AB Komisyonu'nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Başkan Yardımcısı Olli Rehn ve AB Genişleme Komiseri Stefan Füle'yle birlikte TUSKON Brüksel temsilciliğinin düzenlediği "Ekonomik Gerçeklerle Yüzleşme Zamanı: AB ve Türkiye İçin Zorluklar ve Beklentiler" panelinde konuşan Babacan, "2008 yılında küresel kriz patladığında Yunanistan, Portekiz, İtalya ve İspanya ne yapıyorsa biz tam tersini yaptık. Onlar kamu harcamalarıyla büyümeyi teşvik etmeye kalkıştı, biz tam aksini yaparak harcamaları kıstık. O dönemde yaptıklarımız tartışıldı. Bizi 'Bakın diğer ülkeler ne yapıyor, siz ne yapıyorsunuz' diye eleştirdiler.
Bizim görüşümüz, kamu borçları endişe kaynağı olacaksa mali teşviklerin işe yaramayacağı yönündeydi.
Çünkü kamu harcamalarıyla sağlayacağınız büyümeyi artan borcunuz nedeniyle yaşayacağınız güven kaybıyla kıyasladığınızda muhtemelen bu işten kazancınız olmaz. Zaman bizi haklı çıkardı" şeklinde konuştu.
-Rehn'den Babacan'ın ekonomi yönetimine övgü-
AB Komisyonu Başkan Yarımcısı Olli Rehn ise Türkiye'nin son 10 yılda ekonomide adeta bir mucize gerçekleştirdiğini ve özellikle kamu borç yükünü azaltmada büyük başarı gösterdiğini söyledi.
Rehn, 2001 krizinde bankaları kurtarırken milli gelirinin üçte birini feda eden ve kamu borcu katlanan Türkiye'nin takip eden yıllarda gerçekleştirdiği kararlı reformlar ve uyguladığı mali programla küresel ekonomik krizi "olağanüstü şekilde kolayca savuşturduğunu" belirtti.
Olli Rehn, "Türkiye (2001 krizinin ardından) bugün bazı AB üyelerinin içinde bulundukları süreçle benzeşmeyen şekilde çok iddialı bir mali ve yapısal uyum programı uyguladı. Türkiye örneğinde ekonomik açıdan göz kamaştırıcı bir son 10 yıl görüyoruz. Krizin ardından hızlı büyüme potasına giren Türkiye ekonomisi dünyanın 16'ncı büyüğü haline geldi ve bu sonuç G20 üyeliğini getirdi. 1990'lı yıllarda otalama yüzde 75'lerde gezen enflasyon oranı bugün yüzde 11'lerde, kamu borç yükü yarı yarıya azaldı ve bankacılık sektörü tamir edildi" şeklinde konuştu.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Rehn, "Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler arasında başarılı bir örnekken bugün sadece gelişen değil aynı zamanda ekonomik ve siyasi çekim merkezi haline dönüşmüş, dünya ekonomisinde, küresel yönetişimde etkili bir ülke. Çok kutuplu dünyada herkes öncelikle menfaatlerinin peşinden gidecek ama karşılıklı fayda için sadece Avrupa içinde değil, ortaklarımızla ve özellikle Türkiye gibi aday ülkelerle güçlerimizi birleştirmeliyiz" dedi.
İSTANBUL HABER AJANSI











































