunun, TOKİ’den alınan arsalar üzerinde lüks villalar inşa ettiğine dair iddiaların TBMM gündemine kadar taşınması, sendikacılığın bugün geldiği noktayı özetliyor. İşçi ve memur geçim derdiyle, düşük zamlarla ve sendikasızlaştırma baskısıyla boğuşurken; sendika tepelerindeki bu monarşik düzen, emeğin hakkını savunmak yerine kendi iktidarını ve refahını korumaya odaklanmış görünüyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim