• BIST 109.130
  • Altın 271,759
  • Dolar 5,7550
  • Euro 6,3784
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 11 °C

Çağın tehlikesi diyabete dikkat

Çağın tehlikesi diyabete dikkat
Memorial Diyarbakır Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Bölümü'nden Prof.

Memorial Diyarbakır Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Şehmus Özmen, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle, diyabet hastalığı, yol açtığı olumsuz durumlar ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.

Diyabetin, Türkiye ve dünyada öneminin giderek anlaşılan bir halk sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Özmen, dünya nüfusunun ortalama yüzde 9'unun, Türkiye'de ise 15-20 yaş üzeri kişilerin yüzde 15'inin bu hastalıktan etkilendiğini söyledi. Prof. Dr. Özmen, "Diyabetin 2 türünden biri olan tip 2 diyabet, çocukluk çağında pek görülmese de esas olarak orta yaş ve üzeri kişilerde ortaya çıkmaktadır. Hastalığın diğer türü olan Tip 1 diyabet ise insülin hormonlarının eksikliği sonucu ortaya çıkmakta ve sıklıkla çocukluk ve gençlik döneminde görülmektedir. Aşırı şişman kişiler ve ailesinde diyabet hastası olanlar Tip 2 diyabet açısından risk altındadır. Ayrıca pankreas hastalıkları ve ameliyatları ile hipertiroidi, akromegali gibi bazı hormon hastalıkları da Tip 2 diyabete yol açabilmektedir. Diyabet hastalarının ortalama yüzde 90-95'ini Tip 2 diyabet oluşturmaktadır. Tip 1 ve Tip 2 diyabetin en önemli nedenlerinden biri genetik faktörlerdir. Ancak Tip 2 diyabette genetik faktörler daha büyük rol oynamaktadır. Bu nedenle ailesinde diyabet hastası olanlar varsa mutlaka uzman bir doktora başvurmalı ve gerekli tetkikleri yaptırmalıdır. Tip 2 diyabet erkeklerde daha fazla görülmesine rağmen, kadınlarda daha ağır sonuçlar doğurabilir. Her iki cinsiyette de şikayetler aynıdır. Tedavi edilmediğinde birçok sağlık sorununu beraberinde getiren diyabet; böbreklerde, sinirlerde ve gözlerde hasara, ayaklarda yaralara, cinsel sorunlara yol açabilir" dedi.

Tedavideki amaç kandaki şeker düzeyinin kontrolü

Diyabet tedavisinde amacın, kan şekerini hedeflenen aralıkta tutarak şikayetlerin gelişimini önlemek veya ortaya çıkmış şikayetlerin seyrini yavaşlatmak olduğunu aktaran Prof. Dr. Özmen, şöyle devam etti:

"Düzenli yapılan kontroller, kan şekeri seviyesini mümkün olduğunca normale en yakın tutmak demektir. İlk adım olarak beslenmenin düzenlenmesi gerekir. Özellikle ihtiyaçtan fazla tüketilen karbonhidrat içerikli besinler, kan şekeri seviyelerini yükseltir. Bu nedenle beslenme konusunda, beslenme ve diyet uzmanlarından destek alınabilir. Düzenli egzersiz ve spor, tüm diyabet hastalarının hayatında önemli bir öğedir. Spor ve egzersiz, hem kas hücrelerinin şekeri etkili bir şekilde kullanmasını hem de kandaki şekerin normal düzeylerde kalmasını sağlar. Tansiyon ve kilo kontrolü, tuz tüketiminin kısıtlanması, sigara ve alkolün bırakılması, hareketli yaşam hastalığın tedavisinde etkin rol oynamaktadır. Ayrıca, aşırı kilolu Tip 2 diyabet hastalarının kilo vermesine yardımcı olur. Hayat tarzı değişikliklerinin yanı sıra Tip 2 diyabet hastaları kan şekeri düzenini sağlamak için ağızdan alınan ilaçlar veya insüline ihtiyaç duyarlar. Doktorun belirlediği dozlarda alınan ilaçlar düzenli şekilde kullanılmalı, belirli aralıklarda doktor kontrolleri ihmal edilmemelidir. Unutulmamalıdır ki hastalığı kontrol altında tutulan, doktorun önerilerine uyan diyabet hastaları, normal sağlıklı insanlar gibi bir yaşam sürdürebilir."

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim