• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 7 °C

İlik nakline yeni düzenleme

İlik nakline yeni düzenleme
Sağlık Bakanlığı'nın yeni yaptığı düzenlemeye göre 55 yaş üstü hastaların kardeşi yoksa bulacağı ilik için devletten yardım alamayacak

Lösemi Lenfoma Miyelom Hastaları ve Araştırma Eğitim Birliği Derneği tarafından düzenlenen 2. Lösemi Lenfoma Miyelom Hastaları Kongresi kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında kan kanserlerinden korunmanın nasıl mümkün olduğu, hastaların sorunları gibi konular hakkında güncel bilgiler paylaşıldı.

KAN KANSERİ VAKALARI ARTIYOR

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhit Özcan, ABD’de her 4 dakikada yeni bir kan kanseri tanısı konulmakta olduğunu ve 2013 yılında 150 bin yeni olgu teşhis edildiğini bildirdi.

LÖSEMİDE EN ÖNEMLİ RİSK GRUBU YAŞLILIK

Prof. Dr. Muhit Özcan “Kan kanseri türleri ile yaşayan hasta sayısı toplamda 1 milyon civarında. 2002-2011 arasında ABD’de lösemi sıklığının yılda ortalama yüzde 0,2 arttığı, buna karşılık lösemiden ölümlerin her yıl ortalama yüzde 1 azaldığı biliniyor. Beş yıllık sağ kalım 1975 yılında yüzde 30’larda, şimdilerde ise yüzde 60’larda. Lösemide en önemli risk grubu yaşlılık. Bazı lösemiler 50, bazıları 65 yaştan sonra hızlı artış gösteriyor. Giderek daha çok yaşlı nüfusa sahip olacağız, bu da löseminin mutlak miktarının artacağını göstermekte” dedi.

'DÜZENLEME DEĞİL YASAKLAMADIR'

Kemik iliği nakline, yaş ve evre şartı getiren düzenleme ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Muhit Özcan, Sağlık Bakanlığı'nın mart ayında yayınladığı düzenlenin hekimlerden büyük tepki gördüğünü belirtti. 

Prof. Dr. Özcan “Yönetmeliğe göre; kişinin kendinden, aile içi ve dışından yapılacak kemik iliği nakilleri için ilk olarak hastalığın hangi evrede olduğuna bakılacak. İleri yaştaki hastalarda komplikasyon, hastalık tekrarı ve ölüm oranlarının yüksekliği dikkate alınarak akraba dışı nakillerde 55, kardeşten nakillerde ise 65 yaş üstü için bilim kurulu kararı aranacak. Bu bir düzenleme değil yasaklamadır."

LLMBIR Derneği 2. Başkanı Harun Akın ise, söz konusu yasaklama ile 55 yaşını doldurmuş bir hastanın kardeşi yoksa bu durumda da dünya ilik bankasına başvurarak dünyadan verici bulmasının önüne set çekildiğini belirterek dünyada hiçbir ülkede olmayan bu yaş sınırlamasının hastaları şaşkına çevirdiğini ve üniversitelerden itirazlar olduğunu söyledi.

TEDAVİDE OT VE ÇÖP TEHLİKESİ

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Karakuş, kanser hastalarının yaklaşık yüzde 60 kadarı tedavileri sırasında “alternatif veya tamamlayıcı” adıyla takdim edilen ilaç dışı maddelere başvurmakta olduğuna dikkat çekti.

Bu durumun pek çok potansiyel tehlikeleri olduğunu belirten Prof. Dr. Sema Karakuş “Bu maddeler bilinmedik yan etkilere yol açarak hastayı ana tedaviden mahrum bırakabilirler. Böylece şifa şansı zarar görebilir veya kullanılan bu maddeler ana ilacın etkisini azaltabilir. Bazen de ilacın etkisini artırarak aşırı tedavi altında daha fazla yan etki gelişimine yol açmaktadırlar. Bu anlamda eğitimsiz ve korkusuz birtakım insanlar bu takım yöntemlerle hastaları suistimal etmekteler. Kullandıkları ürünleri veya yöntemleri ise daha az tepki çekmek adına   ‘alternatif tedavi ürünleri’ yerine ‘tamamlayıcı tedavi ürünleri’ adı altında sunmaktadırlar.  Alternatif tedavi ürünlerinin modern ilaçlar gibi sentetik olmadığı, doğal olduğundan yola çıkarak hastalar kandırılmaya çalışılmaktadır. Modern tıp ilaçları yıllarca süren çeşitli araştırma aşamalarından geçtikten sonra hastalar üzerinde kullanılırlar. Tüm bu pahalı ve uzun süren yöntemlerin hiçbirisi alternatif tedavileri uygulayan kişiler tarafından uygulanmazlar. Alternatif tıp alanında kullanılan popüler bitkisel ilaçlar (zakkum, reishi mantarı, ökse otu, kantaron otu gibi) bilimsel çalışmalarla araştılıp anlamlı sonuçlar elde edilmemiştir" dedi

KORUNMAK OLANAKLI MI?

LLMBIR Derneği  Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Karadoğan, sigarayı bırakıp yürüyüşe başlamanın kanserden korunmak için çok önemli bir ilk adım olduğunu belirtti.

Necdet Karadoğan “Haşere ilaçları, tarım ilaçları, benzen gibi kimyasallardan uzak durulmalı. Günde 0 sigara, 30 dakika yürüyüş; kansere karşı bir şey yapmanın muhteşem ikilisi. Kan kanserlerinin gelişmesini kolaylaştıran bazı risk faktörleri olduğunu biliyoruz. Akut lösemi gelişmesinin kesin nedenleri bilinmemekle birlikte hem genetik hem de çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Genlerde oluşan değişikliklerin (mutasyon, translokasyon) bazıları lösemi gelişimine yol açan genleri uyarırken bazıları da engelleyen genlerin görevini bozarak lösemiye yol açabilmektedir.  O halde kan kanserlerinden korunabilmek adına ideal kiloya sahip olmak, bunun için sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak ve sigaradan uzak durmakla işe başlayabiliriz” dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim