Bakan Yıldız, Türkiye Taş Kömürü Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında meydana gelen grizu faciasıyla ilgili Gelik 75. Yıl Cumhuriyet Kuyusu önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Yıldız, Gelik ve Karadon mevkisindeki kurtarma ekiplerinin analizlerini yaparken bir yandan da spekülatif haberler ve bilgi kirliliğinin ayıklanması ile uğraştıklarını belirtti.
Yıldız, "Bu bizi daha az yoruyor değil. O yüzden bilen, bilmeyen herkesin konuştuğu ortamda lütfen bilmeyenler konuşmasınlar. Bakanlardan, Validen, genel müdürlük yetkililerinden duyulmayan hiçbir habere itibar edilmesin. Sonra burada akılları ve gönülleriyle çalışan insanlar üzerinde bir töhmet bırakıyor. TTK'lı kardeşlerimiz bunu hak etmiyorlar. TTK'daki arkadaşlar bu tecrübeyi yaşamış, bu acıyı yüreğinde hisseden ve vicdanlarıyla çalışmaktadırlar. Bu çalışmaları o 2 arkadaşımızı çıkartarak tamamlamak istiyoruz. Maden ocağında bir göçük var, işçilerimiz ya onun altında ya da ardında. Orayı açmadan bir şey söyleyemeyiz. Bu konudaki cümlelerimizi de itinalı kullanıyoruz. İnşallah bir an önce ulaşırız diye ümit ediyoruz" dedi.
TTK'da gaz ölçüm cihazları
Bir gazetecinin, 'bazı gazetelerin manşetlerin TTK'da gaz ölçüm cihazlarının bulunmadığına yönelik iddialara' yönelik sorusu üzerine Bakan Yıldız, şunları kaydetti:
"Ayıklamaya çalıştığımız bilgi kirliliğinden bir tanesi bu. Sorumsuz insanların ya da bilgi eksikliği olan insanların bunu kullanmasını bir noktaya kadar normal karşılıyorum. Ama, birkaç kanalda izledim. Bu işten anlayan ve bu konuda çalışan insanların, deniz seviyesinin 540 metre altında yalnızca galeri açma işlemlerinin yapıldığı ve kömür işletmeciliğinin yapılmadığı ortamda bunların konuşulmasını bir kasta mahsus olarak tanımlayacağım.
Biraz hadlerini aştığını üzülerek söylemeliyim. Yoksa bilmeyen insanların böyle konuşması normal karşılanabilir. Bilen insanlar bunu kullanıyorsa burada bir provokatif yönlendirme vardır. Bunlara da vatandaşlarımızın itibar etmemesi lazım. Bu patlamanın olduğu yerde kömür üretimi yapılmıyordu. Bunun söylememize rağmen, yanlış koyduğu başlığın altını da yanlış bilgilerle dolduruyorlar. Böyle gayri ciddi ifadeleri yayınlamayın."
"Gaz maskesi olmayan madende çalışamaz"
İşçilerin, gazdan zehirlenmeleri nedeniyle kamuoyunda "acaba gaz maskeleri yanlarında mıydı, değil miydi şeklinde merak olduğuna' yönelik soruyu Bakan Yıldız, şöyle yanıtladı:
"2 kardeşimiz çıkartıldıktan sonra madene girecek olan idari, teknik ve adli makamlar bu incelemeyi yaptıktan sonra nihai kararı verecekler. Son cümlelerimizi o zaman söyleyeceğiz. Gaz maskesi, bir işçi kardeşimizin suyu, ekmeği gibidir. Gaz maskesi olmayan kişi maden ocağında çalışamaz. Eğer birisi gaz maskesini almamışsa bu işçi kardeşimiz olabilir. İşveren; özel sektör olabilir bunun denetlenmesi konusundaki TTK yetkilisi kimse bunun bedelini öder. Ben bu konuda kimseye, babamızın oğlu olsa göz yumacağımı kimse beklemesin. Bu konuda hiçbir tahammülümüz yok. Hele hele bu çalışmaları 4 gündür yerinde izleyen biri olarak, hükümet yetkilisi olarak da söylüyorum, böyle bir ihmale hiçbir şekilde göz yummayız. Ama bunun adresinin neresi olduğunu ancak soruşturmalar tamamlandıktan sonra yapacağız. O günlerde gelmiş olacak."
TTK'da kazalar
'TTK'daki son yıllarda düşen kaza istatistiklerine rağmen yaşanan son olay ekstra önlemler getirecek midir, yoksa yer altı şartlarının getirdiği kaçınılmaz maden kazalarından biri midir?' sorusunu Bakan Yıldız, şöyle yanıtladı:
"Her kazadan sonra yeni önlemler alacağız şeklinde cümle kurmak istemiyorum. Ancak, özellikle bu son kaza bize farklı bir perspektif açıyor. Niçin? Burası kömür işletmesi değil, kömür çıkartırken olan bir şey değil. Bu bize ilginç geldi. İlk haberi duyduğumuzda yetkili arkadaşımız, (540 kodundaysa önemli bir şey yoktur) diye haberi dinledi. Çünkü, orada kömür işletmeciliği yok. Ama bu grizu, metan gazı dediğimiz gaz o kadar sinsi bir şey ki en ufak bir çatlaktan deşarj olabiliyor. O yüzden bununla alakalı belki, kömür işletmesi olmayan yerle ilgili birkaç cümle söyleyebileceğiz. Bu bütün yetkili arkadaşlarımızla yapacağımız toplantıdan sonra kamuoyuyla paylaşacağız."
"TTK'ya haksızlık yapılıyor"
Bakan Yıldız, 'bu olayda TTK'ya haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz?' şeklindeki soruyu da şöyle cevaplandırdı:
"Ben TTK'ya çok fazla haksızlık yapıldığını düşünüyorum. TTK'nın ne işçisini ne de yöneticisi, bunu hak etmiyor. Şu anda bırakın sadece Türkiye'yi, Türkiye'de zaten konusunda bir numara, Avrupa'da boy ölçüşebilecek kadar eğitim ve bu konuyla alakalı tesisata sahip. Manuel ölçüm cihazları ve gaz maskesi olmadan giremez, aynı zamanda otomatik sensörler var. Metan gazının o kadar sinsi ve hızlı davrandığını biliyoruz. Çok ani deşarjla bunlar oldu. İnşallah, inanıyoruz ki bundan sonraki çalışmalarımız ve gayretlerimizle bu tür kazaları bir kez daha yaşamayız. Bu tür acıları hep beraber paylaşmayız. İnşallah, daha düzgün bir işletmecilikle bu işlerin hepsi rayında gitmiş olacaktır."
Metan gazının patlaması
'Metan gazının patlaması için bir kıvılcıma ihtiyaç var, belirli ilk öngürü oluştu mu?' sorusu üzerine Yıldız, şunları kaydetti:
"Kesinleşmeyen cümleleri kullanmak istemediğimizden bunları kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Tabii ki bazı kanaatler var. Üzülerek söyleyeyim, TTK'da tekrar tekrar sordum, sigara paketiyle ocağa giren var mı? diye. Müsaade etmediklerini, işçi arkadaşlarımızın da buna itina gösterdiklerini söylediler. Üzülerek söyleyeyim, tespite gittiğim bir maden ocağında işçi kardeşimizin cebinden sigara paketiyle çıktığını gördüm. Dedim kardeşim, neyi böyle yapıyorsun. (Hangi saat dayanacağım ben) dedi. Bu hem kendi, hem de mesai arkadaşının sağlığıyla oynamaktır.
İşçi kardeşimizden mi, özel sektör yöneticisinden mi kaynaklandı, TTK'dan mı kaynaklandı? Bunun her birisini o idari, teknik ve adli soruşturmadan sonra kamuoyuyla paylaşacağız."
Başbakan'ın Zonguldak ziyareti
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kentte gösterilen tepkiyi nasıl değerlendirdiği" sorusu üzerine, şöyle konuştu:
"Yöre halkı olmayan ve yalnızca gördüğü topluluktan dolayı provokatif işler peşinde koşan bir takım cahillerin yaptığı konu olarak değerlendiriyorum. Sayın Başbakanımız o yüreğiyle buraya sırf acıları paylaşmak için gelmiş ve tek tek oradaki işçi kardeşlerimizin yakınlarına geçmiş olsun dileklerini, daha sonra da taziyelerini iletmiştir. Ama böyle bir sıcak yaklaşıma tamamen provakasyon amaçlı yapılmıştır. O arkadaşımız tutuklandı. Bu da isabetli olmuş. Bu tür insanların toplumun düzenini bozmaya yönelik işlemlerini de yadırgıyor ve kınıyorum."
"Taksirat varsa tahammülsüz oluruz"
Taner Yıldız ayrıca, "Herhangi bir işçinin, özel sektör ya da TTK sorumlusunun olayda taksiratı varsa, bu konuda tahammülsüz olduğumuzu söyleyebilirim" dedi.
"Burada, 'bu arkadaşlar 3 dakika sonra çıkartılsın, Biz bu arada çayımızı içelim' diyecek bir kişiye rastladınız mı?" diyen Bakan, "(Daha erken ulaşılabilir miydi) cümlesinin doğru olmadığını söyleyebilirim" şeklinde konuştu.
Bakan Yıldız, maden yasasında yapılacak değişikliklerle, kaçak maden ocaklarının kapatılacağını ve işletenlerin mallarına el konulacağını bildirdi.
Bir gazetecinin, 3 cesedin kimlere ait olduğunun henüz belirlenemediğini hatırlatarak, "Bu kişilerin kimlikleri 15 gün içinde belirlenemezse kimsesizler mezarlığına gömüleceği söyleniyor" sözü üzerine Yıldız, "O noktaya geleceği kanaatinde değiliz" dedi.
İSTANBULHABER AJANSI
Güncel haberler için AksiyonHaber'i takip edin.











































