• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 6 °C

İlker Başbuğ'dan Ergenekon açıklaması: İntihar edenler ne olacak?

İlker Başbuğ'dan Ergenekon açıklaması: İntihar edenler ne olacak?
FETÖ'nün Ergenekon kumpasında hapse atılan 26. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ kumpas soruşturmanın çökmesi sonrası gazeteci Didem Arslan Yılmaz'ın sorularını yanıtladı.

Ergenekon kumpası davası geçtiğimiz gün görülen son duruşma sonrası resmi olarak da çöktü. Kumpasın mağdurlarından olan 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kumpasa dair önemli açıklamalarda bulundu.

Programı bitirmek isteyen Yılmaz’dan, “Bir şeyim var. Üzerime borç bunu söylemem lazım” ifadesiyle sözü alan Başbuğ şunları söyledi;

“5 Ağustos 2013 Silivri’deki Ergenekon mahkemesi, kararı açıkladı. Acaba gazeteler 6 Ağustos’ta bu olayı nasıl yansıttı diye merak ettim.”

İlker Başbuğ 6 Ağustos 2013’teki SÖZCÜ gazetesi manşetini canlı yayında göstererek Ergenekon kumpasına karşı çıkan SÖZCÜ gazetesiyle ilgili, “SÖZCÜ diyor ki Başbuğ’a terör örgütü diyenleri tarih affetmez. Şimdi bu olaya en açık FETÖ kumpasına tepkiyi koyan bu iki gazetemiz var Cumhuriyet ve Sözcü. Peki şimdi bugün 2019’da Cumhuriyet ve Sözcü’nün FETÖ ile ilişkilendirilmesini nasıl izah edersiniz? Bu iki gazete Fetö’nün en büyük kumpaslarından birisi olan Ergenekon kararına bu şekilde tepki koyan bu iki gazeteyi bugün Fetö’cü olarak kabul etmek akıl ziyanıdır” ifadelerini kullandı.

Başbuğ’un açıklamalarından satır başları şöyle:

“Aslında komplonun ana hedefi TSK. TSK ana hedef olmakla beraber bugün net anlaşılıyor ki, aslında komplolar sürecinin ana hedefinde Atatürk ve Cumhuriyet var. Komplolar 2007 yılında başlıyor, 2014 yılına kadar sürüyor. Bunun bir de yargılama süreci var. İlk gözaltı sürecinden başlatırsak 12 yıl geçmiş. Bugün komplolar çerçevesinde yapılan davalara baktığımızda, hemen hemen hepsinin sonuçlandığını, suçlanan herkesin beraat ettiğini görüyoruz. Pazartesi de Ergenekon davasıyla ilgili olarak mahkemenin kararı netleşti. Bu süreçte komplolardan tam neticelenmeyen sadece Balyoz davasındaki 7 kişinin durumu var. Onların dosyası da Yargıtay’da ilgili dairede yıllardır bekliyor. Temenni ederiz ki o dava da bir an önce beraatla neticelenir ve böylece komploların tümü sonuçlanmış olur.”

“İNTİHAR EDENLER NE OLACAK?”

“2007’den bugüne kadarki sürece baktığımızda beraatla sonuçlandı, çeşitli davalar bitti. Bu süreçte hayatlarını kaybeden arkadaşlarımız var. Asker sivil. Türkan Saylan hastaydı belki de ölümünü hızlandırdılar. İlhan Selçuk hasta değildi, belki de Selçuk üzüntüler ve karşılaştığı durumlar karşısında, hatta geçenlerde birisi ‘ben artık yaşamak istemiyorum’ demişti. Ali Tatar var. Gencecik bir öğretmen, deniz subayımız. Dayanamadı, gururuna yediremedi intihar etti. Abdülkerim Kırca var. Jandarma subayıdır, terörle mücadelede benim yanımda da görev yapan birisi. Alay komutanı iken PKK’lılarla mücadele ederken maalesef yürüyemez hale geldi. Emekli oldu. Ben onu MGK Genel Sekreterliği’ne aldım, sandalyesiyle geliyordu. PKK karşısında kahramanca mücadele eden Abdülkerim Kırca suçlandı. Sayın Ahmet Necdet Sezer tarafından şeref madalyasıyla ödüllendirdi. Gururuna yediremedi, intihar etti.”

“ÖZÜRLE BU ÖLEN İNSANLARI GERİ Mİ GETİRECEĞİZ”

“Muzaffer Tekin, Silivri’de hastalandı, kanser oldu. Onurlu bir çocuk. Kaşif Kozinoğlu var. Cem Aziz Çakmak var amiral. Murat Özenak var. Kuddusi Okur var. Şimdi ne olacak? Bu komploları işleyen insanlar aslında bir insanlık suçu işlemişler. Kaç kişinin hayatına malolmuşlar. Özürle bu ölen insanları geri mi getireceğiz? Gereken cezaları görmeliler. Bir noktada şehit olan bu değerli arkadaşlarımız asker sivil bunları ben şehit olarak görüyorum. Bunların acısında özür dilemek hafif kalır. Hayatını kaybedenlere neden olanlar mutlaka cezasını görmeli.”

''HİÇBİR KURUM FENERBAHÇE'NİN VERDİĞİ MÜCADELEYİ VERMEDİ''

FETÖ'nün bütün kurumlara sızmak istediğini görüyorsunuz. Spor, futbol kulübü denildiği zaman hakikaten Fenerbahçe'nin yeri daha farklı. Burada amaç Fenerbahçe'yi ele geçirmek. Çok önemli bir güç. İlk denemeyi 2011 Haziran'da yaptılar. Şike olayı ortaya çıktı. Bu ilk denemidir. Fenerbahçe taraftarıyla, yönetimiyle, ki o dönemde Ali Koç da başkan yardımcısı olarak bu süreçte çok önemli rol oynamıştır. Fenerbahçe bu süreçte muhteşem, kurumsal olarak, yönetim ve taraftarıyla muhteşem bir mücadele verdti. Türkiye'de hiçbir kurum Fenerbahçe'nin verdiği direnişi, mücadeleye vermedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim