MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şöyle:
"Kürt kardeşlerimiz başka, SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür. Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi kuyruklu yalandır. SDG/YPG’nin, 27 Şubat İmralı Çağrısı’na muhalif hareket ettiği açıktır. SDG/YPG’nin provokasyonlarını ‘barış sürecini baltalama’ olarak gören bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir.
"ŞAM'IN GÜVENLİĞİ, ANKARA GÜVENLİĞİDİR"
Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da Ayn El Arab’dan Kamışlı’ya kadar faal hâlde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalıdır. Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği, Türk milletiyle bir ve aynıdır.
ABD VE DÜNYA'YA SESLENDİ
Filistin ve Gazze meselesinde Barışın Kurulu Başkanı Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı cumhurbaşkanı. Hodri meydan diyorum.
CHP'YE ELEŞTİRİLER
CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır; fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapılarıdır. Hatırlarsanız geçen haftaki grup konuşmamda en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine mahkûm edilmemesini, en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim; şu hususu “ama”, “fakat” demeden tekrar ediyorum.
Sözlerimizin sonuna kadar arkasındayız ve emeklilerimizin yanındayız. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar âlemlerine, akıbeti meçhul kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımızda da fikrimizde de hep Türkiye vardır, Türk milleti vardır.
Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhur İttifakı’nın ortağıdır ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle, Türkiye’nin kalkınması ve milletimizin huzur ile refahı için bütçe imkânları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir ve biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyor, teneke gürültüsüne ve tencere gürültüsüne kulak asmıyoruz; köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz.
"AYAK OYUNLARINIZA KANMAYIZ"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in emeklilerle ilgili değerlendirmeleri diline dolaması ve istismara kalkışması, kendisini bir kez daha boşa düşürmüştür. En son Hatay’da yaptığı konuşmayla Cumhur İttifakı’nın içine fitne sokmak, emeklilerimiz üzerinde fitne düzeneği kurmak istemiştir. Şayet verdikleri önergelerine destek vermezsek bizi emeklilere sahip çıkmamakla suçlayacaklarmış; bu tatlı su kurnazına diyorum ki geçiniz bunları, sizin önergenize destek olmayız, ayak oyunlarınıza kanmayız, hiç de güzel taktiklerinize pabuç bırakmayız. Varsa Türkiye’nin meselelerini çözmeye yönelik çalışmalarınızı paylaşın da görelim; biz havanda su dövmeyiz, bulanık suda balık avlamayız, çölde deve izi saymayız.
İmkânlar arttıkça emeklilerimizin durumu da iyileşecektir; inanıyoruz ki millî birlik ve beraberlikle yarınlarımız bugünden çok daha güçlü ve çok daha müreffeh olacaktır. CHP boş keseden sallarken Milliyetçi Hareket Partisi, vatandaşlarımızın geçim meselesini kalıcı çözüme kavuşturmak amacıyla ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir; asgari refah seviyesinin endeks üzerinden hesaplanması ve ailelere gelir desteği projesi bunlardan biridir.
Beslenme projesi, barınma projesi, giyim-kuşam projesi; bunlar Bilge Kağan’dan bu yana var olan esaslardır. Barınma, beslenme ve giyinme Türk’ün özüdür, Türk’ün politikasıdır. Vatandaşları pazar pazar dolaşıp soğanın, patatesin fiyatını saymak yerine beslenme projesinin nasıl hayata geçirileceğini anlatın. Konut meselesinde her gün ekranlara çıkıp yoksulu, emekliyi, işsizi istismar etmeye gerek yok, yaşanabilir ve güvenli konut edinmeyi sağlayacak projeler ortadadır. Hepsini toparlayan bütüncül sosyal politikalar seti budur; kurduğunuz ofislerin aklı bu projelere yetmez, ister Cumhurbaşkanlığı ofisi kurun ister Bakanlar Kurulu ya da gölge kabine oluşturun, bize yetişemezsiniz.
"TENCERE TAVA HEP AYNI HAVA"
Milliyetçi Hareket Partisi bu kadar hazırlıklı, bu kadar donanımlı ve bu kadar proje odaklı bir çalışma hâlindeyken, CHP’nin hâli şudur: Tencere, tava; hep aynı hava. Samimiyetsiz siyasetin sonu hüsranın uçurum dibidir, istismar siyasetinin sonu ise mutlaka hezimet çukurudur.
ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİ
İstanbul gündeminde yaşı henüz 17 olan Atlas Çağlayan isimli evladımız, “yan baktım” bahanesiyle 15 yaşındaki bir katil tarafından sokak ortasında katledilmiştir; müteessir bir hissiyatla diyorum ki Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekerrür etmiştir. Merhum Atlas evladımıza Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum. Suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gerekiyorsa mutlaka yapmalıyız.
Farkında mısınız; kaygı ve korkuları tırmandıran olaylar her gün birbirine eklemlenerek gözümüzün ta içine kadar sokuluyor. Farkında mısınız; Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ve tahriş ediliyor. Yine farkında mısınız; ahlak mevzimiz, bizi biz yapan değerler manzumesi biteviye yaylım ateşine maruz kalıyor. Cinnet, cinayet, sanal bahis, kumar, uyuşturucu, bireysel ve toplumsal şiddet eş zamanlı olarak mesafe alıyor, huzurumuz yutuluyor, sükûnetimiz yıpratılıyor, medeniyet mirasımız dört bir koldan hücuma uğruyor.
"ÜNLÜSÜ ÜNSÜZÜ BATAKLIKTA ÇIRPINIYOR"
Bakıyorsunuz sanatçı ve medya mensupları uyuşturucu batağında, ünlüsü ünsüzü bu bataklıkta çırpınıyor; makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü gözler önüne seriliyor. Bakıyorsunuz bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor; ülkemiz merhum Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü eserini adeta aratmıyor, önüne gelen Bihter, önüne gelen Behlül karakterine bürünüyor. Sorarım sizlere: Bize ne oldu, hangi ara bu kadar irtifa kaybettik, bu hâllere nasıl düştük; dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır? Merhum hocamız Prof. Dr. Nurettin Topçu’nun dediği gibi milliyetçiliğin davası ahlak davasıdır; bu davanın samimi ve faziletli sahiplerinin, çalışmalarının başında, işinde ve gayesinde her türlü siyaset ve menfaat hesaplarından mutlak suretle sıyrılmaları ve bunlardan uzak durmaları ilk şarttır.















































