• BIST 102.936
  • Altın 227,276
  • Dolar 5,3209
  • Euro 6,0375
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 10 °C

Bir ‘aydın direnişi’ lâzım

Servet Avcı

‘Hayır’ diyecek... Nasıl o kızdığında üniversite hocalarına veya hukukçuya   “Cüppeni çıkar da gel, siyasete gir” diyebiliyorsa, birileri de ona “Makamı bırak, siyasetçi rozetini at, tarih eğitimi al da gel”  diyecek...
Akademik namusunu konjonktüre feda etmemiş bilim adamları lâzım bize...  “Senin krize giren uluslararası itibarını kurtarma formülü olarak bu tuttuğun yol, yol değil”  diye diklenecek, ‘şahsî meşruiyet’i yeniden diriltmek için Ermeni diasporasına göz kırpmaya karşı sesini yükseltecek...  “Türkiye’nin yıllardır savunageldiği ‘arşivleri karşılıklı açmak ve tarihi tarihçilere bırakmak’tezini, ‘günlük siyasî krizleri’ni aşma uğruna kurban edemezsin”  diyebilecek, yürekli ve organize tavır koyacak...  “Siyasette her üşüdüğünde ısınmak için evi yakamazsın, o ev bizim devletimizdir, vatanımızdan, tarihimizdir”  diye direnecek...
Yoksa dün ‘Dersim isyanı’yla ilgili sözde ‘tabuları yıkıyorum’ diye ama gerçekte CHP’ye gol atmak için dilenen özür siyasetinin buralara varacağını tahmin etmek gerekiyordu... Baktı ki, tarihçilerin alanına girip, oradan siyasî cevher çıkarmak mümkün, üstelik ciddi bir direniş de yok, doğruluğu yanlışlığı hesaplamadan, devlete ve millete maliyetini umursamadan saldırıyor... 
Son ‘taziye’ye krizini ‘Ermeni sempatisi’yle değil, daha çok dünyada daralan ve soluklanmakta zorlanan bir anlayışın ‘hayata tutunma’ arayışı olarak okumak gerekiyor... Bunu yaparken, Türkiye’nin ne gibi bir zorluğa savrulduğu, bu açıklamaların kısa zamanda Türkiye’nin önüne ne gibi ağır faturalar getireceği, Türklük adına nasıl itiraf niteliği taşıdığı onun açısından çok da önemli değil... Çünkü burada asıl önemli olan, giderek yalnızlaşılan dünyada, bu konu üzerinden yeni açılım sağlamak... 
İktidarda kalma uğruna gözünü karartan, iktidardan düştükten sonra kendilerini ve yakınlarını nasıl bir hayatın beklediğini düşündükçe içi ürperen ve iktidarda kalma uğruna devletin ‘kabuller’ini yerle bir etmekten başka çaresi kalmayan bir anlayış kendince doğruyu yapmakta 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim