• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 19 °C

Kılıçdaroğlu: Erdoğan haram da yese ben yemem diyor

Kılıçdaroğlu: Erdoğan haram da yese ben yemem diyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Partisi'nin grup konuşmasında cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'a yüklendi.

Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu rüşvet ve yolsuzluk iddialarını yinelerken, Erdoğan'a da yüklendi. 

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

17 Aralık'ta cumhuriyet tarihin en büyük rüşvet ve yolsulzuk operasyonu yapıldı. Erdoğan çıktı bu bir darbedir dedi. Kamuoyunda öyle bir hava yaratıldı. Oysa ben söylemiştim. Olayın başlangıcı 12 Şubat 2007'ye dayanıyor. Edirne Kapıkule'de bir TIR yakalandı. 202 kilo eroin var. Polis tarafından dinleme kararı alınıyor ve olaylar çözülüyor. Kimin kimlerle ilişkili olduğu ortaya çıkıyor. 

Kara paranın nasıl aklandığı kapalıçarşıdaki döviz bürosunun nasıl kaynaklık yapıtğı ortaya çıktı. Arkasından MİT Erdğan'ın önüne 3 sayfalık bir rapor koydu. Altın işi dahil kendi bakanlarının Rıza Zarrab'la ilişkilerini anlattı. Bunlar duyulursa hükümetin zor durumda kalacağını ifade etti. Ortada darbe falan yok. Ortada yolsuzluk soruşturması var. Haramzadeler var. Bu ortaya çıktı diye rahatsız oldular. 

MİT önüne rapor koyuyor ve aylarca sesini çıkarmıyorsun. O raporda der ki "Kapalı çarşıda altın döviz ticareti yapan Rıza Zarraf Muammer Güler ve Zafer Çağlayan ile yakın ilişkide olup kardeşinin vatandaşlık alması için rüşver veriyor."

Aynı raporun sonuç bölümünde, "Rıza Zarraf'ın Ekonomi Bakanı ve İçişleri Bakanı ile mevcut ilişkilerinin ortaya çıkması halinde sözkonusu iddialar hükümet aleyhinde kullanılabilir. Rıza Sarraf böyle bir adam. Hamisi kim? Recep Tayyip Erdoğan...

HIRSIZLIĞA HAMİLİK YAPANA OY MU VERECEKSİNİZ?

Ramazan ayındayız. Manevi duygularımızın en yoğun olduğu aydayız. Bizi dinleyen yurttaşlarıma şunu söylüyorum. Hırsızlığa hamilik yapana cumhurbaşkanı adayı olduğunda oy verecek misiniz? Yolsuzluğa hamilik yapana oy verecek misiniz? Elinizi vicdanınıza koyup sandığa gideceksiniz: Şimdi bu adam çıkmış ben adayım diyor. Dünyaya güldüreceğiz kendimizi. 

1 Ocak'ta Gana'dan uçak kalkıyor Atatürk Havalimanına iniyor. Kargo uçağı. Ne var içinde deniliyor? "Bir buçuk ton doğal taş var" diyorlar. Gümrük memurları şaşırıyor. Türkiye'de dağ taş var. Neden taş gelsin buraya diyorlar. Gidip bakıyorlar. Bir bakıyorlar ki doğal taş değil bir buçuk ton altın var. Doğal altın. Bir buçuk ton. Gümrük memuru "bana yalan söylediniz" der. Neden şüpheleniyorlar? Kargo uçağını açıyorlar adrese bakıyorlar. Teslim yeri: "Güzelyurt mahallesi yıldırım beyazıt caddesi delta apartmanı a2 blok kat 1 no 22 beylikdüzü istanbul"

MEMUR TEOMAN SÜRÜLDÜ

Bir buçuk ton doğal taşın teslim edileceği adres. Bir buçuk ton altın... Doğal olarak mühürleniyor. 4 Ocak 2013'te üç gün içinde uzun tartışmalar ve Rıza Sarraf giriyor araya. Bakanlar müsteşarlar araya giriyor. Olayı örtmeye çalışıyorlar. 8 Ocak 2013'te malın cinsini değiştiriyorlar. Bu altındır diyorlar. Yeni faturalar ibraz ediliyor. Araya dışişleri bakanlığı giriyor. 10 Ocak 2013'te Rıza Sarraf diyor ki Gümrük bize yardımcı oluyor. Nasıl uçağı dışarı çıkarabiliriz onun yolunu gösteriyor. Telefonda diyor ki, "Rüşvet verin kurtarın. Gümrük dediğin nedir ki" diyor. "Adam ben memuriyetimi yakmak" diyor. Gözünü sevdiğimin Teoman'ı. Rüşvet veriyorlar almam diyor. Memuriyetimi yakmam diyor. Haram yemem diyor. 

Recep Tayyip Erdoğan haram da yese ben yemem diyor. Bu kadar açık. Bu Teoman'a ne oldu? Normal bir demokraside ödüllendirilirdi. Erdoğan'ın hükümetinde Teoman sürüldü. Gaziantep GAP Bölge müdürlüğüne sürüldü. Şimdi ben AKP'ye oy veren saygıdeğer yurttaşlarıma sesleniyorum. Ramazan ayındayız. Allah'ı düşündüğününüz gibi düşünün. Rüşvet almadığı için sürülen bir memuru süren adam aday olursa ona oy verecek misiniz? Rüşvet yemeyen bir adamı süren bir adama oy verecek misiniz? Eğer siz vicdan olarak ben rahatım diyorsanız. Bana Müslümanlık onların anlattığı gibi öğretilmedi diyorsanız kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu düşünüyorsanız rüşvet yemeyen bir memuru süren adamı sandıkta sürmek zorundasınız. 

AHLAK FUKARASI BİR ADAMLA KARŞI KARŞIYAYIZ

Rüşvete direnen adam sürülüyor, süren adam ödüllendiriliyor. Ahlak fukarası bir adamla karşı karşıyayız. Beni üzen nokta budur. Hiçbir ülkenin yasasında cumhurbaşkanı ahlaklı olacak diye bir kural yoktur. Çünkü bu zaten eşyanın tabiatında var. Bu olmazsa olmazdır. Bütün inançların ortak temeli ahlaktır. Ahlaksızlığı ödüllendiren bir rejime sisteme sahip çıkan kişiye nasıl gel cumhurbaşkanı ol deriz. 

Darbe yapıldı diyor. Ben ona soru sordum. Her sözüme laf yetiştirir. Arkadaş senin bakanın koluna 700 milyarlık saati darbeciler mi taktı. Tık yok. Sen oğluna telefon ettin paraları sıfırla dedin. Darbeciler mi arattı. Boy boy kasaları kasalar içine milyon dolarları darbeciler mi koydu.

UTANMADAN BEN CUMHURBAŞKANI ADAYIYIM DİYOR

Şİmdi kalkmış utanmadan ben cumhurbaşkanı adayıyım diyor. Olmaz. Bizim topluma yapılmış en büyük hakarettir. Böyle bir şey olamaz. Gidersin hesabını verirsin yargılanırsın ondan sonra gelirsin. Eyvallah itiraz etmeyiz. Ama hesabını vermeyip kaçacaksın yargıyı baskı altına alacaksın sonra ben cumhurbaşkanı adayıyım diyeceksin. 

15 Şubat 2013'te Hayati Yazıcı soruşturma açmak zorunda kalıyor. Çünkü olay basına yansıyor. Rapordan bazı cümleler okuyorum: "Düzenlenen belgelerin gelişigüzel yazıldığı ve gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmıştır. "Gana mevzuatına uygun olmayan bir şekilde yasadışı yurt dışına çıkarıldığı ortaya çıkmıştır. Altınların yasa dışı şekilde ülkeye sokulmak istendiği açıktır"

292 KİLO ALTIN EKSİLMİŞ

Bir bakılıyor ertesi gün 292 kilo altın eksilmiş. Değeri 14 milyon 600 bin dolar. Nereye gittiği belli değil. Devletin gümrüğünde oluyor bu. 17 Ocak 2013 Uçak Dubai'ye gidiyor. Herşey tamam. Uçağı kapatıyorlar. 292 kilo altını burada birileri götürüyor. Tamam diyorlar gidebilirsin. Gümrük bakanına arkadaşımız Umut Oran soruyor. Bu uçak transit deniyor. Neden buraya geldi. Yakıt ikmali için deniliyor. Hayatımda duyduğum en saçma şey. Açtılar uçağı baktılar. Adresi okudum Beylikdüzü'ne teslim edilecek mal. Ne transiti. Dahası arkadaşlarımız hesap yapmışlar. Gana'nın başkenti Akra'dan İstanbul'a mesafe 7354 kilometre. Bu kadar gelecek ki yakıt ikmali yapsın. Direk Dubai'ye gitse 2900 kilometre... Üstelik Türkiye'den Dubai'ye gitmek için faazladan yaptığı kilometre 10 bin 300... Yalan söylüyorlar. Milletin aklıyla dalga geçiyorlar. Yakıt ikmali yapmak için asıl gideceğin yerden çok uzak bir yere gidiyorsun. 

İdari soruşturma açıldı. Memurlar hakkında soruşturma. Gümrük memurları hakkında. O soruşturmada izin verilmiyor ve savcı dosyayı kapatıyor. Bu dosyayı takip edeceğiz. Tüyü bitmemiş yetim hakkı için takip edeceğiz. Rüşvet yiyenlere meydan bırakmayacağız. Bu ülkenin insanlarına haksızlık yapanlara meydan bırakmayacağız. Kul hakkı yemek en büyük günahsa bunun hesabını mutlaka soracağız.

SAADET PARTİLİLER O ŞİİRİ DÜŞÜNÜP SANDIĞA GİTSİN

Cumhurbaşkanı adayları belirlenmeden önce ziyaret ettiğim siyasal partilerden biri Saadet Partisiydi. Bana Karacaoğlan'ın bir şiirini hatırlattı. İğneden ipliğe hesap sorulur. İşte o şiir: "Karacoğlan bu dünyada adem oğluyum dersin, helali haramı durmayıp yersin, yeme er malını er geç verirsin, iğneden ipliğe sorulur bir gün"

Şimdi ben bu şiiri bana okuyan sayın Kamalak'a da söylüyorum. Ne güzel şiir. Kul hakkı yiyenler iğneden ipliğe sorulur. O adamlardan birisi şimdi Cumhurbaşkanı adayı. Sen de sandığa gideceksin. Senin partililerin de gidecek. Bu şiiri eminim okuyacaktır içinden. Sandığa da öyle gidecektir. Buna da yürekten inandığımı belirtmek isterim. 

Balık baştan kokar diye çok güzel bir atasözümüz var. Tepedeki adam öyleyse tabanda kimbilir neler var. Haram parayla hacca gider, haram saati koluna takar. Ben de malı götüreceğim diyor. O beş götürdü ben bir götüreyim diyor. Sistem böyle kurulmuş. Devletin çarkları da artık işlemiyor. Geçen salı grup toplantımız var. AKP'nin grup toplantısı da başka yerdeydi. 1 saat 50 dakika sürdü. TRT 4 kanaldan tamamını verdi. Sıra geldi CHp'ye. Bizimki ne kadar verildi dersiniz? Sıfır... Sıfır... Bakın değerli arkadaşlarım. TRT kanunun beşinci maddesi. Yayın ilkeleri... Kamuoyunun sağlıklı bilgilendirilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak tek yönlü taraf tutan yayın yapmamak bir siyasi partinin grubun inanç veya düşünce grubunun menfaatlerine alet olmamak"

TRT'Yİ AHLAK YOKSUNU BİRİ YÖNETİYOR

Tam tersine 180 derece... Benim paramla. Sizin paranızla AKP'nin yayın organı haline geldi. TRT böyle bir kuruluş. Çiftlik diyeceğim ama çiftlik olmayı da geçti. Bu kadar rezilliği demokasi kabul etmez. 2 saat yayın vereceksin 4 kanaldan. CHP'ye gelince ise bir dakika bile vermedi. CHP grubunda kavga çıksa 24 saat verir. Ahlak yoksunu insanların oturduğu ve yönettiği bir yer orası. Ahlak yoksunu. Bunu çok net söylüyorum. 

SARRAF CUMHURBAŞKANI, ARINÇ GENEL SEKRETER OLSUN

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili ağır ağır ısınıyoruz. Geçmişte milletvekilliği yapmış üyelerimizi davet ettik. Pazartesi günü gelecekler. Aynı şekilde milletvekillerimize de alanlar belirleyeceğiz çalışacağız. Neden? Temiz bir insanı dürüst bir insanı cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtmak için. Buradan AKP'nin 311 milletvekiline de seslenmek istiyorum. Değerli arkadaşlarım. Sizler kapıkulu değilsiniz. Birilerinin emriyle boş kağıta imza atmak gibi bir kişilik zaafiyeti göstermemelisiniz. Boş kağıta imza attınız. O nedenle sizi tuzluğa benzetiyor zaten. İçinizden biri de çıkıp aksini diyemediniz. Ben size soruyorum. Boş kağıda imza attınız. Kimin cumhurbaşkanı olacağını bilmeden. Erdoğan şöyle bir ters köşe yapabilirdi. Rıza Sarraf'ı cumhurbaşkanı adayı Arınç'ı da genel sekreter yapabilirdi. Neden Arınç genel sekreter olsun? Çünkü ağlayacak adama ihtiyaç var. Arada bir ağlamalı. 

Cumhurbaşkanlığı makamı bir siyasi parti liderinin makamı değlidir. Siyasi partiler çekişirler ama cumhurbaşkanlığı makamı böyle bir makam değlidir. 76 milyonu kucaklayan bir makamdır. Oraya oturacak kişinin ilmi irfanı feraseti doğru olmak zorundadır. Hepimizi temsil edecek yetenekte birikimde biri olmalıdır. Devlet adamı kimliğini taşıyacak biri olması gerekir. Devlet adamı kimliği normal bir kimlikten farklıdır. O nedenle biz o koltuğa bir CHP'li bir MHP'li ya da SP'li ya da AKP'liyi değil. Siyasi kimliği öne çıkmamış bilgisiyle irfanıyla öne çıkan birini aday gösterdik. O Türkiye Cumuhriyeti'ni hem batıda hem doğuda birikimiyle ve ahlakıyla temsil edecektir. Erdoğan şimdi ona bir şey diyemiyor. Efendim oraya ben çıkacağım siyaset yapacağım diyor. Siyaset partiler yasasında var. Partlierin işidir. Cumhurbaşkanlığı makamı siyaset yapılacak yer değil. Siyasetin yeri de TbMM'dir. Cumhurbaşkanlığına vatana ihanet hariç sorumsuzluk kuralı getirilmiştir. Onlar tarafsız olmak zorundadır. Ben tarafsız olmayacağım diyor. Yemin etmeyecek demek ki. Yeminde tarafsızlık var. Namusum ve şerefim üzerine tarafsız davranacağım diyecek. Ben merak ediyorum. Tarafsız olmak... Bütün siyasal partilere eşit mesafede durmak demektir. Ama sen öyle değilsin. Ben tarafsız olmayacağım diyorsun. 

SEN BİR HARAMZADESİN

Diyor ki, "Havalimanı inşaatını da yol ihalelerini de takip edeceğim" diyor. 76 milyon yurttaşıma sesleniyorum. Bir cumhurbaşkanı yol inşaatı ihalelerini niye takip eder? Takip edeceğim diyor. Ben senin nasıl malı götürdüğünü çok iyi biliyorum. Sen bu konuda beceriklisin. İhaleleri takip edeceğim diyor. Sen kupon arazileri de takip ediyorsun. Sen yürütmenin başısın. Malı nasıl yürüttüğünü çok iyi biliyorum. Kul hakkı yediğini nasıl hazmettiğini çok iyi biliyorum. Sen bir haramzadesin. Kusura bakma. Sen bir haramzadesin. 

Cumhurbaşkanı adayının temiz olması lazım. Cam gibi olması lazım cam. Senin neren temiz. Alnındaki kirleri temizlemeden o makama nasıl oturacaksın? Mal varlığını vermiş. Mal varlığı. Evi yok.. Aramızda para toplayıp bir ev alalım bari. Adam gariban bir adam. Ben merak ediyorum. Gerçekten. Bir sürü yerde villaları var bu adamın. Çatalca, Urla, Kısıklı'daki villalar... Şehrizar konutlarından alınan sıfırlandıktan sonra kalan 30 milyar avroyla alınan villlalar kimin üstüne?

DÜNYANIN EN ZENGİN BAŞBAKANLARINDAN BİRİ

Alın teriyle kazanılan bir mal dolayısıyla insanlar utanmazlar. Çünkü bunların her kuruşunda alın teri var derler. Bu adam öyle yapamıyor. Gizliyor. Çünkü haram parayı nasıl der ben kazandım diye. Diyordu ya ben yırtık ayakkabıyla girdim siyasete. Hangi yırttık ayakkabı? Dünyanın en zengin başbakanlarından biri... 

Sık sık söylerim çatacak bir şey bulamadı Ekmel beye. Dilini tutamamış Monşer demiş. Merak ediyorum.. Dese ki temiz bir adam değil. Kendini tarif etmiş olacak. Bilgisiz dese kendisi.. Cahil dese kendisini tarif etmiş olacak. Uyumlu bir yönetici değil dese adam 57 ülkeyi yönetmiş sen kendi ülkeni yönetemedin. Monşer demiş. O halktan birisi. Temiz yürekli bir adam. Sen koruma ordusu olmadan bir kahvede oturamazsın. Göreceksiniz Ekmeleddin Bey gidecek oturacak her yurttaşı kucaklayacak. 

Yalancıdan başbakan olmaz. Vallahi billahi olmaz. Yalancıdan cumhurbaşkanı adayı da olmaz. Yalan söylemek ayıptır. Bütün dinlerin ortak temeli ahlaksa ahlakı güçlü kılan yalan söyleme güdüsünün sıfırlanmasıdır. Gene dilini tutamamış. Hayatımda gördüğüm en büyük yalanlardan birisi. 5 Temmuz'da Samsun'da miting yapıyor. 10 Kasım'da Gazi Mustafa Kemal öldü diyor. Bu doğru. Bir gün sonra askerler Meclisi kuşatmış İsmet İnönü silah zoruyla cumhurbaşkanı olmuş. 

İNSANDA BİRAZ AHLAK OLUR

İnsanda biraz ahlak olur. Yalanın bu kadarına pes. Arkadaşlarım inceledi. Kim meclisi sarmış. Meclisi kapatırız demiş. 11 Kasım 1938..: Celal Bayar'ın başkanlığında CHP grubu toplanıyor. Bayar diyor ki "Oylarınızı serbestçe kullanan en çok oyu alan aday olacak. 323 vekil katılıyor İsmet İnönü'ye 322 oy çıkıyor. TBMM genel kurulunda oylama yapılıyor. 399 vekil katılıyor. Oylamaya katılanlar 348 kişi oy birliğiyle İsmet İnönü'yü cumhurbaşkanı seçiyor. Asker var. Ama bando mızıka çalan askerler var. 

İNSAN DEDESİ ÜZERİNDEN YALAN SÖYLER Mİ?

Şimdi bu kadar yalan söyleyen adam nasıl o koltuğa oturacak. Dedem Sarıkamış'ta şehit oldu demişti. Askeri kaynaklara baktık o da yalan. İnsan dedesi üzerinden yalan söyler mi ya? Dünyanın en büyük yalancısı. Bu kadar yalan söyleyen adam görülmemiş. 

Bütün bilgisi etrafındaki dar bir grubun kendisine aktardığı dedikodulardan.. Dedem kümese saklanmıştı diyor. Dedesine bile hakaret ediyor bu. Ben cumhurbaşkanlığına aday olacağım diyor. Önce mal varlığının hesabını vereceksin. Aklanacaksın temizleneceksin. Çocuklarının ve eşinin mal varlığını açıklayacaksın. Eğer helalse korkmayacaksın. 

Temiz mal varlığından kimse utanmaz. Herkes zenginleşsin istiyoruz. Ama alın teriyle kazanılan mal varlığı. Çalınarak değil. Milleti soyarak değil. Yalan söylemekten vazgeç. Birinci kural. Yüreğin yetiyorsa eşit koşullarda Ekmeleddin Beyle yarışa gir. Başbakanlıktan istifa etmiyorsun. Eşit koşullarda girmiyorsun. Fırsat eşitliği diye bir kavram var. Demokrasilerin özüdür bu. İnançların da özüdür. Siz fırsat eşitliğine inanmıyorsunuz. Ekonomide olur eğitimde sosyal yaşamda ve politikada olur. Siz bunların tamamını yok ediyorsunuz. Egemen güç olarak çıkıyorsunuz. Benim dediğim olur diyorsunuz. Senin dediğin olmaz. Ben bu milletin ilmine irfanına güveniyorum. Düzgün namuslu bir adam o koltuğa inşallah oturacaktır. Sandığa gideceğiz konuşacağız. O zaman Türkiye'ye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim