• BIST 84.208
  • Altın 147,142
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 8 °C

Kadına yönelik şiddet bir kadın sorunu değil, toplumsal bir sorundur

Kadına yönelik şiddet bir kadın sorunu değil, toplumsal bir sorundur
Aile ve Evlilik Terapisti Dr. Obengül Ejder, "Kadın cinayetlerinin ana haber bültenlerinde ya da gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde sıradanlaşıyorsa,...

Aile ve Evlilik Terapisti Dr. Obengül Ejder, "Kadın cinayetlerinin ana haber bültenlerinde ya da gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde sıradanlaşıyorsa, artık okumak bile istemiyorsak, şahit olmamak için gözlerimizi kapatıyor, kulaklarımızı tıkıyorsak daha çok karanlık günler var demektir önümüzde." dedi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle açıklama yapan Dr. Obengül Ejder, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin ürkütücü boyutlara ulaştığına dikkati çekerek, "Türkiye denilince "kadına şiddet uygulayan insanların ülkesi" akla gelmeye başladı." diye konuştu.

Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin giderek artmasının en büyük nedeninin "eğitimsizlik" olduğuna dikkati çeken Dr. Ejder, "Cinsel tabular, her geçen günü iyiye gideceğine daha da kötüye gidiyor. Aileler daha kendileri cinsellik hakkında doğru bilgiler bilmiyorken çocuklarını nasıl eğitsinler? Doğal olarak çocukları da bilgisiz, birçok hurafe, yanlış dini bilgisi ve yanlış cinsel mitlerle donanıyorlar, sonuç ortada." şeklinde konuştu.

"2016 Türkiye'sinde eğer hala kadına yönelik şiddetten bahsediliyorsa, şiddeti önlemek için yeterince önlemler alınamıyorsa, şiddetin boyutu ölüme kadar gidiyorsa, sadece devletin ilgili kurumları değil, bu ülkenin bütün bireyleri bu kötü tablodan sorumludur." diyen Terapist Dr. Ejder, yaptığı açıklamada kadına yönelik şiddetin nerede ve nasıl patlama yaptığı, şiddetin psikolojisi ve şiddetten bağımsız bir toplum için ebeveynlere düşen rolleri anlattı.

"Kadınlar erkek egemen toplumlarda daha sık şiddete maruz kalıyor. Aynı zamanda toplumun hukuksal, ekonomik, geleneksel, siyasal ve eğitimsel yapısı içinde kadın ayrımcılığa uğruyor ve erkeğe bağımlı olmak zorunda kalıyor. Erkeğin yasalardan ve ataerkil geleneklerden kaynaklanan üstün konumu, kadının erkeğe hizmet etmesi ve erkeğin alınacak kararlarda söz sahibi olmasını "doğal" gören bir bakış açısına sahip olması da maalesef şiddeti besliyor."

Şiddet denilince akla sadece fiziksel şiddet gelmesine karşın, kadınlara yönelik şiddetin her boyutta olduğunu ifade eden Dr. Obengül Ejder bunları, fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik şiddet olarak sıraladı.

Kendileri de duygusal ya da fiziksel istismara uğramış, anne ya da kardeşleri de şiddet görmüş kişilerin daha fazla şiddet eğiliminde olduğunu kaydeden Aile ve evlilik Terapisti Dr. Obengül Ejder, "Küçükken terk edilmiş, ebeveynlerini kaybetmiş ya da ailelerinden zorla uzaklaştırılmış; şizofreni, antisosyal kişilik bozukluğu gibi psikiyatrik tanı almış erkeklerin şiddet eğilimlerinin daha fazla olduğunu görüyoruz." dedi.

Dr. Obengül Ejder açıklamasında son olarak giderek yaygınlaşan çocuk yaştaki evliliklere de değindi. Türkiye'de Kız çocuklarının şiddetle ilk ailelerinde tanıştıklarını, anne ya da babaları tarafından güç kullanılarak bastırılmaya çalışıldıklarını ifade eden Dr. Ejder, evlendirilen çocukların Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu vurguladı. Dr. Ejder, "Çocuktan doktor, mühendis, avukat, öğretmen, mimar ve sanatçı olur; ama asla gelin olmaz, olmamalı." şeklinde konuştu.

Cihan

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim