• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 12 °C

Kan Şekeri ve Tansiyona Dİkkat!

Kan Şekeri ve Tansiyona Dİkkat!
Beslenme ve Diyet Uzmanı Abdullah Mollamemişoğlu, Ramazan ayında kan şekeri düşmesine ve tansiyona dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Mollamemişoğlu yaptığı açıklamada, Ramazan ayında normal beslenme düzeninin bozulduğunu, iftar ve sahur ile öğün sayısının sınırlandırıldığını anlatarak "Bu 2 öğün arasında yaşadığımız açlık sonucu doğal olarak metabolizma hızımız yavaşlamaya başlar. Vitamin ve mineral yetersizlikleri oluşabilir, kan şekeri dengemiz bozulabilir, tansiyon sorunları yaşayabiliriz. Ramazanda bu tür sorunların önüne geçmek için öncelikle sahurdaki yemek tüketimimize dikkat etmemiz gerekmektedir" dedi.

Mollamemişoğlu, Ramazan’ın yaz aylarına denk gelmesinin, oruç tutanlar için uzun süreli açlık dönemlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Ramazan ayında özellikle halsizlik ve baş ağrısı en sık rastlanan sorunlardır. Bunlarla baş edebilmek için iftardan sahura kadar olan sürede beslenmeye dikkat etmek gerekir. Yüksek proteinli gıdalar tüketmek daha uzun süre tok kalınmasına yardımcı olur. Süt ürünleri ve yumurta bunun için iyi bir tercihtir. Protein alımının meyve ve sebzelerle desteklenmesiyle de hem tokluk hissi artırılabilir hem de vücudun vitamin ve mineral takviyesi sağlanmış olur."

Mollamemişoğlu, tahıl ürünü olarak da lif oranı yüksek olan çavdar ekmeği ya da kepekli makarnanın tercih edilmesi gerektiğini, iftarda tüketilecek iftariyelikten sonra muhakkak yemeğe çorba ile başlanması ve çorbanın ardından 10-15 dakikalık bir sindirim arası verilmesi gerektiğini belirterek, "Ana yemekte hafif besinler tercih edilmeli; bol yağlı ya da yağda kızarmış yemekler yerine, fırınlanmış, ızgara veya haşlanmış ürünler tüketilmelidir. Makarna, pilav veya börekten sadece bir tanesi tercih edilmeli ve bunlarla birlikte pide, ekmek ve tatlı gibi yoğun karbonhidrat içeren gıdalar tüketilmemelidir.

Özellikle iftar sonrası tatlı yemekten kaçınılmalı, mümkün olduğunca posa ve vitamin içeren meyve tüketimi arttırılmalıdır. Mutlaka tatlı tüketilecek ise tercih sütlü tatlılardan yana yapılmalıdır. Tatlıdan sonra çay veya kahve yerine, hazmı kolaylaştıracak olan adaçayı ya da rezene çayı gibi bitki çayları tüketilmelidir" diye konuştu.

Sıvı tüketimine de kesinlikle önem verilmesi gerektiğini söyleyerek çay ve kahvenin su kaybına neden olduğuna ve bunların yerine su tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Mollamemişoğlu, tek seferde yüksek miktarda su tüketmek yerine sahur süresi boyunca yavaş yavaş su içilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sungurlu’da kasaplar denetlendi14 Aralık 2017 Perşembe 17:23
  • Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi eski çalışanlarını unutmadı14 Aralık 2017 Perşembe 16:58
  • Menüsküs yırtığının belirtileri14 Aralık 2017 Perşembe 16:28
  • Kirli hava nefesinizi tüketmesin14 Aralık 2017 Perşembe 15:23
  • Menopozla gelen kilolara dikkat14 Aralık 2017 Perşembe 15:23
  • 'Grip ve komplikasyonları her yıl binlerce can alıyor'14 Aralık 2017 Perşembe 15:22
  • Yıldırım Tıp Merkezi şifa dağıtıyor14 Aralık 2017 Perşembe 15:03
  • Kanser teşhisinde yeni çözüm ’dijital patoloji’14 Aralık 2017 Perşembe 14:38
  • Hemoroid ve kıl dönmesine ameliyatsız çözüm14 Aralık 2017 Perşembe 14:18
  • Burhaniye’de kanser taramaları ilgi gördü14 Aralık 2017 Perşembe 13:58
  • ÇOK OKUNANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim