• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 30 °C

Muğla E Tipi Cezaevi'nde çocuklara taciz iddiası hakkında rapor hazırlandı

Muğla E Tipi Cezaevi'nde çocuklara taciz iddiası hakkında rapor hazırlandı
CHP Muğla Milletvekili ve TBMM Cezaevleri İnceleme Komisyonu Üyesi Nurettin Demir'in, Muğla E Tipi Cezaevi Sübyan Koğuşu'nda, yaşları 12 ile 15 arasındaki...

CHP Muğla Milletvekili ve TBMM Cezaevleri İnceleme Komisyonu Üyesi Nurettin Demir'in, Muğla E Tipi Cezaevi Sübyan Koğuşu'nda, yaşları 12 ile 15 arasındaki tutuklu dört çocuğa işkence yapıldığına ve cinsel tacizde bulunulduğuna dair iddialarıyla ilgili bir gelişme yaşandı. Konuyla ilgili olarak Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK) tarafından yapılan araştırmanın raporu hazırlandı. Raporda, yaşça büyük çocuklardan birine, cinsel saldırı suçundan beş günlük disiplin cezası verildiği ancak cezaevindeki fotoğrafın daha ağır olduğu belirtildi. Rapora göre cezaevinde kapasitenin iki katı tutuklu kalıyor, şiddet olaylarının denetimi için sabah ve akşam sayımlarında tişörtlerini ve pantolonlarını sıyırmaları isteniyor. Çocuklar kendi aralarında, boyunlarından tutarak "bayıltmaca" adlı bir oyun oynuyor. Ayrıca çocuklarla yetişkinler aynı koğuşta tutuluyor. Raporda, "Çocukların yetişkinlerden ayrı tutulmasına ilişkin hükümlere rağmen bazı çocukların, kurum iç hizmetlerinde çalışan yetişkin mahpusların kaldığı işçi koğuşunda tutuldukları öğrenilmiştir ki bu durum, çok kısa bir süre devam etmiş olsa dahi kabul edilemez niteliktedir." deniyor.

Raporun ayrıntıları şöyle: "Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 400 mahpus kapasitesiyle inşa edildi, daha sonra alınan kararla kapasitesi 728 kişiye çıkarıldı. Kapasite arttırımı yapılmasına rağmen ceza infaz kurumunun fiziksel yapısı değişmedi. Cezaevi yetkilileri özellikle çocukların, kadınların, erkeklerin suç türüne, yaşlarına ve benzeri değişkenlere göre cezaevine yerleştirilmesinde güçlükler yaşandığını ifade etti. Kız çocukları için özel bir bölümden söz edilmiyor. Ziyaret tarihi itibariyle cezaevinde 914 yetişkin erkek, 33 kadın, 7 çocuk mahpus bulunuyordu. Çocukların tamamı tutukluydu. Mevcut çocuk koğuşları haricinde çocuk koğuşu olarak kullanılabilecek başka bir mekan bulunmuyor. Bu nedenle sözlü veya fiili kavga olaylarından sonra olayın tarafı olan çocuklar birbirinden ayrılarak, geçici olarak çocukların tutulduğu diğer koğuşa yerleştiriliyor. Çocuklar arasında kavga yaşanması halinde olaya ilişkin tutanak örneği kurum psikoloğuna gönderiliyor. Çocuklar için sadece iki oda tahsis edilmiş olması nedeniyle kavga eden çocuklar kısa bir süre için dışarı çıkarılıp tekrar aynı odaya koyuluyor. Şiddet olaylarının tespiti amacıyla sabah ve akşam sayımlarında çocuklardan tişört ve gömleklerin çeneye doğru kaldırılması ve pantolonların dize kadar sıyrılması talimatı verilmek suretiyle kıyafetlerini sıyırmaları isteniyor. Böyle bir kontrol mekanizması, çocukların mahremiyeti açısından başlı başına tartışılır olmakla birlikte bu yöntemle cinsel saldırı fiillerinin veya vücudun bazı bölgelerindeki fiziksel şiddet emarelerinin tespiti mümkün değildir. Ayrıca bu yöntemle manevi cebir, henüz fiziksel şiddet aşamasına varmayan baskılar da tespit edilemeyecektir."

Rapora göre çocuklar, aynı koridoru kullanmaları sebebiyle yetişkin mahpuslarla karşılaşıyor ve kısa süreli de olsa iletişime geçebiliyor. Çocuklar için tamamen ayrı bir tesis kurulması veya en azından bu sağlanıncaya kadar tutuldukları bölümlerin idari ve fiziksel olarak tamamen ayrılması gerekiyor. Cezaevinde sadece iki psikolog ve bir sosyal çalışmacı görev yapıyor. Görüşülen infaz koruma görevlileri, çocukların özgürlüğünden yoksun kılınmasına ilişkin ilke ve standartlar hakkında herhangi bir eğitim almadıklarını belirtiyor. Rapora göre özellikle çocuk mahkum M. hakkındaki vakanın kamuoyuna yansıması üzerine ilk alınan tedbir, çocukların bulunduğu koğuşun daha sık kontrol edilmesi oldu. Raporda, "Oysa ki muhtemel şiddet ve cinsel istismar olaylarının, denetim aralığının azaltılması suretiyle önlenmesi olası değildir. Denetim, gözetleme kötü muameleyi ve şiddet olaylarını tamamen engellemeyeceği gibi çocukların bulunduğu koğuşların 24 saat süresince sık sık kontrol edilmesi, ışıkların açık tutulması, geceleri uyandırılmaları rahatsızlıklara ve yeni olaylara sebebiyet verecektir. Denetimin, çocukların rahatsız olmayacağı şekilde yapılmasına riayet edilmelidir." denildi.

Raporda şunlar kaydedildi: "Cinsel saldırı iddialarını içeren şikayetlerden sonra görevliler tarafından tutanak düzenlendi, şikayetçi çocuklar doktora sevk edildi ve odaları değiştirildi. Doktor raporlarına göre ilk çocukta herhangi bir bulguya rastlanmazken ikinci çocukta "akut stres bozukluğu" saptandı ve ruhsal muayenede elde edilen bulguların, küçüğün cinsel istismarını destekler nitelikte olduğu görüldü. Bu olaylardan sonra yaşça büyük olan çocuk hakkında, "Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve cinsel tacizde bulunmak veya bunlara teşebbüs ve bu tür davranışlara kışkırtmak" bendi uyarınca 5 gün oda hapsi cezası verildi. Ayrıca konuyla ilgili yargılamanın. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ettiği belirtildi.

"Bir olayda da çocuk odasının kapısına vurulması üzerine yeteri kadar personelle intikal edildi ve odaya girildiğinde çocuklardan hepsinin ağladığı görüldü. Sorulduğunda çocuklardan birinin ranzadan ranzaya atlamak isterken yere düştüğü ve kafasını beton zemine çarptığı söylendi. Sonradan yapılan araştırmalar neticesinde ise çocuklardan birinin diğerine vurması sonrasında bu olayın meydana geldiği ve gözünün morarmasının darp edilmesinden kaynaklandığı bildirildi. Kötü muamele olaylarına ilişkin önleyici bir mekanizma mevcut değil. Disiplin dosyalarındaki beyanlardan, çocuklarla yapılan görüşmelerden, ayağa parfüm sıkarak veya kağıt sarmak suretiyle yakma eyleminin bir "şaka" olarak görüldüğü, çocukların, birbirlerinin boynundan tutarak "bayıltmaca" denilen bir oyun oynadıkları, sık sık kavga yaşandığı yönünde güçlü bir kanaat hasıl oldu. Ayrıca, cinsel saldırı iddialarına ilişkin sürmekte olan bir yargılama bulunduğu bilgisi alındığı gibi çocuklar tarafından da benzer iddialar dile getirildi. Zorla çalıştırma konusunda cezaevi idaresinin yeterli denetiminin bulunmadığı ve bu konuda çocuklar arasında kavgalar yaşandığı bilgisi mevcut. Çocukların geçici olarak yetişkin mahpusların bulunduğu işçi koğuşuna konulmaları idare ve gözlem kurulu kararıyla sabit.

"Çocuklar hakkında müşahedeye alma, tecrit etme gibi cezaların kesin olarak yasaklanması gerekirken ceza olarak kullanılan bir uygulamanın şiddet olaylarını önlemek amacıyla tedbir olarak tatbik edilmesi çocuklar hakkındaki uluslararası ilke ve standartlarla tam bir çelişki içerisindedir. Çocukların, yetişkinlerden ayrı tutulmasına ilişkin hükümlere rağmen bazı çocukların, kurum iç hizmetlerinde çalışan yetişkin mahpusların kaldığı işçi koğuşunda tutuldukları öğrenilmiştir ki bu durum, çok kısa bir süre devam etmiş olsa dahi kabul edilemez niteliktedir."

CHP Milletvekili Demir, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu olayları sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Aile ve mağdur olan kişilerle görüşmüştük. Basın açıklamasında onlar da yanımızda olmuşlardı. O dönemde sadece infaz memurunun görevinden alınması söz konusu olmuştu. Bakanlık bu konuda ciddi bir önlem almadı. Cezaevlerinde işkence olayları, ırza geçme ve kanundışı işlemler yoğun bir şekilde arttı. Türkiye'de insan haklarının kırıntısı bile kalmadı. Hükümetin vurdumduymazlığı da ortada. Hazırlanan raporda, çok ciddi sorunlar yer alıyor. Bakanlığın, rapora göre konuyu daha yakından izlemesi gerekiyor. İdari soruşturmalardan sonra gerekli cezayı vermesi gerekir. İki seçim döneminde yaşananların üstü örtülmüş oldu. Muğla'daki cezaevinde bu şekilde yüz kızartıcı olayların yaşanmasından dolayı utanç duyuyorum." dedi.

VAKA

Marmaris İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi M.U. ve üç arkadaşı, iddiaya göre ilçede bir hırsızlığa karışmıştı. Gözaltına alınan dört çocuk, tutuklanarak Muğla E Tipi Kapalı Cezaevi'ne koyulmuştu. Sübyan koğuşuna yerleştirilen çocuklar, 53 gün burada kaldı. İddiaya göre bu çocuklara, aynı koğuşta kalan 17 yaşındaki diğer çocuklar tarafından işkence yapılıp tecavüz edildi. Çocukların vücutlarında sigara söndürüldüğü, ayaklarına gazete bağlanıp ateşe verildiği öne sürüldü. Cezaevine ziyarete giden baba H.U., vücudundaki izleri görünce oğlunun hastaneye götürülmesini sağladı. Marmaris Devlet Hastanesi'ndeki doktorlar, M.U.'ya cinsel istismarda bulunulu, işkence yapıldığına dair ön rapor tutarak, durumu polise bildirdi. Marmaris Cumhuriyet Savcılığı, konuyla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma dosyasının gönderildiği Muğla Cumhuriyet Savcılığı, çocuğu Muğla Adli Tıp Kurumu'na sevketti. Adli tıp raporu, "Gizli" ibaresiyle savcılığa gönderildi. Tacizde bulunduğu ileri sürülen 17 yaşındaki mahkum R.T., başka bir cezaevine gönderildi ve hakkında taciz soruşturması açıldı. Bu arada taciz olayı kendisine anlatıldığı halde görevini yapmadığı saptanan infaz koruma memurunun kimliği de mağdur çocukların savcılık gözetiminde, fotoğraflı teşhisinden belirlendi. O görevliyle ilgili de savcılık inceleme başlattı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim