• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 5 °C

Erdoğan son grup toplantısında konuştu

Erdoğan son grup toplantısında konuştu
Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan partisinin grup toplantısında son kez konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan AK Parti'nin son grup toplantısında partililere seslendi. Erdoğan adeta bir veda konuşması yaptı. Erdoğan gündeminde ayrıca Gazze ve Köşk seçimleri vardı. Erdoğan Savaş Ay'ın SSK hastaneleri ile ilgili yaptığı haber ve Kılıçdaroğlu ile görüşmesinin videosunu da izleterek, CHP liderine yüklendi. Erdoğan salondakilerden helallik diledi, ayakta alkışlandı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

6-7 yıl SSK genel müdürlüğü yapacaksınız, bu süre içinde hiçbir vebaliniz olmayacak. Bir de sıkılmadan 10 yıl önce daha iyiydi diyeceksiniz.

Şimdi gezin bakın bu rezaleti göremezsiniz. Biz bütün hastaneleri tek çatı altında toplamak suretiyle vatandaşımıza tercih hakkı tanıdık. Kuyrukta beklemek artık tarih oldu. Bu dertli olmayı gerektirir. Bu millete bir sevdanız varsa bu işi çözersiniz. İşte bu olmazsa vatandaşı milleti afedersiniz o tuvaletlerin halini gördünüz değil mi? Bu tuvaletlerde yaşamak millete reva mı? O hastaların hali, o yavrunun bir kolunun kesilmesi suretiyle protez takılması bu yavruya reva mıdır?


Malum kadın hastalıklarından dolayı git, böbreğini alıp göndersinler. Olacak şey mi? Bunlar bu ülkede yaşandı. Birbirlerine yakın safta olduğu bir eski bakan, sağlıktan sorumlu Okuyan'ın kendi açıklaması, Beş milyar dolar zararla ayrıldı Rahşan affıyla kurtardı diyor. 

İşte bunlar hep eski Türkiye'nin görüntüleri. Allah bir daha o günleri göstermesin. 

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Mitinglerimizin yanısıra çeşitli iftar buluşmaları vesilesiyle vatandaşlarla bir araya geldik. En son Hatay mitingimiz gerçekten sıcağa rağmen muhteşemdi. Akşam iftar sofrası ise çok farklıydı. 40 bine aşkın İskenderunlu o iftar soframıza katıldı. Ramazan olmasına rağmen son derece coşkulu şekilde karşılanıyoruz. 

Bunların ortak adayı diyor ki beni 9-10 parti destekliyor. Kendisini desteklediğini açıklayan partilerin toplam oy oranı yüzde 1'i bile bulmuyor. Artık partilerin adını bile saymıyor. Çünkü bu partiler hem MHP hem BBP tabanını rahatsız edecek nitelikte. Çatının altında kimler olduğuna dikkat edin. Şimdi o çatının altında MHP ve CHP ile birlikte Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Parti var. Sayın Devlet Bahçeli'ye yeni yol arkadaşları hayırlı olsun. 

Bu partilere gönül vermiş kardeşlerim inanıyorum ki bu kirli ittifaka gereken cevabı 10 Ağustos'ta vereceklerdir. Şimdiden BBP içinde şikayetler ortaya çıkmaya başladı. İnanıyorum ki omurgalı siyasetçiler gerekeni yapacaktır. 

Karşımızda bir koalisyon var. Bu eski Türkiye koalisyonudur. Bunun içinde Pensilvanya İhanet Şebekesi de var. Adeta omurgalarından sıyrılıp yeni Türkiye'nin karşısına dikildiler. Yeni Türkiye Allah'ın izniyle bu koalisyona çok güzel bir ders verecek. Milletim bu koalisyonu çok yakından tanıyor. İnanıyorum ki aziz millet bu koalisyonu dağıtacaktır. 

İsrail'in operasyonu 15. gününe girdi. Maalesef 600 kadar insan öldü. İsrail şımarıklık içinde rahatlıkla tarihin asla unutmayacağı katliamlar yapıyor. İsrail katliamlarına periyodik olarak devam ediyor. Sabra ve Şatilla'dan Kudüs'e, 2002'de Cenin'e 2009'da Gazze'ye kadar pek çok katliam yapan İsrail kana doymadı. 1948'de yapılan o ilk katliam İslam dünyasından gereken tepkiyi almayınca İsrail her yıl yeni katliamlar yapmaya başladı. Dünyanın kendisine destek açıklaması yaptığını gören İsrail, Filistinlileri adım adım işgal ederek Filistinlilieri tek tek öldürmeye devam etti. 

Ne BM'den ne batılı ülkelerden ne de İslam ülkelerinin çoğundan ciddi bir tepki yok. Dünya çocukların ölümünü sadece seyrediyor. Dünya hastanelere ibadethanelere yapılan saldırılara sadece seyirci kalıyor. Devletler seyirci kalırken hamdolsun halklar sokağa çıkıyor. Devletlerin engellemesine rağmen tepkilerini mertçe ortaya koyuyor. Gazze için eylem yapan Londra, Paris, Kopenhag, Belgrad'ı tebrik ediyor insanlık için ayağa kalkanları selamlıyorum. (Kahrolsun İsrail sesleri)

Ürdün, Lübnan, G. Afrika, Şili, Pakistan, Venezüela ve diğer ülke halklarına Gazze için yüreklerini ortaya koydukları için teşekkür ediyorum. İnşallah halkların bu sesi devletleri de dize getirecektir.

Bu bölgede İsrail'in insanlık dışı barbarca katliamlarına cesaretle sesini çıkaran iki ülke var. Bu iki ülkeden biri Mısır'dı. Mısır'da Muhammed Mursi halkın oylarıyla işbaşına geldi. İlk icraatı Gazze için hayati önemli olan Refah sınır kapısını açmak oldu. Mursi Filistin'in yanında durdu. Hakkı savundu. Muhammed Mursi'nin bu dik duruşu, elbette birilerini rahatsız etti. Tahrir'de özgürlük dediler, askeri darbe yaptılar. Binlerce masumu hapse attılar. İdama mahkum ettiler. Darbecilerin ilk işi Gazze'ye giden Refah kapısını kapatmak oldu. Darbeye rağmen binlerce masum öldüğü halde kimse darbeye darbe diyemedi. Şu anda bütün bölge ülkeleriyle birlikte işte Mısır da Gazze'deki çocuk katliamını sadece seyrediyor. Darbe yönetiminin çünkü karakteri bu. 

Diğer ülke ise Türkiye idi. Filistin davasının yanında durmamız birilerini rahatsız ediyordu. Türkiye'nin zalimin değil mazlumun yanında dimdik durması birilerini ciddi şekilde rahatsız ediyordu. Önce Gezi olayları dediler. Sokak hareketleriyle yıkmak istediler. Mısır'daki senaryo Türkiye'de tutmadı. Maşaları olan Pensilvanya'yı kullanarak yargı darbesiyle devirmek istediler. Bunu da başaramadılar. Türkiye'yi susturamadılar. Sindirtmedik. Şu anda Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden bir başka senaryo deneniyor. Çatı aday ortak aday deniyor. Kardeşlerim bunların hepsi yalan. Gezi'de başaramadıklarını 17-25 aralıkta 30 Mart'ta başaramadıklarını şimdi 10 Ağustos'ta başarmaya çalışıyorlar. 

İsrail'e sesini çıkarmayacak dengeleri gözetecek sessiz tepkisiz bir cumhurbaşkanı ile Türkiye'yi susturmak istiyorlar. Türkiye'nin de İsrail için konforlu olmasını istiyorlar. Türkiye o eski Türkiye değil.  Türkiye'ye gündem dayatamazsınız. Türkiye'ye artık zalimler için zalim ve terörist devletler için nöbet tutturamazsınız. Parmak sallayarak istikamet çizemezsiniz. Bu Türkiye yeni Türkiye'dir tam bağımsız Türkiye'dir. 

Ne içerdeki işbirlikçilere, ne de dışardaki mütekebbirlere boyun eğmeyeceğiz. İsrail Cenin mülteci kampında 21. yüzyılın ilk toplu kıyımını gerçekleştirdi. Kentte 14 bin insan yoksulluk içinde yaşıyordu. Cenin günlerce füzelerin hedefi oldu. Çocuk kadın yaşlı demediler. Cenin'i yerle bir ettiler. 1300 Filistinli şehid edildi. 1500 Filistinli yaralandı. Şehir adeta haritadan silindi. 

O günlerde merhum Bülent Ecevit tepki koydu ve soykırım dedi. Sonra Merhum Ecevit'e karşı toplu halde saldırı başladı. Sen nasıl soykırım dersin dediler. Maalesef Merhum Bülent Ecevit 15 günde tam 4 kez özür diledi. Sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyledi. İşte böyle bir Türkiye vardı. 

Ben istiyorum ki artık bu milletin iradesi bu ülkenin istiklali hiçkimsenin hiçbir ülke ve odağın ipoteği altına alınmasın. Gezi'de bizi yok edebilirlerdi, 17 Aralık'ta hapsedebilirlerdi, sürekli suikast tehdidi alıyoruz. Biz olsak da olmasak da Türkiye'nin bağımsızlığına kimse el uzatmasın. Gündem dayatmasın. Bu aziz milletin iradesi enerjisi kaynakları başka ülkelerin zalimlerin çıkarına peşkeş çekilmesin. 

neymiş Türkiye İsrail'e jet yakıtı satıyormuş. Dürüst olun dürüst. Zaten çıkınınızda tek şey var. Yalan iftira takiyye. Siz busunuz. Enerji bakanı kaç kez açıkladı. Böyle bir şey sözkonusu değil. Ama bunlar ölümüne yalan. Ciddi anlamda yalanı meslek edinmişler. Buraya İsrail uçağı gelir havalimanından yakıtını alır. Bu her ulus için gittiği ülkelerde orada bakımını yapar, yakıtını alır. Yoluna devam eder. Eğer bunu İsrail'e jet yakıtı vermek olarak takdim ediyorsanız söyleyecek bir şey yok. Bizim uçaklarımız da 40 yakın uçağımız her hafta Tel Aviv'e gidip yakıt alıyor. Duygularla konuşacak durumda değiliz. Akılla bilimle konuşuruz. Öyle anlar olur ki karşılıklı uçaklar da gitmeyebilir. Gerek bizim vatandaşlarımız gerek Filistinli vatandaşlar buraya gelirken bu uçaklarla geliyor. Onlar konuşurken bunları düşünmüyor. Sadece acaba nereden köşeye sıkıştırabiliriz bunu düşünüyorlar. 

Kılıçdaroğlu diyor ki Kürecik'teki radar İsrail'e bilgi veriyor. Bu ne cehalet ya. Omurgalı olun omurgalı. Şerefli olun şerefli. Ecdadınız gibi dik durmayı öğrenin. 

Bir kere Kürecik'teki radar, Kahramanmaraş'taki, NATO üyesi olmamız üzerine talebimizle bizim istediğimiz ve bizim savunmamız için getirilen radarlardır. Ama bunu bilmeyecek kadar cahil. Böyle yalan ve iftiralar atıyorlar. Kaldı ki İsrail'in böyle bir istihbarata ihtiyacı yok. Çünkü onların haber alma imkanları daha farklı. Siz de bir nebze haysiyetli olun. Bu iftiraları İsrail atmıyor. İsrail medyası gündeme taşımıyor. Bu iftiraları dalkavuk ve satılmış medya ve kalemler gündeme taşıyor. Gidin bakın köşelerine. Tarihleri boyunca İsrail'e yönelik ciddi eleştiri göremezsiniz. İsrail'i ciddi eleştiren bir tek manşet bulamazsınız. İsrail ne zaman katliama başlar dalkavuklar gündemi çarpıtmaya çalışır. 

İsrail'i Gazze'yi bırakıp sabah akşam hükümete saldırıyor. Pensilvanya'daki zat çıkmış Gazze için taziye yayınlıyor. O taziyede kendi ülkesini eleştiriyor. Ama Efendisi İsrail'e bir tek laf söylemiyor. Yazıklar olsun. Pensilvanya medyası İsrail aleyhine efendileri aleyhine tek bir laf söylemiyor. Sabah akşam hükümete saldırıyor. Muhalefet partileri de aynı şekilde. CHP'nin genel müdürü sosyal medyadan her duyduğunu gündeme taşıyor. Anamuhalefet partisinin genel müdürü Kürecik'teki radarın ne işe yaradığını bilmez mi ya? Bir insan kendi ülkesine bu kadar Fransız olur mu? Cehalet paçalarından akıyor. 

Bu ülke tam bağımsız bir ülkedir. Ne içerdeki ne dışarıdaki dalkavuklar bu ülkeye istikamet çizemez. 

Bugün bir kaç açıdan çok önemli bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Bugün 22 Temmuz 2007'de elde ettiğimiz büyük başarının yıldönümüdür. Bize C.başkanı seçemezsiniz demişlerdi. Biz 22 Temmuz'da milletimizden yüzde 47 oranında destek almıştık. Bu güçle cumhurbaşkanımızı seçmiş, halkın seçmesini de temin etmiştik. Bugünkü toplantımızın özellikle benim şahsımda bir başka anlamı daha var. 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurdum. Kuruluştan 3 gün sonra 17 Ağustos 2001'de ilk grup toplantımızı gerçekleştirdik. 3 Kasım 2002'nin hemen ardından İlk toplantımızı da bu salonda yaptık. Eğer milletimiz beni seçerse. Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı olursam bu benim bu kürsüden sizlere yaptığım son konuşmam olacak. 13 yılda partimizin politikalarını bu kürsüden sizlere aktardım. Bunlara ilave olarak hükümetimizin hedeflerini sizlere anlattım. Bu kürsü her zaman ama her zaman milletin kürsüsü oldu. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 

Dinleyiciler zaman zaman değiştiler. Milletvekillerimiz yenilendi. Aramızdan ki onlara Allah rahmet etsin vefat nedeniyle ayrılanlar oldu. Dava sorumluluğunu taşımayıp çekilenler oldu. Başka sebeplerle aramızdan gidenler oldu. Ama bu kürsü her zaman milletin kürsüsü olarak kaldı. Bu kürsü tarih yazmakla kalmadı tarihi bizzat inşa etti. Bu kürsüden kimi zaman milletimiz ve insanlık adına sesimizi yükseltmek zorunda kaldık. Kimi zaman acı hadiseler karşısında duygularımızı paylaştık. Yine bugün olduğu gibi. Birlikte sevindik birlikte hüzünlendik. Kimi zaman güldük kimi zaman gözyaşlarımıza hakim olamadık. Sonuçta bu kürsünün şerefini onurunu gururunu en güçlü şekilde muhafaza ettik. Bu salın TBMM'nin inşa edildiği günden bu yana nice simalar gördü. Geçmişte bu salonda oturanların çoğu hayatta değil. Kimse ölümsüz değil. Yarın da bizler bu salonu bizlerden sonra gelenlere devredeceğiz. Önemli olan hoş bir sada bırakmak. İnanıyorum ki bizler bu kürsüde hoş bir sada bıraktık. (AKP'li vekiller ve salondakiler ayakta alkışladılar..)

Eğer ben seçilirsen bu kürsüde AK Parti genel başkanı ve başbakan olarak bir başka arkadaşımız sizlere hitap edecek. Şundan eminim ki bundan sonra da sadece ve sadece hak ve millet için bu salonun ve kürsünün nabzı atacak. Bu grup inşallah var olduğu müddetçe hakkı haykırmaya millet için hizmet üretmeye devam edecek. Bu kürsüye bugün belki de veda ederken gözümün arkada kalmadığını bilmenizi isterim. 

Bu kürsü hakkın adaletin barışın kardeşliğim millete ülkeye ve bayrağa hizmetin kürsüsü olmuştur. Bu kürsü milli iradenin söze kelimelere büründüğü bir kürsü olmuştur. Bu salonda ifade edilen sözler kaybolmamış havaya gitmemiş milletin hafızasına silinmez bir kitabeye dönüşmüştür. Eğer milletim takdir eder de seçilirse bu kürsü aracılığıyla sizlerle olamayacak hitap edemeyeceğim. Elbette sohbetlerimiz başka kürsülerde başka zeminlerde devam edecek. Kardeşliğimiz inşallah bu salonun eski sakinleri sizler ve gelecek sakinleriyle bu can bu tende olduğu müddetçe devam edecek. Bugün belki de son kez buradan hitap ederken, meşhur deyimle sürçü lisan ettiysek affola diyorum. İstemeden kırdığımız üzdüğümüz kardeşlerimiz varsa onların hepsinin bana haklarını helal etmelerini istiyorum. Bu kürsüde muhabbet edip dağıldık ve millet için kesintisiz hizmet ürettik. 

13 yılda bu salonda bulunmuş dava haysiyetini gururla taşımış tüm arkadaşlarıma yaptığınız hizmetlerden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum. AK Parti grubu 13 yıl boyunca demokrasinin insan hak ve özgürlüklerinin özellikle de milli iradenin tecellisi için tarihi mücadele verdi. Bu salon 13 yıllık o tarihi mücadelenin şahidi olan bir salondur. 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim