Cumhuriyet Halk Partisi’nin, bir yıl önce tutuklanan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve belediye başkanlarına destek amacıyla başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi bu akşam Eyüpsultan’da düzenlendi. Saat 20.30’da başlayan miting öncesinde on binlerce İstanbullu Eyüpsultan’daki etkinlik alanını doldurdu. Partililer ve vatandaşlar, tutuklu bulunan İmamoğlu ile diğer belediye başkanlarına özgürlük talebini dile getirmek üzere bir araya geldi.
ÖZGÜR ÖZEL KONUŞTU
CHP Lideri Özgür Özel konuşmasına Nazım Hikmet'in 'Kerem gibi' şiiriyle başladı. Özel, "Tüm haksızlıklara direnmeye geldin bu meydana, hoşgeldin İstanbul" diyerek halkı selamladı. "Size bakınca görüyorum, karanlık hiçbir zaman kazanamayacak. Korkaklar değil, direnen cesaretli insanlar kazanacak. Biz kazanacağız." diyen Özel, 35 yılın ardından kazanılan Eyüpsultan Belediyesi'ndeki icraatları sıraladı. "Saraçhane'de 7 gece üst üste süren eylemlerden sonra adımımızı Maltepe'ye, Anadolu'ya atmıştık" diyen Özel, "İstanbul'un 39 ilçesine gittik, 'Orada güçlüyüz, Kadıköy'e gidelim' demedik. AKP'nin kalesi dedikleri yere gittik, kale siyasetini bitirdik. Tüm İstanbul, Tüm Anadolu, Tüm Trakya milletin kalesidir" ifadelerini kullandı.
"Toplamda 14 belediye başkanımız tutuklu" diyen Özel, tutuklu belediye başkanlarına selam gönderdi. Özel, şöyle devam etti:
“İddianameyi bekliyoruz. Yargılanmak için değil, yargılamak için iddianame bekliyoruz. İçeride olan arkadaşlarımızdan istenen cezayı alsalar yatarı olmayanlar tutuklu. İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu. Bir yandan hakkında hiçbir iddia olmayan, iddianame bekleyenler tutuklu. Tarihin bu en haksız ve acımasız sistemini AKP'nin kara düzenini şikayet ediyoruz. Bu zulme direneceğiz, teslim olmayacağız ama eninde sonunda biz kazanacağız.
"BÜTÜN MESELE ERDOĞAN'IN İMAMOĞLU KORKUSUDUR"
İmamoğlu'na yönetilen suçlamaları hatırlatan Özel, "Bir insan hem hırsız hem terörist hem casus olanbilir mi? Ben ömrümde rakibinden bu kadar korkan birini görmedim. Bütün Mesele Erdoğan'ın İmamoğlu korkusudur" ifadelerini kullandı. Özel, "Biz ilk gün durduğumuz yerdeyiz. Bu haksızlığa karşı tutuksuz yargılamayı savunuyoruz. Bu iftiralara karşı televizyonlardan canlı yayın istiyoruz" dedi. Özel, canlı yayın için kanun teklifinin AKP oylarıyla reddedildiğini belirterek "Duruşmayı canlı yayınlayamazlar, çünkü attıkları yalanın altında kaldılar" dedi. Özel, Gaziosmanpaşa Belediyesi'nde olduğu iddia edilen para kasasıyla ilgili TRT'nin stok görüntü kullandığını hatırlatarak "Sadece mühür çıktı, pırıl pırıl insanlara dünyanın en büyük iftiralarını attılar" ifadelerini kullandı. "Siz bu kumpaslara inanmadınız, kumpaslar, yalanlar çöktü, siz haklısınız" diyen Özel, halka teşekkür etti.
"5 EMEKLİ BİR ARAYA GELSE YOKSULLUKTAN KURTULAMAMAKTADIR"
Ekonominin durumuna değinen Özel, "Her geçen gün ekonomi kan kaybetmektedir. Bu şartlar altında emeklilere beklenenin çok altında bir sefalet maaşı verilmektir. Bugün yoksulluk sınırı 104 bin liradır. Açlık sınırı 32 bin liradır. Ama en düşük emekli maaşı 20 bin liradır. Yani 5 emekli bir araya gelse yoksulluktan kurtulamamaktadır" ifadelerini kullandı.
Emekli aylığı ve ikramiyelerine tepki gösteren Özel, "7 yıl önce 24 kilo et alan bayram ikramiyesi 4 kilo ete düşmüştür. Emekliler dünyanın en büyük vefasızlığıyla, sefalet ücretiyle karşı karşıyalar. Çünkü Erdoğan kendinden sonraki Cumhurbaşkanına engel olmak için yaptığı darbe ülkeyi bu hale getirmiştir" dedi. Köprülerin özelleştirilmesine yönelik tartışmalara da değinen Özel, "AKP altın yumurtlayan tavuğu satmaya niyetlenmiştir. Bu konuyu ilk gündeme getirdiğimizde toplumun yüzde 15'i biliyordu.
Örgütlerimizin sayesinde sizlerin sayesinde toplumun yarısı bundan haberdar oldu" dedi. "Toplumun büyük çoğunluğu bu ihanete karşı çıkmaktadır. Köprülerin satılmaması, Kanal İstanbul'un yapılmaması, emeklilerin ezilmemesi, asgari ücretli için, öğrencilerin boş beslenme çantasıyla okula gitmemesi için tek çare seçimdir. Bu ülkede geçim yoktur. Geçim yoksa seçim vardır" diyen Özel, erken seçim talebini yineledi.
"KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ"
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Özel, "İran'a demokrasi gelmesini beklesek de bu işi yapacak olan İranlıların kendisidir. Ellerin Iraklıların kanı olanlar, Netanyahu gibiler İran'a demokrasi getiremez. Buna sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır. 160 tane civciv ölse üzülürsün, sebebini ararsın. 160 tane kız çocuğu ABD-İsrail bombalarıyla öldürüldü, Batı sessiz. Biz Erdoğan'dan farklı olarak gücümüzü ABD'den almadığımız, okyanus ötesinde meşruiyet aramadığımız için Amerika'nın da İsrail'in de karşısında duruyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun İsrail'in soykırımı. Yazıklar olsun buna sessiz kalanlara" ifadelerini kullandı.
"VAKIFA ZORLA BAĞIŞ DEYİNCE BU İŞİN PATENTİ ERDOĞAN'DA"
Özel, sözlerine şöyle devam etti:
"Gözü dönmüş İsrail, dizginlenemez Trump bunları yapınca herkes Türkiye'nin güvenliğini konuşmaya başladı. İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye'nin birliğini, uluslararası meseleleri siyaset üstünde ele alınmasını savunduk. Ama ABD-İsrail, İran'a saldırdığı saatlerde, AKP Bolu'ya saldırdı. Mahkemeye çıkardılar, sorulan soru 'Sen bunlara zorla bağış yaptırdın mı'. Gören de Tanju'nun cebine bir şey girdi sanır. Olayın gerçeği şu, Bolu'da bir vakıf kuruluyor. Görevi yoksul öğrenciye burs vermek. AKP'li de MHP'li de var.
Bolu'da Tanju'nun bir derdi var, 3 harfli marketler. Bu marketler geliyorlar, her sokağa açılıp esnafı batırıyorlar. Sonra vergiyi başka yerde veriyorlar, Bolu'ya hiçbir faydaları yok. Bunlara diyorlar ki siz bu vakfa yardım yapacaksınız, karşılığında reklam panolarına isminiz yazılacak. Başka bir şey yok. Tanju'nun suçu, yoksul çocuk okutmak için 3 harflileri bağış yapmaya yönlendirmek. Kartalkaya yangınından AKP'lileri aklamak ve başkalarını suçlamak isteyen Başsavcı buradan husumetle hiçbir şey bulamamış, vakıf üzerinden suç bulup Tanju'yu suçlamış". Tanju Özcan'ı dün ziyaret ettiğini söyleyen Özel, Özcan'a "Senin suçun buysa bütün CHP'liler seninle gurur duyuyoruz" dediğini söyledi.
Özel, Erdoğan'a seslenerek şöyle devam etti:
"Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. TÜRGEV'e, Okçuluk Vakfı'na, TÜGVA'ya paraları milletten yatırtmayı bırak, belediyelerden aktaran sensin. O vakıflar sadece burs vermiyor, her türlü imtiyazı veriyor, bunun için yasa çıkaran sensin. Vakfa zorla bağış deyince bu işin patenti Erdoğan'da. Her vakfın başında ya evladı, ya eşi, ya gelini, ya damadı. Utanmadan Tanju gibi sadece yoksulu düşünen insanlara hesap sormaya kalkıyor."
"Geçen hafta dünyanın en gerçek fıkrasını anlatmıştım, duydunuz mu?" diyen Özel, şunları kaydetti:
"Diplomasız Erdoğan demişim, dava açmış. Hakim soruyor, 'Davayı neden açtınız', diyorlar ki 'Davalı Özgür Özel, otobüsün üzerinden müvekkilimiz Erdoğan'ın diplomasının olmadığını iddia ederek slogan attırdı.' 'Var mı' diyor benim avukat, 'var' diyorlar. Benim avukat 'Göster, sun dosyaya' diyor, 'sunamam' diyor. Hakim kızıyor, diyor 'Dava açmaya gelmişsin, diplomasız dedi diye kızıyorsun, göster diyor göstermiyorsun. Sun dosyaya'. Bu da itiraz ediyor hemen, reddi hakim dilekçesi yazıyor: 'Hakim müvekkilim Erdoğan'ın diplomasına özel bir merak duyduğundan, diplomayı sunduğundan tarafsız görünmüyor, Erdoğan'a karşıdır, hakimin reddine'. Erdoğan'a anlattım, ne yapıyormuş, avukatlarına kızıyormuş. Kızma kimseye, çıkar diplomayı. Hala dosyaya diploma sunulmuş değil. Erdoğan'ın diplomasını gören yok".
EKREM İMAMOĞLU'NUN MESAJI OKUNDU
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mesajını aktardı:
"“Kıymetli vatandaşlarım, çok değerli hanımefendiler, sevgili beyefendiler, cesur yürekli gençler, başımın tacı çocuklar… Silivri’den Eyüpsultan’a, Kağıthane’ye, canım hemşerilerime büyük bir merhaba, sevgi dolu bir selam yolluyorum. Her birinizi tek tek, hasretle kucaklıyorum. Partimizin halkçı ve icraatçı uygulamalarını Eyüpsultan’da hayata geçiren, hemşerilerimize canla başla hizmet eden kıymetli başkanım Mithat Bülent Özmen’e teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgili hemşerilerim; son bir yıldır, siyasetin yargı eliyle yaptığı en büyük operasyonlardan biriyle mücadele ediyoruz.
Hakkımızda yoğun karalama faaliyetleri yürütülen bu süreçte, ailelerimiz dahi hedef alınarak iftiralarla yıpratılmaya çalışılıyor. Bizim ise 2019’dan bu yana tek amacımız, hiçbir ayrım gözetmeksizin İstanbul’un tüm ilçelerine eşit oranda hizmet etmektir. İşte Eyüpsultan ve Kağıthane… Her ikisine de her zaman aynı özenle, aynı gayretle hizmet etmeye çalıştık.
“EYÜPSULTAN’A DA KAĞITHANE’YE DE HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERDİK”
“Her iki ilçemizde yaşayan vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran T5 Haliç-Tramvay Hattı’nı hizmete sunduk. Avrupa Yakası'nın ilk tam otomatik sürücüsüz metro hattı olan Yıldız-Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı'yla, Eyüpsultan’a ve Kağıthane’ye ulaşımı rahatlattık. İlçelerimizin altyapı sorunlarını çözdük. Haliç Su Sporları Merkezi’ni, Cendere Yaşam Vadisi’nin 1. etap 1. kısmı hizmete açtık. Artİstanbul Feshane’yi, Biyometanizasyon tesisimizi, Türkiye'nin ilk, Avrupa'nın en büyük atık yakma tesisi olan Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi'ni hizmete açtık. Yurtlarımızla öğrencilerimizin, bölgesel istihdam ofislerimizle iş arayan vatandaşlarımızın, daha önce örneği görülmemiş desteklerle tüm dar gelirli hemşerilerimizin yanında olduk. Milletin parasını, yine milletin hayatını kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için harcadık. Eyüpsultan’a da Kağıthane’ye de hak ettiği değeri verdik”.
“BİR UÇURUMUN KIYISINDAYIZ”
“Bizler, hiçbir ayrım gözetmeden vatandaşımıza en iyi hizmeti sunmaya çalışırken, iktidar sahipleri ayrıştıran, kutuplaştıran politikalarıyla ülkemizi bir uçurumun kıyısına sürükledi. Ekonomide bir uçurumun kıyısındayız. Demokraside, adalette, eğitimde, sağlıkta, dış politikada bir uçurumun kıyısındayız. Ya milletçe birbirimize güvenerek kenetleneceğiz ve huzura, refaha kavuşacağız ya da bir kötü aklın, ayrıcalıklı, dar bir zümrenin hırslarına geleceğimizi kurban edeceğiz.
Hepimiz zorlu bir dönemde, ağır görev ve sorumluluklar altındayız. Fakat ne olursa olsun, milletin temsilcilerine diz çöktürmeye çalışanların, milli iradeyi baskı altına almaya gayret edenlerin önünde boyun eğmeyeceğiz. Mücadelemiz, çok partili demokratik rejime son verme niyetini açıkça ortaya koymuş bir avuç insana karşı 86 milyonun demokrasi, adalet ve hürriyet mücadelesidir. Mücadelemiz, herkesin hak ettiği yaşam standartlarına kavuştuğu, özgür, mutlu ve güvenli bir Türkiye kurma mücadelesidir”.
“BU MÜCADELEDE DURAKLAMAYA, AYRIŞMAYA YER YOKTUR”
“Bu mücadelede duraklamaya, ayrışmaya yer yoktur. Bugünkü mücadele azim ve kararlılığımızı dalga dalga büyütmeye devam edeceğiz. Ülkemize adaleti, hürriyeti ve refahı getirene kadar asla durmayacağız. Baştan sona adaletle işleyen, herkesin daha iyi, daha rahat, daha özgür yaşamasını hedefleyen, üretim odaklı, bereketli bir düzen kuracağız. Bu yeni düzenin hiçbir yerinde partizanlık olmayacak, liyakatsizlik olmayacak. Milletime inancım, güvenim sonsuzdur. Sizleri çok seviyorum. Değerinizi bilin, kendinize güvenin. Kim ne planlar ne kumpaslar kurarsa kursun, son sözü siz söyleyeceksiniz. Bu ülkenin geleceği sizinle aydınlanacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı”.












































