• BIST 99.639
  • Altın 141,794
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 29 °C

Yakın zamanda ilaçlar bilgisayarlarda denenecek

Yakın zamanda ilaçlar bilgisayarlarda denenecek
Doç. Dr. Serdar Durdağı, "Bilgisayar üzerinden yapılan ilaç tasarımı çalışmaları zorlu süreçleri 2 haftaya düşürüyor. Söz konusu teknolojiler sayesinde yakın bir gelecekte daha fazla ilaç, daha kısa sürede ve daha ucuz maliyetle geliştirilebilecek” dedi.

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) 3. İlaç Tasarım Kongresi Başkanı Doç. Dr. Serdar Durdağı, bilgisayar üzerinden yapılan ilaç tasarımı çalışmalarının, ilaç AR-GE’sindeki zorlu süreçleri 2-3 haftaya düşürdüğünü belirterek, “Bu durum, aynı zamanda maliyeti önemli oranda azaltıyor. Söz konusu teknolojiler sayesinde yakın bir gelecekte daha fazla ilaç, daha kısa sürede ve daha ucuz maliyetle geliştirilebilecek” dedi.

Üniversitesi tarafından bu yıl üçüncü kez düzenlenen kongre, yurt içi ve dışından bilim insanlarının katılımıyla üniversitenin Beşiktaş kampüsünde başladı.

İlaç araştırma ve geliştirmede son uygulamaların yanı sıra yeni yaklaşımların ele alınacağı ve üç gün sürecek kongreye ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuşan Durdağı, hem Türkiye’de hem de dünyada ilaç geliştirme alanına çok büyük bir ilgi olduğunu anlattı.

Durdağı, dünyada ortalama yaşam süresinin uzamasına paralel ileri yaşlarda karşılaşılacak sağlık sorunları ve bu hastalıklara yakalanma olasılıklarının arttığını dile getirerek, bu nedenle yeni tedavi mekanizmalarına ve keşfine yönelik rasyonel ilaç araştırma ve geliştirme konularına akademi ve endüstride büyük ilgi olduğunu aktardı.

Bu doğrultuda yürütülen ilaç araştırmalarını ve keşiflerini hızlandıran bilgisayar destekli çalışmalarla sanal taramalar sayesinde, geleneksel yöntemlerle yıllarca süren çalışmaların az maliyetle, kısa sürede yapılabildiğini vurgulayan Durdağı, şöyle devam etti:

“Normalde milyonlarca molekülün test edilebilmesi için bir insan ömrü yetmezken artık bir haftada 7 milyon molekül taranabilir hale geldi. Yeni bir ilacın keşfi için 5-10 bin molekül inceleniyor. Klinik öncesi çalışmalar 3-6 yıl arasında sürüyor ve yaklaşık 330 milyon dolara mal oluyor. Bilindiği gibi ilaç endüstrisi yeni bir ilaç üzerinde çalışırken önce milyonlarca bileşiği tarıyor. Bu süreç hem çok uzun sürüyor hem de her zaman işe yarar bir molekül bulunamayabiliyor.

Tüm bu nedenlerle özellikle son yıllarda, bilgisayar teknolojilerindeki ilerlemelere paralel yeni ilaç keşfi ve yan etki mekanizmalarının kontrolünün sanal ortamda yapılması gündeme geldi. Bilgisayar üzerinden yapılan ilaç tasarımı çalışmaları, ilaç Ar-Ge’sindeki bu zorlu süreçleri 2-3 haftaya düşürüyor. Bu durum, aynı zamanda maliyeti önemli oranda azaltıyor. Söz konusu teknolojiler sayesinde yakın bir gelecekte daha fazla ilaç, daha kısa sürede ve daha ucuz maliyetle geliştirilebilecek. Ayrıca ilaçların yan etkileri piyasaya çıkmadan tespit edilebiliyor.”

“Nadir hastalıklar ilaç şirketleri için çok cazip hastalıklar değil”

ABD’de kanser üzerine araştırmalarını sürdüren Georgetown Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Departmanı’ndan Prof.  Dr. Aykut Üren de daha çok çocuk ve gençlerde görülen kemik ve yumuşak doku kanserlerine yönelik çalıştığını belirterek, şu bilgileri verdi:

“Bunlar çok sık rastlanan kanserler değil. Her birinden Kuzey Amerika’da senede 400 hastada, tüm Avrupa’da toplam bin hastada çıkıyor. Dolayısıyla nadir hastalıklar dediğimiz bu hastalıklar, ilaç şirketleri için çok cazip değil. O yüzden bizim bu çalıştığımız kanserler üstüne ilaç şirketlerinden çok büyük destek alamıyoruz. Orada bunlar için daha çok devletten, devletin araştırma birimlerinden destek alıyoruz. Ayrıca bize bu konuda aileler çok destek oluyor. Sonuç olarak bu tür çalışmalarımızın ürünü olan ilaç olmaya aday bir, iki molekülümüz var. Onlardan birinin patenti var. FDA’den (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onay alınırsa bir klinik çalışma başlatılması düşünülüyor. Bu bizim yaklaşımımız biraz daha değişik. Rasyonel ilaç dizaynı hedefleyeceğiniz proteinlerin yapısını bilmeye bağlı. Bizim hastalıklarda hedeflemeye çalıştığımız proteinlerin üç boyutlu şekli yok. Bu proteinler kendi şekli koruyamıyor. Bu nedenle de biz bu tür bir yaklaşım yapamıyoruz.”

“Şu anda diyabet alanında 3 ilacımız faz2b aşamasında”

Medipol Üniversitesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güzel ise yaptıkları çalışmalar arasında en ileri safhaya ulaşmış klinik ilaç adayının faz3’te alzaymır ilacı olduğunu belirterek, ilacın Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından hızlı takip listesine alındığını kaydetti.

Güzel, şu anda bu klinik ilaç adayının 3 kıtada 1800 hasta tarafından denendiğini aktararak, kendisinin de alzaymır ilacıyla ilgili çalışmalarda bulunduğunu ifade etti.

Diyabet ve kanser alanında da çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Güzel, şöyle konuştu:

“Şu anda diyabet alanında 3 ilacımız faz2b (ilacın etkinlik çalışmasının yürütüldüğü süreç) aşamasına geldi. Yani ilacın hasta gönüllülerde denenmesidir. Şu anda 500 hasta tarafından denenmektedir. Bu ülkemiz için çok önemli. Çünkü şu anda tahmin edilen rakamlara göre, Türkiye’de şu anda 13 milyon diyabet hastası var. Buna 3-4 milyonda teşhis edilmeyen şeker hastasını da eklersek, ülkemizde yaklaşık 15 milyon diyabet hastası var. Bu ciddi rakamlara, boyutlara vardı. Bizim çalışmalarımız umarım sonuç verir. Faz3’e geçtikten sonra bu ilacın dünyada insanları kasıp kavuran obezlik de dahil, diyabet hastalıklarına çare olacağına umut ediyoruz.”

“Bir ilaçla Türkiye’nin 20 yıllık cari açığını karşılayabiliyorsunuz”

En son çalışmalarını kanserle şeker arasındaki ilişkilerini inceleyerek gerçekleştirdiğini anlatan Güzel, “Şu anda o ilacı da sanırım 40 milyon dolara başka bir firmaya verdik. Şu anda klinik çalışmaları devam etmekte. Ben ülkemizdeki kanser vakalarında da ciddi artışlar gözlendiğini belirtmek istiyorum. Burada çeşitli etkenler var. Bu ilaca erişebilirliği de gündeme getirdi. Bilhassa kanser konusunda yeni çıkan ilaçları ruhsatlandırmayla, patent haklarından dolayı erişilemediğini vurgulamak istiyorum. Bunun artık Türkiye’de önünün açılması lazım. Gelişmiş olan ülkelerdeki ilacın bir an önce bizim ülkemizdeki hastamıza da tedavi şeklinde gelmesi lazım” ifadesini kullandı.
Güzel, Türkiye’de bu alanda çalışan bilim insanlarına destek verildiğini ancak bunun yeterli olmadığını dile getirerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bir ilacın klinik aşamasına kadar maliyeti yaklaşık 1,5 milyar dolar. Ülkemiz bunu yapabilecek kapasitede mi? Zor ama uzun soluklu bir işe başlamak lazım. Bu bir takım ve ekip işi. Bu işte devlet, bilim adamı ve sanayici bir arada olmalı. Bunlardan biri olmayınca ilaç konusunda sürekli dışarı bağımlı oluyoruz. Türkiye’de ilaç konusunda cari açığımız 5 milyar dolar. Her yıl artmaktadır. Bir ilacın maliyetini biliyoruz ama ödülü ve riski olan bir alan bizim alanımız. Ancak riskinden çok ödülü fazla. Kolesterol ilaçları dünyada en fazla para kazandıran ilaçlardır. Bizim cari açığımız 5 milyar dolar. Hesap yaparsanız bir ilaçla Türkiye’nin 20 yıllık cari açığını karşılayabiliyorsunuz. Bu alanda ciddi şekilde çalışmaları artırmamız lazım.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim