• BIST 106.736
  • Altın 141,502
  • Dolar 3,5272
  • Euro 4,1139
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan seçim barajı değerlendirmesi

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan seçim barajı değerlendirmesi
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bugün Ermenek'teki işçileri son yolculuğuna uğurladı. Seçim barajı tartışmaları sorusuna ise "Anayasa Mahkemesin’nin kararı siyasete yön verecek" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yüzde 10 seçim barajı tartışmalarına ilişkin, "Tabii ki, bu haksızlık giderilir mi, giderilmez mi, sonuçta kararı hakimler verecek.  O karara hepimiz de katılsak da katılmasak da uyacağız. Saygı duyacağız. Anayasa Mahkemesin’nin kararı siyasete yön verecek" dedi.

Kömür ocağında su basması sonucu hayatını kaybeden işçilerin cenazesine katılmak üzere Ermenek'e gelen Kılıçdaroğlu, Kazancı beldesindeki ziyaretlerinin ardından bir kahvehanede vatandaşlarla sohbet etti.

Bir partilinin "Ne zaman iktidara geleceğiz?" sorusunu cevaplandıran Kılıçdaroğlu, o sorunun cevabının bir kişiye bağlı olmadığını ifade ederek, "Hepimize bağlı. Çalışırsak iktidar olacağız. Çalışacağız. Bu işin özü çalışmaktan geçiyor. Bir tılsımı falan yok" dedi.

Vatandaşlara "Saray konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizin başkan kendisine bir saray yaptırmadı mı?" diye soran Kılıçdaroğlu'na vatandaşların "Bizim Recep'in sarayını görmüşsünüzdür" cevabı üzerine "Vallahi sizin Recep amcanın sarayına gittik. Gönlü o saraydan büyük. Yüreği Ankara’daki saraydan büyük" diye konuştu.

Bir vatandaşın seçim barajı ile ilgili soru sorması üzerine Kılıçdaroğlu, baraj konusunda konuşmanın erken olduğunu söyledi. Anayasa Mahkemesi'nin daha usul yönünden inceleyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bir hak ihlali var mıdır yok mudur? Karar verecek. Yüzde 10 seçim barajı aslında çok doğru bir uygulama değil. Kalkması lazım. Ya da makul düzeye inmesi lazım. Dünyada en yüksek oran bizde. Bunun yüzde 3 ya da 5 gibi bir rakama indirilmesi temsilde adalet dediğimiz kavramın güçlenmesine yarar.  Şu anda temsilde adalet yok. Yüzde 34 oy alıyor. Yüzde 65 oranında milletvekili çıkarıyor. Bu olmaz, doğru bir uygulama değil. Haksızlık var. Tabii ki, bu haksızlık giderilir mi, giderilmez mi, sonuçta kararı hakimler verecek. O karara hepimiz de katılsak da katılmasak da uyacağız. Saygı duyacağız. Anayasa Mahkemesin’nin kararı siyasete yön verecek."

Toplumun kutuplaştığını ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Türkiye kötüye gidiyor. Sadece Türkiye'deki vatandaşlar bunun farkında değil. Amerikalıya, İngilize, Hollandalıya gidin hepsinin kafasında aynı soru var. Türkiye iyi idi. Nasıl oldu da birden bire böyle kötü bir tablo ile karşı karşıya kaldı diye onlar da kaygı duyuyorlar. Yasaklar geliyor. Baskılar geliyor. Bunları aşmamız lazım. Çok kamplaştı toplum. Birbirine düşman haline geldi. Toplumun bu kamplaşmadan da kurtulması lazım. Siyasi düşünceler farklı olsa bile bir araya gelip çay içilebilmeli" şeklinde konuştu. 

Bir kişinin "Padişahlığı da Meclise sunacaklar diye korkuyoruz" demesi üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Ona kimsenin gücü yetmez arkadaşlar. Bir tek CHP'li kalsa bile kimsenin gücü yetmez. Kimsenin endişesi olmasın. Onların niyetleri, arzuları olabilir ama güçleri yetmez. Bu ülkeyi biz kanla gözyaşı ile kurduk. Birileri gelsin bizim acılarımızı sömürsünler, gözyaşımızı, kanımızı görmesinler, 'ben geleceğim sultanlık kuracağım'. Yemeyiz onu biz. Kimse kusura bakmasın. Demokratik yollarla geldiler, demokratik yollarla gidecekler. Bu işin özü budur. Bütün vatandaşlarımın bu gerçeği bilmesi lazım."

"Biz madenlerde taşeronlaşmanın kaldırılmasını istiyoruz"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, madenciler için düzenlenen cenaze töreninin ardından bir çay bahçesinde vatandaşlarla sohbet etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, sohbet sırasına bir gazetecinin "Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız uzun zamandır bölgede yok. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" şeklinde sorusunu, "Tek kelimeyle belki cevap vermek gerekir, sorumsuzluk. Sorumlu olan birisi gelir tabii" dedi.

Bedelli askerlik konusuyla ilgili görüşünün sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Biz çocuklarımız arasında ayrım yapılmasına karşıyız. Durumu iyi olan parasını ödesin askerlikten kurtulsun, durumu kötü olanda hadi paşa paşa askere gitsin. Çifte standart istemiyoruz. Aynı koşullara, aynı yaş gruplarına giren bütün gençler için ortak bir proje üretilmesi lazım. Durumu iyi olandan para alınır, durumu iyi olmayandan para alınmaz ama o da aynı koşullarda askerlik yapmış sayılır. Böylece gençlerimiz arasında bir ayrım yapılmamış olur. Yani zenginimiz bedel ödesin, fakirimiz askere gitsin. Bu çifte standart olmaz. 21. yüzyılın Türkiye'sine de yakışmıyor bu."

Sözleşmeli askerlere verilecek maaş konusunun da belirtilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, "O profesyonel orduya geçiş için söz konusu olabilir. Alt yapısı oluşmuşsa, eğer askerlere ciddi bir aylık ödenecekse yapsınlar görelim. Tasarı gelmeden yorum yapmak doğru değil. Profesyonel askerlik ne kadar uygundur veya değildir onun araştırılması lazım" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, çıkan madencilik yasasının yeterli olup olmadığına ilişkin soruyu, şöyle yanıtladı:

"Çıkan yasa, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 176 numaralı sözleşmesi. Oy birliğiyle parlamentodan çıktı. Güzel bir uygulamadır bu. Ayrıca, biz madenlerde taşeronlaşmanın kaldırılmasını istiyoruz. Orada örgütlü sendikaların olmasını istiyoruz. Yer altında yaşam odalarının olmasını istiyoruz. Yani Şili'de yer altında kalan madenciler bilmem 100 gün sonra çıkartılıyorlarsa demek ki yaşam odası çok önemli. Bizde olsaydı belki bu ölümlerin hiçbirisi olmayacaktı."

Kılıçdaroğlu, Soma'da Meclis komisyon raporu hazırlandığını, burası için de böyle bir rapor hazırlığının olduğunu bildirdi.

Madende çalışanların sorunlarını dinledi

Madende çalıştığını belirtenlerin sorunlarını da dinleyen Kılıçdaroğlu, yer altında çalışanların iş güvenliğinin sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

Yer altında çalışmanın yasaklanmasını söylemediklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, bütün dünyadaki gibi madenlerin çıkartılması gerektiğini ifade etti.

"Soma'da olaylar oldu sonra kabak işçilerin başına patladı" diyen Kılıçdaroğlu, iş akdi feshedilen 2 bine yakın kişinin nasıl geçineceğini sordu.

Kılıçdaroğlu, Ermenek'te de aynı sorunların olduğunu ve bunların çözülmesi gerektiğini aktararak, çözümün adresinin siyasetten geçtiğini kaydetti.

Ülkenin yeni bir yönetime ihtiyacı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, Türkiye'de yer altı ve üstü kaynaklarının çok iyi olduğunu belirtti.

Kemal Kılıçdaroğlu, iki hafta önce sendika başkanlarını davet edip yer altında çalışan işçilerin güvenliğini sağlamak için nelerin gerektiğiyle ilgili 11 madde hazırladıklarını ve kanun teklifi verdiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:

"Sayın Davutoğlu'na açık ve net bir çağrıda bulunduk. 3 konfederasyon uzlaşıyoruz, sendikalar uzlaşıyor, siyaset olarak biz de uzlaşalım. Madem bu yapılacak gelin hep beraber yapalım, vatandaşa karşı sorumluluğumuzu yerine getirelim dedik. Kanun teklifini verdik, çağrımızı yaptık bekliyoruz. Tabii sadece bizim beklememiz yetmiyor Türk-İş'in, Hak-İş'in ve DİSK'in de seslendirmesi lazım bunu."

Maden kazalarından hükümetin sorumlu olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, "İşçilerin servis ve yemekleri işveren tarafından üstlenilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. 

Kılıçdaroğlu, yer altına inecek işçinin aç bırakılamayacağını vurgulayarak, "İnsanda biraz vicdan olur" dedi.

"Madenlerde denetim yok"

Madenlerde denetim olmadığını, işçilerin sendikalaşmasının engellendiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Önce risk alanlarını belirler, o riskleri ortadan kaldırır, ona uygun kuralları koyar. Ondan sonra işçileri yer altına indirir. Bunu bizim sıfırdan tespit etmemize de gerek yok. Uluslararası Çalışma Örgütü bunların hepsini tespit etmiş zaten. Biz neden yer altı kazalarında Avrupa birincisiyiz, niye? Dünya üçüncüsüyüz aynı zamanda. Bu yıl büyük bir ihtimalle Soma olayı nedeniyle dünya birincisi olacağız. Hep beraber ağlıyoruz, çözüme gelince yan çiziyoruz. Bakanların koşup gelip, cenazeler çıktı, cenazelerde bulunalım, ağlayalım demelerine gerek yok. İnandırıcı değil onlar. İnandırıcı bir şey yapmak istiyorlarsa yer altında çalışan maden işçisinin iş güvenliğini sağlayacak düzenlemeleri ve denetlemeleri yapsınlar."

Kılıçdaroğlu, siyasilerin hesabını vermesi gerektiğini, Soma'da ve Ermenek'te işçiler ölmesine rağmen istifa eden olmadığını söyledi.

Sohbet ettiği kişilerin çeşitli şikayetleri üzerine Kılıçdaroğlu, dinin istismar edilmemesi gerektiğini, bunun aksini yapanların dine ihanet ettiğini sözlerine ekledi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim