CHP’li 7 belediye başkanı dahil 200 kişinin yargılandığı "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" davası, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de görülmeye devam etti. Öğleden önce yedi kişinin savunması alınan duruşmada, aranın ardından dört kişinin savunması dinlendi. Duruşma bugün saat 10:00’da devam edecek. Duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada ilk olarak “rüşvet vermek”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” iddialarıyla yargılanan tutuksuz sanık Kıyaseddin Yağan dinlendi.
Yağan, “Rüşvete aracılık ettiğim iddiası kapsamında; sahibi olduğum şirketlerin Bilgiyar Limited Şirketi ile yaptığı ticari ilişkiler nedeniyle, Bilgiyar şirketi yetkilisi Tekin Aktaş’ın talebi üzerine, Enza Kalite Limited Şirketi adına kayıtlı 2017 model Mercedes ve 2016 model Audi A8 marka araçları 15 milyon TL bedelle satın aldım. Bu satın alma işlemi, şirketlerim ile Bilgiyar şirketi arasındaki ticari ilişkilerden kaynaklanmaktadır” dedi.
Araçları satın aldığı dönemde Enza Kalite şirketinin sahibinin kim olduğunu bilmediğini ileri süren Yağan, “Enza Kalite şirketine ödediğim bedel, Bilgiyar şirketi yetkilisi Tekin Aktaş’ın ödenmesini istediği tutardır. Bilgiyar şirketinin Beşiktaş Belediyesi’nden aldığı ihalelerle ilgili herhangi bir bilgim bulunmamaktadır” diye konuştu. Suçlamaları reddeden Yağan, “Üzerimdeki adli kontrollerin ve şirketlerimin üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını, Diyarbakır’da ikamet ettiğim için duruşmalardan vareste tutulmayı talep ediyorum” dedi. Ardından “suç örgütüne üye olma” iddiasıyla yargılanan Mehmet Büyükgüzel, “Şu an karşınızda işimi yapmaktan dolayı yargılanıyorum. Suçsuzum. Yargılama neticesinde beraatımı, adli kontrollerin kaldırılmasını ve duruşmalardan vareste tutulmamı talep ederim” dedi.
Metin Aktaş: "Örgüt değil, aileyiz"
Duruşma, “ihaleye fesat karıştırma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” ve “suç örgütüne üye olma” iddialarıyla yargılanan, Aziz İhsan Aktaş’ın en büyük çocuğu Metin Aktaş’ın savunmasıyla sürdü. Metin Aktaş, “İddianamede babamın örgüt lideri, benim ise örgüt üyesi olduğum ileri sürülmektedir. Ancak aramızdaki ilişki yalnızca aile ilişkisidir. Aile bağlarının örgütsel bir yapı olarak değerlendirilmesini anlamam mümkün değildir. Akraba olmak, arkadaş çevresiyle görüşmek, ticari ilişkide bulunmak gibi hayatın olağan akışı içerisinde yer alan durumların hangi hukuk sisteminde örgütsel yapı sayıldığı belirsizdir. Akrabalarımla ticaret yapmayı tercih etmem, içinde bulunduğum kültürün bir gereğidir ve en doğal hakkımdır. Bu ilişkilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir yapı olarak değerlendirilmesi hukuka aykırıdır. İddianamede hisse edinimi ve aile içi ticari ilişkiler örgütsel faaliyet olarak nitelendirilmiş olsa da bu işlemler Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuata tamamen uygundur” dedi.

"Aziz İhsan Aktaş’ın işverenim olması, beni örgüt üyesi yapmaz"
Daha sonra ise sırayla “suç örgütüne üye olma” iddiasıyla yargılanan Mustafa Us, Ömer Güngör, Özcan Tunçel, Sinan Kalender’in savunması alındı. 7 yıl müfettişlik yaptığını belirten Mustafa Us savunmasında örgüt üyesi iddialarını reddetti. Us, “Benim görevim maaş ödemek, işe alım yapmak ve gerektiğinde bordro hazırlamaktır. Puantaj kayıtları personelin çalıştığının kanıtıdır; iddia edildiği gibi gayriresmî bir durum söz konusu değildir. İhale kapsamındaki işlerle uzaktan yakından bir ilgim bulunmamaktadır. İhale ve teklif süreçlerinde herhangi bir yetkim yoktur. Aziz İhsan Aktaş’ın işverenim olması, beni örgüt üyesi yapmaz” dedi.
Yusuf Akın’a ait şirkette çalıştığını söyleyen Ömer Güngör ise şunları ifade etti; “Aziz İhsan Aktaş’ın bana emir ve talimat verme yetkisi yoktur. Hiçbir zaman Bilginay’da muhasebe biriminde çalışmadım. İhaleler konusunda herhangi bir bilgim yoktur; bu süreçlerde görev ve yetkim bulunmamaktadır. Ben örgüt üyesi değilim, yalnızca işini yapan bir çalışanım”.
Ara verildi
Duruşmaya 1 saat ara verildi. Aradan sonra duruşma, Aktaş’ın kardeşi Ramazan Murat Aktaş’ın savunmasıyla devam edecek. Başlangıçta 20 Şubat’ta tamamlanması öngörülen ilk celse, 27 Şubat’a ertelendi. Mahkeme heyetinin önümüzdeki hafta ara bir karar vermesi bekleniyor.
“Alacaklarımızı alabilmek için rüşvet vermek zorunda kaldım”
Aradan sonra duruşma, Aktaş’ın kardeşi Ramazan Murat Aktaş’ın savunmasıyla devam etti. “Özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat karıştırma”, “resmi belgede sahtecilik”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” iddialarıyla tutuksuz yargılanan Murat Aktaş, savunmasında şunları söyledi:
Ticari faaliyetlerini genel olarak banka kredileriyle, şeffaf ve kontrollü bir şekilde yürüttüğünü belirten Aktaş, şu şekilde savunma yaptı:
“Hakkımda herhangi bir somut tespit bulunmamaktadır. Buna rağmen iddianamenin sonuç kısmında bazı eylemler hakkında ceza talep edilmiştir. İfade etmeliyim ki varlığı iddia edilen suç örgütüyle herhangi bir bağım bulunmamaktadır. Örgüt kapsamında gösterilen kişiler ağabeyim, kardeşim, oğlum, akrabalarım ve şirket çalışanlarıdır. Aziz İhsan Aktaş, iddia edildiği gibi bir suç örgütü elebaşı değil, ağabeyimdir. Somut olayda hiyerarşik ve suç amaçlı yapılanma yoktur. Alacaklarımızı alabilmek için rüşvet vermek zorunda kaldım. Abim Aziz İhsan Aktaş bu konuyla ilgili devlete detaylı bilgi vermiştir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum”.
“Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmaları için araç verdim”
Ardından Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşi Tekin Aktaş konuştu. Tekin Aktaş, “Avukatım ve 18 yaşından beri aktif ticaretin içerisindeyim. 17 Ocak 2025’te bazı aile bireylerim, çalışanlarım, çalışanlarımın aile bireyleri tutuklandı. Var olduğu iddia edilen suç örgütüne üye değilim. Bugüne kadar çalışmalarım sonucu edindiğim kazanımlarımla şirket hisselerine haiz oldum. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü elebaşı değildir, yaşı itibariyle en büyük ağabeyimdir. Benim sahibi veya ortağı olduğum şirketler üzerinde talimat verme yetkisi yoktur” dedi.
Sanık Tekin Aktaş, üzerine atılı eylemlere ilişkin savunmasında, Beşiktaş Belediyesi’nden biriken hak ediş ödemelerini alamamaları nedeniyle, Rıza Akpolat’ın sahibi olduğu şirkete ait iki aracın 15 milyon liraya satın alınmasının şart koşulduğunu ileri sürdü. Araçların Bilginay Temizlik üzerine alınmasının istenmediğini belirten Aktaş, bu nedenle araçları Kıyasettin Yağan’ın şirketi Babil Oto üzerinden satın aldığını söyledi. Beşiktaş Belediyesi’ndeki hak ediş ödemelerini alamadığı için Alican Abacı’nın talebi üzerine düğün ve organizasyon ödemesi yaptığını öne süren Aktaş, yine Abacı’nın isteği doğrultusunda Volvo marka bir araç satın almak zorunda kaldığını iddia etti. Söz konusu aracın Bilginay üzerinden değil, farklı bir şirket üzerinden alınarak Fikret Demir’e teslim edilmesinin istendiğini belirten Aktaş, aracı teslim ettiğinde Demir’den herhangi bir ödeme almadığını, bu aracı da Babil Oto üzerine aldığını söyledi. Aktaş, savunmasında, Rıza Akpolat’ın talebi üzerine, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmalarında kullanılmak üzere araç verdiğini de öne sürdü.
Adıyaman Belediyesi’nden ödemelerini almaları için sanıklardan Savaş Çetinkaya’nın kendisine, ödeme yapılmaması halinde hak edişlerin düzenli ödenmeyeceğini söylediğini ileri süren Aktaş, buna karşılık kendisinin de ‘Mecbur ödeyeceğiz’ dediğini ifade etti. İddia ettiği görüşmelerin Aziz İhsan Aktaş tarafından kendisine aktarıldığını belirten Aktaş, görüşmelerde yer almadığını, ağabeyinden yardım istemesi üzerine görüşmeleri onun yaptığını söyledi.
“Akpolat’ın talimat verdiğine dair somut görgüm yok, duydum”
Aktaş, iddianameye konu işlerle ilgili olarak Rıza Akpolat’ın talimat verdiğine dair somut bir görgüsünün bulunmadığını, bunu duyduğunu söyledi. ‘Alican Abacı hak ediş ödemesi için bunu niye talep etti, görevi nedir?” sorusu üzerine Aktaş, “Bunu bana değil Abacı’ya sormanız gerekiyor. Belediye Başkan Yardımcısı ama bu soruya cevap vermek istemiyorum. Başkanın özel kalemi olduğu dönemler de olmuştu’ dedi.
Duruşma bugün devam edecek
Son olarak ise değişik suçlamalarla yargılanan Ümit Gözütok savunma yaparak üzerine atılı suçlamaları reddetti ve beraatını talep etti. Duruşma bugün saat 10:00’de devam edecek.













































