• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 11 °C

Sünnet için en ideal yaş 7

Sünnet için en ideal yaş 7
Okulların tatile girmesiyle birlikte sünnet dönemi de başladı.

 

Sünnet için ideal yaşın doğumu izleyen ilk hafta (yeni doğan sünneti) ya da 7 yaş civarı olduğunu söyleyen Öge, ideal sünnetin genel anestezi altında uygulanması gerektiğini belirtti.

Sünnetin dinî ve tıbbi sebeplerle dünyada en sık uygulanan cerrahi işlem olduğunu vurgulayan İzmir Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Öge, “Sünnet hangi yaşta yapılmalı, anestezi genel mi lokal mi olmalı, lazerle sünnet doğru bir yöntem mi, sünnet öncesi kan tetkiki şart mı?” gibi soruların cevaplarını verdi.

Çocuğun olumsuz etkilendiği durumlarda ailenin de etkileneceğini, çocukların zarar görmemesi için ebeveynlerin dikkatli olması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Öge, özellikle 2 ile 4 yaş civarında uygulanan sünnetin psikolojik travmaya yol açabileceğini söyledi.

Ömer Öge, “Ancak sünnet bir sağlık problemi için uygulanacaksa bu bir zorunluluktur ve yaşın önemi yoktur. Aileler, sünneti öncelikle bir cerrahi işlem olarak kabul etmelidir. Her cerrahi işlem gibi sünnet de ameliyathane şartlarını sağlayan sağlık kuruluşlarında ve bir uzman hekim tarafından uygulanmalıdır. Bilgisiz ve yetkisiz ellerde sünnet, telafisi mümkün olmayan hasarlara neden olabilir. İdeal sünnet, anestezi altında uygulanmalıdır. 

Bölgesel uyuşturma altında dahi yapılan sünnette çocuk, acı hissetmese bile korku ve heyecan nedeniyle psikolojik olarak ciddi travmaya maruz kalacaktır. Birçok erişkin, sünnet olduğunda duyduğu acıyı hatırlamamasına karşın yaşadığı korku ve heyecan hafızalarında net bir şekilde durmaktadır.

Sünnet için uygulanan yüzeysel anestezidir ve oldukça güvenli bir anestezi şeklidir. Anestezi öncesinde verilen bir ilaç yardımıyla çocuk rahatlatılır ve sünnet stresinden uzaklaşır. Bu ilacın kısa süreli hafıza kaybı sayesinde çocuk, sünnet öncesi ve sonrasındaki stresli dönemi de hatırlamayacaktır.” dedi.

Sünnetten önce çocuğun muayene edilmesi ve özellikle kanama bozukluğu açısından da gerekliyse tahlil yapılması gerektiğini kaydeden Öge, böyle bir hastalığın atlanması durumunda çok kötü ve ciddi sonuçlar doğabileceğini, birçok hemofili hastasının teşhisinin sünneti takip eden durdurulamayan kanamalar sonucunda koyulduğu bilgisini verdi. 

Lazerle sünnet diye bir uygulama olmadığının altını çizen Doç. Dr. Öge, “Bu şekilde pazarlanan sünnet, esasında elektrikli bir havyayla sünnet derisinin yakılarak çıkarılmasıdır ki bu teknikle istenmeyen, kötü sonuçlar oluşabilir. Burada amaç, lazer kelimesinin cazibesini kullanarak ebeveynleri cezbetmektir.” şeklinde konuştu.

Etiketler: ,
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim