• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 27 °C

Güzellik merkezlerinde kanser tehlikesi

Zararlı ultraviyole ışınlarına karşın koruyucu ozon tabakasının incelmesi sonucu cilt kanseri oranlarının arttırıyor.
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Mubin Hoşnuter, zararlı ultraviyole ışınlarına karşın koruyucu ozon tabakasının incelmesi sonucu cilt kanseri oranlarının arttığını belirtti.
 
Güneş ışınlarına bağlı pullanmaların, kimyasal peeling (derinin üst tabakasının soyulması) ve nemlendirici kremle tedavi edilebildiğini ifade eden Doç.Dr. Hoşnuter, güneşe bağlı oluşan ince kırışıklıklar için sentetik dolgu malzemeleri, lazer ve otolog hücre tedavisi (kişinin kendi kanından elde edilen) uygulamalarını tavsiye etti. Özellikle trombositten zengin plazma (TZP) uygulamasının son yıllarda en çok tercih edilen son derece etkili bir yöntem olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Hoşnuter, şöyle konuştu: "Kandaki trombositler ayrıştırılarak vücuda enjekte edildiklerinde yüksek oranda tedavi edici ve yenileyici etki gösterirler. ultraviyole ışınlarına günümüzde; kırışıklıkları gidermek, güneş lekelerini ve skar dokularını (hamileliğe bağlı karın çatlakları gibi) yok etmek, lazer tedavisinden sonra iyileşmeyi çabuklaştırmak, saç dökülmelerini durdurmak ve saçı gürleştirmek, deriye canlılık ve parlak bir renk vermek gibi pek çok farklı amaçla ve başarıyla uygulanmaktadır. Hatta diyabetik ayak yaralarının tedavisinde bile çok başarılı sonuçlar verebilmektedir."
 
KÖK HÜCRE TEDAVİSİYLE GENÇLEŞİN
 
Son yıllarda popüler hale gelen kök hücre uygulamalarına dikkat çeken Doç. Dr. Hoşnuter, onlarca farklı alanda kullanılmakla birlikte, deri yaşlanmasının tedavisinde de kök hücrenin yeni ufuklar açan bir yöntem olduğunu söyledi.
 
Doç.Dr. Hoşnuter, enjekte edilen fibroblastların 1-2 yıl gibi uzun bir süre kollajen adlı bir protein salgılayarak cildi sıkılaştırır ve genç, parlak bir görünüm kazandırdığını belirterek "Tedavinin etkinliği 4-5 yıl sürer. Fibroblast tedavisi kapanmayan yaraların tedavisi, yüzdeki kırışıklık ve küçük çukurcukların (akne skarı) doldurulması, saç dökülmesinin tedavisi gibi farklı pek çok alanda oldukça yararlı sonuçlar vermektedir" dedi.
 
Hücre tedavisinin bayanlar kadar erkekler tarafından da talep gören bir tedavi şekli olduğunu, erkeklerin özellikle saç tedavisi için başvurduklarını anlatan Doç. Dr. Hoşnuter, artan talebin konunun suistimal edilmesine de yol açtığını açıkladı.
 
UCUZ MALİYETTEN KUŞKU DUYUN
 
Bir diğer hassas noktanın da maliyet olduğunu söyleyen Doç.Dr. Hoşnuter, şöyle konuştu: "Hücre tedavilerinin belli bir maliyeti vardır. Bunu çok ucuz fiyatlara elde etmek günümüz teknolojisiyle mümkün değildir. Piyasadaki ortalama fiyatların çok altına teklif edilen tedavilere kuşkuyla bakılmalıdır. Bu tedaviler basit merdiven altı güzellik merkezlerinde bile uygulanmaya çalışılmaktadır. Öncelikle altını çizmek gerekir ki hücre tedavisi tıbbi bir tedavidir ve muhakkak bir hekim tarafından uygulanmalıdır. Tavsiyem bu hekimin bir plastik cerrah olması yönündedir. Hastalarımızın öncelikle resmi kurumlara yönelmeleri (üniversite ve devlet hastaneleri) , özel hastane ve muayenehanelere gitmeleri halinde ise gittikleri doktorun diplomasını görmeleri aldatılma olasılığını en aza indirecektir."
 
Rejeneratif tıbbın bir alt dalı olan hücre tedavisinin İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalında başarıyla uygulandığını söyleyen Doç.Dr. Hoşnuter, sözlerini şöyle tamamladı: "Modern tıbbın önümüze serdiği yeniliklerden biri olarak farklı bir tedavi seçeneği olarak hücre tedavisi, gerek estetik amaçla gerek yara tedavisi amacıyla başarıyla uygulanmaktadır."
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim