Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de görülen davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.
Mahkeme heyetinin tahliye kararı verdiği isimler şöyle:
Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi İbrahim Koçyiğit, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, Esenyurt Belediyesi çalışanları Müzeyyen Karakaş, Cem Alper Akyüz, Mert Çelik ve Ali Fırat Baycan, İSFALT Muhasebe Müdürü Oktay Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın makam şoförü Mehmet Ataş. Tahliye kararı verilen sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartı uygulandı. Heyet, diğer 24 sanığın tutukluluğunun devamına hükmetti. Duruşma, 9 Şubat Pazartesi gününe ertelendi.
ZEYDAN KARALAR'DAN İLK AÇIKLAMA
Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar, hakkında tahliye kararı verilmesinin ardından 8,5 aydır tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Cezaevi’nden çıktı. Saat 22.15 itibariyle cezaevinden ayrılan Karalar, memleketi Adana’ya gideceğini söyledi. Cezaevinde kalan kişilerin adlarını sıralayan Zeydan Karalar, “Onları bırakıp çıkmak buruk bir sevinç” dedi. Karalar, tüm tutukluların çok yakında özgürlüğüne kavuşacaklarına inandığını ifade etti.
ÖZGÜR ÖZEL: "OLMASI GEREKEN OLDU"
6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Adıyaman’da bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’nin canlı yayın konuğu oldu. CHP Lideri Özel, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında verilen tahliye kararını şöyle değerlendirdi:
“Haksız bir tutukluluk hali sona ermiş oldu. 212 gündür Zeydan Karalar tutuklu. Bu iddialarla 212 dakika bile meşgul edilmesi, 212 dakika Adana'ya hizmet etmek yerine başka bir şeyle meşgul edilmesi yanlışken 212 gün, yedi ay boyunca gözü gibi baktığı, evladı gibi sevdiği Adana'dan mahrum bırakıldı. Adana ondan mahrum kaldı. Bugün verilen karar, sonuçta doğru karar ama bundan önce 212 gündür yapılan yanlış. Bundan 11 yıl önce Zeydan Karalar, kendisinden önceki belediyenin verdiği bir ihalenin ödemelerini yapıyor. Diyorlar ki ‘Ödemeleri düzenli alamıyordu. Sen ondan bir şey istedin. Biriyle ilişkilendirdin. Ondan sonra aldı.’ Zeydan Karalar ilk günden ortaya çıkardı ki belediye başkanı olduğu günden iddia edilen güne kadar da aynı düzende almış, sonrasında da aynı düzende almış. İşin enteresanı, ihale bitince bir daha oraya ihale de vermemiş.
O işleri kendi yapmaya başlamış. Ama yani amaç Adana'da Zeydan Karalar efsanesine çelme çakmak olunca, amaç Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığına yürüyüşüne, CHP’nin iktidar yürüyüşüne çelme çakmak olunca, şu deprem şehrinde iki kişiden birinin fazlasının oyunu alarak bir ilin tam mutabakatıyla neredeyse seçilen belediye başkanını bile aldılar, götürdüler, sonra ev hapsine koydular. Yani Adıyaman'da 24 saatin 20 saatini Adıyaman için koşan Abdurrahman Tutdere’ye ‘Evde otur, Adıyaman'a hizmet etme’ bile dediler bir süre.
"YAZIKLAR OLSUN"
Burada bir iyi niyet yok, hukuk yok. Olsa bugünkü değerlendirme zaten teknik bir değerlendirme. Zeydan Karalar’a istenen cezayı verseler bile yatarı kalmadı çünkü. Suçun iddia edildiği tarih, yatarı yok zaten. Esas 20 Şubat'ta hukuki bir değerlendirme yapacak hakim. Tutuksuz sanıkların da tamamını yaptıktan sonra. Oradan sonra biz tüm tutuklu arkadaşlarımızın artık tutuksuz yargılanmasını bekliyoruz. İddialar var, kanıt yok. Buna karşı arkadaşlarımızın yaptığı savunmalar ortada. Ortaya koydukları lehlerine deliller ortada ki savcı dediğin kişi esas aleyhe olduğu gibi lehe de delil toplar. Belediye başkanımızla ilgili bir şüphesi var.
MASAK’tan rapor soruyor. Rapor aleyhimize olsa dosyanın bir numaralı delili olacak. Lehimize, dosyaya eklemiyor. Koysana. Devletin kurumunu meşgul etmişsin o kadar. Koy, ‘Bir şey çıkmadı’ de, hakim de görsün. Bilirkişiden rapor alıyorlar. Arkadaşlarımızın aleyhine yazarsa bilirkişi önce A Haber'e, TGRT'ye, sonra dosyaya; lehine dünya kadar görüş var, hiçbiri dosyada yok. Olacak iş değil. O yüzden bugün yaşanan olması gereken oldu. 212 gün Adana'yı Zeydan Başkan'dan, Zeydan Başkan’ı Adana'dan mahrum edenlere yazıklar olsun. Hakimin bugünkü kararı doğru. Ama öncesinde yapılan büyük bir haksızlık”.
"20 ŞUBAT’A KADAR ARA KARAR BEKLEMİYORUM"
Özel, “Başka isimlerin tahliye edilmesine ilişkin beklentiniz var mı” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Bu ara karar zaten arkadaşlarımızın hakları olan aylık tutukluluk incelemesine denk gelen, 6 Şubat günü, yani yarın kurması gereken ara karar bu, onu yaptı. Esas 20 Şubat günü bu yargılamanın ilk safhasından sonra bir hukuki değerlendirmeyle bir karar çıkacak. Bunun dışında 20 Şubat'a kadar ben bir ara karar beklemiyorum. Yine de hukukçu arkadaşlar daha iyisini bilir ama 20 Şubat günü itibarıyla veya bir gün öncesi, bir gün sonrası bu yargılama birinci kısım yargılamayla ilgili bir karar verecek. Ben orası için, yani Ceyhan, Seyhan için hem Utku Caner Çaykara için hem dün savunmasını gördünüz Rıza Akpolat için… Rıza Akpolat'ı buldukları herkesi, ailesiyle tehdit edip Rıza’ya iftira attırtıyorlar. Ama bir tane bir kanıt yok ortada, bir kör kuruş yok.
700 yıla yakın istendiği için söylüyorum; Rıza arkadaşımız, kardeşimiz orada, şunu söyledi gözlerinin içine baka baka ‘Bana avukat yolladılar. Dediler ki ‘CHP'nin kurultayıyla ilgili bir iftira at, hemen çık.’ Atmadığım için buradayım.’ Rıza Akpolat partililiğinden dolayı orada duruyor. Ve çok net bir şey var: CHP'nin kurultayını çok denediler olmadı, Rıza Akpolat'a 700 yıl koyuyor. Sonra bir avukat yolluyor ki o avukatın ismi ortaya çıktığında… Savcı bir harekete geçsene ‘Hangi avukat bu’ diye. Herkes görecek. Geçtiğimiz günlerde de danışıklı dönüş mü yapıyorlar, yoksa o onu mu kandırıyor?
Sabah Gazetesi’nde, Ekrem İmamoğlu'na güya arada 25 metre olan ve bütün herkesin tanık olduğu bir yerde, ters bir hareket yaptığı iddia edilen gazeteci arkadaşla ilgili -oysaki ‘Sağ ol Başkanım’ demiş sadece- iftira eden avukat. Ya da ben o gazeteci arkadaşı ziyaret ettim. Başta, sonda kucaklaştık. Tepemizde kamera. ’19 Mart'tan sonra mucize yarattınız başkanım’ diyene. Güya bana demiş ki ‘Yer değiştirebiliriz hapse düşebilirsin.’ O iftiraları atan avukat, Rıza Akpolat'a da gidip ‘Kurultay davasında yalan at ve serbest kal’ diyen avukat. Bunların hepsinin yargılandığı gün ancak ‘oh’ diyeceğim. Hepsini biliyorum, hepsini takip ediyorum. O Sabah Gazetesi’ndeki karış karış iftira atanı da biliyorum. Onun dayanak gösterdiği avukatın da neler karıştırdığını, ne olduğunu biliyorum. Hepsinden hesabı sorulacak ama sabırla, dirençle, adım adım hem adaleti hem sandığı koruyacağız. Bu işleri eninde sonunda sandık paklayacak”.
"İFTİRA DÜZENİNİN BİR BÜTÜN OLDUĞUNU GÖRMELERİ GEREKİR"
Özel, eski AK Partili Şamil Tayyar’ın Zeydan Karalar’ın tahliyesine ilişkin kullandığı, “Karar doğru ve yerinde bir karardır. Karalar, siyasi polemik yapmak yerine hukuki zeminde kendini savunmaya çalıştı” ifadelerini şöyle değerlendirdi:
“Zeydan Karalar gayet siyasi bir savunma yaptı. Zeydan Karalar'ın ifadesinde biz oradaydık. Zeydan Karalar kendisine karşı girişilmiş olan kumpası yerle bir etti. Partisine sahip çıkan, CHP’ye sahip çıkan, şehrine sahip çıkan, kendine ve ekibine sahip çıkan aslanlar gibi bir savunma yaptı. Ama ‘Hukuki karar, doğru karar’ diyorsa Şamil Tayyar doğru söylemiştir. Zaman zaman böyle önemli bulduğum değerlendirmeleri oluyor. AK Parti tarafından tek tük de olsa bunların geliyor olması önemlidir, kıymetlidir. Ama bunu bütün arkadaşlarımız adına görmeleri ve bu iftira düzeninin bir bütün olduğunu görmeleri gerekir.
Yani Zeydan Karalar'a atılan iftira çöktü de öbür taraftan Seyhan'a, Ceyhan'a, Rıza Başkan'a, Utku Caner Çaykara'ya atılanlar çökmedi mi? Veya sırf Gaziosmanpaşa Belediyesi'ne çökmek için ya da Büyükçekmece Belediyemize çökmek için başkanlarımızı aldılar, içeri koydular, Bayrampaşa'ya çökmek için ve oralarda belediye yönetimini ele geçirdiler, Gaziosmanpaşa’da ele geçirdiler, Bayrampaşa'da geçirdiler. İddianame yok daha. Ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız hiçbir suçu olmadan, hiçbir şeyle suçlanamadan, hakkında iddianame yazılamadan yedi aydır içeride tutuluyor.
Olacak iş değil. Nasıl Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk, FETÖ’nün bir bütün kumpas davasıydıysa İBB davası da, bu dava da Adana'ya atılan iftiralar da Antalya'ya atılan iftiralar da bir bütün olarak CHP belediyeciliğini milletin gönlünde yer edip CHP'yi iktidara, Ekrem İmamoğlu'nu cumhurbaşkanlığına taşıdığı sürece karşı kurulmuş bütünleşik bir kumpastır. Bu tip kumpaslar hep birlikte çöker. Böyle parça parça çökmez”.












































