Hague 16 Temmuz Cuma günü Clinton’la yaptığı telefon görüşmesinin ardından gönderdiği mektupta, El Megrahi’nin serbest bırakılmasının ABD’deki gibi İngiltere’de de Lockerbie faciasında hayatını kaybedenlerin ailelerinde derin üzüntü yarattığını ifade etti. Hague, şunları kaydetti: "Bu yönetimin Megrahi’nin serbest bırakılmasının hata olduğuna inandığına açıklık getirmek istiyorum. Bunu hem ben Ekim 2009’da yaptığım bir konuşmada ifade ettim, hem de Başbakan David Cameron dönemin Başbakanı Gordon Brown’a yazdığı bir mektupta belirtti. Halen bu görüşteyiz.
Ancak Megrahi’nin serbest bırakılmasını onaylamasak da İskoç yönetiminin uyguladığı yasal ve anayasal bağımsız sürece saygı duymalıyız. Megrahi’nin serbest bırakılması kararı, İskoçya yönetiminin verdiği bir karardır." Bir önceki İşçi Partisi hükümeti ile BP arasında İngiliz petrol şirketinin El Megrahi’nin vatandaşı olduğu Libya’ya olan ilgisi konusunda görüşmelere ilişkin bazı spekülasyonlar olduğunu kaydeden Hague, "BP’nin, İskoçya’nın Megrahi’yi serbest bırakma kararını etkilediğine ilişkin hiçbir kanıt olmadığını" bildirdi.
21 Aralık 1988’de, Londra-New York seferini yapan Pan Amerikan havayollarına ait yolcu uçağı, 10 bin metre irtifada bombadan infilak etmiş ve faciada 270 kişi ölmüştü.
Libyalı Abdülbasit El Megrahi olayın ardından açılan davada suçlu bulunmuş ve İskoçya’da ömür boyu hapse mahkum edilmişti. Ancak El Megrahi, kanser hastalığından dolayı 3 ay ömrü kaldığı gerekçesiyle geçen yıl İskoçya tarafından serbest bırakılmış ve Libya’ya gönderilmişti. Halen hayatta olan El Megrahi’nin sağlık durumunun iyi olduğu ve son yapılan kontrollerde doktorların El Megrahi’nin 10 yıl daha yaşayabileceğini söylediği uluslararası basına yansımıştı.
ABD yaptığı yazılı açıklamada, "Megrahi’nin serbest bırakılmasının derin teessürle karşılandığını" bildirmişti.
Güncel haberler için AksiyonHaber'i takip edin.
İSTANBULHABER AJANSI












































