• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 7 °C

Etyen Mahçupyan Erdoğan'ı neden bu kadar çok sevdiğini açıkladı!

Etyen Mahçupyan Erdoğan'ı neden bu kadar çok sevdiğini açıkladı!
Zaman’dan ayrılıp yandaş medya saflarına katılan Etyen Mahçupyan, Erdoğan’ı neden çok sevdiğini ilk kez açıkladı. Mahçupyan’ın Erdoğan’ı bu kadar sevmesinin sebebi babasına benzemesiymiş!

AK Parti Cemaat savaşının ardından 2001 yılından bu yana yazdığı Zaman gazetesinden geçen Mayıs ayında istifa ederek ve AK Parti’ye açıktan verdiği destekle bilinen Etyen Mahçupyan dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Zaman’dan ayrıldıktan sonra hiç ara vermeden yandaş medyada iş bulan Mahçupyan “Erdoğan’ı neden seviyorsunuz?” sorusuna “Erdoğan, karakter olarak babama çok benziyor” diye ilginç bir cevap verdi.

İnternethaber.com’a Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın (TESEV) ofisinde konuşan Mahçupyan AK Parti’yi neden desteklediğini de açıkladı.

İLK KEZ SÖYLÜYORUM: ERDOĞAN, BABAMA BENZİYOR

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde CNN Türk’te katıldığınız bir programda Tayyip Erdoğan’a oy vereceğinizi ilan etmiştiniz. Erdoğan’ı seviyor musunuz?

Erdoğan’ın insan olarak sevilebilir bir karakter olduğunu düşünüyorum. Burada başka yerde söylemediğim bir şeyi çok açık olarak söyleyeyim, Erdoğan, karakter olarak babama çok benziyor.

Benim bildiğim bir yapı bu ve iç dünyasının sağlam ve temiz olduğunu düşünüyorum. Dürüst olduğunu düşünüyorum, kendisi gibi olduğunu düşünüyorum. Bunlar insan ilişkilerinde çok önemli. Öte yandan benim Tayyip Erdoğan’la hemen hemen hiç ilişkim yok. Birkaç defa toplantıda el sıkışma ve masa etrafında oturma dışında da bir ilişkim olmadı. Aramızda böyle bir ilişki olmamasına rağmen, bu tür bir modalite ortaya çıkmış durumda.

Bunun da iyi olduğunu düşünüyorum, gereksiz bir samimiyet de anlamlı değil. Benim en azından cesaretiyle ve kendi kişiliğinin verdiği imkânlarla çok fedakârane bir siyaset yürüten bir kişi. Bunu yaparken de hem söyleminde, hem yaptıklarında, ben olsam hiçbir şekilde söylemeyeceğim ve yapmayağım bir sürü şey yapıyor. Ama o zaten ben değil, başka biri. İlk söylediğime dönerek bunu ancak noktalayabilirim, ben, Tayyip Erdoğan Türkiye’ye ne veriyor diye baktığım için Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum. Yoksa Tayyip Erdoğan sadece bir kişi olarak olursa belki hani dostluğu nasıldır diye sorardım, fikirleri nasıl diye sormazdım.

ERDOĞAN’LA FİKİRLERİMİZ ÇOK YAKIN

Erdoğan'ın sevmediğiniz bir yanı var mı?

Gene babamla küçük birç analoji yaparsam, fazla acur davranabilmesi zaman zaman. Biraz zaman verse başka türlü yapabileceği bir şeyi, belki hızlı olduğu için ona hazır bir şekilde davranmaması. Mizah tarafını daha öne çıkartan, bir yönü olsa daha hoş olabilirdi. Hiç yakınına gitmesem bile çeşitli performansıyla birine baktığım zaman, kendimi birine ya yakın hissederim ya da uzak... Tayyip Erdoğan, benim tanımadan yakın hissetiğim kişilerden biri. Bu tamamen kendi içdünyasının entegritesinden, bütünlüğünden geliyor. Oturup konuşsak bütün fikirlerimizin de çok uyuşacağını sanmıyorum. Büyük çapta anlaşacağımızı da söyleyeyim tabii, büyük oranda fikirlerimizin birbirine yakın olacağını düşünüyorum. Yönteme gelince belki biraz daha ayrıcalağız...

Siz daha sakin birisiniz tabii...

Ama o mizaç, çok kritik değil bu noktada. Benim öyle çok sakin olamayan çok yakın arkadaşım var, yapabileceğim bir şey yok.

AK PARTİ’Yİ DESTEKLİYORUM ÇÜNKÜ...

AK Parti’ye destek veren liberal-sol aydınlar desteğini çekti ama siz hâlâ desteğinizi sürdürüyorsunuz. Siz neden desteğinizi çekmediniz?

Uzaklaşan insanların çoğunun AK Parti’yle ilgili aktör olarak bir meseleleri var. Belki beklentileri var... Belki kendi hayatlarını etkiyelecek birtakım gelişmelerin olabileceğini varsaydılar. Benim AK Parti’ye verdiğim destek, partiyi ikincil kılan bir destek. Ben Türkiye’deki sosyolojik değişime destek vermek üzere bakıyorum. Bu sosyolojik değişim esas olarak İslami kesimde oluyor. Buradan bir çoğullaşma bir melezleşme çıkıyor. Bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bunu taşıyan tek parti AK Parti şu anda. Dolayısıyla AK Parti’nin yaptığı hatalar, yanlışlar vs. Benim gözümde ikincil kalıyor.

SEKÜLERLEŞMİŞ BİR DİNDARLIK VAR

Melezleşme derken... AK Parti sadece muhafazakâr olarak niteleniyor birçok kesim tarafından.

Refah Partisi’nin yüzde 3-5 aldığı yılları hatırlarlarsa, o yüzde 3’ten nasıl 20’ye, nasıl 32’ye, sonra nasıl 50’ye kadar gelindiğini... Herhalde insanlar Türkiye’de daha dindar oldukları için böyle bir sonuç yok... Kendisini dindar olarak algılayan insan sayısı artıyor fakat bunun nasıl bir dindarlık olduğuna baktığımız zaman, çok bireyselleşmiş ve sekülerleşmiş bir dindarlık görüyoruz. Sekülerleştiği oranda da İslami kesimin dışından da insanları içine alabiliyor. Eskiden laik kesimin çeperinde duran bir grup insan ne artık laik ne dindar...

DESTEĞİMİN ESAS NEDENİ...

Mesela...

Orta sınıfın asli parçaları haline gelmiş olan, yeni gelişen şehirlerdeki küçük esnaf, yeni işadamı kategorisi, dolayısıyla yeni aileler vs. Böyle baktığımız zaman büyük bir sosyolojik dönüşüm var. Bu sosyolojik dönüşümün kamusal alana taşınması meselesi var. AK Parti bunu yapıyor. Desteğim devam ediyor ise, esas sebebi bu.

AK PARTİ SOSYAL İHTİLALİ YÖNLERDİRDİ

AK Parti siyasete geldiği zaman askerle ilişkilerde çok doğru bir pozisyon aldı. Kürt meselesinde çok doğru pozisyon aldı. Anayasa konusunda çok doğru bir pozisyon almaya çalıştı ve şimdi de onu göreceğiz. Dolayısıyla eğer Türkiye’nin geniş perspektifte tarihsel bir bakışla ele alınması söz konusu olsaydı. Bence AK Parti yaşanmakta olan bir sosyal ihtilalin siyasi veçhesini elinden geldiğince yapmaya çalıştı. Bunu yaparken de birçok demokrasi dışı davranış gösterdi. Bunların da tabii kayda geçmesi gerekiyor...

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim