• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 28 °C

Ön çapraz bağ ameliyatları öncesi ve sonrası rehabilitasyon başarıyı arttırıyor

Ön çapraz bağ ameliyatları öncesi ve sonrası rehabilitasyon başarıyı arttırıyor
Eskişehir Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezinde görevli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Berrin Akpınar, ön çapraz bağ...

Eskişehir Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezinde görevli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Berrin Akpınar, ön çapraz bağ yaralanmalarında uygulanan tedavi ve ameliyat sonrası rehabilitasyon hakkında hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Diz eklemi hakkında kısaca bilgi veren Dr. Berrin Akpınar, "Diz eklemi; altta gelen kaval kemiği, üstten gelen uyluk kemiği ve diz kapağı olmak üzere 3 kemikten oluşur. Diz eklem sabitliğinde kemiksel stabilizasyon yoktur, yani diz eklemi sabitliğinde bağ ve kasların çok büyük rolü vardır. Ön ve arka çapraz bağlar ve iç ve dış yan bağlar kemikleri bir arada tutan ve dizin sabitliğini sağlayan güçlü yapılardır. Ön çapraz bağ(ÖÇB), dizde uyluk ve kaval kemiğinin ön-arka kayma hareketini kontrol eder. Bu sayede dizimiz sabit şekilde, dönmeden yürüyebiliriz" dedi.

"Yaralanmaların yüzde 80'i temassız travmalardır"

Diz eklemi, insan vücudundaki eklemler içerisinde travmaya maruz kalmaya en açık olan eklem olduğuna dikkat çeken Akpınar, "Diz yaralanmalarında menisküslerden sonra en çok yaralanan yapı ön çapraz bağdır. Ön çapraz bağ yırtığının en sık nedeni spor travmalarıdır. Yaralanmaların yüzde 80'i nonkontakt yani temassız travmalardır ÖÇB yaralanmaları, genellikle sabit ayak üzerinde ani dönme hareketi esnasında ortaya çıkar. Daha nadiren dize gelen direk darbeler, trafik kazaları, yüksekten düşme ve iş kazaları sonrasında ön çapraz bağ yaralanabilir. Yaralanmada kullanılan malzemenin sporcuya uygun olmaması, zemin şartlarının uygun olmaması, kişinin yapılan aktivite için yetersiz kas gücünün olması, propriosepsiyon denilen hareket esnasında eklemin pozisyon hissi gibi özelliklerinin zayıf olması gibi pek çok durum etkin olabilir" diye konuştu.

"Ameliyat öncesinde ve sonrasında rehabilitasyon önemli"

"Ön Çapraz Bağ onarım ameliyatında cerrahi teknik dışında başarıyı etkileyen en önemli etkenlerden birisi de hastanın rehabilitasyonudur" diyen Akpınar şunları söyledi:

"Rehabilitasyonda amaç, hem erken dönem komplikasyonlarından kaçınmak hem de uzun dönemde eklem fonksiyonlarının daha etkili bir biçimde korunmasını sağlamaktır.ÖÇB onarımı düşünülen hastaya rehabilitasyona cerrahi öncesi dönemde başlamak gereklidir, çünkü cerrahi sonrası erken dönemde eklem hareket açıklığının ve kuadriseps yani uyluk önündeki kasın kontrolünün kazanılması zor olacaktır. Cerrahi öncesi başlanılan rehabilitasyon, sonrasında önemli bir avantaj sağlamaktadır."

Rehabilitasyon süreçleri nasıldır ?

Ön Çapraz Bağ Ameliyatları öncesi ve sonrasında uygulanan rehabilitasyon süreçleri hakkında bilgi veren Akpınar, "Anestezi etkisi geçtikten sonra bir çift koltuk değneği ile ameliyat olan tarafa kontrollü ve kısmi yüklenme ile yürümeye başlanılır. 3-4 hafta koltuk değneği kullanımı devam eder. Eğer ameliyat sırasında menisküs ve kıkırdak onarımı yapıldıysa tam yük vermeden yürüme 6-8 haftaya kadar uzatılabilir. Rehabilitasyonda erken dönemde eklem hareket açıklığının artırılması için CPM denilen devamlı pasif hareket cihazı kullanılır. 2. haftanın sonunda diz bükme açısı 90 derece olacak şekilde olmalıdır. Buna yönelik hastanın kendi yapacağı eklem hareket açıklığı egzersizleri düzenlenir. Fizyoterapist yardımlı germe egzersizlerine de bu dönemde başlanır. 6. hafta bittiğinde dizde tam eklem hareket açıklığı elde edilmiş olmalıdır. ÖÇB cerrahisi sonrası, rehabilitasyonun en önemli parçası uyluk ön ve arka grup kas kuvvetlerinin yeniden kazandırılmasıdır, cerrahi öncesi dönemde başlanan kas güçlendirme egzersizlerine ara vermeden devam edilir. Ön çapraz bağ, dizin eklem pozisyon hissini önemli ölçüde sağlar, bu nedenle cerrahi sonrası 2. haftadan itibaren hastalara prorioseptif egzersiz eğitimi verilmeli ve rehabilitasyon süresince bu egzersizlere devam edilmelidir. 10-12 hafta içerisinde egzersizler squat, hamle, koşu şeklinde yoğunlaştırılabilir. Bunların yanında aerobik kondüsyon çalışmaları, çeviklik ve dayanıklılık egzersizlerine başlanmalıdır.4-5. aylarda kişi sporcuysa spora yönelik egzersiz programı hazırlanmalıdır.Diz rehabilitasyon programında bunların dışında elektroterapi uygulamaları, robotik laser, krioterapi, kinezyobantlama, terapötik masaj, manuel terapi yaklaşımları yer almaktadır. Günlük yaşam aktiviteleri, bisiklet kullanımı ve yüzmeye 4-6. haftalardan sonra izin verilir. Güvenli olarak araba kullanılması yine 4-6 haftadan sonra uygun olur. Koşma için 3. ayın sonu beklenmelidir" diye anlattı.

"Sporcuların rehabilitasyon sonrasında tekrar spor yapabilme kriterleri vardır"

Bir sporcunun tekrar spor yapabilmesi için gereken koşullara dikkat çeken Akpınar, "Sporcuların rehabilitasyon sürecinin 4-5. aylarında spora yönelik egzersiz programı hazırlanır. Sporcuda tam ağrısız eklem hareket açıklığı, kas kuvveti ve fonksiyonel testlerde sağlam tarafın yüzde 85'ine ulaşmış olması, dizde ağrı ve şişlik olmaması, denge ve koordinasyon tam olarak sağlanmış olması gerekmektedir" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim