• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 33 °C

Osmanlı mirası bize değil topluma kalsın

Sultan II. Abdülhamid’in kızı Ayşe Osmanoğlu’nun torunları kendilerinde olan Osmanlı döneminden kalma eserlerin ait oldukları yere dönmesini istiyor.
Osmanlı’nın en çok tartışılan padişahlarından Sultan II.Abdülhamid’in kızı Ayşe Sultan’ın torunları Ayşe Adile Nami Osmanoğlu Tars ve Ayten Sofia Kunter, arşivlerindeki eserleri halkla buluşturmak istiyor. Osmanlı’nın 1974’ten beri Türkiye’de yaşayan iki ismiyle Sultanahmet’te buluştuk, Osmanlı’ya olan ilgiyi, büyük dedelerini ve isteklerini konuştuk..
 
BİR KİMLİK ARAYIŞI
 
1958 yılında Tunus’ta doğan ve 1974’ten beri Türkiye’de yaşayan Ayşe Adile Osmanoğlu Tars: “İnsanlarda Osmanlı’ya dair hep bir merak vardı. Son dönemlerde arttı. Çünkü insanlar bir kimlik arıyor. Hepimiz Osmanlı kökenliyiz hem de cumhuriyetin çocuklarıyız. Geçmişle de bağ kurmak gerekiyor.”
 
KİMSE DANIŞMIYOR
 
“II.Abdülhamid ile ilgili etkinlikler yapılıyor. Kime danışılıyor? Bizim Osmanlı’yla ilgili olan biten birçok şeyden haberimiz dahi yok. Biz açığız ama devletin bize bu konuda hassasiyet göstermesi gerekiyor. O zaman ne oluyor biz kendimizi geri çekiyoruz. Dedelerimizden, babalarımızdan kalan eserleri halkla buluşturmak istiyoruz. Bize kalan parçalar var. Müze müdürlerine gittim, bizzat teklifte bulundum. Yıldız Sarayı’nda birtakım restorasyonlar yapılıyor. Yıldız Sarayı demek Abdülhamid Han demek. Dolayısıyla Ayşe Sultan ve ailesi demek. Ama bunu kimse düşünmüyor.” 
 
GERÇEK YERİNİ BULMALI
 
“Var olan değerler asıl yerini bulmalı. Bunlar topluma kalması gereken hazineler. Özel sektöre değil. Orada kalacaksa zaten bizde kalsın. Devletin gelip bunu talep etmesini isterdik. Müzayedelerle ilgimiz yok. İhtiyaç dolayısıyla da satmıyoruz. Sadece layık olan yerleree olsun istiyoruz. Ama cevap alamıyoruz. Saraylarda dolap, yatak, lambadan başka şey yok. Ama bizde evlerimizi süsleyen eserler var. O atmosferi herkes yaşayabilir.”
 
ÖZEL KOLEKSİYONLAR, BATTANİYELER, KİTAPLAR...
 
Hiç olmazsa müzeler için projeler yapılabilir. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Uzmanlar geliyor bir fiyat koyuyorlar ama neye göre? Bizim şeyimiz nasıl bir uzmanlık gerekiyor? Biz halkla buluşturmak istiyoruz. Bunları niye saklayalım? Bir kumaşın 100 yıl ömrü var. Ama özel cam arasında 200 senesi var. Neden özel sektörde olsun? Aslında vefalı biziz. Özel koleksiyonları, kitapları, battaniyeleri, çarşafları var. Biz bunları nereye kadar muhafaza edeceğiz? Biz neden hayır diyelim? Milli Saraylar da bize gelip sizin elinizde ne var demeli. İsteyenler verir istemeyenler vermez. Biz bunu böyle kullanmak isteriz siz nasıl bakarsınız demeliler.”
 
SON PADİŞAH SON HALİFE
 
Sultan Abdülhamid, son halife. Halife dediğimiz halife. Gerçek bir stratejist. Son padişah, son halife. Bu yüzden önemli bir isim. Topraklarını hiçbir zaman kaybetmemiş.  Memleketini tüm yanıyla yöneten ne olursa olsun var olan bir padişahtı. Etkinliği açısından da son padişahtı. İsterim ki insanlar bizi anlasın. Yargılamak kolay, anlamak zor. 
 
İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜNE HAYRANIM
 
Sultan II.Abdülhamid’in en çok beğendiğim yönü ileri görüşlü olması. Ve ileri görüşlülüğünden dolayı da bir sürü projeleri ele almış. Bir insanın ne kadar aydın olduğunu gösteriyor. Batı’yla iletişime geçmiş. O dönem tabii his çağı değil ama kendi döneminde dünyayı tanımak ve yakalamak istiyordu. 
 
KAPILARIMIZI KAPATMIYORUZ
 
Ayten Sofia Kunter: Eski jenerasyon halkla kapalıydı. Çünkü belli bir dönemde Osmanlı hanedanlarına kötü gözle bakıldı. Üzüntüler yaşadıkları için, bir dönem hor görüldükleri için otomatik olarak kendilerini kapattılar ama biz rahatız. Bazı şeylerin bilinmesini istiyoruz. Kapılarımızı kimseye kapatmıyoruz.
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim