• BIST 1.360,750
  • Altın 499,13
  • Dolar 8,5600
  • Euro 10,0650
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 31 °C

Kardeşler arasında kıskançlık

Kardeşler arasında kıskançlık
Bir evde birden çok çocuk varsa, az veya çok bir miktar kardeş rekabetinin mutlaka olacağını ifade eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep...

Bir evde birden çok çocuk varsa, az veya çok bir miktar kardeş rekabetinin mutlaka olacağını ifade eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Gizem Ergün, çoğu çocuğun evde oyun oynayabileceği başka bir çocuğun olmasını istediğini ama en değerli varlığı olan ebeveynlerini ve sevdiklerini başkalarıyla paylaşmak istemeyeceğinin de unutulmaması gerektiğini söyledi.

Psikologların bu duygu durumunu; eşinizin ve sevgilinizin sizden daha muhtaç, daha genç ve hatta daha sevimli birini eve getirip "artık ikinizi de eşit seveceğim" ve "onunla yaşamak zorundasın" demesine benzettiklerini belirten Özel Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Gizem Ergün, "Çocuklar duygusal gelişim sürecinde birçok olumlu ve olumsuz duyguları yaşayarak anlamlandırır ve öğrenir. Çocuk için anne-babasının sevgisini ve ilgisini paylaşmak zorunda kalmak, kıskançlık duygusu yaşamasına neden olur. Kıskançlık duygusunun yaşanma sıklığı, yoğunluğu ve içeriği çocuğun çevresinin yanı sıra çocuğun kişisel özelliklerine de bağlıdır. Çocuklar arasındaki yaş farkının az olduğu, özellikle büyük çocuğun halen ebeveynlere çok bağımlı olduğu ve henüz yeterli güven ilişkisi kuramadığı, dönemde hayatına bir kardeş gelmesi aradaki rekabeti ciddi bir problem haline getirebilir. Unutmamak gerekir ki aradaki yaş farkı fazla bile olsa büyük çocuğun hala ebeveyn ilgisine ve şefkatine ihtiyacı vardır. Çocuğun kıskançlık duygusuyla vereceği tepki çocuğun mizacına ve çevresel koşullara göre değişir. Çocuklar kıskançlık duygularını anne-babanın sevgisini kaybetme ya da ebeveynlerinden tepki alma korkusu ve kaygısı sebebi ile kardeşi ile çok ilgilenerek kapatmaya çalışabilir veya tersine huzursuz, sıkıntılı, öfkeli olabilir ve saldırgan davranışlarda da bulunabilirler. Bazen de kardeşi kabul etmiş görünen çocukta mide bulantısı, baş ağrısı gibi psikosomatik yakınmalar da görülebilir" dedi.

Kıskanan çocuklara nasıl davranmak gerektiğine gelince öncelikle doğum öncesinde çocuğun ebeveynler tarafından bu duruma hazırlanması gerektiğini ifade eden Ergün, "Ebeveynler, çocuğa bir kardeşinin olacağını, aileye yeni katılacak kardeşin gelmesiyle birlikte ev ortamında değişiklikler olabileceğini, anne ve babanın her zamankinden daha yorgun olabileceğini, özellikle ilk zamanlar bebeğin ihtiyaçlarından dolayı belirli bir süre için bebekle daha fazla vakit geçirmek zorunda kalınacaklarını yaşına uygun bir dille anlatmalı ve onları hazırlamalıdırlar. Çocuklara kardeşi ile ilgili sorumluluklar vermek sahiplenme ve koruma duygularının gelişmesini sağlayabilir. Ancak yaşının ve gelişiminin üzerinde bir olgunluk göstermesi beklenmemeli ve çocuk istemiyorsa kardeşi ile ilgili sorumluluk almak zorunda bırakılmamalıdır. Eve sıklıkla gelip giden kişiler önceden uyarılmalı, çocuğa karşı uygun davranış ve tutumlar sergilemeleri sağlanmalıdır. Ebeveynlerle birlikte yakın çevredeki diğer insanların bazı tutumları da kıskançlık duygularını arttırabilmektedir. Büyük çocukta bebeksi davranışlar başlaması durumunda bu davranışlar cezalandırılmamalı ama ekstra ilgi gösterilerek bu davranışlar ödüllendirilmemeli de. Sevginiz ve ilginiz için bebek gibi davranması gerekmediğini anlamasını sağlayabilir ve olgun davranışlar gösterdiği anlarda onu takdir edebilirsiniz. Özel alanlarını paylaşılanlardan ayırarak çocuklar arasındaki anlaşmazlıkları azaltabilir aynı zamanda çocuklar için güvenli bir alan oluşturabilirsiniz. Ebeveynlerin kendi çocuklarını karşılaştırması normaldir ama bunu çocuklarının yanında yapmamalıdırlar. Karşılaştırılmak çocuklardan birini daha değersiz hissettirir. Hele de ailede bir cinsiyet ayrıcalık görüyorsa bu durumu daha da kötüleştirir" diye konuştu.

Çocuklar bir konuda anlaşamadığında, genellikle en iyi strateji konunun dışında kalmak olduğunu belirten Ergün, "Eğer tartışmaya dahil olursanız taraf tutmak durumunda kalırsınız ve bir taraf kendini galip gelmiş hissederken diğer taraf ihanete uğramış hissedebilir. Çoğu zaman hangi çocuğun anlaşmazlığa daha çok katkıda bulunduğunu söylemek neredeyse imkansızdır. Çocuklarınıza birini suçlamaları yerine anlaşmazlığı ortaya çıkmasından ve sonlandırılmasından sorumlu olduklarını söyleyin. Bu şekilde onları birlikte problem çözmeye teşvik edebilirsiniz ve bu onlara gelecekte de işlerine yarayacak bir sosyal beceri kazandırır. Yaş farkı çoksa veya birbirlerine şiddet uygulayabileceklerinden şüpheleniyorsanız onları birlikte olduklarında gözünüz üzerlerinde olmalıdır. Çocukların herhangi bir kötü davranışa müsamaha göstermeyeceğinizi anlamasını sağlayın. Agresif davranışları önlemek, çocuklarınıza verdiğiniz, onların rekabet duygularını arttırabilecek, cezalardan daha iyidir. Çocuklarla ayrı ayrı vakit geçirmek önemlidir. Her çocuk özel olduğunu, önemsendiğini hissetmelidir. Günde on ila on beş dakika bile olsa elektronik alet olmadan birebir onun seçtiği bir aktiviteyi yapmak kardeşlerine karşı olan davranışlarında büyük fark oluşturur. Bazı günler duygu patlamaları öyle yoğunlaşır ki çocuklarınızın birbirlerini sevmediğini düşünebilirsiniz. Ebeveynler etrafta olduğunda çocuklar arasındaki rekabet arttığı için genelde ebeveynler çocuklarının en kötü anlarına şahit olurlar. Büyüdükçe tüm çocukların ilgiye olan ihtiyaçlar azalır, birbirlerine karşı duydukları sevgi ve şefkat rekabetin yerini alır. Kardeş kıskançlığı iyi yönetildiğinde çok nadiren yetişkinliğe kadar sürer. Doğru dengeyi bulmak her zaman kolay değildir. Birbirlerine karşı tepkileri artıyorsa ve kardeşlerden birinin saldırganlaştığını hissediyorsanız ve durumu nasıl idare edeceğini bilmiyorsanız bir çocuk hekimi veya çocuk ruh sağlığı uzmanından yardım alabilirsiniz" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bakan Koca: “Şuan aktif vakalarımızın yaklaşık yüzde 87’si aşısı tamamlanmamış kişiler”28 Temmuz 2021 Çarşamba 20:28
  • Bakan Koca: "Kısıtlamalarla dolu bir toplumsal hayat hiçbirimizin tercihi ya da önceliği değildir. Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda tedbir alınması gerek bir durum olursa bunu sizlerle paylaşacağım."28 Temmuz 2021 Çarşamba 20:03
  • Bakan Koca: "3. doz uyarısında bulunduk ve 50 yaş üzeri vatandaşlarımızın 3. doz aşılarını olmalarını sağlayan programı başlattık. Bunu bizden daha erken fark eden ve uygulayan olmadı."28 Temmuz 2021 Çarşamba 20:03
  • Bakan Koca: "Aşı programımız ile birlikte aktif vakalar içinde 60 yaş üzeri vatandaşlarımızın oranı dramatik şekilde azalmıştı. Ancak aşılamanın üzerinden 4-5 ay geçtikten sonra bu yaş gurubunun aktif vakalar içindeki o28 Temmuz 2021 Çarşamba 20:03
  • Bakan Koca: "Şuan aktif vakalarımızın yaklaşık yüzde 87’si aşısı tamamlanmamış kişiler. Mevcut aktif vakalar içinde tam aşılı olup hastalığa yakalananların oranı yüzde 5’den az. Hastanede yatan hastalarımızın yüzde 95’i28 Temmuz 2021 Çarşamba 20:03
  • Bakan Koca: "Sevdiklerimizi, büyüklerimizi korumak için önce kendi aşılarımızı olmamız şart. Bana bir şey olmuyor düşüncesi ile sevdiklerimizi riske atabilecek durumda değiliz."28 Temmuz 2021 Çarşamba 19:58
  • Bakan Koca: "Kısıtlama günlerine geri dönmeyi hiç birimiz hiçbir surette tekrar yaşamak istemeyiz. Buna mecbur kalacağımız bir seyir şuan için yok. Ama olmayacağı anlamına gelmez."28 Temmuz 2021 Çarşamba 19:58
  • Bakan Koca: "Vaka sayılarının artış hızı istemesek de yükselme eğiliminde. Bu durum birçok açıdan sorun teşkil ediyor."28 Temmuz 2021 Çarşamba 19:58
  • Son 24 saatte 5 bin 696 yeni vaka28 Temmuz 2021 Çarşamba 19:13
  • İngiltere’de son 24 saatte 27 bin 734 vaka28 Temmuz 2021 Çarşamba 18:53
  • ÇOK OKUNANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim