• BIST 13744.64
  • Altın 5992.66
  • Dolar 46.1429
  • Euro 53.2899
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 22 °C

'Burun kesmek, geleneksel kültürün ürünü'

Bitlis Baro Başkanı Mezher Yürek, şiddete uğrayan kadının devlet tarafından korunmadığını, şiddet gördüğü için polise gittiğinde kadın için gerekli tedbir alınmadığını söyledi.

Şiddete uğrayan kadının emniyet ve jandarmaya başvurması gerektiğini ifade eden Yürek, ''Ancak bizim ülkede şiddete uğrayan kadın karakola veya emniyete gittiğinde, kadın için gerekli tedbir alınmıyor. Aslında bu kadının sığınma evine yerleştirilmesi gerekiyor'' dedi.

Kadının güvenliğinin alınması gerektiğinin genelgelerde belirtildiğini, şiddete uğrayan kadının öncelikle Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne götürülmesi gerektiğini hatırlatan Baro Başkanı Yürek, ''Orada kadının yerini gizlemek de gerekiyor. Kesinlikle kadının korunması lazım'' diye konuştu.

Mezher Yürek, ülkede şiddete uğrayan kadının, ilgili yerlere başvurmasına rağmen, öldürüldüğünün ortaya çıktığına dikkati çekerken, kadına aile içi şiddetin sadece kocadan gelmediğini belirterek, ''Çok enteresandır. Bu bölgede karısını vurmaktan utanan bazı erkekler, karısını kardeşine dövdürüyor. Yani kadın kaynından dayak yiyor. Yani aile içinde şiddet bütün herkesten gelebilir'' dedi.

Emniyete başvuran kadının valilikçe korunma altına alınması gerektiğini, ancak devletin hemen suç boyutuyla uğraştığını hatırlatan Baro Başkanı Mezher Yürek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Esas olan kadının güvenceye alınmasıdır. Şimdi siz adamın ifadesini aldınız, savcılığa sevk ettiğiniz. Savcılık da bu adamı bırakıyor. Kadının mağdur olarak ifadesini alıyor, yine o kocanın evine gönderiyor. Bunun kadar tehlikeli bir şey olamaz. Herkes görevini tam yaparsa sorun kalmaz. Devletin kişileri güvenceye altına almak ve korumak zorundadır. Ama bu yapılmıyor. Bu şiddeti uygulayan kişi serbest bırakıldığında, bu sefer karısına daha çok şiddet uyguluyor. 'Senin yüzünden mahkemeye çıktım. Ama bak hakim ve savcı bana bir şey yapamadı' diyor. En büyük şiddet burada başlıyor. Çünkü bu kadın bir daha güvenlik güçlerine de gidemiyor. Bu psikolojik şiddet, kadının kişiliğini bitiriyor.''

''NAMUSUMU KORUYORUM ANLAYIŞI VAR''

Burun kesme olayının da sosyolojik bir boyutunun bulunduğunu belirten Yürek, erkeğin böylece topluma, ''Ben namusumu bu şekilde korurum'' mesajını vermeye çalıştığını söyledi.

Erkeğin ''ihkak-ı hak'' yani, ''kadının cezası varsa, bu cezayı devlet vermesin ben veririm'' demek istediğini bildiren Yürek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kişinin vücut bütünlüğüne zarar vermek suçtur. Namus, töre cinayetleri, kan davasının dini temeli de yok. Vatandaş bunu din adına yaptığı söylüyor. Ama bu tamamıyla geleneklere göre hareket etmenin sonucu. Burnunu kesti diye adama ödül veriyorlar mı? Bunun bir mantığı yok. Erkek kadının cezasını kestim demek istiyor. Karar verenler çoğunlukla erkek olduğu için, erkek kendinde bu hakkı görebiliyor. Bu akıl almaz bir şey. Bu kadın bu izi ömür boyu taşıyacaktır. Dolayısıyla bu erkek daha ağır ceza almalıdır.''

''BURUN KESME, GELENEKSEL KÜLTÜRÜN ÜRÜNÜ''

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ), Tatvan Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Sosyolog M. Şerif Duman da, burun kesme olayının, ''tamamıyla geleneksel kültürün hüküm sürdüğünün bir göstergesi'' olduğunu söyledi.

Duman, yaptığı açıklamada, son bir ay içinde Bingöl'ün Genç ilçesi ile Kars'ta iki kadının burnunun kesildiğini ve bunun özellikle bölgede kadına yönelik şiddetin bir ürünü olduğunu vurguladı.

Bunun bölgede erkek egemen toplumun hüküm sürmesinden kaynaklandığını belirten Duman, ''Geleneksel anlamda kırsal kesimde yaşayan kadınlar, erkekler ve aileler tarafından çok farklı bir şekilde değerlendiriliyor. Kırsal kesimde her ne kadar kadınlara verilen yasal haklar mevcut olsa bile, bunlar kağıt üzerinde kalıyor'' dedi.

Bölgede son günlerde yaşanan burun kesme olaylarının, geçmişten günümüze gelen geleneksel kültürün bir ürünü olarak yaşatıldığını belirten Duman, aile içinde kız çocuklarının, babadan, abiden ve evlenince de kocasından şiddet gördüğünü kaydetti.

İSTANBULHABER AJANSI

Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim