• BIST 13817.5
  • Altın 6423.05
  • Dolar 46.1147
  • Euro 53.2728
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 28 °C

Dicle namluyu Baykal'a çevirdi

Habur polemiğinin mimarı Hatip Dicle bu kez Baykal'a yüklendi. Karşılama konusunda hükümeti övdü.

Kapatılan DEP'in eski milletvekili Hatip Dicle, 19 Ekim 2009 tarihinde Kandil Dağı ve Mahmur Kampı'ndan gelen terör örgütü üyelerinin teslim olması iddiası ile ilgili, ''Habur'daki girişler, objektif olarak değerlendirildiğinde Kürt sorununun barışçıl çözümüne hizmet eden bir niteliğe sahipti'' dedi.

Terör örgütü PKK'nın sivil oluşumu KCK'ya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan, kapatılan DEP'in eski milletvekili Hatip Dicle, 19 Ekim 2009 tarihinde Kandil Dağı ve Mahmur Kampı'ndan gelen terör örgütü üyelerinin teslim olması ardından ortaya attığı iddialar ile ilgili avukatı aracılığıyla yazılı açıklamada bulundu.

Avukatı Fethi Gümüş tarafından gazetecilere dağıtılan yazılı açıklamada, Habur'da uygulanan politikanın doğru olduğu, ancak KCK operasyonu kapsamında yapılan tutuklamaların yanlış olduğunu ileri sürüldü.

Dicle açıklamasında ''yargının siyasallaştığı'' iddiasını dile getirerek, şu ifadelere yer verdi:

DTP HEYETİ ATALAY'I UYARDI

''Kandil ve Mahmur'dan gelenler tutuklansaydı, büyük bir olasılıkla bu tutum yeni bir çatışma sürecinin başlamasına ve AK Parti'nin demokratik açılım adını verdiği sürecin sona ermesine neden olacaktı. Bunu dikkate alan DTP heyeti, İçişleri Bakanını olayın ciddiyeti konusunda uyarmak ihtiyacını duymuştu. İçişleri Bakanının bu görüşmeden sonra verdiği mesajda olayın ciddiyetini kavrar nitelikteydi. Nitekim Habur'dan girişlerde de güvenlik bakımından bir sorun yaşanmadı.''

Açıklamasında, bu politikanın Başbakan ve Genelkurmay Başkanlığı'nın dağdan indirmeleri sağlama ve dağa çıkışları önleme politikasına uygun olduğunu belirten Dicle, şöyle devam etti:

KARŞILAMA DOĞRU

''Habur'daki girişler, objektif olarak değerlendirildiğinde Kürt sorununun barışçıl çözümüne hizmet eden bir niteliğe sahipti. Eleştirdiğimiz kuşkusuz ki bu politika ve o gün devletin uyguladığı politika değildir. Çelişki olarak değerlendirdiğimiz Habur'daki aynı savcıların bu tarihten 2 ay sonra 24 Aralık 2009 günü benim de aralarında olduğum seçilmiş belediye başkanlarının ve legal alanlarda faaliyet yürüten insanlara yönelik tutuklama furyasıydı. Devletin 2 ay içinde izlediği politika birbiriyle tamamen çelişmektedir. Habur'daki politika doğru iken, Kürt siyasetçilerine yönelik tutuklama furyası o derece yanlış. Benimle sayın Baykal'ın bu konuya yaklaşımı tamamen zıttır. Baykal bu süreçteki çelişkiden nemalanmak istemektedir ki hükümetle birlikte aynı yanlış politikanın aktörleri olmaktadırlar.''

Bu arada, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19 Ekim 2009 tarihinde Kandil Dağı ve Mahmur Kampı'ndan gelen terör örgütü üyelerinin teslim olmasına yönelik Hatip Dicle'nin iddiaları konusundaki soruşturması ise sürüyor.

www.istanbulhaber.com.tr

İSTANBUL HABER AJANSI

Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim