• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 14 °C

Migren diğer ağrılardan nasıl ayırt edlir ?

Migren diğer ağrılardan nasıl ayırt edlir ?
Migreni günlük ağrılardan ayırt etme yolları...

Acıbadem Ankara Hastanesi Nöroloji ve Algoloji Uzmanı Doç. Dr. Erdemoğlu, bir ağrıya migren ağrısı denilmesi için başlıca dört özellik gerektiğini belirterek, “Migren ağrılarını, tekrarlayıcı, tek taraflı, gözü içine alan ama bireysel farklılıklar gereği farklı yerleşimler de gösterebilen, ışığa, sese karşı aşırı duyarlılık geliştirmeye neden olan, zonklayıcı, basınçlı, kişinin günlük aktivitelerini bozacak şiddette ağrılar olarak tanımlayabiliriz” diye konuştu.
24 SAATTEN UZUN SÜRDÜĞÜNDE FARKLI MİGREN TİPLERİ SÖZKONUSU OLABİLİYOR

Erdemoğlu, migren ağrısının dört saatten az sürmediğini kaydederek, şunları söyledi:

“24 saatten uzun sürdüğünde farklı migren tipleri sözkonusu olabiliyor. Migren tanısını filmle ya da çeşitli incelemelerle koymuyoruz. Bu özelliklere uyup uymamasıyla karar veriyoruz. Migrene ilişkin kriterlerin içinde üç ay boyunca ya da üç aydan daha fazla bir süre tekrarlayıcı, zonklayıcı, basınçlı olarak nitelendirdiğimiz baş ağrılarını yaşamak gerekiyor. Bu migren hakkında çok araştırılan bir konudur. Migren kafatasıyla beyin arasındaki damarların ve bunlarla ilgili sinirlerin düzensiz iletişiminden kaynaklandığını düşünürüz. Bazen bu ağrıların genetik zeminleri olabiliyor. Kişide ailesel migren görülebiliyor. Aslında ağrıya neden olan şey bu düzensiz uyarılardan dolayı ortaya çıkan ve bazı ağrı oluşturan kimyasal maddeler, moleküler değişikliklerdir.”

“KAHVEDEN ÇAYDAN OLUR DENİLİR ANCAK BUNLAR KESİN NEDENLER DEĞİLDİR TETİKLEYİCİ FAKTÖRLER OLABİLİR”

Migreni tetikleyen faktörlerle ilgili Erdemoğlu, “Kahveden çaydan olur denilir ancak bunlar kesin nedenler değildir tetikleyici faktörler olabilir. Bireysel farklılıklar görülmesine karşın birçok migren hastasında günlük yaşantıda sık alınan kafein içeren yiyecekler, mayalı içecekler (bira, şarap gibi), beyaz peynir, çok sayıda yiyecekler tetikleyici faktörler olarak görülüyor. Son yıllarda yiyeceklere ve gıdalardaki maddelere karşı duyarlılık testleri çıktı. Bu testlerle saptanan belirli faktörler varsa kişilerin bundan mümkün olduğunca uzak durmaları öneriliyor. Eğer migrenli birey ağrılarını tetiklediğine emin olduğu birtakım yiyecek, içecek ya da gıda maddeleri saptamışsa ya kendisi bundan uzak durmayı öğreniyor ya da bunlardan uzak durduğunda ağrısı azalıyor. Bilimsel araştırmalar hem Türkiye hem dünyada kadınlarda özellikle üretken dönemde migrenin erkeklere oranla 1,5-2 kat daha sık görüldüğünü gösteriyor. Bunun kesin nedeni bilinmiyor” ifadelerini kullandı.

“MİGRENE SOSYAL SORUNLARA NEDEN OLAN BİR HASTALIKTIR DİYEBİLİRİZ”

Migren ağrısında kişinin sadece baş ağrısını yaşamadığını bildiren Doç. Dr. Erdemoğlu, “Ruhsal durumu değişir, daha sinirli gergin olabilir ağrının şiddetinden dolayı günlük aktivitelerini yapmakta zorlanır. Eğer öğrenciyse dersleri izlemesi mümkün olmaz. Çalışan birisiyse işinde performansı düşebilir. Başağrısı yoğun olan biri etrafa gülücükler dağıtamaz. Kişinin kendisi kadar işi ve çevresi de bu tip ağrıdan dolaylı olarak etkilenmiş olur. Bu boyutuyla migrene sosyal sorunlara neden olan bir hastalıktır diyebiliriz” şeklinde konuştu.

Migren ataklarına ilişkin Erdemoğlu , “Migren hastasında başağrıları ataklar tarzında gelir. Bu ataklarda önce hafif başlayan, hızlı bir şekilde şiddetlenen tahammül edilmez derecelere ulaşan bir baş ağrısı yaşanır. Bazı migren tiplerinde ağrıya bulantı, kusma gibi rahatsız edici diğer belirtiler eşlik edebilir. Kişiler ışıktan, gürültüden, olağan dışı bir rahatsızlık duyabilir” dedi.

“GÜNÜMÜZDE “TRİPTAN” ETKEN MADDELİ İLAÇLARLA ATAKLARIN ÇOĞU BAŞARIYLA TEDAVİ EDİLEBİLİYOR

Migren tedavisiyle ilgili ise Erdemoğlu, şunları kaydetti:

“Günümüzde “triptan” etken maddeli ilaçlarla atakların çoğu başarıyla tedavi edilebiliyor. Bu tip ilaçları sadece atak, ağrı başlangıç döneminde kullanmak gerekiyor, her gün alınamıyor. Çok sık atak yaşayan hastalarda önleyici tedaviden söz edilebilir. Hastada ağrının seyrek olmasını ve şiddetinin daha az olmasını sağlamaya yönelik önleyici tedavi yapılabiliyor. Sinir blok tedavileri ve botoks uygulamaları da kliniğimizde uyguladığımız tedaviler arasında yer alıyor. Kişiyi ilacın dışında stres yaratan durumlardan olabildiğince arındırmaya çalışmak düzenli, yaşına, sosyal durumuna uygun spor yapmasını özendirmek de tedavinin bir başka boyutu oluyor. Ayrıca hastalara yardımcı tedavi olarak migreni önleyici ilaçları belirleyip, altı aydan bir yıla kadar olan bir sürede düzenli olarak ve kontrollü bir şekilde kullanmak da etkili oluyor.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim