Çelik, AK Parti Genel Merkezince Belediye Kültür Sarayı'nda düzenlenen ''Türkiye Buluşmaları Konferansı''nda yaptığı konuşmada, küresel ekonomik krizden Türkiye'nin çok fazla etkilenmediğini söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Küresel ekonomik kriz, Türkiye'yi teğet geçiyor, diğer ülkelerdeki gibi bir sarsıntı olmuyor'' dediğinde kimilerinin buna katılmadığını belirten Çelik, kendi işletmesinde sorun yaşayanların bunu krizle bütünleştirdiğini, muhalefetin de desteklemesiyle olumsuz tablolar oluşturulmaya çalışıldığını kaydetti.
Çelik, Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika'dan Türkiye'ye bakıldığında ülkenin çok başka türlü göründüğünü ifade ederek, ''İçimizdeki körler bunu görmüyorsa, bu toplantılar yeterli olmuyorsa, 10 tanesini daha yaparız'' diye konuştu.
Türkiye'de muhtemel gelişmelere göre proje üreten bir iktidarın iş başında olduğunu dile getiren Çelik, ''Küresel ekonomik kriz nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve ABD'de iyiden iyiye bir durağanlık, ümitsizlik var. İşsizlik almış başını gidiyor. O kadar refah düzeyi ve sosyal haklara sahip olan bu insanlar, bunlardan taviz verme noktasına geldi. Çünkü onların zor güne karşı direnişi yok. Bizim anlayışımız çok farklı, binbir türlü zorluklara direnç göstererek geliyoruz'' dedi.
Bakan Çelik, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatıldığını anımsatarak, demokratik olarak hiçbir siyasi partinin kapatılmasından yana olmadıklarını ifade ederek, ''Siz şiddeti, ülkede bölücülüğü, ayrımcılığı politikanızın aracı haline getirirseniz, size biçilecek tek kefen vardır, o da kapatılmadır'' diye konuştu.
Çelik, eski DTP'lilerin, ''Barış ve Demokrasi Partisi'nde (BDP) şiddet, terör, ayrımcılık ve ırkçılığı bu milletin içine sokacak bir politikadan uzak bir zeminde siyaset yapmalarını umduğunu'' söyledi.
''YARGI BAĞIMSIZDIR, BAĞIMSIZ KALACAKTIR''
Ergenekon ve benzeri soruşturmalarla ilgili çok şeyler söylendiğini hatırlatan Faruk Çelik, sorumluluk noktasındaki herkesin ülkenin geleceğine halel getirecek davranışlarda bulunmanın aksine, ülkenin itibarını yükseltecek davranış ve söylemlerde bulunması gerektiğini belirtti.
Bakan Çelik, Türkiye'de demokrasinin, milletin beklenti ve taleplerinin çıtasının yükseldiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
''Bu yaşam tarzına dönük beklentilere eski siyaset anlayışıyla çözüm bulmak mümkün değildir. 13 yaşımdayken Deniz Baykal siyasetteydi, bakan oldum yine siyasette. Siyasette olsun, ama gençliğimde tercih ettiği fikirleri halen savunuyorsa ana muhalefet olarak Türkiye'nin geleceğine bir katkı sağlamadığı düşüncesindeyim. Türkiye'de 18 yaşın altında 24 milyon 300 bin nüfus varken yeni şeyler söylemek lazım. 1970'li, 1980'li yıllardaki söylemlerle ülkeyi yönetmeye çalışırsak, Türkiye'nin geleceğine kara leke sürmekten başka bir şey yapamayız.''
Çelik, Türkiye'de sorgulama, arama, tutuklama ve serbest bırakmayı yargı kurumlarının yaptığını, insanları mahkemelere bu kurumların çağırdığını ifade ederek, AK Parti olarak yargı süreçlerine müdahale etmediklerini kaydetti.
Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yepyeni bir parti olarak bizler, bu süreçlerde var olmak gibi bir bakış açısını hiçbir zaman düşünmedik. Bu hayalimizde bile geçmiyor. Ancak sürekli ithamlarla karşı karşıya kalıyoruz. O zaman da aklımıza geliyor, demek ki geçmiş dönemlerdeki siyasiler bu süreçlere müdahil olmuş. Bize göre yargı bağımsızdır, bağımsız kalacaktır.
Bir de bu olaylar dışında üst yargı kurumlarında yaşananlar var. Anayasamız net bir şekilde diyor ki, 'Yargı, millet adına karar verir', yani sadece hukuka uygunluk denetimi yapar. Peki hukuk hep böyle mi, cidden böyle mi? Hukuken aynen böyle, ama fiilen bakınca yakın tarihimizde hukukumuzun, hukuk adamları eliyle belli çevreleri koruma adına nasıl zorlandığını görüyoruz.''
Çelik, hukuk devletinde yargı bağımsızlığının ancak tarafsızlıkla mümkün olabileceğine işaret ederek, ''Gazeteler manşetlerinde yazıyor, 'yargıda deprem' diyorlar, biz de diyoruz ki, gelin yargıyı depreme dayanıklı hale getirelim, yeni bir yargı reformu yapalım'' dedi.
''MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK'' PROJESİ
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin komşu ülkeleriyle güvene dayalı ilişkiler kurmasının sağlandığını anımsattı.
''Bölgemiz ve Avrupa coğrafyası, siyaseti sürükleyecek lider kadrolarından yoksun hale geldi'' diyen Çelik, Başbakan Erdoğan'ın lider vizyonuyla bu coğrafyayı etki altına aldıklarını kaydetti.
Bu noktaya ulaşıldığı için kronik sorunlara el atma zamanının da geldiğini dile getiren Çelik, şöyle konuştu:
''Güneydoğu veya terör meselesiyle ilgilenmemizin nedeni budur. İsteseydik bu konuyu 2011 seçimleri sonrasına bırakabilirdik. Ancak bu halkımıza büyük bir ihanet olurdu. (Neden 2003'te veya 2004'te yapmadınız?) denilebilir. Nasıl yapacaksınız? Ay ışığı, beyaz ışık, sarı ışık, kırmızı ışık, bin türlü işle uğraştık, kolay değil bu işler. 2002'de emekli maaşını nasıl ödeyeceği düşünülen bir Türkiye varken, şimdi geldiğimiz noktaya bakın.
Komşumuzdan emin hale geldik. Millet bizden işsizliğe çare bulmamızı, terörü bitirmemizi istiyor. Bunu milletine karşı sorumluluk duygusu olan siyasi kadrolar yapabilir. Bu sorumluluğu aldık. Dağdaki teröristler inecek, suçu olanlar yargılanacak, suça bulaşmayanlar serbest kalacak. Bu sayfayı kapatmamız gerekiyor. 300 milyar dolarımız terörle mücadeleye gitmeseydi daha iyi seviyelere gelirdik. Bundan dolayı bu düğmeye basıldı. Kararlılığımız halen devam ediyor.''
Konuşmaların ardından AK Parti Kütahya İl Başkanı Kamil Saraçoğlu, Bakan Çelik'e porselen vazo hediye etti.
www.istanbulhaber.com.tr
İSTANBUL HABER AJANSI












































