• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 7 °C

Erdoğan: Bunları asla unutmayacağız

Erdoğan: Bunları asla unutmayacağız
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan grup toplantısında partililere seslendi.

Erdoğan seçimden sonra ilk meclis grup toplantısında partililere hitap etti. Başbakan Erdoğan'ın konuşma öncesinde Mısır'daki idamlar konusunda sert mesajlar vereceği özellikle hükümete yakın medya tarafından bekleniyordu. Ancak Erdoğan konuşmasında Mısır'dan hiç bahsetmedi. Erdoğan seçim sonuçları, paralel yapıyla mücadele, Cumhurbaşkanlığı tartışması ve gündemdeki diğer konulardan bahsetti. Mısır'a ise hiç değinmedi...

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

Girdiğimiz sekinci seçimi de tartışmasız biçimde kazandık. Katkısı olan herkese teşekkürlerimi iletmiştim bir kez daha buradan teşekkürlerimi sunuyorum. 
30 Mart sabahından itibaren sandık namustur diyerek sandığa sahip çıkan seçimin adil şekilde yapılması için gayret gösteren her türlü hileden uzak duran her türlü hileyi de cesaretle engelleyen sandık müşahitlerine teşekkür ediyorum. 
 
Demokrasiye sahip çıkan istiklal mücadelesi ruhuyla sandığa giden sandık yoluyla yönetime el koyan aziz milletimize çok çok teşekkür ediyor her birinden Allah razı olsun diyorum. 
 
Günlerce haftalarca istiklal mücadelesinin zaferle neticelenmesi için ellerini semaya kaldırıp dua eden kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyorum. Türkiye'nin zaferini kendi zaferi gibi kabul eden Türkiye'deki kardeşleri kadar sevinen dünyadaki dost ve kardeşlerimize de teşekkür ediyorum. 
 
TBMM çatısı altında millet için yaptığınız hizmetler kadar illerinizde yaptığınız yolun çalışmalar da zaferin kapısını açtı. Milletin temsilcisi olarak bu zaferin sizin zaferiniz olduğunu vurguluyor ve tüm milletvekili arkadaşlarımıza da şükranlarımı ifade ediyorum. 
 
Çok zorlu bir seçim sürecinden geçtik. Demokrasi tarihinin en meşakkatli seçimini yaşadık. Büyük Türkiye'den rahatsız olanların kirli ittifak yaptıkları çok kirli ahlak ve edep dışı kampanya yürüttükleri seçim sürecine şahit olduk. Gezi olaylarından başlayarak demokrasi siyasetin istikrar huzur ortamı ve çözüm sürecinin ekonomi ve dış politikanın büyüyen türkiyenin acımasızca hedef alındığını gördük. Hedef hükümetimizden AK Parti'den çok Türkiye idi. Türkiye'nin birliği ve hedefleriydi. Her yöntemi kullandılar. Sokak hareketlerini vandalllığı faşizmi ırkçılığı en azami şekilde kullandılar. 

İnançları mezhepleri acımasızca istismar ettiler. Uluslararası platformlarda ülkenin imajını karalamaktan tutun yatak odalarına kadar insanların mahremini görüntülemeye kadar her yöntemi denedilr. Bunları asla ve asla unutmayacağız. Bu mümkün değil. Birileri gittiler terör örgütünü silahlı eyleme teşvik ettiler. Dağa mesaj gönderenler oldu. Silahları elinize alın orduya saldırın diye mesaj gönderenler oldu. Ankara İstanbul ve Hatay'da eli kanlı örgütleri sokağa dökmek için her tür tahriki yaptılar. Uluslararası platformda ne kadar Türkiye karşıtı odak varsa onlarla işbirliği yapacak kadar alçaldılar. Ekonomiyi durdurmaya çalıştılar. Yatırımcıya Türkiye'ye gelmeyin dediler. Türkiye haklı olarak uçak düşürdüğünde saldırganların yanında saf tuttular. Yardım malzemesi götüren TIRların önünü kesecek kadar büyük bir ihanetin içinde yer aldılar. 

DIşişleri bakanı MİT Müsteşarı Genel Kurmay 2. Başkanının görüşmesini kaydettiler servis ettiler. Binlerce kişinin telefonunu hukuksuzca dinlediler. Mahrem görüntüleri ahlaksızca yayınladılar. Ben gazeteciyim diye ortaya çıkanlar devletin en gizli sırları üzerinden mahrem görüşmeler üzerinden ahlaksızca yorum ve yayın yaptılar. 
 
İnsanların aile yaşantısını kurtlar sofrasına meze yaptılar. Ellerine ne geçtiyse üzerimize fırlattılar. Bir süre sonra fırlatacak bir şey bulamayınca kendi şereflerini namuslarını gözden çıkarıp onları bile fırlatmayı göze aldılar. İnsanların vefat etmiş annelerine hakaretten tutun milletin tamamını aşağılamaya kadar ahlaksızlığın alçaklığın her çeşidini sergilediler. Anketlerle manipülasyon yaptılar. Seçimde hile yapılacak diye şayia yaydılar. 30 Mart'tan itibaren postal giymiş haber ajanslarını da kullanarak insanları sokağa düşürmeye çalıştılar. Kendi yenilgilerini konuşmak yerine hile iddiaları üzerinden sokakları kan gölüne çevirmenin hesabını yaptılar. 
 
Bunları asla unutmayacağız. Siyaset ve demokrasi tarihi bu ihaneti bu alçaklığı asla unutmayacak. O atılan manşetleri unutmadık unutmayacağız. 
 
Sütunların köşelerin vahşilerin elindeki mızrak gibi nasıl kullanıldığını asla unutmayacağız. Muhalefet partilerinin hainlerle işbirliğini asla unutmayacağız. 
 
Utanmadan sıkılmadan kendi arzu ettikleri gibi balkon konuşması yapmamızı istedileri. Bunu beklediler. Bütün yapılanları sineye çekecektik hakaretleri yutacaktık. O ahlaksızca saldırıların üzerine çizgi çekecektik güya. Bir balkon konuşmasıyla herşeyi unutacak ve yolumuza devam edecektik. Bizden boynumuzu yere eğmemizi bekliyorlar. Herşeyi unutmamızı bekliyorlar. Beyler biz boynumuzu yere eğmiyoruz ve eğmeyeceğiz. 
 
Biz bu alçaklığı sineye çekmedik çekmeyeceğiz. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak. Casusluk alçaklık ve edepsizlik asla karşılıksız kalmayacak. 30 Mart çok ama çok önemlidir. 27 Mayıs'ta başlayan silahların gölgesinde siyasetin son bulduğu tarihtir. Vesayet defterinin dürüldüğü tarihtir. Kibir abidelerinin yıkıldığı tarihtir. Bir mürebbiye edasıyla kendini beğenmişlikle parmaklarını millete sallayan imtiyazlı çevrelerin ebediyen kaybettiği bir tarihtir. 
 
Eğer bir balkon konuşması yapılacaksa buyursun CHP yapsın MHP yapsın. Eğer bir balkoın konuşması yapılacaksa BDP yapsın. Çıksınlar balkondan özür dilesinler. İşte daha bu sabah MHP'nin genel başkanı çıkmış hala adeta ağzından salyalar akarcasına hakaret ediyor. Bir yılı aştı isimlerini ağzına almadım. Seçim kampanyasında zaman zaman anmak durumunda kaldım. Demek ki bunların anladığı dil o değilmiş. Bunlar başka dilden anlıyor. Akıllarının anlayacağı şekilde hitap etmek zorundayız demek ki. Bunlara da böyle yapacağız. Çıksınlar balkona ahlak dışı siyasetleriyle nasıl kaybettiklerini anlatsınlar.

Yandaşları diyor ki Erdoğan yüzde 55 niye alamadı. 55'e karşı kendini izah etmek zorunda diyorlar. Bize bunu diyenler genel müdüre neden yüzde 73 alamadın onu izah et desinler. Diğerine de sen niye 85'i almadın bunu izah etsene niye demiyorlar. Bize akıl vermeye kalkıyorlar. Sizin bu kadar aklınız varsa bunu kendinize saklayın. Biz milletin bize ne dediğine bakıyoruz. Millet bize ne diyor? "Yürü biz sizin arkanızdayız" diyor... Ne diyor? Yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan diyor... Biz de şu anda yürüyoruz. 77 milyonun tamamını kucaklama gayreti içinde olduk. Biz balkon konuşmasını milletin diliyle sandıkta yaptık. Bize de sandıkta alınan netice yaraşır. 
 
Yürekleri yetiyorsa CHP MHP BDP çıksınlar AK Parti gibi bir konuşma yapsınlar. Haritayı göz önüne getirin. Bakıyorsunuz ki ana muhalefet partisi belli kıyı şeridinde kalmış. Kumsalların partisi bile değil. MHP ise noktasal. Sivastan bu yana bazı yerlerde var. Ötesinde yok aramayın. Diğerine bakıyorsun Güneydoğu Anadolu'nun belli yerlerinde var. Ama Ak Parti Türkiye'nin tamamında var. 
 
Şimdi millet ne bekliyor? Muhalefet partilerinden bir balkon konuşması bekliyor. Nerede bu muhalefet? Gören var mı? CHP'nin genel müdürü derin sessizlik içinde. Grup konuşmasında konuşurlar. MHP Genel Başkanı seçim gecesi sabaha karşı göründü o andan beri ses seda yok. Bunlar kendilerini sorguya çekmezler. Oturdukları sıcak koltukları defalarca başarısız olmalarına rağmen ehline teslim etmezler. 
 
Utanmadan sıkılmadan hala bize diktatör diyor. Bizim milletimiz diktatörlere bu kadar sevdalı mı ya? Nasıl oluyor da gelip bu kadar iştiyakla aşkla partimizin peşinde bütünleşiyor. Bize diktatör diyen kalemlerin koltuğa gömülenlere bir çift sözü yok mu? İlkelerini ideallerini hatta arkadaşlarını satıp CHP'ye oy vereceğim diye ilan edenler acaba CHP'den hesap soracak mı? Soramazlar çünkü onlarda böyle bir kültür ve ahlak yok. 
 
Onlar ne yaparsa yapsın biz bu ülkede demokrasiyi kuvvetlendirmeye devam edeceğiz. Yüzde 45 buçuk oy almamıza rağmen sandıkta verilen mesajı iyi okumanın gayreti içinde olacağız. Aziz milletimiz 17 ve 25 aralık darbe girişimini gördü. Geiz olaylarını gördü. 
Engin ferasetiyle iç yüzünü ve gerçek niyetlerini çok iyi anladı. Ancak milletimiz sabretti. Gezi olaylarında sabretti. 17 ve 25 Aralık darbeleri karşısında sabretti. Dişini sıktı tahammül etti. Allah'a hamdolsun tahriklere ve kirli kampanyalara rağmen millet sokağa çıkmadı. Saldırılara karşılık vermedi. Oyuna gelmedi tuzağa düşmedi. Millet sabırla 30 Mart'ı bekledi. Önce miting meydanlarında gövde gösterisi yaptı. Ardından sandıkta söyleyeceğini söyledi. Aziz milletin sandıkla verdiği mesajı çok iyi anladık. Ama bu mesajı CHP MHP BDP anlamadı. Millet bir kez daha bize güven oyu verdi. En önemlisi halkımız bize paralel yapıyla mücadele talimatını verdi. 

Vatana ihaneti ajanlık faaliyetleri artık tescillenen Türkiye'nin istiklaline kasteden bu yapının tasfiyesi için millet bize yetki verdi. Bu konuda tereddüt etmeyeceğiz. Paralel yapının yaptığı saldırıları devletin gizli görüşmelerini kaydetmesini şahsıma aileme ve arkadaşlarıma yaptığı haksızlıkları asla sineye çeklmeyeceğiz. Hukuk ve demokrasiden taviz vermeyeceğiz. Yargı önünde hesap verecekler. Kendi paralel yargıları önünde değil milletin yargısı önünde hesap verecekler. 
 
Paralel yapının uluslararası arenadaki bağlantılarını ortaya dökeceğiz. İlk ziyaretimizi kardeş ülke Azerbaycan'a yaptık. Güncel konuların yanında paralel yapıyı da ele aldık. Uluslararası platformda bu mesele gündemizde olacak. Hukuk dışı ekeonomik faaliyetlerini de ele alacağız. Memur işçi esnaf iş adamlarından sadaka zekat himmet adı altında kayıtsız toplanan ve harcanan paraların da kimi zaman tehdit ve şantajla toplanan harçların da hesabı tek tek sorulacak. 
 
Halkımıza çağrı yapıyorum. Bu paralel yapının kayıtsız para toplamasına artık müsamaha göstermeyin. Elinizdeki bilgileri de lütfen bizlerle paylaşın diyorum. Unutmayın namussuzlar kadar namuslular cesur olmadıkça başarıyı elde edemeyiz. 
 
Tehdit altındaki herkes kendisine şantaj yapılan herkes hiç korkmadan bizimle bunları paylaşsın. Artık hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu paralel yapının tehdit ve şantajlarına kimse boyun eğmesin. Paralel yapının mensubu kardeşlerime de çağrı yapıyorum. Bunların nasıl bir ihanetin içinde olduğunu yapının içindeki kardeşelrim de gördüler. Paralel yapı içindekilerin ciddi bir aldatılmışlık duygusunda olduğunu biliyorum. Bu yapı çok ciddi itikadı sorunları ihtiva eden bir yapıdır. Örgüt liderinin bir alim bir hoca değil bir holding patronu ve örgüt yöneticisi olduğu görülmüştür. Tabandaki kardeşlerin hayal kırıklığı yaşadığını biliyorum. Biz de aldatıldık. Kardeşleri tarafından kuyuya atılan Hazreti Yusuf'un hissiyatı içindeyiz. Biz de sırtımızdan hançerlendik. Tabanın da artık bizimle olmasını bekliyoruz. Bu zor günleri beraber aşabiliriz. 
 
30 Mart'tan çıkan başka bir mesaj çözüm sürecinin muhafazası mesajıdır. Kardeşliğimizi daha da yüceltecek yeni reformlarla Türkiye'nin meselelerini tek tek çözüme kavuşturacağız. 
 
Yolsuzluklar konusunda kimsenin gözünün yaşına bakmayacağımızı ilan etmek istiyorum. Biz yola çıkarken 3 Y ile mücadele dedik. Biz bu mücadeleyi bu güne kadar başarıyla verdik. Süreç içinde varsa onların da üzerine gideriz. AK Parti yolsuzlukla mücadele etme kararlılığı ile başa gelmiştir. Samimi her iddiayı ciddiye alır ve üzerine gideriz. Yetimin malına uzatılan eli kırarız. 
 
Yolsuzluk klasörü önünde poz verdiğin kişiyi aday yaptın kazanacak sandın. Ne oldu millet senin yalanlarına inanmadı. İstanbul'da tarihi bir Osmanlı Tokadı'nı yediniz. Şimdi ne yapıyorlar? Arada 700 bin oy farkı var acaba İstanbul seçimini iptal ettirebilir miyiz diyorlar... Bu tokadı hala hazmedemediler. Her seçimde millet size bu türden bir adalet tokadı atmaya devam edecek. 
 
Paralel yapının algı operasyonlarına da göz yumacak değiliz. Her iddianın da incelenmesinden kaçınmayız. TBMM'nin iddiaları soruşturmasını bizzat iddiaların hedefi olan arkadaşlarımız istedi. Bu süreci tam bir hassasiyet içinde götüreceğiz gerçekleri ortaya çıkaracağız. 
 
AK Parti genel merkezinde veriler derlendi. Resmi olmayan sonuçlara göre analizler yapıldı. Gece geç saatlere kadar bu çalışma devam etti. AK Parti 2004 yerel seçimlerinden yüzde 41,7 oy almıştı. 2009 Yerel seçimlerinde yüzde 38 idi... 51 ildeki oy oranlarına göre 2014 yerel seçimlerinde oy oranımız yüzde 45,5 oldu. 
 
Geçerli 45 milyon oyun 20 milyon 540 binini AK Parti aldı. CHP yüzde 27,8 ile 12 milyon beş yüz bin oy aldı. MHP yüzde 15 ile 6 milyon 800 bin oy aldı. BDP de yüzde 4,2 ile yaklaşık 2 milyon oy aldı. 
 
Seçim sonuçlarını hazmedemeyenler. AK Parti'nin yerel seçimdeki oy oranını genel seçimle karşılaştırmak gibi bir kurnazlığa giriyor. Muhalefet bu şekilde kendini kandırabilir. Yandaş kalemşörler de çarpıtabilir. Ancak yerel seçim yerel seçimle kıyaslanır. Elma armutla kıyaslanmaz. Ak Parti 2009 seçimlerine göre oy oranını 7 puan artırmış rekor seviyede oy almış 30 Mart seçimlerinin tartışmasız galibi olmuştur.
 
CHP ve MHP oylarını topladığınızda AK Parti'ye yetişemediğini görürsünüz. Kazanılan belediyelere baktığınızda AK Parti rakiplerine açık ara fark atmıştır. 
 
Bunlar nasıl seçim değerlendirmesi yapıyor. Sosyal değerlendirmeden psikolojiden anlamıyorlar. Bari 2 kere 2'nin 4 ettiğini anlayın. Zorla beş yapmaya çalışıyorlar. 
 
AK Parti 81 vilayetin 48'inde birinci partidir. 29'unda 2. partidir. Sadece 4'ünde 3. parti olmuştur. Boş yok muhakkak her yerde derece var. 7 coğrafi bölgenin altısında birinci parti olduk. Sadece Ege'de 1 500 oy farkıyla ikinci olduk. Daha önce 7'de 7 idi bu sefer Ege'de ikinciyiz. Ege'de daha çok çalışmak lazım. 
 
En başarılı dört ilimiz Rize yüzde 68 ile birinci...
Konya yüzde 64 oy oranıyla ikinci sırada...
Şanlıurfa ve Malatya yüzde 62 ile 3 ve 4. sırayı paylaşıyor. 
 
Kayseri'ye ve Konya'ya ses kısıklığım sebebiyle gidemedim. Arkadaşlarımız benim yerime katıldılar. Bu ay sonu itibariyle Konya ve Kayseri'ye gideceğiz. Orada da teşekkür mitinglerimizi başlatacağız. 
 
En yüksek ilçeleri de unutamam. Trabzon'un Hayrat ilçesi yüzde 83 ile en yüksek il oldu. Rize'nin Güneysu ilçesi yüzde 81 ile ikinci sırada... Sırasıyla Konya Karatay, Nevşehir Acıgöl, Rize İyidere, Karaman Başyayla, Şanlıurfa Haliliye, Malatya Pötürge en çok AK Parti'ye mühür basan ilçelerimiz oldu. Bu sekiz ilçemizi özellikle tebrik ediyorum. AK Parti'nin oyları sadece yedi ilde küçük düşüşler kaydetmiş geride kalan 74 ilde AK Parti oyları artmıştır. AK Parti oyları hiçbir ilde yüzde 10'un altına düşmedi. Sadece Tunceli'de yüzde 20'nin altında olmuştur. CHP 26 ilde yüzde 5'in altında kalmıştır. Hali ortada. MHP 16 ilde yüzde 5'in altında kalmıştır. Konuşuyor. Milleti kucaklayan diyor. Milleti nasıl kucaklıyorsunuz siz? Demek ki siz milletle kucaklaşamadınız. Zaten el öptürmekten yanına kimse yaklaşamıyor ki. Durum ortada. BDP 62 ilde yüzde 5'in altında kaldı. AK Parti kurulduğu günden itibaren girdiği sekizinci seçimde de milletin partisi olduğunu göstermiştir. 
 
Türkiye haritası üzerinde CHP MHP BDP belli bölgelerde kısmi varlık gösterirken AK Parti yedi coğrafi bölgede varlık gösteren tek parti olmuştur. Biz rakamlarla oranlarla kıyaslarla konuşuyoruz. CHP seçimin üzerinden 10 gün geçmesine rağmen millete hesap vermemiştir. 10 gündür CHP'nin MHP'li ANkara adayı insanları sokağa dökerek hezimeti gölgelemeye çalışıyor. Eski alışkanlıklar devam ediyor. Yenilgiyi hazmetmek başarısızlığı kabullenmek gerek. Hile var diye iftira atmakla yalan söylemekle seçim kazanılmaz. 
 
Pensilvanya'nın medyasına ajansların sırtını dayayarak insanları sokağa dökmekle seçim hiç kazanılmaz. Herkes dürüst olacak. Sonuçları kabul edecek milletin takdirine boyun eğecek. Ankara'da hile var dediler sandıklar sayıldı AK Parti'nin oyları arttı. Kimin hile yaptığı ortada. 
 
Seçim sonuçları üzerinde ayrıntılı analizlere devam edeceğiz. Kendimizi sorguya çekecek nerede hata yaptığımızı göreceğiz. Başarılı olan illerde de oyumuzu artırmak için neler gerektiğini oturup düşüneceğiz. Başarılı olmak için vaatleri yerine getirmek için takipçi olacağız. Genelde ve yerelde her seçimde kendimize ait rekoru aşıyor daha çok insanımızı kucaklıyoruz. Meydanlarda bizim dışımızdaki partiler ne ortaya proje koydular ne plan ortaya koydular sadece takiyye iftira yalan... 
 
Biz ayrıştırıcı olmadık olmayacağız. Nefretin kutuplaşmanın dilini asla kullanmadık kullanmayacağız. Milleti kucaklamaya devam edeceğiz. Demokrasiyi özgürlükleri koruyarak Türkiye ve kardeşliği büyüteceğiz. Hiç kimse ama hiç kimse umutsuz olmasın. Hüzün ve yeis içinde olmasın. Kazanan Türkiye olmuştur. 30 Mart'ta ihanet gereken cevabı almıştır. Ahlak dışı siyaset kaybetmiştir. 30 Mart'ta büyük Türkiye kazanmıştır. İstiklal ve istikbal mücadelesi sarsılmaz bir zafer elde etmiştir. 

Saldırılara rağmen ekonomi sarsılmaz şekilde devam ediyor. MHP'nin genel başkanı çıkmış seçim esnasında işçi ne yapıyor memur ne yapıyor sanayide durum vesaire ile bizi eleştirmeye kalkıyor. Türkiye'nin büyüme hızından bi haber... Üretimdek artıştan bihaber... Haberleri bile yok. Türkiye ekonomisi 2013'ün tamamında yüzde 4 büyüme kaydetti. Kesin netice milli gelirimiz 820 milyar dolara ulaştı. Bu bir rekor. Adamlar bunu dahi görmüyor. Muhalefetin ve paralel yapının tahriklerine rağmen dış politikada kararlı duruşumuz sarsılmadı. Birileri Türkiye'nin AB nezdinde imajını yaralamak için gayret gösterdi. AB'nin demokasiye yapılan ahlak dışı saldırıları göreceğine ben de inanıyorum. 
 
Twitter youtube facebook gibi uluslararası şirketlerin sonderece kuralsız biçimde saldırılarda araç olarak kullanıldığını herkes gördü. Biz özgrülükleri kısıtlayacak bir yaklaşımın içinde olmayız. Hiçkimsenin özgürlük maskesi altında nefret söylemi yaymasına izin vermeyiz. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden meselelerde bile bu şirketlerin sorumsuzca hareket ettiğini herkes gördü. Bu şirketler Türkiye'nin kurallarına uymak zorundadır. Diğer ülkelerle nasıl işbirliği yapıyorlarsa bizimle de işbirliği yapacaklar. Gelecekler burada vergilerini ödeyecekler. Kişilik haklarına saygı gösterecekler. Birileri bu şirkletlerin çıkarını milli çıkarların üstünde görebilir. En acil milli meseleleri gündeme almayıp uluslararası şirketler hakkında alelacele kararlar verebilir. Biz milletin çıkarlarını milli güvenliğimizi savunmaya devam edecğeiz. Özellikle 30 Mart'ın ardından Türkiye'yi yeniden sanal tartışmaların içine çekmek isteyenlere karşı dikkatli olunmasını rica ediyorum. Bireysel başvuruyu getiren iktidar biziz. Adı üstünde bireysel başvuru. Ama siz kalkar bireysel başvuru değil de üçüncül bir anlam taşıyan uygulamayı getirme kararı alırsanız tarih sizi affetmez. Siz bununla sadece uluslararası ticari şirketlere hizmet etmiş olursunuz. Twitter'a youtube'a facebook'a hizmet etmiş olursunuz. Bu yanlıştır. Adı üstünde bireysel başvuru. Bu kararı bir kişi için verebilirsiniz. Ama üçüncül anlamda bütüncül bir karar veremezsiniz. Ha bize düşen neydi? Verilen bu karara uymaktı. Biz de uyduk. Ama saygı duymak zorunda değilim. Saygı da duymuyorum. 
 
Ben milletimizi de özellikle bakın yasa başkadır hukuk başkadır. Hakla hukukla yasayı birbirine karıştırmayalım. Biz burada sadece bu yasaya uyuyoruz o kadar. Ama burada hukuk hak tecelli etmemiştir. Onun da tecelli edeceği gün temenni ederim ki yakındır. Bu kararın düzeltilmesi lazım. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yeniden gerilim üretmek isteyenlere böyle bir fırsat tanımayacağız. Türkiye inşallah tarihinde ilk kez halkın oyuyla cumhurbaşkanı seçeceğiz.
 
Anamuhalefet sivil cumhurbaşkanı istiyormuş. Allah Allah.. Sivil cumhurbaşkanı... ŞU anda siyasi partilerin milletvekillerinin teklifi ile c.başkanı adayı olunabiliyor mu? Olunabiliyor... Ha bunun kim olacağı noktasındaki kararı sen veremezsin. Sen kendi adayını belirlersin aday olacaksan seni aday yaparlar. Yavru muhalefetin başı aday olacaksa o aday olur. Çıkarsınız meydana. Millet de kimi takdir ederse onu seçer. Yavru muhalefetin başındaki zat garip garip şeyler söylüyor. iki kişi kendi arasında konuşacakmış. Bundan daha tabi ne var? Benim C.başkanı ile bu konuyu istişare etmemden daha tabi ne olabilir? Bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Millet nihayetinde kararı verecek. Sen de ona uyacaksın. Yeri geldi C.başkanının davetlerine katılmadınız yeri geldi daha önce katılmadığınız halde daha sonra katıldınız. Çünkü Akif'in güzel beyitleri var onunla ilgili. Şimdi onu söylemek istemiyorum. 
 
İnşallah bu sürecin birlik beraberlik ve kardeşlik içinde dürüst bir rekabet içinde geçmesi için yapıcı olmaya devam edeceğiz. Türkiye kazansın diye gayret göstermeye devam edeceğiz. Seçim sürecinde millet eğilmez Türkiye yenilmez demiştik. Öyle de oldu. İnşallah bundan sonra da bu millet eğilmeyecek. 

http://www.istanbulhaber.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim