Referandumların, modern demokrasilerde sık sık başvurulan bir yöntem olmadığına dikkati çeken Ünal, DP'nin referandumu halka bir işkence olarak gördüğünü ifade etti. Ünal, ''Sıcakların yaşandığı ramazan ayında milleti referanduma zorlamanın hiçbir anlamı yoktur. Bugüne kadar Anayasamız 17 defa değiştirilmiş. Bu değişikliklerin hiçbirinde siz referanduma gidildiğini duydunuz mu, gördünüz mü, hatırlıyor musunuz? Hiç birinde yapılmadı'' dedi.
Anayasa'da daha önce 87 maddenin, toptan ya da kısmen değiştirildiğini anımsatan Ünal, şöyle konuştu:
''Bunların hiçbirinde referanduma gitmeye gerek görülmemiş. Neden? Çünkü anayasa metinleri toplumsal mutabakatlar gerektirir. Her defasında mutlaka mecliste temsil edilen partilerin, meclis dışında varlıkları bulunan partilerin, Türkiye'deki kurumların, kuruluşların, meslek odalarının ve ayrıca sivil toplum örgütlerinin katılımlarını sağlanmak suretiyle ve hangi maddelerin neden değiştirilmesi gerektiği üzerine de uzun uzun tartışmalar yaparak, belli bir süre içerisinde anayasa değişikliklerine gidilir.''
Türkiye'nin iki büyük tehlikeyle karşı karşıya olduğunu savunan Ünal, ''Bu 'evet'in içinde iki büyük mayın var. Biri, Türkiye'de diktatörlük gelmesi. Bu açıktan açığa belli hale geldi. İkincisi, Türkiye'nin hızla bölünmeye sürüklenmesi ve o diktatörlüğün içinde, bölünmenin önünde durulamayacak şekilde, yani halkın bir şey diyemeyecek hale getirilme süreci var. O yüzden biz parti olarak diyoruz ki bu 'evet'in altında bir sürü mayın da var. Mayına basma, 'hayır'a bas'' diye konuştu.
DP Genel Başkan Yardımcısı Cenk Tunçsiper de Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet'i yaşatmak ve sunduğu demokrasiyi, eşitlik ve özgürlük haklarının devam etmesi için, 'yeter artık söz milletindir' diyerek referandumda 'hayır' dediklerini kaydetti.
Basın toplantısına, DP İl Başkanı İsmet Akıncı ile ilçe başkanları da katıldı.
Güncel haberler için AksiyonHaber'i takip edin.
İSTANBULHABER AJANSI












































