• BIST 89.282
  • Altın 145,428
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 16 °C

Suriyeli askerlerin aileleri konuştu

Suriyeli askerlerin aileleri konuştu
İngiliz Independent gazetesinin Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, Suriye'de IŞİD'e karşı savaşırken hayatını kaybeden askerlerin aileleriyle konuştu.

“Kızgınlık hissetmiyoruz, yalnızca üzgünüz: Suriye’nin IŞİD’le savaşında unutulmuş mağdurlar” başlıklı haberinde Fisk, Lazkiye dağlarının sırasında, oğullarını IŞİD’le savaşta kaybetmiş, “savaşın yıktığı, Suriye askerlerinin uzun zaman önce suçlu ve eşkıya olduğuna karar veren dünya tarafından görmezden gelinen” birçok ailenin yaşadığını belirterek bunlardan birinin Wadi Alqala köyünde yaşayan 62 yaşındaki Ali Macid Muhammed ve 56 yaşındaki eşi Ebtisam olduğunu söylüyor. Oğlunu kaybeden babanın, “62 yaşında olmasına rağmen 80 yaşında gibi gözüktüğünü” ifade eden Fisk’e yaşadıklarını anlatan Muhammed sözlerine, “Üç oğlum şehit oldu ve ikisi yaralandı” diyerek başlıyor. 

'ÜLKEMİZİN ÇEKTİĞİ ACI NEDENİYLE ÜZGÜNÜZ'
“Belki de onlara asillik veren konuşma şekilleridir. Aile Alevi ve Alevi devlet başkanlarına duydukları bağlılık nedeniyle korkunç bedel ödediler” diyen Fisk, Muhammed’e kızgın olup olmadığını sormuş. Muhammed’in yanıtı ise, “İnancımıza göre, Tanrı’nın biz doğmadan önce karar verdiği bir ölüm yaşı vardır. Biz kızgınlık hissetmiyoruz. Ülkemizin çektiği acı nedeniyle üzgünüz” olmuş. Ailelerin, “taş evlerinde, sekiz saatlik elektrik kesintileri nedeniyle soğuk ve karanlıkta” oturduğunu anlatan tecrübeli muhabir, evlerdeki tek fotoğrafların ölen oğullarına ait olduğunu belirtiyor. 

Muhammed’in oğullarından Yunanistan’da mühendislik okuyan Hossam, Türkiye sınırında öldürüldüğünde geride kızı ve eşi kalmış. Diğer oğlu Macid’in 25 yaşındayken, “Şam’daki hava üssünü koruma görevinde” hayatını kaybettiğini belirten Muhammed, bir diğer oğlu Hassan Ali’nin ise Halep’te öldürüldüğünü anlatıyor. 

'SURİYE UĞRUNA BİRÇOK FEDAKARLIK YAPMAYA DEĞER'
Hossam öldüğünde Şam’ın kenar mahallelerinden biri olan al-Qaddem’de yaşadıklarını anlatan Muhammed, “En büyük oğlumuzun ölüm haberini aldığımızda dağlardaki köyümüze geri döndük. İki gün sonra, isyancılar kentte kaldığımız bölgeyi ele geçirdiler ve evimizi yağmalayıp yaktılar… Belki de oğlumuzu kaybetmek ölmememizi sağladı” sözleriyle köye taşındıktan sonra daha önce kaldıkları evin saldırıya uğradığını anlatıyor. Fisk, Muhammed’in evlerinin saldırıya uğrama sebebini açıklamadığını belirtirken, “Evlerinin neden yakıldığını söylemiyor, ama biliyor: Alevi oldukları içindi” ifadelerini kullanıyor. 

Fisk, ailenin ve yaralanan iki oğullarının yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Alaa Muhammed, en büyük ağabeyi Hossam öldürülmeden bir gün önce sol dirseğinin eklem yerinden yaralanmış. “Hossam, Alaa’yı ölmeden birkaç saat önce aradı” sözleriyle hatırlıyor Muhammed yaşananları; “Hossam ona, ‘Nasıl yaralandın? Deride bir yaralanma mı yoksa kemiklerinde zarar var mı?’ diye sordu. Alaa, ‘Her ikisi de’ dedi. Hossam buna yanıt olarak, ‘Yalnızca Allah, toprak kadar kurumuş kemiklere yeniden hayat verebilir. Endişelenecek bir şeyin yok’ dedi.” Ali’nin göğsünden vurulduğunda söylediği sözler ise, “Allah’a bize verdikleri için şükrediyoruz ve bizim hayatta kalmamız vatanımıza bağlı. Suriye’nin uğrunda birçok fedakarlık yapmaya değer. Yalnızca barışın geri dönmesini diliyoruz” olmuş.” 

HERKES AMBULANSIN İÇİNDE KİM OLDUĞUNU BİLİYOR
Fisk, Muhammed ailesiyle konuşma nedenini, bir arkadaşının aileyi tanımasıyla açıklıyor. Tecrübeli muhabir, ailenin konuşması boyunca, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’dan ve rejimden söz etmemesi ve propaganda cümleleri kullanmamasına dikkat çekiyor. Konuşmanın sonunda ise anne Ebtisam, “Suriye’ye bunların olacağını kimse düşünmemişti. Burası her zaman medenî bir yer olmuştur. Komşularımız tarafından sevilirdik. Kimse geleceği bilmiyor. İnşallah, Suriye bunu atlatacak” diyor. 

Fisk’in yazısı şu şekilde sona eriyor: “Wadi Alqala’nın duvarlarını kaplayan ölüm haberleri, Alevilerin bu korkunç savaşta nasıl bir bedel ödediğini gösteriyor. Yalnızca 337 ailenin yaşadığı, 2 binden az kişinin bulunduğu bu küçük köyde 25 asker hayatını kaybetti. Wadi Alqala ve komşusu olan yedi köydeki 25 bin kişiden yaklaşık 150 erkek öldürülmüş. Ali ve Ebtisam’a veda ederken, ana caddede tüfek patlamaları ve ambulans ışıkları görülüyor. Köylüler bu şekilde karşılıyorlar ölülerini. Herkes ambulansta kimin cansız bedeninin yattığını biliyor. Belediye Başkanı’nın oğlu evine dönüyor.” 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim