Genç' in yaptığı açıklamada, kendi danışmanlığında, ''Zeytin Fidan Tırtılının (Palpita unionalis, Lep: Pyralidae) Biyolojisi ve Laboratuvarda Üretilmesi Amacıyla Yapay Besin Ortamlarının Geliştirilmesi'' kapsamındaki araştırmanın yüksek lisans öğrencisi Çiğdem Yılmaz tarafından yürütüldüğünü söyledi.
Zararlının, zeytinde hava koşullarına bağlı olarak nisan mayıs ayından itibaren ortaya çıkmaya başladığını, fidan tırtılının önce taze olan yaprakları alt kısmından başlayarak ''kıtır kıtır'' yediğini ifade eden Dr. Genç, zararlının yumurtasını yaprak ve sürgünlerine bıraktığını, yumurtadan çıkan tırtılların uç sürgünlerdeki yaprakları bir araya getirerek, ağ oluşturduğunu ve yapraklarda dantelimsi bir görünüme neden olduğunu kaydetti.
Hanife Genç, şöyle dedi:
''Zararlı ağın içindeki yapraklarla beslenerek gelişmesini tamamlar. Olgun hale gelen tırtıl, bulunduğu yerde hareketsiz kalır ve başkalaşım geçirir. Biz bu duruma 'Pupa' dönemi diyoruz. Pupa döneminden sonrada çok güzel gelin gibi beyaz bir kelebek ortaya çıkıyor. Alacakaranlıkta aktif masum gibi görünen kelebek çiftleşip tekrar yumurta bırakıyor. Zeytinin ben düşme dönemi olarak bilinen dönemde de tırtıllar zeytin tanesinde beslenmeye başlıyor. Böylece zeytin tanesine de zarar veriyor. Fidan tırtılının Çanakkale'de üç döl verdiği düşünülüyor, bu konudaki çalışmalarımız halen devam etmektedir.''
-MÜCADELE İÇİN ÇALIŞMA YOK-
Yrd. Doç. Dr. Hanife Genç, zararlının bölgede son yıllarda popülasyonunun artığını söyledi.
İlk zamanlarda böyle bir zararlının var olduğu yönündeki şikayetlerin genellikle Edremit civarından geldiğini, ama bu bölgede çok ciddi olmadığını ifade eden Dr. Genç, son 2-3 yıldır bu bölgede de fidan tırtılının zeytin bahçelerine yoğun şekilde zarar verdiğini söyledi.
Genç, ''Ülkemizde zeytin fidan tırtılının kimyasal mücadelesi ile ilgili yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak zeytin güvesine karşı önerilen ruhsatlı ilaçların bu zararlıya karşı da üreticiler tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Zararlı özellikle fidanlıklar için çok ciddi bir tehlikedir. Yaşlı ağaçlar için ise çok büyük bir tehlike olarak görmüyoruz'' diye konuştu.











































