• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 23 °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriye rejimini destekleyenler insana değer veriyor olabilir mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriye rejimini destekleyenler insana değer veriyor olabilir mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "380 bin vatandaşını katleden, 12 milyonunun yurdunu terk etmeye zorlayan bir rejime destek verenler, insan hayatına değer veriyor olabilir mi?" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "380 bin vatandaşını kimyasal ve konvansiyonel silahlarla katleden, 12 milyonunu yerini, yurdunu terk etmeye zorlayan bir rejimin, insanlıkla ilgisi olabilir mi? Böyle bir rejime koşulsuz destek veren, katliamlarına göz yuman, onu ayakta tutmak için her türlü çirkefliği yapanlar insan hayatına değer veriyor olabilir mi?" dedi. 

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Dünya Engelliler Günü Resepsiyonu'nda, Birleşmiş Milletler öncülüğünde bütün dünyada kabul gören 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nün, tüm engelliler için hayırlara vesile olmasını diledi. 

"Bugün aramızda başarılarıyla hepimizin göğsünü kabartan kardeşlerimiz var" diyen Erdoğan, "Hayatın tüm alanlarında sporda, sanatta, edebiyatta, siyasette, eğitimde, sivil toplumda, iş dünyasında tüm zorluklara rağmen, sizlerin sergilediği mücadele gerçekten takdire şayandır" ifadesini kullandı.

"Türkiye nüfusunun yüzde 13,3'ünü engelliler oluşturuyor" 

BM verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 10'unu engellilerin teşkil ettiğini belirten Erdoğan, kendi araştırmalarına göre Türkiye nüfusunun yüzde 13,3'ünü engellilerin oluşturduğunu vurguladı.

Aileleriyle ele alındığında engellilik konusunun 78 milyonluk nüfusun, yaklaşık 30 milyonunu çok yakından ilgilendirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir siyasetçinin, bürokratın, hiçbir ferdin her üç kişiden birini ilgilendiren bir mesele karşısında kayıtsız kalması, gözünü kapatması mümkün değildir. Ben şu anda karşımda Lokman Bey'i görüyorum, o ne kadar kendisini gizlese de görüyorum. Onun için bu meselenin, kamu ve özel sektör kuruluşlarımızın, belediyelerimizin, sivil toplum örgütlerimizin, iş adamlarımızın ana önceliklerinden biri olması gerekiyor" diye konuştu.

"Bunun en canlı örneğini teşkil ediyor..."

İnsanı ruhundan ve fıtratından kopararak, sadece güçlünün hayat hakkını kutsayan bu yaklaşımın bugün de varlığını devam ettirdiğini bildiren Erdoğan, "Hitler Almanyası'nın, Stalin'in Rusyası'nın işlediği soykırımlar, 1990'larda Bosna Hersek'te vuku bulan katliamlar, Filistinlilerin yıllardır maruz kaldığı baskılar, komşumuz Suriye'deki zulümler, farklı ülke ve zamanlarda bunun en canlı örneğini teşkil ediyor" dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"380 bin vatandaşını kimyasal ve konvansiyonel silahlarla katleden, 12 milyonunu yerini, yurdunu terketmeye zorlayan bir rejimin insanlıkla ilgisi olabilir mi? Böyle bir rejime koşulsuz destek veren, katliamlarına göz yuman, onu ayakta tutmak için her türlü çirkefliği yapanlar insan hayatına değer veriyor olabilir mi? DEAŞ ile mücadele kılıfı altında, çocukları, sivilleri, kadınları, ekmek kuyruğundaki masumları öldürenler için insanın bir anlamı olduğunu zannediyor musunuz? Ya da ülkemizde olduğu gibi sırf iktidara husumetlerinden dolayı cinayet şebekelerinin katliamlarına sessiz kalanların, PKK terör örgütüne sütre olanların, insani bir tarafı olabilir mi? Bunları yapanlar bu tür gayri insanı eylemleri meşru ve makbul görenler ancak insan müsveddeleridir. Hiçbir kutsalı, değeri, ilkesi olmayanlar belki bunu yapabilir. Ancak, bir Müslüman asla böyle bir şeyi yapamaz. Biz insana varlığımızı tehdit eden bir kurt olarak değil, kendisinde sükunete erdiğimiz, şifa bulduğumuz, insanlığımızı tamamladığımız, bizi tamamlayan, tekemmül ettiren canlar olarak bakarız."

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın"

Erdoğan, her fırsatta dile getirdiği Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünün, devlet geleneklerinin kilit taşı olduğunu vurguladı.

İnsanın olmadığı yerde devletin de bir anlamının olmadığını ifade eden Erdoğan, "Biz can almayı değil, cana vermeyi, katkı sağlamayı düstur edinen, sadece insanları değil, toprağı, gökyüzünü, ağaçları hasılı dünyadaki tüm varlıkları Allah'ın bir lütfu olarak gören bir medeniyetin mensuplarıyız" değerlendirmesinde bulundu.  

Diğer özelliklerine, engeline bakmadan, "Yaradılanı, Yaradan'dan ötürü sevmek, ona saygı duymak, hürmet göstermek mecburiyetinde" olduklarını ifade eden Erdoğan, bütün insanları kucaklamayan, insanlığa aynı gözle bakmayan hiçbir anlayışın da insani ve vicdani olamayacağını söyledi.

"Engelli memur sayısı 2015 yılında 40 bin 14'e yükseldi"

Engelli vatandaşların istihdam oranlarını artırmak ve kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üzerinde duracak şartların temin edilebilmesi için çalışmaların devam ettiğinin de altını çizen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"2012 yılında dünyada bir ilke imza atılarak engelliler için ayrı ve merkezi bir sınav uygulaması getirildi. Böylece, ilk engelli kamu personeli seçme sınavı gerçekleştirildi. Bu gayretler neticesinde 2002 yılında 5 bin 777 olan engelli memur sayısı 2015 yılında 40 bin 14'e yükseldi. Artık, hamdolsun devlette 40 bini aşkın engelli kardeşim bizlerle hizmete devam ediyor. 

"Bakım için sıra bekleyen engellimiz kalmadı"

Erdoğan, Kasım 2015 itibarıyla 467 bin 600 engelli vatandaşın evde bakım hizmetinden yararlandığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda 2015 yılı içerisinde engelli vatandaşımız için 4 milyar 296 milyon 455 bin lira evde bakım aylığı ödendi. Bakım ve rehabilitasyon merkezlerimize de 2002 yılında 2 bin 647 engelli kurum bakımı için sıra beklerken; şu anda bakım için sıra bekleyen engellimiz kalmadı.

Engellilerin çevreleriyle sağlıklı ilişkiler kurarak toplumsal hayata tam katılmalarının sağlanması yönünde önemli düzenlemeler yapıldığını anımsan Erdoğan, 2014 yılında engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik şehir içi toplu ulaşım ücretsiz seyahat uygulamasının ülke genelinde hayata geçirildiğini hatırlattı. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim