• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 18 °C

Gezi eylemlerinin hedefi olan Otpor'dan açıklama: Alakamız yok

Gezi eylemlerinin hedefi olan Otpor'dan açıklama: Alakamız yok
Otpor isimli Sırp gençlik örgütü, Gezi'nin sıcak günlerinde, 'eylemlerin arkasında' olmakla suçlanmış, hatta Emniyet'in ve bazı savcıların yazışmalarında da adının geçtiği ortaya çıkmıştı.

2013 yazındaki Gezi Parkı eylemlerinin başlarından itibaren çeşitli medya kurumları, gösterilerin arkasında Sırp gençlik örgütü Otpor'un olduğunu iddia etti. Geçtiğimiz günlerde ise, "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın Gezi Parkı eylemlerinin devam ettiği 15 Haziran 2013'te İstanbul Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda eylemlerle ilgili Otpor'u işaret ettiği" bildirildi. 

Radikal.com.tr'de yer alan habere göre, "Bu yazı üzerine dönemin İstanbul Organize Suçlarla Şube Müdürü Nazmi Ardıç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazdığı yazıda ve Savcı Muammer Akkaş da İstanbul 1 No'lu Hakimliği'ne başvurarak çeşitli bilgiler istedi." Yazıda "Türkiye'de Otpor / Canvas örgütü tarafından bir halk hareketi geliştirilmeye çalışıldığı ve Otpor lideri İvan Maroviç'in birçok kişiyi bu yönde eğittiği" bildiriliyor.

Maroviç'in bu kapsamda oyuncu Memet Ali Alabora'nın da aralarında bulunduğu isimlerle görüştüğü iddia ediliyor. Otpor, Sırbistan'da 1998 - 2004 yılları arasında faaliyet gösteren, dönemin lideri Slobodan Miloseviç'in devrilmesine neden olan sokak hareketlerinin önemli bileşenlerinden bir gençlik hareketi.

Maroviç farklı ülkelerde katıldığı konferanslarda Otpor deneyimini anlatıyor. Ayrıca bu konularda dönem dönem yazılar yayınlıyor ve Twitter hesabından yorumlarda bulunuyor.
2004 yılında ABD merkezli yapım şirketi York Zimmerman'da çalışmaya başladı ve toplumsal eylemlerle ilgili önerilerde bulunan video oyunları tasarladı.

Maroviç: Gezi eylemcileriyle hiçbir temasım olmadı

BBC Türkçe'ye konuşan Maroviç, hakkındaki iddiaları 'uydurmaca' diye niteledi.
Suçlamalar kapsamında ismi doğrudan anılan İvan Maroviç'e Gezi Parkı eylemcilerini yönlendirdiği iddialarını sorduğumuzda şu cevabı veriyor:
"Bunlar tamamıyla uydurmaca. Otpor örgütü 10 yıldır varlığını sürdürmüyor. Gezi Parkı eylemlerini düzenleyenlerle de hiçbir temasım olmadı."

Maroviç: Alabora'nın adını hiç duymadım

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yazısında Marovic'in Mısır'ın başkenti Kahire'de Mehmet Ali Alabora, eşi Ayşe Pınar Alabora, Defne Anter, yazar Handan Meltem Arıkan, reklamcı Melin Osasogie Edomwonyi'yle görüştüğü" bildirilmişti. Bu görüşmenin olup olmadığını ve bu isimleri tanıyıp tanımadığını sorduğumuz Marovic şunları söylüyor: "Bahsettiğiniz insanların adını daha önce hiç duymadım. Gezi Parkı eylemlerini örgütleyenlerle de, bahsettiğiniz insanlarla da ne görüştüm ne de bir temasım oldu."

Maroviç farklı ülkelerde de benzer suçlamalarla karşılaştı mı?

Maroviç kendisi hakkında daha önce hiç böyle iddialarla karşılaşmadığını belirtiyor:
"Bu uydurmacalar çok gülünç çünkü ben Sırbistan'da Slobodan Miloseviç'in 2000'de devrilmesinden bu yana, yani 14 yıldır bu tür suçlamalara hiç maruz kalmadım." 

Maroviç: Otpor olarak Türkiye'dekilerden de destek gördük

Maroviç, Otpor'un varlığını sürdürmediğine vurgu yapıyor, Otpor eylemlerinin tamamen arkasında olduğunu söylüyor: 

"O dönemde bir öğrenci hareketi olan Otpor'un üyesiydim. Otpor ülkemizde özgürlük, demokrasi ve insan haklarına saygı için mücadele ediyordu. Bu örgüt 10 yıldır yok." "Mücadelemiz sırasında Türkiye dahil birçok ülkeden destek gördük. Bütün Yugoslavya çapında birçok ölümden sorumlu bir adamın barışçı bir şekilde iktidardan indirilmesindeki rolümüzün hâlâ kabul gördüğünü umuyorum çünkü biz bununla gurur duyuyoruz."

Canvas'tan Popoviç: Türkiye'den hiçbir grupla çalışmadık

Emniyet Genel Müdürlüğünün yazısında Otpor'un hemen yanında Canvas isminin de bulunduğu bildiriliyor ve çeşitli medya yayınlarında da Canvas örgütü açıktan Gezi eylemlerinin arkasında olmakla suçlanıyor. Eski Otpor liderlerinden Slobodan Djinoviç ve Srdja Popoviç 2004 yılında Canvas (Şiddet İçermeyen Eylem ve Stratejiler Uygulama Merkezi) adlı bir sivil toplum örgütü kurdu. Canvas 'dünya çapında şiddet içermeyen toplumsal eylemlere strateji ve taktik aktarımı yaptığını' belirtiyor.

Canvas'ın öne çıkan ismi Srdja Popoviç.

BBC Türkçe'ye konuşan Popoviç de Türkiye'de hiçbir aktivist (politik eylemci) grupla çalışmadıklarını söylüyor:

"Canvas olarak Türkiye'de hiçbir aktivist grupla çalışmadık. Geçen yılki Gezi Parkı eylemlerine de hiç dahil olmadık. Buna rağmen protestolar sırasında iktidar kontrolündeki Türk medyası tarafından her nasılsa 'Gezi'nin arkasında Sırplar var' denilerek defalarca suçlandık."
Popoviç: Komplo teorisi hikâyesi
Popoviç şu yorumu yapıyor: "Bu muhtemelen, otokratların adaletsizliğe karşı şiddet içermeyen protestolara hazır olan halklarının öfke ve cesaretini açıklayamadıklarında sık sık kullandığı bir komplo teorisi hikâyesi."

"Erdoğan'ın o dönemdeki bazı baş danışmanlarının muhtemelen cesur Gezi Parkı eylemcilerini dış mihraklar olarak etiketleme çabası içinde olarak, televizyonlardaki canlı yayınlarda açıktan yalan söylediğini görmek eğlenceli, ama aynı zamanda da garipti." Popoviç o dönem Türkiye'den birçok gazetenin kendileriyle görüştüğünü ama bu görüşmeleri haberleştirmediğini iddia ediyor: 

"En komiğiyse Türk gazetecilerin o dönemde büromuza akın etmeleri ancak hemen hemen hiçbirinin sorulan bir soruya verdiğimiz basit cevabı yayınlayamamalarıydı. Soru şuydu:

Türkiye'de herhangi bir grupla çalıştınız mı? Cevabımız: Hayır."

Canvas'ın sitesinde iki ayrı harita bulunuyor. Bir haritada Canvas'ın nerede faaliyet içinde olduğu aktarılıyor. Bu haritada Venezuela, Suriye, Sudan, Musul, Somaliland, Tunus, Belarus, Burma ve Vietnam'da faaliyetlerin sürdüğü belirtilmiş.

Aralarında Türkiye, ABD ve Kanada'nın da bulunduğu birçok ülkenin yer aldığı bir başka harita daha var. Popoviç, 2012 yılında Reuters Vakfı'nın İstanbul'da düzenlediği, uluslararası güvenlik ve terörizmle ilgili bir konferansa katıldığı için bu listede Türkiye'nin de bulunduğunu, Türkiye'de hiçbir eylemciyle görüşmediklerini ve eğitim vermediklerini söylüyor.

'Otporcular' sosyal medyada Gezi kampanyası yürüttü mü? 

Ancak suçlamalar yalnızca medyada yer almıyor; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın yazısında da "Otpor / Canvas'ın Gezi Parkı eylemleri döneminde sosyal medyada kampanya yürüttüğü" bildiriliyor.
Popoviç'e Canvas olarak böyle bir kampanya yürütüp yürütmediklerini sorduğumuzda şu cevabı veriyor:

"Biz, mücadele verme değil bilgi aktarımı hizmeti sunan bir organizasyon olarak sosyal medyada da hiçbir kampanya yürütmedik." "Tabii ki olayların önemi dolayısıyla ve medyada uzun süre ön planda olduğu gerçeği nedeniyle Facebook sayfamızda ve www.canvasopedia.org adresinde olayları anlatan birkaç haber linki paylaştık ve birkaç konferans ile medya söyleşisinde stratejik şiddet içermeyen çatışma teorisi noktasından Gezi protestolarını analiz ettik." Canvas'ın Twitter ve Facebook hesabına baktığımızda 2013 Haziran ayında Gezi eylemleriyle ilgili uluslararası basın kurumlarından birkaç haberin paylaşıldığı, bir kampanya çağrısı yapılmadığı görülüyor. Facebook sayfasında 17 Haziran'da eylemlerin şiddetten uzak olması gerektiğine dair genel bir mesaj paylaşılmış.  Ivan Maroviç'in Twitter ve Facebook sayfalarına bakıldığında ise Haziran ayındaki eylemler sırasında Türkiye ile ilgili hiçbir paylaşım yapmadığı görülüyor.

Otpor nedir?

Otpor, 1998 yılında Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da, dönemin iktidarının üniversiteler ve basınla ilgili yeni yasa değişikliklerini protesto için kuruldu.

Kurucu üniversite öğrencilerine göre bu yasalar baskıcıydı. Hareket daha sonra ülkenin diğer yerlerine yayıldı. Otpor iktidar karşıtı Sırbistan Demokratik Muhalefeti (DOS) içinde önemli bir konum elde etti. Otpor, sivil sokak eylemlerinin itici güçlerinden biri oldu. Bu sokak eylemleri 2000 yılında Slobodan Milosevic'in iktidardan düşmesine neden oldu.

Otpor 2003 yılında bir siyasi partiye dönüştü ancak aynı yıl düzenlenen seçimlerde yüzde 5 barajını geçemedi. Ardından Otpor eylemcileri Demokratik Parti'ye (DS) katıldı ve Otpor'un varlığı sona erdi. Otpor'un eylemlerini dünya çapında destekleyenler olurken, eleştirenler de vardı. Destekleyenler Otpor'un tabandan gelen barışçı, sivil bir hareket olduğunu, eylemleriyle Sırbistan'ın demokratikleşmesine büyük katkı yaptığı kanısında. Bazı kesimler ise Otpor'un spekülatör George Soros'un Açık Toplum Vakfı'ndan ve Amerikan Haber Alma Teşkilatı'ndan (CIA) destek aldığını belirterek, Batı ülkeleri ve sermayesinin istenmeyen bu hükümeti devirmek için sokak hareketlerini kullandığını söylüyor. Aradan geçen yıllarda eski Otpor liderlerinin faklı ülkelerdeki toplumsal hareketlerle iletişimleri tartışma konusu oldu.

Otpor liderlerinin bazı Doğu Avrupa ve eski Sovyetler Birliği üyesi bazı Kafkasya ülkelerindeki gençlik hareketleriyle iletişim kurduğu ve 'renkli devrimler' olarak anılan isyanlardaki hareketler içinde eylemcilere eğitim verdiği belirtildi. Mısır'da 2011 yılındaki eylemlerde de 6 Nisan Gençlik Hareketi adlı grubun eski Otpor üyelerinden danışmanlık aldığı kaydedildi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim