• BIST 83.067
  • Altın 146,894
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 6 °C

İMEAK Deniz Ticaret Odası, Haziran Ayı Olağan Meclis toplantısı yapıldı

İMEAK Deniz Ticaret Odası, Haziran Ayı Olağan Meclis toplantısı yapıldı
İMEAK DTO Aylık Olağan Meclis Toplantısı İstanbul Defterdarı Fahrettin Özdemirci ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayrakdar’ın katılımıyla gerçekleşti.

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aylık Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul Defterdarı Fahrettin Özdemirci ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayrakdar’ın katılımlarıyla DTO meclis salonunda yapıldı.

Toplantının ilk konuşmacısı Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan, dünya ekonomisi ve denizcilik piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çin ekonomisinin büyüme hızında yaşanan gerilemenin dünya ekonomisine de olumsuz etkileri olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Çin ekonomisinde yavaşlama görülürken ABD ve AB ekonomilerindeki büyümenin dünya ekonomisine olumlu yansımalarını değerlendirdi. ABD’nin ekonomik verileri ışığında dünya ekonomisinde bir kriz görülmediğini ifade eden Erdoğan, global denizcilik piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünya deniz ticaretinde büyüme görülmesine rağmen yıllık bazda bakıldığında artışın önceki yıllara göre yavaşladığına dikkat çeken Erdoğan, buna paralel olarak dünya deniz ticaret filosunda da artışın yavaşladığını belirtti.

Erdoğan ayrıca Bulker, Tanker ve Konteyner piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gemi imalatı mı, inşaatı mı?

Anadolu Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Ürkmez adına kürsüye gelen Yeminli Mali Müşavir Sema Balcan da gemi imalatının idare tarafından yıllara göre inşaat kapsamında değerlendirilerek yüzde 3 stopaja tabi tutulması konusuna değindi. Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından ADİK’e verilen LCT ve LST gemi inşası projelerine ilişkin yapılan ödemelerde yüzde 3 stopaj kesintisi yapılarak ödemelerin kendilerine aktarıldığını belirten Balcı, temsil ettiği kurum olan Anadolu Tersanesi’nin alt işverenlerinden stopaj yapıp yapmayacağı konusundaki belirsizliğe dikkat çekti. Gemi imalatının bir inşaat işi olmadığını, dolayısıyla stopaja tabi tutulmaması gerektiğini ifade eden Balcı, bu konuda Gelir İdaresi Başkanlığı’na gerekçeleri maddeler halinde belirterek başvuruda bulunduklarını ifade etti.

Balıkçılar da bu ülkeye değer katıyor

Deniz Ticaret Odası Balıkçılık Komitesi adına söz alan Murat Kul, balıkçıların yaşadığı sorunlara dikkat çekerek sorunlara çözüm bulunulması adına adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Alanya kıyılarına balıkçılık yapmak üzere hareket eden balıkçıların ALİDAŞ iskelesine kumanya tedarik etmek amacıyla yanaşmak istediğinde yaşanılan sıkıntıları dile getiren Kul “Biz kumanya almak için limana yanaşmak istedik fakat bize yanaşamayacağımız söylendi. Liman başkanlığını arayıp izin almamız gerektiğini belirttiler. Liman başkanını aradık, kendisi de “Benim yapacak bir şeyim yok Tarım Bakanlığı’nı arayın” dediler. Biz oraya 100 tekneyle gittik, her gemide 30 kişi çalışıyor ve biz sadece 1 ay boyunca orada avcılık yapacağız. Toplasanız limanı 4 yada 5 gün kullanacağız ve parasını ödeyeceğiz. Bütün teknelerimiz Türk Bayraklı ve Türkiye’de bir iskeleye girmek istiyoruz ama sokulmuyoruz.  Sebebi nedir? Sorumlusu kimdir? Ben bunu anlamış değilim. Tarım Bakanlığı’nı aradığımda yanda balıkçı barınağı olduğunu söyleyerek beni oraya yönlendirdiler. Tamam dedik sıkıntı yok biz balıkçı barınağına gideriz. Ama balıkçı barınağının hali içler acısı. Bildiğiniz hep gezi teknesi, yatlar var. Tamam amenna kullansınlar biz arada sırada geliyoruz ama biz ihtiyacımızı gideremeden açıkta bekledik. Hava muhalefeti var iskeleye yanaşamadık” dedi.

Turistlerin ülkeye döviz getirdiği gibi balıkçılarında bu ülkeye döviz kazandırdığını belirten Kul “Biz oraya bu ülkeye 60 milyon dolar getirmeye gittik. Biz de bu ülkeye katkı sağlıyoruz. Belki yolcu gemileri gelecektir, anlayış gösterir biz orayı boşaltırız ama oraya nasıl turistler döviz getiriyorsa biz de döviz getiriyoruz” dedi.

Deniz Eraydın’dan sitem

Gemi Yakıt İkmalcileri Derneği Başkanı Deniz Eraydın, dernek olarak düzenledikleri Bunker Konferansı’nda görüşülen konular hakkında kısa değerlendirmelerde bulundu. Bunker Konferansı’na 24 ülkeden 260’a yakın kişinin katılım sağladığını ifade eden Eraydın, konferansın çok verimli geçtiğini ve bu tür organizasyonların ülke tanıtımına da olumlu yansıdığını söyledi.

Uluslararası başarı için sektörün dayanışma içerisinde olması gerektiğini ve bu noktada bir özeleştiri yapmak istediğini belirten Eraydın, “Deniz Ticaret Odamız ve bağlantılı derneklerimiz kişisel husumetlerin veya ticari rekabetlerin hesaplaşma zemini olmamalı düşüncesindeyiz. Bu platformlar uluslararası sektörel başarılarımızı artırmak için dayanışma gösterdiğimiz yerler olmalıdır görüşündeyiz. Hala ticari rekabet ile sektörel dayanışma arasındaki kalın çizgiyi göremeyen meslektaşımız var.  Daha da kötüsü bu meslektaşımız uluslararası arenada maalesef bizi temsil ediyor. Bu çok değerli platformlara zarar vermenin kimseye faydası olmadığını, herkese zararı olacağını hatırlatır bu ve benzeri davranışlarda bulunan sektör mensuplarını daha rasyonel düşünmeye davet ederiz” dedi.

Güzelyalı Limanı için hukuk mücadelesi sürüyor

Anadolu Yakası Kumcular Kooperatifi Başkanı Yaşar Naiboğlu da kumcuların yaşadığı sorunlara dikkat çekerek sektörün uzun yıllardır var olduğunu bir çok kişiye kazanç imkanı sağladığına dikkat çekti. Deniz kumu kullanım oranındaki düşüşe değinen Naiboğlu, “1940’lı yıllardan buyana Türkiye ekonomisinde önemli yere sahip olan deniz kumculuğu önemli bir gelişme kaydetmişti. Ne yazık ki sektörümüz bu değerini çeşitli nedenlerle kaybetmiş ve hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Bildiğiniz gibi Batı Yakası Kumcular Kooperatifinin satılması ve artık deniz kumculuğu yapmaması nedeniyle piyasa karasal ve kıyı kumlarına kalmış ve sektörümüzün payı yüzde 70’lerden yüzde 50’lere kadar gerilemiştir” dedi.

Deniz kumculuğu yapmakta olan gemilerin idare tarafından sıkı bir denetime tabi olduğunu ve bunun da kaliteyi doğrudan etkilediğini belirten Naiboğlu, özellikle İstanbul gibi deprem riski bulunan bir kentte deniz kumu dışında kullanılan kumların nerelerden sağlandığını ve olası bir kazada sorumlunun nasıl tespit edileceğinin net olmadığına vurgu yaptı.

Pendik Güzelyalı’da inşa edilecek olan limana ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Naiboğlu, “İnşası bittiğinde İstanbul Anadolu Yakasının en büyük limanı olacak olan Pendik Güzelyalı Limanı inşaatı maalesef bizim dışımızdaki nedenlerden dolayı bir türlü tamamlanamamaktadır. Sahip olduğu hinterlant ile bölgesine ve komşu illere hizmet edecek olan limanımızın tamamlanabilmesi için hukuki mücadelemiz devam etmektedir. 10 yılı aşkın süredir yaşadığımız bu sıkıntılı süreçte sektörümüzün çatısı Deniz Ticaret Odası’nı bizlere destek olmaya davet ediyorum” dedi.

30 yaş üstü gemilere denetime tutulacak

Türk limanlarına sefer yapacak 30 yaş üstü nehir tipi gemilerin Liman Başkanlıkları tarafından denetime tabi tutulacak olması konusunda konuşan Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği Başkanı Salih Zeki Çakır da yapılan düzenlemenin sektöre olan yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bin ila 12 bin DWT arasında ortalama 300 adet 30 yaş üstü gemi bulunduğunu belirten Çakır, bakanlığın yeni düzenleme ile bu gemileri takibe alarak ilk uğrak limanlarında yükleme öncesi özellikle balast tanklarına yönelik bir denetime tabi tutulacağını ifade etti. Düzenlemenin can, mal ve çevre emniyeti açısından kısa ve uzun vadede etkileri olacağının açık olduğunu belirten Çakır, “Bunun çok iyi analiz edilmesi lazım. Bundan ilk elde kim zarar görecek iyi hesaplanmalı. Her zararın her zaman faydası yok. Her faydanın da her zaman zararı olmuyor malumunuz. Dahası aynı uygulamayı Ukrayna ve Rusya’nın da başlatacağı duyumunu aldık. Bunun ne anlam ifade ettiğini hepiniz iyi biliyorsunuz. Bu anlamda bütün gemi sahiplerimizin ve kiracılarımızın çok dikkatli olması gerekiyor” dedi.

Maksadını aşan uygulamaların sektöre zarar verebileceğini ifade eden Çakır, “Şuanda bütün denizcilikte sıkıntı var. Küçük tonajda da durum böyle. Şuanda birçok gemi spot durumda. Batı Akdeniz’den Karadeniz’e yük bağlama umuduyla balastlayıp çıkıyor. Zor günler geçiriyoruz. Herkesin anlayış göstermesi gerekiyor. ” şeklinde konuştu.

Çakır’ın dile getirdiği 30 yaş ve üzeri gemilere yapılacak olan liman denetimleri konusunda girişimde bulunduklarını belirten Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Alev Tunç, “Tebliğ yayınlandığının ertesi günü bakanlık ile temasa geçtik. Bugün için yanlış olduğunu, her bayrak devletinin kendi gemisinden sorumlu olduğunu, dolayısıyla yapılan bu işlemin çok yanlış olduğunu, en önemlisi bundan yaklaşık olarak 20 sene önce yaşanmış olan hadiseyi ve diğer ülkelerin de mütekabiliyet mekanizmasını işletebileceğini de belirterek konuyu bildirdik. Belli kademede de bunun haklı olduğumuz geri dönüşünü de aldık. Ancak şuana kadar iptal edilmedi. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“Denizcilik dilencilik değil”

Toplantıda söz alan İMEAK DTO Meclis Üyesi Bahri Turan da denizciliğin dilencilik olmadığını, sektörün bundan sonra daha ön planda tutularak olmazsa olmaz sektör olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Artık denizciliğin ne olduğunu idarecilere anlatmak yerine denizcilerin idarede yer alması gerektiğini belirten Turan, “Denizciliğin artık dilencilik olmaktan çıktığını anlayacak bir anlayışın var olduğunu hala ümit ediyorum. Bununla ilgili bizim yapacağımız çok şey olduğuna inanıyorum. Başlıca yapılması gerekenlerin başında gelen de şudur, çok değerli denizci üyelerimiz var, artık denizcilerimizin siyasette yer alması gerekiyor. Artık bu sektöre sahip çıkmanın tek yolunun siyasetten geçtiğine inanıyorum. Sektörümüze yıllarca hizmet etmiş insanların burada da bir sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum. Geçmişte ilişkiler ile bu işler yürüdü ama bundan sonra siyasetin içinde olmazsak bu sektör dilencilik yapmaya devam edecektir” dedi.

Denizciliğe önem verilip verilmeyeceğini tartışıyoruz

Denizcilik sektörünün çok sayıda ana sorun ve detay sorun olmak üzere sorunları olduğunu belirten Erol Yücel, bu noktada sektörün de kendini anlatamadığı, Türkiye ekonomisi için ne kadar önem arz ettiğini anlatamadıklarından şikayet etti. Denizciliğe önem verilmediğinde ortaya çıkacak kayıplar üzerinden değerlendirmelerde bulunan Yücel, “Ulaştırma Bakanlığı oturdu 2013 yılında biz ne kadar navlun ödedik diye araştırma yaptı. Türkiye Cumhuriyeti dış ticaret yüklerini taşıtmak için 9 buçuk milyar dolar navlun ödedi. 1 buçuk milyar dolarını Türk armatörüne 8 milyar dolarını yabancı armatöre ödedi. 2014 yılında 11 buçuk milyar dolar rakam ödendi. Yine değişen birşey yok. Türk armatörün aldığı pay 1 buçuk milyar doların da altında. Hükümetimizin 2023 hedefleri var. 500 milyar dolarlık ihracat. 700 milyar dolar da ithalat. 1.2 trilyon dolar dış ticaret hacmi. Bu yükü taşıtmak için 36 milyar dolara ihtiyacınız var. 36 milyar dolar ne kadar büyük? Ne kadar küçük? 2014 yılının ihracat rakamı 157 milyar dolar. Şimdi denizciliğimize önem verelim mi? Vermeyelim mi?” şeklinde konuştu.

Biz Türk Bayrağını sevmiyoruz

Türk Bayraklı gemilere Türk karasularında yapılan uygulamaların armatörleri gemilerine Türk bayrağı çekmekten uzaklaştırdığına dikkat çeken Yücel, “Biz Türk bayrağını sevmiyoruz. Ben veya sektörüm olarak bunu söylemiyorum. Bizi yönetenler. Ben bir armatör olarak ülkemde burası benim, evim babam ocağım diyemiyorum. Bir Türk bayraklı gemi burada bir arızası olsa, yük beklese 48 saatten fazla burada duramaz. 49. saatte faturalar çalışmaya başlar. Cezalandırılırsınız. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir ülke var mı? Böyle bir şey olamaz” dedi.

Denizcilik sektörünün çok detay sorunları var

Toplantıya katılan İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayrakdar da sektörün sorunlarını dinledikten sonra kürsüye geldi. Toplantı öncesi denizcilik sektörünün bu denli sorunu olduğunu tahmin etmediğini ifade eden Bayrakdar, denizcilik sektörünün detay anlamda çok sıkıntısı olduğunu toplantıda gördüğünü ifade etti. Kendilerini ilgilendiren sorunlara ilişkin sektörle birlikte çalışmalar yapmaya her zaman hazır olduklarını belirten Bayrakdar, bazı sorunların daha kapsamlı ele alınması gereken ve belki de düzenleme, kanun çıkarılması gerektirebileceğini belirtti. Sorunların tespit edilip sektörün önünü açıcı çalışmaların Deniz Ticaret Odası ile birlikte yapılacak çalışmalar ile üst makamlara iletilebilmesi adına iş birliği yaparak giderilmesi anlamında katkı sağlamaktan da memnuniyet duyacağını belirten Bayrakdar, uygulamadan kaynaklanan sıkıntılarda da sektör temsilcilerinin kendisine ulaşabileceğini söyledi.

Her şeye kanun, her şeye tebligat

İstanbul Defterdarı Fahrettin Özdemirci de toplantıda dile getirilen ve kendilerini ilgilendiren konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Denizcilik sektöründe bu kadar sıkıntı olmasına şaşırdığını ifade eden Özdemirci şöyle konuştu;

59. 60 ve 61. dönemde hükümetin en başarılı olduğu alan beklide ulaşımdı. Hem hava hem kara alanında bu böyleydi. Denizcilik neden böyle oldu bilmiyorum. Burada sizlerin de bir eksikliği mi var diye sormadan da edemedim.

Burada bizi ilgilendiren konularla ilgili birkaç değerlendirmede bulunmak istiyorum. Tersaneler konusunda yönetmelik çıktı. Yönetmelik çıktıktan sonra Tuzla’da tersanelerimiz ile bir araya geldik bunu en kısa zamanda nasıl yürürlüğe sokabiliriz diye. 49 tane irtifak var mevcut şuanda Tuzla’da. Bunlardan 41 tanesi yönetmelik doğrultusunda başvuruda bulundu. Başvurulardan 29 tanesi şartları taşıyor. 29 tanenin de 21 tanesini de biz bakanlığa gönderdik evraklarını. Diğerlerinde de eksik belgeler var onlar tamamlandığında onları da ileteceğiz.

Bazılarında devam eden davalar var. Onların sonuçlanması bekleniyor. Yönetmelik süresiz olduğu için davanın sonuçlanmasının ardından onlar da başvuruda bulunabilir. Yönetmelikte bir süre sınırlanması olmaması da sektör için önemli bence. Bu anlamda tersanelerde bir sorun kalmadı ama tabi limanlarda sorun devam ediyor.

Her konu için tebligat çıkarıldığını ve bunun uygulamada bazı sıkıntıları da beraberinde getirdiğini belirten Özdemirci, “Her şey mevzuat. Her şeye kanun her şeye tebliğ. Böyle olunca uygulamada sıkıntılar çıkıyor. Kalıp herkese uymuyor. Uydurmak için yetki yok. Yeniden yasa yapmak için enerji yok” dedi. 


galeri_buyuk.jpg

 İSTANBUL HABER AJANSI

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim