• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 27 °C

Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey mezarı başında anıldı

Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey mezarı başında anıldı
Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey, şehadetinin 99. yılında 10 Nisan 2018 günü Kadıköy'deki mezarı başında törenle anıldı.

Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey, şehadetinin 99. yılında 10 Nisan 2018 günü Kadıköy'deki mezarı başında törenle anıldı.

Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, Başkan Yardımcısı Erol Güler ve Kartal Belediye Başkan Danışmanı Yılmaz Özdemir'in koordinasyonunda düzenlenen törene çok sayıda kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından açış konuşmasını yapan Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, "Yozgat Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Bayburt Kaymakamı Urfa Mutasarrıfı Mehmet Nusret Bey ile Diyarbakır Valisi Mehmet Reşit Bey, öz vatanlarında, kendi milletinin gözleri önünde yaptıkları görevleri karşılığı İstanbullu Ermeniler, Rumlar, işgal kuvvetleri ve basiretsiz, hain, işbirlikçi devlet yöneticilerinin dayatmaları ile Ermeni tehciri olayında görevlerini ihmalde bulundukları gerekçesi ile suçlanmış, Nemrut Kürt Mustafa Paşa başkanlığında düzmece bir mahkemede yargılanmış ve mahkum edilmişlerdi. Emperyal güçler için Kaymakam Kemal, o koca imparatorluktan alınan intikamın sembolü idi. Esir edilmiş imparatorluğun kalbinde millet, evladına sahip çıkamamıştı. 10 Nisan 1919 günü Beyazıt meydanında bir idam sehpası başında birçok zebaninin arasında beyazlar giyinmiş bir aslan kükredi; o kükreme, halen İstanbul'da ve Beyazıt Meydanında çınlamakta ve yankılanmaktadır. "Adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet" "Ben cephede düşmana karşı savaşan bir nefer gibi şehadet şerbetini içmeye gidiyorum.'" ifadelerini kaydetti.

"Anadolu ve Azerbaycan topraklarında sırtımızdan vurdular"

"Bu millet Balkan Savaşı ve 1. Dünya savaşı günlerinde beş milyon evladını kurban verdi" diyen Öztek, "Varlıklarını bin yıldır Türk'e borçlu olan Ermeniler, Birinci Dünya savaşı günlerinde, Rus, İngiliz ve Fransızlarla birleşerek Anadolu ve Azerbaycan topraklarında sırtımızdan vurdular. Türk'e soykırım uyguladılar ABD Başkanlarından Reagen'in Danışmanı Bruce Fein, ABD'li Prof. Dr. Stanfort Shaw ve Justin McCarthy raporlarına, göre Ermeniler iki milyon Türk ve Müslümanı katletmişlerdi. 25 yıl önce Hocalı'da katlettikleri yavrucukların kanı ise henüz kurumamıştı. Şimdi utanmadan Türkler Ermenilere soykırım yapmıştır diyerek, onlarca parlamentoyu kandırarak üstümüze salmaktadırlar. Üstelik her 24 nisan günü mum dikerek, resimler asarak yalandan ağlayıp sızlayarak, "1915" ten günümüze soykırım sürüyor" diyerek ırkçı faşizan emelleri ile güzel İstanbul'umuzun sokaklarını kirletmektedirler. Bu rezalete yetkililerimiz kesinlikle müsaade etmemelidir. Bütün bunlara rağmen, ülkemizde çalışan ve Türk çocuklarına dadılık yapan Ermeni hanımlar her yıl ülkelerinin ekonomisine Türkiye'den gönderdikleri paralarla büyük katkılar sağlamaktadırlar. Türk yurdu dün olduğu gibi bugün de emperyal güçlerin ve haçlı zihniyetinin tehdidi altında şehitler vermeye devam etmektedir. Allah hepsine rahmet eylesin. Biliyoruz ki cennetteki en yüce makam onlaradır. Onlar hiç çekinmeden Allah yolunda savaşmışlar ve seve seve canlarını vermişlerdir. Onun içindir ki, şehitlerimizin ardından "ey cemaat, hakkınızı helal ediyor musunuz" diye sormayalım. Asıl sormamız gereken soru, "ey şehit bize hakkını helal ediyor musun" olmalıdır. Kaymakam Kemal beyden de bize ve milletine hakkını helal etmesini diliyorum" diye konuştu.

İkinci konuşmacı, Yozgat Boğazlıyanlı öğrenci İhsan Samet Süzener; "seni unutmadık Kaymakam Kemal Bey" diyerek başladığı konuşmasında "Osmanlı Devleti asırlardır her türlü saldırıya karşı bir ulu çınar misali dimdik ayakta durmuştur. Türk milleti, bu ulu çınarın gölgesinde diğer milletlerle kardeşçe ve beraberce yaşamış ve her şeyini onlarla paylaşmıştır. Fakat Osmanlı Devleti'nin zayıf düşmesi ile şefkatle yönettiğimiz diğer milletler, birer hain olarak karşımıza dikilmiş ve intikam dehşetine düşmüşlerdir. Kendisine verilen bir kamu görevini yerine getiren vatan evladı Kaymakam Kemal bey bu hain ve işbirlikçilerce kurban seçilmiştir. Bu yüce milletin evladı almış olduğu terbiye ve devlet anlayışı içinde son ana kadar devletinin adaletinden ümidini kesmemiştir" dedi.

"Türk tarihinde utanılacak bir sayfa yoktur"

Aydınlar Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal ise, "Atatürk'ün teklifi ile 19 Ekim 1922 günü TBMM kararı ile Boğazlayan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey, Bayburt Kaymakamı Mehmet Nusret Bey ve Diyarbakır Valisi Mehmet Reşit Bey Milli Şehit ilan edilmişlerdir. Bizlere düşen görev, gelecek nesillere şehitlerimizi unutturmamaktır. Kazanımlarımızın, değerlerimizin ve demokrasinin kıymetinin farkında olmaktır. Kaymakam Kemal Beyi ve tüm şehitlerimizi Saygı ve rahmetle anıyoruz. Ülkemizde şehitliğin ve gaziliğin ne kadar anlamlı ve kutsal olduğunun bilmeyen yoktur. Bundan da ayrı bir mutluluk duyuyoruz. Asil ve kahraman Türk milleti, şehit ve gazilerine devamlı sahip çıkmıştır. Türk milleti Anadolu'da yaşayan insanlar topluluğu, bir kalabalık veya bir sürü değildir. Bazılarının Türk milleti ifadesinden kaçınmalarını da üzüntüyle ve hayretle izliyoruz. Son Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatları, Türk milletinin asalet, fedakarlık, vefalılık gibi bazı önemli özelliklerinin ortaya serilmesine yardımcı olmuştur. Türk milletinin mensubu olan ancak onu bir türlü tanıyamamış olanlara bu harekatlar ders niteliğindedir. Türk milletine mensup bir harp malulü gazi çocuğu olarak daima gurur ve şeref duymuşumdur. Bizim Ermeni vatandaşlarımız ile hiçbir zaman sorunumuz olmamıştır. Sorun Ermeni terör örgütleri iledir. Günümüzde değişik isimlerle ortaya çıkmış, daha doğrusu çıkarılmış ve kullanılan bu terör örgütleri, Batı'nın uşağı olmaya, hilale karşı haçın malzemesi olmaya soyunmuşlardır. Her Nisan ayında sözde Ermeni soykırımını önümüze sürenlerin ellerinde ciddi bir belgeleri yoktur. Batılı emperyalist ülkeler, kendi soykırımlarını örtme gayretine girmişlerdir. Osmanlı'yı tehcir yaptı diye suçlayan bazı yerli siyasiler ile son yıllarda "taziye" ve "özür" ifade eden konuları üzüntü ve hayretle izliyoruz. Türk tarihinde utanılacak bir sayfa yoktur. Türk tarihi ile yüzleşilmeli diye ortaya dökülen Batı'nın uşakları ve işbirlikçileri biraz insani boyuttan konuya bakarak tarih boyu Türk'e yapılan soykırımlarla ilgilenebilmelidirler.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim