Başbakan Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na çaylak muamelesi! Erdoğan, CHP liderinin TV'de düello teklifiyle önce dalga geçti ardından da kimseye dağıtacak şöhretim yok diyerek teklifi geri çevirdi. Kılıçdaroğlu'nun asıl düşünmesi gereken şeyin 13 Eylül sabahı olduğunu söyleyen Erdoğan, CHP'nin içindeki kavgayı işaret ederek o genel başkanlığını düşünsün diye konuştu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün gece Siyaset Meydanı'na katıldı, Ali Kırca'nın 12 Eylül'de yapılacak referandumla ilgili sorularını cevapladı. Yeni anayasanın AK Parti'nin projesi olmadığını söyleyen Erdoğan, "12 Eylül'de millet darbe anayasası mı milletin anayasası mı o konudaki tercihi oylayacak" dedi.
TÜSİAD konusundaki sözlerinin de yanlış anlaşıldığını söyleyen Erdoğan, bu konuda tavır değişikliklerine de anlam veremediğini söyledi. TÜSİAD'ın artık Anadolu sermayesini içerisine alması gerektiğini kaydeden Erdoğan, "Anadolu sermayesi artık dünyaya yayılmaya açılmaya başladı. Daha dün Samsun'da ilk 500'e giren firmalara ödüller dağıttık. Bunlar arasında bakarsanız 50'ye yakın firma var. Samsun'dan Mercedes'e yedek parça üretiliyor" diye konuştu.
Miting meydanlarındaki soy sözlerine de açıklık getiren Başbakan, Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri kendi üzerine almasına da anlam veremediğini söyledi. İşte Erdoğan'ın dün gece katıldığı programdaki sözleri;
"BU İNSANLAR DEMOKRAT OLAMAZ"
Biz bu sözü "siyasi soy" olarak bunu açıkladık. Kalkıp tabii bunu kendi üzerine alması ayrı bir konu. Kampanya başladığından bu yana konuşmalarıma bakın. Benim konuşmalarımda ağırlık olarak anayasa değişikligini konuştuğumu görürsünüz. Onların konuşmasına ise bakın lütfen! Bir lider, siyasetçi tezini dürüstlüğün üzerine inşa etmesi gerekir. Diyor ki başörtüsünü ben çözeceğim. Eğer bunu ben konuşmassam o zaman bu bana haksızlık olur. Başörtüsü konusunda biz, MHP ile el ele verdik ve böyle bir yasa Meclis'ten geçti. Meclis'ten geçtikten sonra benim için iki şey çok önemliydi. Birincisi malum medyanın ertesi gün attığı bir başlık. Bu manşet ileri demokrasi için açıkçası çok acı. Neydi bu manşet: 411 el kaosa kalktı. Bu insanlar kesinlikle demokrat olamaz.
ÇARŞAFLIYI OTOBÜSTEN ATTILAR
İkincisi ise bu yasanın CHP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesidir. Bu imzaların arasında ismi yok muydu vardı. Gazi'de çarşaflılara önce rozek taktılar ardından da hemen ertesi günlerde çarşaflı insanları otobüsten attılar. Bunu benim anlatmam gerekiyor. Burada ben bu partilerin tabanlarını eleştirmiyorum; ancak tabanı eleştiriyorum, bunun da görülmesi gerekiyor. Bunu söylemek zorundayım. MHP'liye de CHP'liye de DTP'liye de kardeşlerim diye seslendim, düşmanlarım demedim. Buraya dikkat edilmesi gerekir.
KILIÇDAROĞLU'NA ÇAYLAK MUAMELESİ
Etnik milliyetçiliğe karşı olduğumu halkım bilir. Bizde ayrım yok. Aldı bilmem pergel mergel aldı. Ben bir kez daha söylüyorum, CHP zihniyetinin geçmişini evvelini iyi biliriz. Kılıçdaroğlu siyasete yeni girdi, biraz araştırsın o zaman iyi anlar. Ben 73 milyon vatan evladına aynı mesafedeyiz. İkincisi olarak bizde bölgesel milliyetçilik yok. Biz bugüne kadar Cumhuriyet tarihine yapılan en büyük yatırımı yaptık. Bunu bu ülkenin her alanında görürsünüz. Üçüncüsü de biz dinsel milliyetçiliğe de karşıyız. Bir Alevi çalıştayı başlatıldıysa bu amaçla yapılmıştır. Akdamar'da kilise açılmışsa bizim bu konudaki samimiyetimizi ortaya koymaktadır.
"HAKKIMDA KİTAP YAZIP ERMENİ DEDİLER"
Benimle ilgili kitap yazdırdılar. Abdullah Bey ile ilgili kitap yazdırdılar. Benimle ilgili Ermeni dediler, eşimle ilgili, Abdullah Bey ile ilgili. Desinler önemli değil ben her zaman söylüyorum zaten nereli olduğumu. Babam Rize'nin Güneysuyu ilçesinden. Ben ise doğma büyüme İstanbulluyum bu kadar.
"BENİM DAĞITACAK ŞÖHRETİM YOK"
Benim kimseye dağıtacak pirimim yok açıkçası. Ramazan'dan dolayı zaten gerekli yerlere pirimimizi dağıtıyoruz. Benim sayemde, şöhret istemesin. Benim kimseye dağıtacak bir şöhretim yok. O şimdi 13 Eylül'ü düşünsün. 13 Eylül'de ne olacak onu düşünsün. Televizyon programını değil bunu düşünsün. 13 Eylül'de inanıyoruz ki evet oyu çıkacak. Beyefendi o zaman düşünecek, genel başkanlık mücadelesi ne olacak onu düşünsün.
"BU AK PARTİ PROJESİ DEĞİLDİR"
Bu güven oylaması değildir. Bu bir AK Parti projesi değildir. Burada ortada iki şey var. Darbe anayasası mı milletin anayasası mı? Onlar darbe anayasası diyor bunu savunuyorlar. Bu ne demektir? Biz 12 Eylül'de yapılanı savunuyoruz demektir. CHP'de, MHP'de Türkiye Komünist Partisi'de YARSAV'da malum medya da bunu savunuyor.
"BÖLGEDEKİ EN GÜÇLÜ PARTİYİZ"
Şu anda parlemantoda Kürt kökenli milletvekillerimiz var onların da var. Şunu söylemeliyim ki bölgenin en güçlü partisiyiz, bölgeyi onlar temsil etmiyor biz ediyoruz. İddialı söylüyorum bunu. Yerelde de kazandıkları birçok yer var. Kendi dönemlerinde neler yapmışlar bir de olmadıkları yerlerde neler yapılmış bir bakın inceleyin. Bu konularda dertli olmanız gerekiyor. Az önce söyledim yine söylüyorum Güney ve Doğuanadolu Bölgesi'ne 24 katrilyon yatırım yaptık.
ALİ KIRCA'YA SORU FIRÇASI
(Ali Kırca'nın hangi genelkurmay başkanıyla daha yakındınız sorusuna yönelik)
Böyle soru sorulur mu Allahışkına Ali Bey! Sen yılların gazetecisisin yani. Şununla iyi bununla iyi gibi birşey söylenir mi? Biz Cumhuriyet olarak farklı bir yerimiz var.
"ONLAR DEVLET YÖNETİMİNİ BİLMİYOR"
(Yaşar Büyükanıt'la Dolmabahçe'deki görüşme, açıklanmasın ancak devlet arşivlerine girmesi gerektiği yönündeki eleştirilere yönelik Erdoğan'ın sözleri...)
Devletin Arşivlerine girecek konular vardır, girmeyecek konular vardır. Eğer girecekse yanınıza üçüncü bir şahsı alırsınız. Kusura bakmasınlar ama bunu söyleyenler açıkçası devlet yönetmeyi bilmiyorlar demektir. Devlet arşivine girmesi gerekenler ayrı bir görüşmede diğeri ayrı bir görüşmede yapılır. Biz başbaşa bir görüşme yaptık ve karşı taraf böyle bir açıklama yapmadıktan sonra bizim yapmamız mümkün değildir.
Güncel haberler için AksiyonHaber'i takip edin.
İSTANBULHABER AJANSI












































