• BIST 107.041
  • Altın 142,708
  • Dolar 3,5625
  • Euro 4,1456
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 29 °C

İnsanlar neden öfkelenir?

Öfke insanların olağan bir tepkisidir. Peki neden öfkeleniyoruz?
En ufak şeylere bağırıyor, kavga çıkarıyor bazen de ortada hiçbir sebep yokken başımızı derde sokabiliyoruz. Oysa öfke de sevmek, nefret etmek, mutlu olmak gibi bir duygu. Farkı ise gerisinde var olan başka duyguları gizleyen bir duygu olması. Öfkeli insanları maske takmış kişiler olarak tanımlayan Uzman Psikolog Süleyman Hecebil, “Öfke, mutlu olmak gibi doğal bir duygu. Bu duygunun doğal olmayan şekli, kişinin kendisine, çevresine zarar verecek şekilde ortaya çıkmasından kaynaklanıyor. Böyle olduğunda kişinin ilişkileri riske giriyor, çevresindeki insanlar zarar görmeye başlıyor. Öfkeyi kontrol etmek için ise önce öfkenin doğal bir duygu olduğunu kabul etmek gerekiyor” diyor.
 
İstenmeyen sonuçlar
 
Öfkelenmemize neden olan birçok sebep bulunuyor. Bu sebeplerden biri istenmeyen sonuçlarla karşılaşmamız oluyor. Örneğin mağazada alışveriş yapıp kasaya geldiğimizde kredi kartımız onay vermezse aldığımız şeyleri kasada bırakmak zorunda kaldığımızda öfkeleniyoruz. Sevdiğimiz birinden aynı karşılığı alamıyorsak ya da bir yere gitmemiz gerekirken trafik yüzünden gidemiyorsak öfkeleniyoruz.
 
Beklentiler
 
Beklentilerimiz karşılanmadığında da öfkeleniyoruz. Örneğin terfi edemediğimizde öfkeleniyoruz, eşimiz beklentilerimizi karşılamadığında öfkelenebiliyoruz. Günlük yaşamdan beklentilerimiz gerçekleşmediğinde de tepkimizi öfke göstererek veriyoruz.
 
Engellenme
 
Bir engel ortaya çıktığında, bizi kısıtlayan bir durum olduğunda öfkeleniyoruz. Psikolog Süleyman Hecebil, "Örneğin ergen bir çocuğa dışarı çıkamazsın denildiğinde öfkeleniyor. İnsanlar en çok trafikte öfke yaşıyor çünkü ulaşmak istedikleri yere ulaşmakta zorluk çekiyor ve engelleniyor. İstedikleri gibi davranamıyor ve çaresizlik içinde uzun süre trafikte kalabiliyorlar" diyor. Psikolog Süleyman Hecebil, "Öfke nedeniyle bize başvuran kişilerin aslında neye öfkelendiğini bulmaya çalışıyoruz, neyi maskelemeye çalıştığını öğrenmek istiyoruz. Eğer korkuyorsa, yetersizlik duygusu yaşıyorsa o duyguyu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Çünkü öfke aslında başka bir duygunun ifadesi oluyor" diyor.
 
Kaygı
 
Kaygılandığımızda ve korktuğumuzda öfkeleniyoruz. Özellikle çocuklarımıza bu nedenle zarar verebiliyoruz. İyi anne ya da baba olamama, iyi çocuk yetiştirememe kaygısı ve korkusu çocuğu kontrol etme isteğini doğuruyor. Bir anne ya da baba çocuğunu kontrol ederse daha iyi bir ebeveyn olacağını düşünüyor. Olayları kontrol edemeyeceğimizi gördüğümüzde ya da işlerin kontrolden çıktığını fark ettiğimizde korku yaşıyoruz. Fakat bu durumda 'Korkuyorum' ya da 'Kaygılanıyorum' diyemiyor tam aksine maskelenmiş bir biçimde tepki veriyoruz. Gerçek duygumuz kaygı olsa da ifade ettiğimiz duygu öfke oluyor.
 
Haksızlık
 
Haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüzde de öfkeleniyoruz. Haksızlığa uğramak demek kaale alınmamak anlamına geliyor. Sınıfta bir öğrenci öğretmeni ya da diğer öğrenciler tarafından dikkate alınmıyorsa kendini bir şekilde var edemiyorsa, dersi dinleyerek kendini gösteremiyorsa, 'Sen bizim için değerlisin' mesajını alamıyorsa öfkelenmeye başlıyor. Bunu da saldırganlık gibi öfke davranışıyla gösterebiliyor. Aynı şey ilişkilerde de geçerli oluyor. Eşimiz tarafından önemsenmediğimizi ve anlaşılmadığımızı hissettiğimiz durumlarda öfkeleniyoruz. Ama 'Ben kendimi senin yanında önemsenmemiş hissediyorum' değil, tamamen öfkelenerek 'Beni dinlemiyorsun, beni önemsemiyorsun' gibi öfke duygusuyla ifade ediyoruz.
 
İthal öfke
 
Öfke bazen de ithal edilmiş oluyor yani anne ve babalarımızdan bize aktarılmış olabiliyor. Çocukluk dönemimizde kendimizle ilgili bazı kararlar veriyoruz. Örneğin bir problemi nasıl çözeceğimize ilişkin kararları bu dönemde veriyoruz. Psikolog Süleyman Hecebil, "Eğer öfke evdeki ilişkilerde işe yarıyorsa, öfkelenen kişinin hayatını kolaylaştırıyorsa çocuk 'Öfkeli olursam insanlara kendimi daha kolay kabul ettirebilirim' diye düşünüyor. Her şey öfkeyle ifade edilebilir sonucuna varıyor. Bazen de öfkenin çok yoğun olduğu ailelerde eğer baba çok öfkeliyse ve anneye sözel ve fiziksel şiddet uyguluyorsa bunu gören çocuk 'Babam gibi olmayacağım, annem gibi olacağım' diye bir karar veriyor. Her eşcinselliğin arkasında böyle bir sebep olduğunu söyleyemesek de bazılarında bu durum yaşanabiliyor. Ayrıca kızdığınız şeylerin bazılarına baktığınızda aslında anne ve babanızın kızdığı şeylere öfkelendiğinizi görürsünüz" diyor.
 
Öfkelendiğimizde vücudumuzda başka bir kimyasal denge ortaya çıkıyor. Serotonin azalmaya başlıyor ve bu hormonun azalması depresyona girmemize neden oluyor.
 
Yetersizlik
 
Bir başka öfke sebebi ise yetersizlik duygusu oluyor. Ne kadar çok yetersizlik duygusu yaşarsak hem kendimize hem de karşımızdakilere karşı o kadar öfkeli oluyoruz. Kendimize karşı öfkeli oluyoruz çünkü bir işe yaramadığımızı ve değersiz olduğumuzu düşünüyoruz. Karşımızdakilere öfkeleniyoruz çünkü içimizdeki değersizliği görmelerini istemiyoruz. Psikolog Süleyman Hecebil, aşırı öfkeli olan kişilerin aslında son derece kırılgan ve zayıf olduklarını belirterek, "Bu kişiler dışarıdan zayıflıklarının fark edilmemesi için kabuklarını sertleştiriyorlar. Böyle bir durumda o kişiye özgüven kazandırmak gerekiyor" diyor.
 
Gizli duygular
 
İçte tutulmuş ve dışa vurulmuş olmak üzere iki tür öfke bulunuyor ve dışa vurulmuş öfke içte tutulandan daha iyi bir durum oluyor. Öfkesini içinde tutan bazı kişiler alkol alıyor. Alkol öfkeyi geçici olarak yatıştırabiliyor ama eğer o kişi içte tutulmuş bir öfke yaşıyorsa alkol alınca bu öfkeyi dışarı çıkarıyor. Rahatlama oluyor ve öfkeyi tutamaz hale geliyor. Bu nedenle alkol alınca çığrından çıkan insanlar öfkeyi içinde tutan insanlar oluyor.
 
Öfkenin zarar vermeye başladığının işaretleri
 
● İlişkileriniz zarar görmeye başladı mı?
 
● Öfkelendikten sonra yaptığınız şeylerden utanıp pişman oluyor musunuz?
 
● Kendinize ya da karşınızdaki kişiye fiziksel zarar veriyor musunuz?
 
● Başınız derde girmeye başladı mı?
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim