• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 18 °C

'Pilotlarımız artık susarlarsa iyi ederler'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik basın toplantısı düzenledi.
AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Lübnan'da kaçırılan ve 71 gün sonra serbest bırakılan Türk pilotları sessiz olmaları konusunda uyardı. Çelik, "Pilotlarımız artık susarlarsa iyi ederler. 'İyi ağırladılar, iyi misafir ettiler diyorlar.' Kardeşim seni kaçırmasın iyi de ağırlamasın'' diye konuştu.
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik basın toplantısı düzenledi.
 
Lübnan'da 71 gün süren esaretin ardından, Türkiye, Katar ve Lübnan'ın günler süren görüşmelerinden sonra serbest bırakılan Türk pilotları kaçıranların terörist olduğunu vurgulayan Çelik, bu konuyla ilgili olarak kaçırılan pilotlara da bir uyarıda bulundu.
 
Çelik, şu ifadeleri kullandı:
 
"Pilotlarımız da bu konuda artık susarlarsa çok iyi olur. O kaçıranları adeta sempatik gösteren, neredeyse çok iyi yaptılar diyecekler. Kardeşim seni kaçırmasınlar da çok iyi ev sahipliği de yapmasınlar. Meseleyi bu yönüyle de ele almak lazım."
 
'BİZ KİME TEŞEKKÜR EDECEĞİMİZİ BİLİYORUZ'
 
Lübnan’da kaçırılan iki pilotla ilgili olarak muhalefet çarpık bir bakış açısıyla meseleye yaklaştığını dile getiren Çelik, "Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki ‘sanki sen kurtardın, çık Katar’a teşekkür et’ bu neye benziyor biliyor musunuz arkadaşlar. Milli mücadelede Ruslar bize yardım etti, diyorsunuz ki, ‘ne seviniyorsunuz bu başarı Türk milletinin, Atatürk’ün başarısı değil. Rusya’ya teşekkür edin.’ Bu zihniyet aynıdır. Katarlıların canı sıkılıyordu ya hadi şöyle bir şey yapın diyorlardı.
 
Kendiliğinden yaptılar böyle bir şeyi zaten. Zaten Lübnan Başbakanı, istihbaratı kendi kendine harekete geçti. Bakın hatırlayın Filistinlilerin elinde 1 İsrailli vardı, bunun karşılığında İsrail devleti 1000 Filistinli serbest bıraktı. Bilakis İsrail Başbakanı karşıladı. O zaman İsrail hükümetinin yaptığı İsrailliler tarafından alkışlandı. Bu meseleler üzerinde popülizm yapacağınız mesele değil. Ha Erdoğan yaparsa bu alkışlanacak bir şey olmaz. Ama Netanyahu yaparsa takdire şayan. Bu pilotlar tutukluyken ‘ya bu pilotlar neden bir an önce kurtulmuyor’ diyen de aynı kişilerdi. Tamam şimdi kurtarıldı ama Katar’a teşekkür edin. Biz kime teşekkür edeceğimizi biliyoruz, ettik" şeklinde konuştu.
 
ÇELİK'TEN BAHÇELİ'YE YANIT
 
AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, MHP Lideri Bahçeli'nin şahsıyla ilgili hakarete varan ifadeler kullandığını belirterek, ''Sayın Bahçeli'nin bunca yaşa, tecrübeye rağmen hala ekonomi diyebildiğini görmedim. Hep ekönömi der. Dolayısıyla bu şekilde bir nitelendirmede bulunursanız, birine kapı gıcırtısı derseniz, o kalkar size, bilmem neyin homurtusu der. Bu da yakışık almaz Sayın Bahçeli'' dedi.
 
'ZEKİ MÜREN KADAR İNCE TÜRKÇE KONUŞAN BİRİ DEĞİLİM'
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, "Ben merhum Zeki Müren kadar ince Türkçe konuşabilen birisi değilim. Benim aksanımda doğu tesiri var, Sayın Bahçeli'de de güney tesiri var.
 
'BAHÇELİ HEP EKÖNÖMİ DER'
 
Sayın Bahçeli'nin bunca yaşa, tecrübeye rağmen hala ekonomi diyebildiğini görmedim. Hep ekönömi der. Dolayısıyla bu şekilde bir nitelendirmede bulunursanız, birine kapı gıcırtısı derseniz, o kalkar size, bilmem neyin homurtusu der. Bu da yakışık almaz sayın Bahçeli" diye konuştu.
 
'SAYGI GÖRMEK İSTİYORSANIZ, SAYGILI DAVRANACAKSINIZ'
 
Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin şahsıyla ilgili hakarete varan ifadeler kullandığını belirterek, "Sayın Bahçeli, saygı görmek istiyorsanız, saygılı davranacaksınız. Başkasına hakaret etme hakkını size kimse vermez. Bize yönelik hakaretvari ifadeler kullanırsanız, biz düştüğünüz seviyesizliğe yine düşmeyeceğiz ama hiçbir zaman size karşı başımızı önümüze eğmeyeceğiz" dedi.
 
7 yaşında Türkçe öğrendiğini söylerken bir Türkiye gerçeğini ifade ettiğini, bir gerçeği tespit ettiğini anlatan Çelik, "Bunu bile tenkit konusu yapmanın ne kadar büyük ırkçı bir bakış açısı gerektirdiğini takdirlerinize havale ediyorum" diye konuştu.
 
Bahçeli'nin, kendisini "kapı gıcırtısı ve akortu bozuk AK Parti Sözcüsü" diye nitelendirdiğini, bundan ne kastettiğini anlamadığını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
 
"Ama söylediği aksanla ilgili bir meseleyse Sayın Bahçeli'de bilir ki ben merhum Zeki Müren kadar ince Türkçe konuşabilen birisi değilim. Benim aksanımda doğu tesiri var, Sayın Bahçeli'de de güney tesiri var. Sayın Bahçeli'nin bunca yaşa, tecrübeye rağmen hala ekonomi diyebildiğini görmedim. Hep ekönömi der. Dolayısıyla bu şekilde bir nitelendirmede bulunursanız, birine kapı gıcırtısı derseniz, o kalkar size, bilmem neyin homurtusu der. Bu da yakışık almaz Sayın Bahçeli.
 
'BANA KİMSE AKORT YAPAMAZ'
 
Önünüze konan metinlere çok dikkat edin. Ayrıca ben insanım, ben bir enstrüman değilim, bana kimse akort yapmaz, yapamaz. Dikket ederseniz ben konuşmalarımı doğaçlama yapıyorum. Eğer ille de akort gerekiyorsa ayar vermek gerekiyorsa Sayın Bahçeli'nin önüne konan metinlerden dolayı kendisine ayar verildiğinden, akort yapıldığından söz edebilirsiniz. Bu da çok ayıp."
 
Bahçeli'nin adıyla ilgili sözlerini hatırlatan Çelik, isminden bir şikayeti olmadığını bildirdi. Çelik, şöyle konuştu:
 
"Bu dediği kelimeler hangi manaya geliyor, onu da anlamış değilim. Eğer çok beğeniyorsa bunları kendisi ve arkadaşları için kod adı, mahlas ve müstear isim olarak kullanabilir. Ben Kürtçülerin öz Kürtçülüğüne hiçbir zaman prim vermedim. Bazı Türkçülerin öz Türkçeciliğine de hiçbir zaman prim vermedim. Kürtçüler de Kürtçü ırkçılar da Türkçü ırkçılar da İslam kültür ve medeniyetinin isimlerinden hoşlanmıyorlar.
 
Öz Türkçe ve öz Kürtçe isimler tercih edebilirler. Bizim böyle bir derdimiz yok. Sayın Bahçeli, çok öz Türkçe meraklısıysa kendi adı Devlet Arapçadır, soyismi olan Bahçeli'nin bahçesi de Farsçadır, buradan Sayın Bahçeli'ye sadece (li) eki kalır, o da müberek olsun. Bizim böyle bir derdimiz yok. Ben Türkçe'yi 7 yaşından sonra öğrendim, başta sayın Bahçeli olmak üzere bütün avanesine de Türkçeyi ders verebilirim. Türkçe'nin inceliklerini, tasarruf imkanlarını, güzelliklerini kendilerine anlatabilirim. Bu konuda hiçbir sıkıntım ve tereddütümüz olmaz."
 
'BUNA ÖLÜLER BİLE GÜLER'
 
Çelik, yer isimlerinin değiştirilmesine ilişkin eleştirileri anımsatarak, İstanbul'un adının ne zaman Konstantinopolis olacağının sorulduğunu söyledi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Anadolu kelimelerinin öz Türkçe olmadığına işaret ederek, Türkçeleşmiş bütün kelimeleri Türkçe kabul ettiklerini belirtti. Dillerin, toplumların, kelimelerin kardeşliğine inandığını vurgulayan Çelik, "Beni, 'etnik tetikçiliğe soyunan' diye nitelendiriyor.
 
Sayın Bahçeli, sizin bunu bana söylemeniz o kadar komik kaçıyor ki buna ölüler bile güler. Siz aslında Hado, Hazo Hander gibi isimlerin hani Kürtlere yakışan isimler olarak nitelemekte en büyük ırkçılığı yapıyorsunuz, bir halkı toptan aşağılıyorsunuz. Aslında sizin dediğiniz etnik tetikçiliğin ta kendisidir bu. Bugün eğer Kürtçülük bir hastalık olarak varsa bir problem olarak gündemdeyse sizin etnik yaptığınız milliyetçiliğin, içinde bulunduğunuz halkanın yaptığı ırkçılığın bir ürünüdür bu. Etki-tepki meselesidir bu. Tez-antitez meseledir bu. Biriniz diğerini besliyorsunuz. Türkçü ırkçılar da bizi sevmiyor, Kürtçü ırkçılar da bizi sevmiyor. Bu, bizim doğru yolda olduğumuzu gösterir."
 
'KENDİSİNİ DE BU İDDİA SAHİPLERİNİ DE PERİŞAN EDERİM'
 
Çelik, Ali Suavi hakkında hazırladığı doktora tezinin "üstün başarılı" bulunduğuna dikkati çekerek, Devlet Bahçeli'nin kendisini "Ali Suavi'den bir şey anlamamakla" suçladığını söyledi.
 
Çelik, şunları kaydetti:
 
"Gelelim, ismi zikredilirken çok şeddeli bir şekilde ifade edilen Doktor Devlet Bahçeli'nin doktorluğuna. Bugüne kadar sayın Bahçeli'nin tezini gören var mı? Bir uğrayın bakalım, görebilir misiniz  Buradan bir iddiada bulunuyorum. Benim tezim burada, gidin Sayın Bahçeli'nin tezini araştırın, bulabilirseniz bir iktisat profesörüne verin, deyin ki, 'Bu tez, doktora tezi değil, yüksek lisans tezi bile olur mu?' Sayın Bahçeli'nin bir ilmi makalesine rastladınız mı? Tezim üzerinden bana saldırarak aslında mayınlı bir tarlaya giriyor. Bu konuda hiç mütevazi değilim. Kendisini de bu iddia sahiplerini de perişan ederim."
 
Millet ile ırkın aynı şey olmadığına işaret eden Çelik, Türk milletinin İslam potasında oluşturduğu medeniyete hayran olduğunu bildirdi.
 
'YARGITAY NİHAİ SÖZÜ SÖYLEDİ'
 
Çelik, Türkiye'nin vesayetten kurtulduğunu, normalleştiğini, darbeciler ve darbe planları ile yüzleştiğini belirterek, Balyoz Davası'nın da bu yüzleşmenin bir sonucu olduğunu söyledi.
 
Yargıtay'ın nihai sözü söylediğini ifade eden Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararını yerden yere vurduğunu ve mahkemeyi itibarsızlaştırmaya yönelik hakarete varacak ifadeler kullandığını dile getirdi.
 
Kılıçdaroğlu'nun yargı mensupları için "militan" ifadesini kullandığını ancak yargı mensuplarının asaletlerinden dolayı söylenenlere sessiz kaldığını anlatan Çelik, "Kılıçdaroğlu, bu nezaketi anlamak istemiyor ve hakaretlerinin her geçen gün dozunu artırıyor. Biz, bunu ayıplıyoruz, yadırgıyoruz" dedi.
 
Balyoz Davası'nda karar veren 5 kişinin ve Yargıtay üyelerinin hiçbirinin AK Parti döneminde işe alınmadığına işaret eden Çelik, Yargıtay Başkanı'nın 18 yıldır Yargıtay'da çalıştığını vurguladı. Balyoz Davası'nda kararından ailelerin üzüntü duyduğuna dikkati çeken Çelik, "Onların kederi ve üzüntüsü bizim için neşe, sevinç kaynağı olamaz. Başkasının kederinden, üzüntüsünden, felaketinden memnuniyet duymak sadistliği gerektirir" şeklinde konuştu.
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim