• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 14 °C

Yazın asitli içeceklerden uzak durun

Yazın asitli içeceklerden uzak durun
Yaz mevsiminde sağlığımızı korumak için neler yapmamız gerekir ?

Yaz aylarının beraberinde getirdiği fiziksel değişim, her bünyede farklı olumsuzluklar ortaya çıkarabiliyor. Güneş ışınlarının fazlalığından etkilenerek ortaya çıkan kimyasal ve fiziksel değişimin yol açtığı olumsuzluklar, insan bedeninde oldukça ciddi ve kalıcı zararlara da yol açabiliyor.

Özellikle cilt üzerindeki kalıcı lekeler, her yaz korkulu rüya oluyor. Bu fiziksel ve kimyasal olumsuzlukların yanında, doğal olarak çeşitlilik gösteren böcek ısırması, sokması gibi beklenmeyen durumlar da ayrıca tedbir gerektiriyor. Yoksa bütün bir yaz ayı çile içinde geçebiliyor.

İşte bu olumsuzlukların neler olabileceği ve bunlara karşı alınabilecek önlemler, yaz aylarını daha rahat geçirebilmeniz için önem arz ediyor.

Alerji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Yüksel, yaz alerjisi ve bu konuda alınacak önlemleri Ajanshaber’e değerlendirdi…

“EN ÇOK ETKİLENENLER BEYAZ TENLİ, AÇIK CİLTLER”

Yaz aylarının, vücudun bütününe etkisine değinen Prof. Yüksel, “Yazın, güneş ışını ile cilt arasında (ciltleri; bir hastalığa eğilim varsa ya da yoksa diye ayırmak üzere) bir etkilenme söz konusu olabilir. Yazın güneşten ve çevreden en çok etkilenen ciltler; beyaz tenli, açık olan ciltlerdir. Bu ciltlerde, güneş etkisini koruma işlevi olan, deriye rengini veren melanosit dediğimiz hücreler bir miktar daha azdır. Açık tenli kişilerde; az miktarda, vücudun daha da koyulaşmasına yol açmak için hızlı olarak melanin pigmenti yapamazlar. Bu nedenle bu durumda cilt, hızlı bir şekilde kızarır. Cilt nihayetinde koyulaşır ama bu esnada soyulmalar, dökülmeler, egzamatik reaksiyonlar görülebilir. Açık renk ciltlerde daha kalıcı lekeler kalır.” dedi.

NASIL KORUNMALI?

Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden vücudu korumak için yapılması gerekenlerle ilgili bilgiler veren Yüksel şunları söyledi:

Ciltte, özellikle çocukluk çağında daha çok görülen ama yetişkinlikte de görülebilen, egzama var mı, yok mu, göz önünde bulundurmak lazım. Eğer, egzamaya temel oluşturacak bir durum var ise, cildi mutlaka nemlendirmek lazım. Her cilt için, hastalık durumu olup olmadığına göre, nemlendirici karakter de farklıdır. Yani her cilde her yaşa uygun nemlendirici vardır. Özellikle çocuk ciltlerinin nemlendirilmesi için, üre içermeyen, daha hafif ve en az katkı maddesi barındıran nemlendiriciler kullanılmalıdır. Büyükler için ise, üre içeren nemlendiriciler olabilir ama egzama varsa ve cildin kuruluğa eğilimi varsa -biz bunlara iktiyoziform ciltler diyoruz- o zaman cildi nemlendirmek için daha koyu, daha güçlü nemlendiricilere ihtiyaç var. Her cilt, hastalığa ve egzamatik rahatsızlığa eğilimi olsun olmasın, özellikle beyaz tenli ise, mutlaka güneş ışınlarından en az zarar görmek için nemlendirilmeli. Nemlenmemiş bir cilde, istediğiniz kadar koruyucu sürün koruyamazsınız.
 
GÜNEŞ KREMİ Mİ, GÜNEŞ LOSYONU MU KULLANILMALI?

Ciltlerin, yazın kurumaya eğilimli olduğunu ve bu noktada mutlaka nemlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Yüksek, “Cilt kurur, kuruyan cilt de kaşınır ve hastalıklara eğilimli hale gelir. Güneş ışınlarına maruz kalırsa, nemlendiren faktörlerin cilde fonksiyonları azalır. Nemli bir ortamda isek, bu sefer de kurumayı boş verin, tahriş olur. Üstelik sürülen kimyasallardan daha fazla etkilenmeye başlar.

Güneş losyonları ve kremleri, hepsi kimyasal içeriyor. Bu kimyasallar ile dışarı çıkıldığında, cilde maalesef zararlı etki oluşuyor. Her ne kadar bu etkilerden korunmak istesek bile, cilde olumsuz etkileri olabiliyor. Bu nedenle yapılması gereken, güneş ışığına maruz kalmaktan korunmaktır. Eğer güneş ışığına maruz kalmaktan kurtulamıyorsak, bu durumda, güneşle temas edecek yerlerin, güneş losyonları ve güneş kremleri ile kapatılması gerekir. Bu noktada önerilen,  daha doğrusu önerilmesi gereken, güneş losyonları tercih edilmelidir. Diyelim ki daha uzun etki eden ve güneşten korunması gereken, örneğin; kansere, egzamaya yatkın ciltler, derinin yenilenmesinde problem olan bazı genetik hastalıklarda güneş kremi kullanılabilir ama genel anlamda, güneş losyonu kullanılmalıdır.” şeklinde konuştu.

“KADINLAR EN AZ MAKYAJLA ÇIKMALI”

Makyaj malzemelerinin kimyasal içeriğinin olumsuzluğunu da vurgulayan Yüksel,  “Kimyasallar açısından, bayanların özellikle kullandığı makyaj malzemeleri ve deride uzun süre kalacak olan parfümler, güneş ışınlarına maruz kalınca yaşlandırıcı etki meydana getiriyorlar. Bu nedenle, bayanlara en az makyaj yapmayı, daha çok ciltlerini nemlendirmeyi öneriyoruz.” dedi.

Prof. Dr. Hasan Yüksel, yaz aylarında sıvı tüketilmesinin önemine değinerek, önemli bilgiler verdi:

ASİTLİ İÇEÇEKLERDEN UZAK DURUN

Yiyecekler açısından, yazın en önemli faktörü, bol sıvı almaktır. Bol sıvı almayan, sıvısını kaybeden cilt daha hızlı yaşlanır ve güneş ışınlarına daha fazla maruz kalır. Mutlaka bol sıvı almak gerekir. En az oranda katkı maddesi almak gerekir. Yazın sıvı almak konusunda yapılan en büyük hata; kola, gazoz veyahut renkli içecekler tüketmek. Çünkü bu içeceklerin barındırdıkları maddeler, cilde en çok zararı veren kimyasallar. Bu nedenle daha çok su, meyve suyu ve ayran tüketilmeli. Ayran, milli içeceğimiz olarak da, gerçekten yazın içilebilecek en güzel sıvı. Neden? Çünkü ayranın içinde tuz var, protein var, sıvı var, probiyotik var. Her yönü ile çok güzel. O nedenle yazın su ve ayran tüketmek yeterli.

“MEYVE SUYU KADAR LİFLERİ DE ÖNEMLİ”

Aslında meyvenin kendisi tüketilmeli. Çünkü suyu kadar, meyvenin lifleri de önemli. Ayrıca, özellikle içilen meyve suyu portakal olduğu için, asidik özellikte. Modern toplumların en önemli hastalıklarından birisi reflü biliyorsunuz. Bu tarz meyve suları asidik özellikte olduğu için reflüyü artırabilir. Meyve suyunu sıktığımız takdirde, içindeki vitaminler de okside olmaya başlıyor, faydası azalmaya başlıyor. Meyve, mutlaka posasıyla birlikte alınmalı.

Tabi şu da var: Eğer kutulanmış meyve suyu tüketiyorsanız, bu tür meyve suyunu önermem. Hatta, asla içilmemesi gereken bir şey. Çok yüksek şeker içerdiği için, kan şekerinde dalgalanmalara ve daha fazla acıkmaya yol açar. Katkı maddeleri nedeniyle de deriye zararlıdır.

Etiketler: , ,
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim