• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -11 °C
  • İzmir 5 °C

Uzmanlar uyardı: Kirlenen havanın çaresi temiz ve yenilenebilir enerjide

Uzmanlar uyardı: Kirlenen havanın çaresi temiz ve yenilenebilir enerjide
Uzmanlar, rüzgar ve güneş enerjisini masaya yatırdı. "Gelecek Yenilenebilir Enerjide" platformu, ekolojik ve temiz enerjinin vazgeçilmezleri olan rüzgar ve...

Uzmanlar, rüzgar ve güneş enerjisini masaya yatırdı. "Gelecek Yenilenebilir Enerjide" platformu, ekolojik ve temiz enerjinin vazgeçilmezleri olan rüzgar ve güneş enerjisinin geleceğini tartıştı. İzmir'de düzenlenen sempozyumda, yenilenebilir enerji ve özellikle RES'ler konusunda Ege Bölgesi'ndeki yanlış algılamaya dikkat çekildi. Türkiye'nin önde gelen çevre uzmanı akademisyenler ve Greenpeace üyelerinin katıldığı sempozyumda, kirlenen havanın çaresinin temiz ve yenilenebilir enerjide olduğu vurgulandı. "Yenilenebilir enerji devriminde Türkiye lider mi olacak, takipçi mi?" sorusuna cevap aranan sempozyumun moderatörlüğünü, Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak yaptı. Dünya gazetesi yazarı Rüştü Bozkurt, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Nezihi Bilge, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M.Cemali Dinçer, Greenpeace Rüzgar Enerjisi Bölge Koordinatörü İbrahim Çiftçi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Rüzgar Enerjisi Kulübü Genel Sekreteri Soner Gültekin konuşmacı olarak katıldı.

'RÜZGAR ENERJİSİNDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR VAR'

Dünya Rüzgar Enerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, rüzgar enerjisinin, özellikle Paris'teki İklim Zirvesi'nden sonra bir kez daha geleceğe dair önemini ispat ettiğini söyledi. Paris'te bütün devletlere bir hedef koyulduğunu belirten Prof. Dr. Uyar, "Ama bu sadece bir karardan ibaret. Ne yapacaksa ülkeler, kendi gelecekleri için kendileri yapacak. O nedenle rüzgar enerjisinde şu unsurlar büyük önem taşıyor: Birincisi, sesin 45 desibeli geçmemesi gerekiyor. Nitekim türbinlerde artık bu sorunla karşılaşmıyoruz. İkincisi de gölge yarattığı iddiası. Artık tüm türbinlerin alan içerisine yerleştirilmesi, bu kurallara uygun yapılıyor. Bu oranın üzerine çıkan türbinler, zaten yasal olarak kurulmuyor. Türkiye'de rüzgar enerjisine ilişkin oluşan bu muhalif duruş da yanlış bir seyir olarak gözlemleniyor, kamuoyunu da yanlış bir yöne sevk ediyor. Öyle ki tüm dünya, rüzgar enerjisini de kapsayan yenilenebilir enerjiyi en temiz ve en ucuz enerji olarak benimsedi." diye konuştu.

'YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PAYI ARTTI'

Greenpeace Bölge Koordinatörü Çiftçi de rüzgar enerjisiyle ilgili büyük bir bilgi kirliliği olduğuna dikkat çekti. Güneş enerjisi fiyatlarının son 10 yılda yüzde 45 düştüğünü kaydeden Çiftçi, şöyle devam etti: "Son 10 yılda yenilenebilir enerjinin pazar payları arttı. Yenilenebilir enerji, günden güne dünyadaki birçok pazarda şebeke kalitesini yakaladı. Dünya enerji piyasaları bir yöne doğru evriliyor. 2023 hedeflerimizde, üretim kapasitemizi ikiye katlamak ve bununla ilgili ciddi miktarda yatırım yapmak var ve bu, altyapı yatırımlarını da beraberinde getirecek. Böyle bir yol ayrımındayken geçmişin değil, geleceğin teknolojilerine yatırım yapmanın daha mantıklı olacağını düşünebiliriz."

'ŞEHİR EFSANELERİ YARATILIYOR'

Gazeteci Bozkurt da yenilenebilir enerjide her şeyden önce bilgi sahibi olunması gerektiğini vurgulayarak, "Yenilenebilir enerjide şehir efsaneleri yaratılmaya çalışılıyor. Bir insan, elinde olan kaynakları kullanmak zorundadır. Türkiye'de üretilen argümanlarla sonuç kıyaslandığında tutarsızlığı görüyoruz. Yenilenebilir enerjide, her şeyden önce işi bilip konuşmak gerekiyor. Bilimsel kanıtı olmayan haber ve bilgilerle yatırım yapıldığında, bunların başarıya ulaşmadığını görüyoruz. Kesinlikle ülkemizin kaynakları çok ciddiye alınmalıdır. Onun yerine de gerçekliğe ve bilgiye dayanmayan stratejiyle yapılan yatırımların sürdürülebilirliği mümkün değildir. Bütün bunların hepsinde fizibilite eksiği var. Gerekli çalışmaları, araştırmaları yapmadan yatırım yaparsanız batarsınız." şeklinde konuştu.

'RÜZGARIN SESİNE KULAK VERELİM'

Genel Sekreter Gültekin ise, "Yetkin, yetişmiş mühendislerimizin, yenilenebilir enerji alanına ilgisini çekmemiz gerekiyor. Yenilenebilir enerjiye geçmediğimiz her gün kaybediyoruz. Bugün kaybettiğimiz esen rüzgar, yarın geri gelmeyecek. O yüzden yenilenebilir enerjiyi kurmadığımız her gün, esen rüzgarı kaybediyoruz. Yenilenebilir enerjiye geçebilmek için rüzgarın sesine kulak verelim." dedi.

'VERİMLİ FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI YAPILMASI ŞART'

Prof. Dr. Bilge de rüzgar enerjisindeki hedeflere ulaşabilmek için çok iyi fizibilite çalışması yapılması gerektiğini vurguladı: "Rüzgar enerjisinin yaşama etkisi çok farklı. O nedenle Türkiye'nin geleceğinde önemli bir enerji yatırımı olarak değerlendirilebilecek RES'lere ve güneş enerjisine gereken ilgi ve önemin göstermesi gerekir."

'POTANSİYELİ DEĞERLENDİREMİYORUZ'

Rektör Dinçer ise Türkiye'nin, potansiyeli değerlendirme açısından yeterli olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili. Güney ve batı bölümü, yılda ortalama 300 gün güneşli gün yaşıyor. Potansiyelleri değerlendirmede çok eksik kalan bir ülkeyiz. Potansiyel enerjiyi, sürdürülebilirlik açısından kullanabilmeliyiz."

Uzmanlar uyardı: Kirlenen havanın çaresi temiz ve yenilenebilir enerjide

Uzmanlar uyardı: Kirlenen havanın çaresi temiz ve yenilenebilir enerjide

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim