• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 29 °C

Sığınmacıların can simidine sahte uyarısı

Sığınmacıların can simidine sahte uyarısı
İzmir'de deniz ekipmanı üreticisi bir firma, Suriyeli sığınmacıların yasa dışı geçişleri sırasında kullandığı sahte can yelekleriyle ilgili suç duyurusunda bulundu.

Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Avrupa hayaliyle başta İzmir ve Bodrum olmak üzere Ege kentlerine gelen binlerce Suriyeli, umut tacirleri tarafından genelde kapasitesinin çok üzerinde botlarla karşı kıyıya geçmeye zorlanıyor. Botlarının patlaması ya da alabora olması halinde tek güvence olan can yelekleri konusunda yaşanan sahtecilik olayları ise sektörde üretim yapan firmaları harekete geçirdi.

İzmir'deki fabrikasında 20 yıldır deniz ekipmanı üreterek Avrupa'dakilerin de aralarında bulunduğu 20 ülkeye ihracat yapan iş adamı Ali Karakurt, AA muhabirine, Suriyelilerin muhtaç durumunu kullanmak isteyen fırsatçıların, sahte ürünler sattığını belirlediklerini söyledi. Suriyelilerin yoğun olduğu Basmane çevresinde cep telefonu satıcısından konfeksiyoncuya kadar hemen her dükkanın can yeleği ve şambrel satışına başladığını anlatan Karakurt, polis ve zabıta operasyonlarına rağmen satışların devam ettiğini dile getirdi.

Bazı ürünlerin üzerine kendi markalarının basıldığını gördüklerini belirten Karakurt, "Basmane'deki dükkanlarda tek tek sahte yelekleri aramaya başladık. Bizim ve birkaç uluslararası markanın logosunun basılı olduğu sahte yelekler satılıyor. Suriyeliler de bu ürünlerin gerçek olduğunu sanıp alıyor. Bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığına suç durusunda bulunduk" dedi.

Sahtesi ile orijinali arasındaki farklar

Standartlara uygun üretilen can yeleğinin, kaldırma kuvveti, modeli ve bedenine göre değiştiğini bildiren Karakurt, 50 nevtonlukların "kıyısal yelekler" olarak geçtiğini, yalnızca yüzmeye yardımcı olduğunu, açık denizler için ise 150 nevtonluk modellerin kullanılması gerektiğini ifade etti.

Suriyelilerin en az 150 nevtonluk ürünlerden kullanması gerektiğini ancak bu ürünlerin fiyatının 90 liradan başladığını kaydeden Karakurt, seyyar tezgahlarda satılan birçok ürünün suya dayanıksız malzemeden yapıldığını, bunun da ölüme davetiye çıkardığını vurguladı. Karakurt, şöyle devam etti:

"Kurallar '24 saat suda kaldığında su emmeyecek' der. Örneğin kullandığımız özel üretilen iplik yerine normal pamuk iplik kullanırsanız 24 saat içinde can yeleği komple açılır. Deniz suyuna dayanması mümkün değildir. Bu yeleklerin üzerinde retroreflektif bantların, özel bir düdüğün ve led ışığın bulunması, renginin sarı ile kırmızı arasındaki skalada olması ve bir dakika içinde hiçbir yardım almadan giyilebilmesi gerekir ama Suriyeli buna bakmıyor tabii. Ne bulduysa onu almaya çalışıyor. Bu bir insanlık dramı.

Yapabileceğimiz bir şey de yok. Bizim onlara yapabileceğimiz en büyük iyilik standartlara uygun, doğru ve kaliteli ürün üretmek."

Can simidinin de standartlarının bulunduğunu, iç çapının minimum 40, dış çapının maksimum 80 santimetre ve ağırlığının da en az 2,5 kilogram olması gerektiğini aktaran Karakurt, "Size ağır gibi gelir ama en kötü havaya göre hesaplanır. Can simidi tekneden atıldığında uçmamalı, kişinin yanına düşmelidir" diye konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim