• BIST 97.565
  • Altın 145,228
  • Dolar 3,5680
  • Euro 3,9893
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 25 °C

Kıl Dönmesi Erkeklerde Daha Çok Görülüyor

Kıl Dönmesi Erkeklerde Daha Çok Görülüyor
Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Kadir Uskuay, kıl dönmesi hastalığının Türkiye'de sık görülen bir hastalık olduğunu ifade ederek, "Özellikle erkeklerde...

Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Kadir Uskuay, kıl dönmesi hastalığının Türkiye'de sık görülen bir hastalık olduğunu ifade ederek, "Özellikle erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülüyor" dedi.

Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Kadir Uskuay, kıl dönmesi ve tedavisi konusunda yaptığı açıklamada, "Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) Pilonidal sinüs kuyruk sokumunda deri altında oluşan, genellikle içi kıl dolu iltihabi bir hastalıktır. Derinde bulunan infeksiyon yerinden deri yüzeyine sinüs denen kanallar uzanır. Pilonidal kıl yuvası demektir ve pilonidal sinüs genelde vücudu çok kıllı insanlarda görülür. Bazı doktorlar bunun deri içine doğru büyüyen kıllardan oluştuğuna inansa da bu henüz kanıtlanmamıştır. Kalça oluğu derin kişilerde sık görülür" diye konuştu.

Kıl dönmesi rahatsızlığının hemen herkeste meydana gelebildiğini ancak 16-30 yaş arasındakileri etkilediğini anlatan Op.Dr. Kadir Uskuay, "Genellikle çok oturan, özellikle de kaykılarak oturan kişilerde sık görülür. Şişman olmak ve vücut kıllarının kalın/sert olması hastalığa yatkınlık sağlar. Erkeklerde daha sık görülmekte olup kadınların 10 katıdır. Bazı durumlarda antibiyotik ve melhemlerle tedavi edilebilir. Daha ciddi durumlarda ameliyat gereklidir. Ameliyatta sinüsün içi boşaltılır (drenaj yapılır) veya kesip çıkartılır. Drenaj tercih edilen tedavi yöntemidir ama boşaltılmış bir sinüs tekrar iltihaplanabilir. Nüksetme olasılığını tamamen ortadan kaldırmak için sinüsün alınması gerekir" dedi.

Kuyruk sokumunda kaşıntı ve akıntı, çamaşırların lekelenmesi veya kuyruk sokumunda ağrılı veya ağrısız sert şişlikler şeklinde hastalığın ortaya çıktığını ifade eden Op.Dr. Kadir Uskuay, "Bazen herhangi bir muayene sırasında kuyruk sokumunda tesadüfen farkedilen akıntısız veya çok az akıntılı milimetrik delikleri olan şişlik-sertlik şeklinde olur. Bazen de aniden yükselen ateşle seyreden, üzerine oturulamayan, el dahi değdirtmeyen, yürütmeyen, çok ağrılı, büyük abse şeklinde ortaya çıkabilir. Enfeksiyon şiddetli olursa ateş, halsizlik ve bulantıya da yol açabilir" dedi.

Genellikle ameliyatsız tedavilerin sonuç vermediğini vurgulayan Op.Dr. Kadir Uskuay, daha sonra şunları kaydetti; "Kalıcı tedavi için hastalıklı kitlenin mutlaka tamamen çıkarılması gerekir. Ameliyat sonrası en büyük problem nükstür. Yüzde 10-20 nüks edebilir. En etkin ameliyat Limberg flep kaydırma denilen çıkartılan dokunun yerine yandaki sağlam bölgeden doku kaydırılarak yara yerinin kapatılmasıdır. 1000'den fazla yaptığım ameliyat tecrübelerime göre en konforlu, en hızlı iyileşen, günlük yaşama en erken dönülen (istirahat süresi en kısa) ve en az nüks eden ameliyat şeklidir."

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim