Sırtında yumurta küfesi taşıyanlar ne kadar ağır sorumluluk altında olduklarını bilirler ve sorumlu hareket ederler.
Tabi o yumurtalara değer verdikleri sürece!..
* * *
Taç giyen baş akıllanır derler!..
Bu gerçekten de genel kabul gören bir kanıdır!..
Ama bazı başlar var ki hala daha akıllanmamış ve bu kadar aymazlıklarına müsahama gösterilmesine karşın insanımızın sabrını zorlamaktadır!..
Her şeye rağmen akıllı olmalı ve provokatörlere karşı dikkatli olmamız gereken bir süreçteyiz.
Hani Mevlana'nın çok derin bir sözü vardır:
"Her lafa söylenecek bir söz mü vardır. Amma!.. Lafa bakarım laf mı diye, söyleyene bakarım adam mı diye!.."
* *
Sırtında yumurta küfesi taşıyanlar; eğer kendilerine emanet edilen yumurtalara sahip çıkmak istiyorlarsa ne dediklerini çok iyi bilmeleri gerekir. Sokakları doldurmak hiçte sanıldığı kadar zor değildir.
Bugün kazanan taraf sokaklara çıkan değil, işin en iyi yapan, fikir üreten, devletine ve milletine sahip çıkan ve fitneden uzak duranlar olacaktır.
Irak çok iyi bir örnektir.
Yıllarca Kuzey Irak dediler.
Affedersiniz ama, Kuzey Irak diye bir ülke mi vardı?
İşte bunlar hep alıştırma politikası!..
Bu ülkede Kürt sorunu YOKTUR!..
Sorun, TERÖR sorunudur!..
Bir Kürt kendini ne kadar Kürt hissediyorsa ben bir Türk olarak kendimi o kadar Kürt hissetmekten asla ama asla gocunmam!..
Bir zamanlar sevdiğim ama kendisini yazık ki harcayan bir adam vardı; Erkan MUMCU!..
Onun da dediği gibi bir Kürtlerle mozaik değil, şerbet olmuştuk şerbet!..
Bizi kim kimden ayırabilir!.
Sağınıza solunuza bakın hangi Baran'a, Zozan'a Berivan'a eliniz kalkar?
Hoyratça küfrederek, kitleleri bir yerlere getirebilirsin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir!..
O çocukların kalem tutması gereken ellerine taşları aldıklarında bile hala daha demokrasi havarisi geçinebilirsin!..
Ama unutma!..
Artık insanlarımız yutmuyor!..
Sizin nereye varmak istediğini herkes biliyor!..